Geri Dön

Kısmi süreli çalışma

Part-time working

  1. Tez No: 265675
  2. Yazar: NAGEHAN AKAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SÜLEYMAN BAŞTERZİ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri, Hukuk, Labour Economics and Industrial Relations, Law
  6. Anahtar Kelimeler: Esnek çalışma, Esneklik, Kısmi süreli istihdam, Kısmi süreli çalışma, Toplu iş hukuku, İstihdam, İş hukuku, Flexible working, Flexibility, Part-time employment, Part time working, Turkish labor law, Employment, Labour law
  7. Yıl: 2010
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Özel Hukuk Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

İş Hukukundaki esneklik arayışlarının bir sonucu olarak ortaya çıkan kısmi süreli çalışma, öncelikle çalışma süresini kısaltması ve işçiye çalışma süresinin konumunu bireysel ihtiyaçları doğrultusunda konumlandırmasına olanak sağlaması nedeniyle, öncelikle işçi yararına sonuçlar doğurmaktadır. Kadınların ailevi sorumluluklarıyla iş yaşamının getirdiği avantajlara aynı anda sahip olabilmesini sağlayan bu çalışma türü, öğrencilerinde okullarına ara vermeden ek gelir elde edebilmelerini, düşük emekli ücretli karşısında emeklilerin de tam süreli çalışmalar yapmadan ek bir kazanç elde etmelerini sağlamaktadır. Bununla birlikte, bu çalışma türü işletmelerin meydana gelen ekonomik krizlere, artan küresel rekabet ve üretim teknolojisindeki ilerlemelere daha kolay uyum sağlamasına olanak tanımaktadır. İşletmeler bu çalışma türü sayesinde işçi kadrolarını daha esnek bir yapıda oluşturabilmekte, daha uzun sürelerle faaliyette bulunarak rekabet güçlerini arttırabilmektedirler.Ekonomik kriz dönemlerinde, istihdamı arttırmada bir araç olarak da kullanılan kısmi süreli çalışma, gerek işçilerin işsiz kalmalarını önlemesi gerekse işvereni toplu işçi çıkarmalar nedeniyle karşı karşıya kalacağı maddi yükümlülükten kurtarması nedeniyle çalışma ilişkisinin her iki tarafına da faysa sağlamaktadır. Ancak kısmi süreli çalışma ile yaratılan istihdam olanaklarının gerçek ve beklenen anlamda olanaklar olmadığını söylemek de yerinde olacaktır. Zira yeni ve tam süreli istihdam yerine mevcut tam süreli işlerin kısmi süreli işlere bölünerek yaratılan bu istihdam olanakları, aynı zamanda işçilerin ücretlerinin de bölünmesi anlamına gelmektedir. İşçinin, kısmi süreli çalışması karşılığında aldığı ücretle geçinmesi mümkün olmadığı takdirde ise, kısmi süreli çalışma olanaklarının işsizliğe karşı bir önlem olarak görülmesi pek de doğru olmayacaktır. Bu itibarla, kısmi süreli çalışmanın kendisinden beklenen faydayı sağlayabilmesi için işletme ve işçilerin ortak irade ile bu çalışma ilişkisini kurmaları gerektiği kanısındayız. Diğer bir deyişle kısmi süreli çalışma, çalışma ilişkisi taraflarının her ikisinin de yararına sonuçlar doğurmalı, işletme karının artması maliyetini, işçiye yükleme amacı taşımamalıdır.Bununla birlikte, ?ayrım yasağı?nın işçi ve işveren taraflarına benimsetilememesi kısmi süreli çalışmadan beklenen fayda önündeki diğer bir engeldir. Kanunla düzenlenmiş olan ayrım yasağının iş sözleşmesinin taraflarınca tam olarak benimsenememesi halinde uygulamada bu düzenlemeler hiçbir sonuç doğurmayacaktır. Kısmi süreli çalışmayı ikincil nitelikte kabul eden işveren kısmi süreli çalıştığı işçiye tam süreli çalıştırdığı işçilere sağladığı hakları sağlamayacak, yaptığı çalışmanın ikincil nitelikte olduğunu düşünen işçi ise hakkını savunma gayretinde bulunmayacaktır.

Özet (Çeviri)

Part-time working, which emerged as a result of the search for flexibility in the Labor Law, has been to the advantage of the worker in particular, as this kind of working style shortens the working time and allows the worker to arrange the working hours according to his individual needs. This working style, which enables women to carry out her family responsibilities while enjoying the advantages of the working life at the same time, also provides an opportunity for students to have additional earnings without having to interrupt their education and for retired people with low pension to earn extra money without having to work full time. Moreover, this working style helps enterprises to easily adjust themselves in the face of economic crises, increased global competition and advancements in production technologies. Thanks to this working style, enterprises can be more flexible in building up their staff and boost their competitiveness by having longer periods of continuous activity.In periods of economic crisis, part-time working, which is also used as a means of increasing employment, provides benefits to both sides of the work relationship in terms of the role it plays not only in preventing workers from losing their jobs but also in protecting the employer from the potential financial burden arising from mass layoffs. However, it would be appropriate to underline that the employment opportunities created by part-time working are not the real and expected opportunities. In fact, these employment opportunities, which are created by dividing the available full-time jobs into part-time jobs instead of providing new and full-time employment, mean that the wages of workers are also divided. In cases where the worker cannot subsist on the wage he earns from the part-time job, part-time working opportunities can no longer be considered as some kind of measure against unemployment. In this respect, we believe that the enterprises and workers should build a work relationship with common will, in order to obtain the expected benefit from part-time working. In other words, part-time working should produce results that would be to the advantage of both sides of the work relationship, and should not aim to inflict the cost of increased operating income on workers.However, the failure to make the worker and the employer internalize the ?discrimination prohibition? stands as another obstacle in obtaining the expected benefit from part-time working. Such arrangements will not have any outcomes in practice, if the discrimination prohibition arranged by law is not fully comprehended and internalized by the parties of the labor agreement. The employer, who sees part-time working as a subordinate activity, would not grant part-time workers the rights he grants to full-time workers, while the worker, who thinks his activities are subordinate, would not struggle to protect his rights.

Benzer Tezler

  1. Üzüm sularının pastörizasyonu ve kontsantresi sırasında hidroksimetilfurfural oluşumu üzerinde bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    ŞERİFE ŞAHİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tarım Ürünleri Teknolojisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYDIN URAL

  2. İş kazaları: Genel değini ve üç örnek iş kolu incelemesi

    Başlık çevirisi yok

    SERPİL ERÖZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileriGazi Üniversitesi

    Kazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

  3. Bornova (İzmir) koşullarında çeşitli kültür bitkilerinde zarar yapan Dolycoris baccarum (L.) (Heteroptera: Pentatomidae)'un biyolojisi ve ekolojisi üzerinde araştırmalar

    Investigations on the biology and ecology of Dolycoris baccarum (L.) (Heteroptera: Pentatomidae) which attacks to various plants of economic importance at Bornova (İzmir)

    YUSUF KARSAVURAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    ZoolojiEge Üniversitesi

    Bitki Koruma Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FEYZİ ÖNDER

  4. Kobaylarda splenik ototransplantasyon ve postsplenektomi sepsisi

    Başlık çevirisi yok

    S.ÇAĞATAY ÇİFTER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Genel CerrahiGazi Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı