Geri Dön

Açık kalp cerrahisinde homolog ve otolog kan kullanımının erken dönem sonuçlarının karşılaştırılması

Comparison of early period results of homologous versus autologous blood use in open heart surgery

  1. Tez No: 230367
  2. Yazar: SERCHAT CHOUSEİN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. TURAN EGE
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Otolog kan transfüzyonu, akut normovolemik hemodilüsyon, açık kalp cerrahisi, Autologous blood transfusion, acute normovolemic hemodilution, open heart surgery
  7. Yıl: 2008
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Trakya Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Açık kalp cerrahisinin vazgeçilmez bir parçası olan homolog kan kullanımı ile ilgili komplikasyonların büyüklük ve sıklığı ile birlikte, yüksek maliyet ve etkinliğine dair devam eden kuşkuların bulunması nedeniyle cerrahiye gidecek olgularda daha az homolog transfüzyon kullanma yöntemlerinin geliştirilmesi kaçınılmaz olmuştur. Homolog kan transfüzyonundan sakınmak veya en azından ihtiyacı azaltmak için geliştirilmiş birçok stratejiden biri de akut normovolemik hemodilüsyon tekniğidir.Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi kliniğinde elektif şartlarda açık kalp operasyonu uygulanan toplam 120 hasta rızaları alınarak çalışmaya dahil edildiler. Hastalar otolog transfüzyon grubu, homolog transfüzyon grubu ve otolog transfüzyon grubu olarak başlanan, daha sonra çeşitli sebeplerden dolayı homolog kan ve kan ürünleri verilen grup olmak üzere üç gruba ayrıldılar. Otolog transfüzyon grubunda, indüksiyon sonrası ve sistemik heparinizasyon öncesi 1-2 ünite kan alınarak aynı anda hastaya kolloid ve/veya kristaliod solüsyon infüzyonu yapıldı. Hastaların preoperatif karakteristik ve ekokardiyografik özellikleri, preoperatif, perioperatif ve postoperatif 6. ve 24. saat ile 5. günde bakılan kan gazı, hemoglobin, hematokrit, üre, kreatinin, alanin aminotransferaz, aspartat aminotransferaz, laktat dehidrogenaz, laktik asit, bilirubinler ve C-reaktif protein değerleri ile postoperatif sıvı dengesine, drenajına, ekstübasyon süresine, yoğun bakım ünitesi ve hastanede kalış sürelerine, atrial fibrilasyon gelişme oranlarına bakıldı.Gruplar arasında cinsiyet, vücut yüzey alanı, EuroSCORE, sigara kullanımı, greft sayısı, hemoglobin ve hematokrit miktarları, platelet sayıları, üre, C-reaktif protein değerleri, protamin kullanımı, postoperatif drenaj miktarları ve aldıkları sıvı, atrial fibrilasyon gelişme sıklıkları, ekstübasyon, yoğun bakım ünitesi ve hastanede kalış sürelerinde, kullanılan kan ve kan ürünü miktarında otolog grup lehine istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı. Ancak gruplar arasında yaş, diabetes mellitus, hipertansiyon, kros klemp zamanı ve kardiyopulmoner bypass zamanı, lökosit sayıları, hemodinami ve oksijenasyon, kreatinin, potasyum, alanin aminotransferaz, aspartat aminotransferaz, laktat dehidrogenaz, laktik asit, değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu.Sonuç olarak; açık kalp cerrahisi geçiren hastalarda otolog kan kullanımı, sadece transfüzyonun yan etkilerini ve komplikasyonlarını azaltmakla kalmayıp, postoperatif iyileşme periyodunu da olumlu etkilemektedir. Bu nedenle, açık kalp cerrahisinde akut normovolemik hemodilüsyonun güvenle yapılabileceği, teknik olarak kolay, etkin ve ucuz bir teknik olduğu düşünüyoruz.

Özet (Çeviri)

Due to the considerable and frequent complications of homologous blood use, which is an indispensable part of open heart surgery, and ongoing doubts about its being effective in addition to its high cost, developing techniques using less homologous blood transfusion in cases to be operated became inevitable. One of the strategies developed to avoid using homologous blood transfusion or at least reduce the need is acute normovolemic hemodilution technique.Total 120 patients underwent open heart operation under elective conditions in Trakya University Faculty of Medicine Cardiovascular Surgery Clinic were included in the present study. Consent was obtained from all patients. Patients were grouped into three; autologous transfusion group, homologous transfusion group and those who start with autologous transfusion but later were given homologous blood and blood products for several reasons. 1-2 units of blood were taken from autologous group after induction and before systemic heparinization. Meanwhile they were infused colloid and/or crystalloid solution. Preoperative and echocardiographic characteristics of the patients, their preoperative, perioperative and postoperative blood gas in the 6th and 24th hour and on the 5th day, hemoglobin, hematocrit, urea, creatine, aspartate aminotransferase, alanine aminotransferase, lactate dehydrogenase, lactic acid, total and direct bilirubin, C-reactive protein values, postoperative fluid balance and drainage, extubation time, intensive care and inpatient durations and atrial fibrillation occurrence percentages were checked.Between the groups, a statistically significant difference was found to be in favor of autologous group in terms of gender, body surface area, EuroSCORE, smoking, graft number, hemoglobin and hematocrit amounts, platelet numbers, urea, C-reactive protein values, protamin use, postoperative drainage amount and fluid intake, frequency of atrial fibrillation occurrence, extubation, intensive care and inpatient durations, blood used and blood product amount. However, there was no statistically significant difference between the age, diabetes mellitus, hypertension, cross clemp time and cardiopulmonary bypass time, leucocyte level, hemodynami and oxygenation, creatine, potassium, aspartate aminotransferase, alanine aminotransferase, lactate dehydrogenase, lactic acid, total and direct bilirubin values of the groups.In conclusion, the use of autologous blood in patients having undergone open heart surgery not only attenuates side effects and complications of transfusion but also positively affect postoperative recovery process. Therefore, it can be considered to be an easy, effective and a cheap technique securely enabling an acute normovolemic hemodulition.

Benzer Tezler

  1. İzmir'de Mustafa Kemal Bulvarı'nın peyzaj mimarlığı açısından etüdü ve peyzaj projesi

    Başlık çevirisi yok

    ENGİN ALPARSLAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Peyzaj MimarlığıEge Üniversitesi

    Peyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ÜMİT ERDEM

  2. Çeltik kabuklarının yalıtım malzemesi olarak kullanılması

    Başlık çevirisi yok

    B.CİHAN ÇELEBİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Makine MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Makine Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET KIRBIYIK

  3. Üzüm sularının pastörizasyonu ve kontsantresi sırasında hidroksimetilfurfural oluşumu üzerinde bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    ŞERİFE ŞAHİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tarım Ürünleri Teknolojisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYDIN URAL

  4. Küçük Yamanlar tepesi örneğinde kent yakın çevresinde rekreasyon alanı düzenleme projesi

    Başlık çevirisi yok

    NİHAN BULGUN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Şehircilik ve Bölge PlanlamaEge Üniversitesi

    Peyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İLÇİN ASLANBOĞA

  5. Çukurova bölgesinde biyoklimatik veriler kullanılarak açık ve yeşil alan sistemlerinin belirlenmesi ilkeleri üzerinde bir araştırma

    A research on the determination of the principles in open and green spaces systems by using the bioclimatic data in Çukurova region

    MEHMET FARUK ALTUNKASA

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Çevre MühendisliğiÇukurova Üniversitesi

    Peyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERDOĞAN GÜLTEKİN