Genç erişkinlerde intihar davranışı ile problem çözme, dürtüsellik ve atılganlık arasındaki ilişkinin incelenmesi
Investigation of the relationship between suicidal behavior and problem solving skills, impulsivity and assertiveness
- Tez No: 271723
- Danışmanlar: DR. AHMET TÜRKCAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: İntihar girişimi, atılganlık, problem çözme becerisi, dürtüsellik, Dürtüsel davranış, Ergenler, Problem çözme, Yetişkinler, İntihar, Suicide attempt, assertiveness, problem solving skills, Impulsive behavior, Adolescents, Problem solving, Adults, Suicide
- Yıl: 2010
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: İstanbul Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Psikiyatri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: İntihar dünyada ergen ve genç erişkinlerin önde gelen ölüm sebebidir. İntiharı önlemede en önemli strateji yüksek riskli grubu tespit etmektir. İntiharla ilişkili birçok etken sorumlu tutulmaktadır. Psikiyatrik bozukluklar intihar girişiminde önemli bir etkendir. Ayrıca özellikle gençlerde sorunları etkili bir biçimde çözememe, dürtüsel tutum gösterme, kendini yeterli ve uygun bir şekilde ifade edememe gibi özellikler de intihar riskini arttırabilir. Bu çalışmada intihar girişiminde bulunmuş genç erişkinlerde intiharı önleme, tedavi ve tekrarı engellemede yol gösterecek klinik tanıları saptamak, intiharla ilişkili olduğu düşünülen dürtüsellik, atılganlık ve problem çözme becerisinin rolünü tespit etmek amaçlanmaktadır.Yöntem: Ergen ve Genç Erişkin Psikiyatrisi birinci ve ikinci basamak polikliniğinden izlenen 18-20 yaşları arasındaki 111 olguya SCID-I DSM-IV Eksen I Bozuklukları İçin Yapılandırılmış Klinik Görüşme formu uygulandı. Ayrıca Sosyodemografik ve klinik veri toplama formu, İntihar Davranışı Ölçeği, Beck Depresyon Envanteri, Beck Anksiyete Ölçeği, Problem Çözme Envanteri, Barrat Dürtüsellik Ölçeği-11 ve Rathus Atılganlık Ölçeği verildi. Sosyodemografik ve klinik veri toplama formuna göre katılımcılar intihar girişimleri olanlar ve olmayanlar olmak üzere iki gruba ayrıldı. İntihar girişiminde bulunanlar ve bulunmayanlar klinik tanıları, eğitim durumları, aile bilgileri, depresyon, anksiyete, dürtüsellik, atılganlık düzeyleri ve problem çözme becerileri açısından karşılaştırıldı.Bulgular: Çalışmaya katılan hastaların %30,6'sının intihar girişiminde bulunduğu, intihar girişiminde bulunanların %82,4'ünü kızların oluşturduğu saptandı. Anne eğitim düzeyi düşük olanlar ve daha önce intihar girişimi öyküsü olanlar intihar girişimi için daha yüksek risk içindedir. İntihar girişimi olanlarda; intihar planı, son bir yıl içinde yaşamlarını sona erdirme düşüncesinin sıklığı, intihar tehdidi ve tekrar edilebilirliği yüksektir. İntihar girişimde bulunan grupta en sık kullanılan intihar yöntemi yüksek dozda ilaç alımıydı. Çalışmaya alınanlara ve intihar girişiminde bulunanlara en çok konulan eksen I klinik tanı majör depresyon idi. İntihar girişimi olanlarda depresyon(p<0,01) ve anksiyete(p<0,05) düzeyleri olmayanlar göre anlamlı olarak yüksekti. İntihar girişimi olanlarda; intihar davranışı ölçeği toplam puanı ve alt ölçek puanları anlamlı olarak yüksekti( p<0,01). İntihar girişiminde bulunanların problem çözme becerileri olmayanlara göre anlamlı olarak düşük bulundu( p<0,01). Ayrıca problem çözme yeteneğine güvenme ve probleme uygun yaklaşma kaçınmada da benzeri sonuçlar bulundu( p<0,05). İntihar girişimi olanlarla olmayanlar arasında atılganlık düzeyi ve dürtüsellik arasında bir fark bulunmadı (p>0,05).Fakat dürtüsellik alt parametrelerine bakıldığında intihar girişiminde bulunanların dikkatsel dürtüsellik alt ölçeği ve devinimsel dürtüsellik puanları intihar girişiminde bulunmayanlara göre istatistiksel yüksek bulundu(p<0,05).Sonuç: Annelerin eğitiminin arttırılması intihar için önleyici bir faktör olabilir. İyi eğitim, iyi ebeveynlik ve ebeveyn olarak iyi bir rol modeli olunmasını ve problemlere daha akılcı yaklaşımlar göstermede öğretici ve destekleyici olmayı sağlayabilir. Problem çözme becerilerine odaklanmak ve bunları geliştirmek intihar girişimi olanlarda intiharı tekrar edilmesini; intihar girişimi olmayanlarda ise intihar girişiminde bulunmayı önleyebilir. Bazı dürtüsellik özellikleri (dikkatsel ve devinimsel dürtüsellik; acelecilik, dikkatin hızlı değişimi gibi) intihar eğilimini arttırabilir. Bu dürtüsellik özellikleri için psikoteropötik ve psikofarmakolojik müdahaleler intihar riskini azaltabilir. Sonuçlarımız intihar davranışının önlenmesinde atılganlık düzeyinin ve eğitimin bir etkisinin olmayacağını düşündürmüştür.
