Kronik kalp yetersizliği olan hastalarda nabız basıncı ile kardiyovasküler mortalite arasındaki ilişki
The relationship between pulse pressure and cardiovascular mortality in patients with chronic heart failure
- Tez No: 224993
- Danışmanlar: PROF. DR. ESMERAY ACARTÜRK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Kalp yetersizliği, nabız basıncı, mortalite, Kalp yetmezliği-konjestif, Heart failure, pulse pressure, mortality, Heart failure-congestive
- Yıl: 2008
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Çukurova Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Artmış nabız basıncı hipertansiyon, diyabet ve hafif derecede kalp yetersizliği gibi kardiyovasküler risk faktörü olan hastalarda artmış kardiyovasküler mortaliteyi göstermektedir. Bununla beraber, orta ve ileri evre kalp yetersizliği olan hastalarda nabız basıncının prognostik önemi net değildir. Çalışmamızda hafif, orta ve ileri evre kronik kalp yetersizliği hastalarında nabız basıncının iki yıllık mortalite ile ilişkisi araştırıldı.Gereç ve Yöntem: Çalışmaya kalp yetersizliği tanısı ile izlenen ve NYHA sınıf I-IV evresinde 225 hasta (188 erkek, 37 kadın ve yaş ortalaması 56,5±12,3 yıl) alındı. Tüm olguların öyküleri alındı. Fizik muayeneleri ve ekokardiyografik incelemeleri yapıldı. Hastaların kan basınçları çalışmaya kabul vizitinde sfigmomanometre ile ölçüldü. Hastalar 644±105 gün kardiyovasküler mortalite açısından izlendi.Bulgular: Çalışmamızda nabız basıncının NYHA sınıf IV hasta grubunda en düşük olduğu ve NYHA evre artışı ile orantılı olarak azaldığı bulundu (p<0,001). Tüm hastalar nabız basıncı düzeylerine göre dört gruba ayrıldı (Grup I ?35 mmHg, Grup II 36?45 mmHg, Grup III 46?55 mmHg ve Grup IV >55 mmHg). Grup I hastalarında sol ve sağ ventrikül ejeksiyon fraksiyonu, serum sodyum düzeyi ve doku Doppler Sm dalgasının düşük, sol ventrikül boyutları, SV E/A ve Em/Am oranlarının ise yüksek olduğu bulundu. Sistolik kan basıncı ve istirahat kalp hızının sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonunu belirleyen bağımsız değişkenler olduğu saptandı (p<0,001, beta: 489; p=0,001, beta: -196, sırasıyla). Mortaliteyi belirleyen bağımsız belirleyicilerin ise nabız basıncı, sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu, serum sodyum düzeyi ve istirahat kalp hızı olduğu belirlendi. Yapılan ROC analizinde, nabız basıncı değeri 40 mmHg kesim değeri olarak alındığında % 100 duyarlılık ve % 63 özgüllük ile mortaliteyi öngördüğü saptandı.Sonuç: Nabız basıncı, kalp yetersizliği olan hastalarda mortalitenin belirlenmesinde ve ileri evre kalp yetersizliğini öngörmede başvurulabilecek kolay ve güvenilir bir yöntemdir.
Özet (Çeviri)
Aim: An increased pulse pressure (PP) has consistently predicted increased cardiovascular morbidity and mortality in patients with cardiovascular risk factors, such as hypertension, diabetes mellitus and mild chronic heart failure (CHF). However, the prognostic value of PP in patients with moderate and severe CHF is less clear. In our study, we investigated the relation between the PP and two-years cardiovascular mortality in patients with mild, moderate and severe CHF.Material and method: Two-hundred and twenty five NYHA class I-IV chronic heart failure patients (188 male, 37 female and mean age: 56.46±12.27 years) were enrolled the study. Physical and echocardiographic examination were performed. Blood pressures were measured at the randomization visit by sphygmomanometer. The patients were followed-up 644±105 days for cardiovascular mortality.Results: We found that pulse pressure was lower in NYHA class IV patients and while the pulse pressure decreases the NYHA class of the patients was increased (p<0.001). All patients were divided in to four groups according to the increased pulse pressure levels (Group I ?35 mmHg, Group II 36?45 mmHg, Group III 46?55 mmHg and Group IV >55 mmHg). Group I patients had a lower left and right ventricular ejection fraction, serum sodium level and Sm velocity, and higher left ventricular dimension, SV E/A and SV Em/Am ratio. Systolic blood pressure and resting heart rate were the most important parameters in predicting left ventricular ejection fraction (p<0.001, beta: 489, p=0.001, beta: -196, respectively). The independent predictors of mortality were pulse pressure, left ventricular ejection fraction, the level of serum sodium and resting heart rate (p< 0.001, p=0.003, p=0.009 and p=0.020, respectively). ROC curve analysis showed that when 40 mmHg was accepted as a cut-off value for pulse pressure in the prediction of mortality, the sensitivity and the specificity were 100% and 63,0%, respectively.Conclusion: In clinical practice, pulse pressure is an easy and reliable metod in predicting mortality and advanced heart failure.
Benzer Tezler
- Kalp yetersizliği hastalarında menopozun hastalığın seyri üzerine olan etkisi
The effect of menopause on the course of the disease in heart failure patients
EMİNE TUĞÇE BAN ŞAHİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Aile HekimliğiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEHMET ÖZEN
- Periton diyalizi hastalarında plazma homosistein düzeyini etkileyen faktörler ve kardiyovasküler hastalık göstergeleri ile ilişkisi
The factors that affect the plasma homocysteine levels and their relationship with cardiovascular risk factors in peritoneal dialysis patients
SİBEL ERTEK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
NefrolojiAnkara Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF.DR. KENAN ATEŞ
- Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi
The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma
HACI HASAN ESEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
PatolojiSelçuk ÜniversitesiPatoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. MUSTAFA CİHAT AVUNDUK
- Dekompanse kalp yetersizliği ile hastaneye yatan hastalarda bilirubin düzeyleri ve diüretik direnci arasındaki ilişki
The relationship between bilirubin levels and diuretic resistance in patients hospitalized with decompansated heart failure
SEZGİN UZUNOĞLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
KardiyolojiBezm-İ Alem Vakıf ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NİJAD BAKHSHALİYEV
- Ejeksiyon fraksiyonu korunmuş kalp yetersizliği ile ejeksiyon fraksiyonu korunmamış kalp yetersizliği olan hasta gruplarında düşük triiyodotironin (T3) sendromu sıklığı ve düşük T3 sendromu ile NYHA'ya göre kalp yetersizliği şiddeti arasındaki ilişkisi
Low frequency of T3 syndrome in patients with heart failure with preserved ejection fraction and heart failure with impaired ejection fraction and association of LOw T3 syndrome with heart failure severity according to nyha
CELAL GEZER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. DR. OSMAN MAVİŞ