Geri Dön

Koroner arter hastalığı tanısında endotel bağımlı vazodilatasyonun değerlendirilmesi ve sonuçlarının angina anamnezi, egzersiz tolerans testi, miyokart perfüzyon sintigrafisi ve koroner anjiyografi sonuçlarıyla karşılaştırılması

Noninvasive determination of endothelium-mediated vasodilation as a screening test for coronary artery disease and evaluation and comparison of its predictive value with angina pectoris, exercise electrocardiography, and myocardial perfusion imaging

  1. Tez No: 260305
  2. Yazar: MOHAMMADTAGHİ AHMADPOUR MAHALLEİ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. METİN ÖZENCİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Ateroskleroz, koroner arter hastalığı, endotel disfonksiyonu, akım aracılı genişleme, Atherosclerosis, Coronary artery disease, endothelial dysfunction, flowmediated dilation
  7. Yıl: 2009
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç:Yüksek çözünürlüklü ultrason ile brakiyel arterde ölçülen akım aracılıgenişleme (AAG) yöntemi kullanıldığında periferal endotelyal işlevin bozulmasınınsaptanması; aterosklerozun erken bir göstergesi olarak kabul edilir .Koroner arterhastalığı ile pozitif korelasyon daha önce bildirilmiş olmakla beraber, AAG'ninkoroner arter hastalığı (KAH) kuşkusu olanlarda tarama testi olarak kullanılmasınındeğeri ve yeri bilinmemektedir. Bu çalışmanın amacı; AAG'nin koroner arterhastalığını öngörme gücünü angina anamnezi, ETT ve MPS ile karşılaştırmaktır.Gereç Yöntem ve Bulgular: Angina pektoris anamnezi nedeniyle koroneranjyiografiye yönlendirilmiş 50 olguda yüksek çözünürlüklü ultrason kullanılarakendotel işlevi değerlendirildi. AAG değerinin bazal değerin %7,6'sının altındakalması; endotel işlev bozukluğu olarak tanımlandı. Koroner arter hastalığı varlığı;koroner anjiyografide saptanan her türlü aterosklerotik değişiklik olarak tanımlandı.İstatiksel analizde varyant analizi ve Mantel-Haenszel ki-kare testi kullanıldı. KAHolanlarda (n=40); AAG, KAH olmayanlara göre anlamı olarak daha düşük bulundu.(n = 10; 7,1±2,8 % vs 9,4±2,1 %, p = 0,021). AAG için KAH'ı öngörmede62,5'lik duyarlılık ,%80'lik özgüllük ,%92,6'lık pozitif kestirim değeri ve %34,8'liknegatif kestirim değeri saptandı. Angina pektoris anamnezi (duyarlılık %100saptandı); ETT(%85 duyarlılık, %60 özgüllük saptandı) ve MPS ilekarşılaştırıldığında; en yüksek oranda özgüllük oranına AAG yönteminin sahipolduğu görüldü, ayrıca ETT ve AAG kombine edildiğinde duyarlılık oldukça artıp(%97,5) bu kombine yöntemini iyi bir tarama testi haline getirmektedir.Sonuç: AAG yöntemi kullanılarak gösterilenlen endotel işlev bozukluğunun, KAHvarlığını öngörmede özgül ancak duyarlılığı düşük bir tarama testi olabileceğibulundu. AAG'nin ETT ile kombinasyonu, KAH tanısında oldukça duyarlı biryöntemdir. AAG; invazif olmayan, radyasyon yaymayan, ucuz bir yöntem olmasınedeniyle KAH'ı öngörmede günlük pratikte kullanılabilir.

Özet (Çeviri)

Background: Peripheral endothelial dysfunction (ED) quantified by thedetermination of flow ?mediated dilation (FMD%) of the brachial artery using thehigh-resolution ultrasound is an early marker of atherosclerosis. Although a positivecorrelation with coronary artery disease (CAD) has been reported, the unansweredclinical question is the validity of FMD% as a screening test in patients with clinicalsuspicion of CAD. Thus the aim of this study was to determine the predictive valueof FMD% compared with angina pectoris history, exercise tolerance test (ETT), andmyocardial perfusion imaging (MPS).Methods and Results: In this study, we measured ED in 50 patients referred forcoronary angiography because of having typical angina history, using highresolutionultrasound (13 MHZ). ED was accepted if FMD% was found as < 7.6%.The presence of CAD was defined as angiographically detectable atheroscleroticvessel alterations of any degree. Exercise electrocardiography and myocardialperfusion imaging had been performed on an outpatient basis. Statistical analysis wasconducted by analysis of variance and Mantel-Haenszel chi-square test.Patients withCAD (n = 40) had a significantly lower FMD% than patients without CAD (n = 10;7,1±2,8 % vs 9,4±2,1 %, p = 0,021).A sensitivity of 62.5 %, a specificity of 80 %with a positive predictive value of 92.6 %, and a negative predictive value of 34.8 %was calculated. In comparison to angina pectoris (sensitivity in our study group100% ), exercise electrocardiography (sensitivity 85 %, specificity 60 %) andmyocardial perfusion imaging (sensitivity in our study group 100%) had the bestspecificity, but low sensitivity for FMD% was found. In the case of combination ofFMD and ETT as a screening test in diagnosis of CAD , sensitivity was increasedexcellently (%97,5).Conclusions: The determination of ED using by FMD test was found to be aspecific screening test to predict the presence or rule out of CAD. Combination ofFMD and ETT produce a great sensitivity in diagnosis of CAD. Because this is anoninvasive, nonradioactive, and cost-effective approach, it warrants furtherevaluation to determine its value in daily clinical practice as an additional screeningtest in the diagnosis of CAD.

Benzer Tezler

  1. Mitral anüler kalsifikasyonun endotel fonksiyon bozukluğu, karotis intima mediya kalınlığı ve serum Fetuin-A düzeyi ile ilişkisi

    Association of mitral annular calcification with endothelial dysfunction , carotis intima media thickness and serum Fetuin-A level

    MURAT ZİYREK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Kardiyolojiİstanbul Bilim Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SAİDE AYTEKİN

  2. Diyabetik ve obez olmayan nonalkolik yağlı karaciğer hastalıklı erişkinlerde ortalama trombosit hacmi düzeyleri

    Mean platelet volume levels in non-obese,non-diabetic adults with nonalcoholic fatty liver disease

    HATİCE ÖZER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    GastroenterolojiKırıkkale Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEFA GÜLİTER

  3. Homodiyaliz hastalarında 99mTc-MIBI gated SPECT'in sessiz koroner arter hastalığı tanısındaki rolü

    Detection of slent myocardial ischemia with 99m Tc-MIBI gated SPECT in hemodialysis patients

    BABAK MAHMOUDİAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Radyoloji ve Nükleer TıpHacettepe Üniversitesi

    Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MELTEM ÇAĞLAR TUNCALI

  4. Koroner arter hastalığının şiddeti ile tırnak yatağın kapiller dolaşımının videokapilleroskopik bulguları arasındaki ilişkinin değerlendirimi

    Assessment of the relationship between severity of coronary artery disease and videocapillaroscopic findings of nailfold capillary circulation

    ESRA POLAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    KardiyolojiGaziantep Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET MURAT SUCU

  5. Radial yoldan koroner anjiografi yapılan hastalarda, radial arter vazospazmı ve adropin düzeyi arasındaki ilişki

    The relationship between radial arterial spasm and adropin levels in patients undergoing radial coronary angiography

    FUAT BİCE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    KardiyolojiTokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET EYÜBOĞLU