Özet (Çeviri)
Objective: Suicide is one of the leading causes of death among adolescents and young adults. The most important strategy in prevention of suicide is to determine the high-risk groups. Various factors leading to suicidal behavior have been identified among which having a psychiatric disorder is an important one. Moreover, inefficient problem solving skills, impulsive attitude, and the inability to express oneself especially among the young population may increase the risk of suicide. In this study, our objective is to determine the the clinical diagnoses which lead us in the treatment process and prevention of suicide, and to establish the role of impulsivity, assertiveness ve problem solving skills which are supposed to be related to suicidal behavior.Methods: 111 cases between ages 18-20 being followed in the Adolescent and Young Adult Psychiatry Outpatient Clinic were applied SCID-I. They were also given a sociodemographic data form, Suicidal Behaviors Questionnaire, Beck Depression Inventory, Problem Solving Inventory, Barrat Impulsivity Scale-11 and The Rathus Assertiveness Schedule. The participants were divided into two groups according to the presence or absence of a suicide attempt. And the two groups were compared regarding their clinical diagnoses, level of education, familial information, depression, anxiety, impulsivity and assertiveness levels and problem solving skills.Results: 30.6% of the cases had a history of a suicide attempt, and 82.4% of the attemptors were female. Low level of education of the mother and having a history of a previous attempt increases the risk of a new suicide attempt. Among the ones having a suicide attempt, the prevalence of the thought of ending one?s life during the past one year, suicidal threat, and the possibility of a recurrence are high. The most commonly preferred method of suicide was found to be intake of high dose medication. The most prevalent axis I diagnosis among both the participants and the attemptors was major depression. Levels of depression(p<0,01) and anxiety (p<0,05) and the total scores as well as the subscale scores ( p<0,01) of Suicidal Behaviors Questionnaire were significantly high among the attemptors. The problem solving skills of the attemptors were significantly lower (p<0,01) than the group not having a suicide attempt. Moreover, similar results were found regarding the confidence in the ability to solve problems and regarding the appropriate approach to problems (p<0,05). The difference between the levels of assertiveness and impulsivity among the two groups was statistically insignificant(p>0,05). However, the difference between the attentional impulsivity subscale scores and the dynamic impulsivity scores according to the impulsivity paramaters of the attemptors was found to be significantly high(p<0,05).Conclusion: Increasing the levels of education of the mothers may be a preventive factor for suicidal behavior. Increasing the level of education of the parents, fine parenting and being a positive role model may provide more support and more reasonable approaches to problems. Focusing on problem solving skills and improving them may prevent possible future suicide attempts for both groups. Some impulsivity features (attentional and dynamic impulsivity; precipitancy, sudden changes of attention, etc.) may increase the risk of suicidal ideation. Both psychotherapeutic and psychopharmacological attempts directed towards these features may decrease the risk. According to our results, it is believed that levels of assertiveness and level of education do not play a role in the prevention of suicide.
Benzer Tezler
- Kendine zarar verme davranışı olan genç erişkin hastalarda intihar girişimi olan ve intihar girişimi olmayanların klinik tanıları, borderline kişilik özellikleri, mizaç ve karakter özellikleri açısından karşılaştırılması
Clinic diagnosis of young adult patients with self injury behaviour with and without suicide attempt, with respect to borderline personality characteristics, temperament and character features
SEÇİL UYSAL
- Adölesan ve genç erişkinlerde intiharlar: Psikolojik otopsi çalışması
Suicides in adolescents and young adults: A psychological autopsy study
ESRA TAŞALP
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Adli TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiAdli Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SAİT ÖZSOY
PROF. DR. KAMİL NAHİT ÖZMENLER
- Dövme yaptırmış bireylerde sosyodemografik özellikler, dürtüsellik ve suisidalite ilişkisinin araştırılması
Investigation of the relationship between sociodemographic characteristics, impulsivity and suicidality in tattooed individuals
BÜŞRA POSHOR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiPsikiyatri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SELİME ÇELİK ERDEN
- Isparta il merkezinde intihar girişimi ve ölüm düşünceleri epidemiyolojisi
Epidemiology of attempted suicide and death ideas in the city of Isparta
İNCİ MELTEM ATAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
PsikiyatriSüleyman Demirel ÜniversitesiPsikiyatri Ana Bilim Dalı
Y.DOÇ.DR. İBRAHİM ESEN
- Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servis'ine başvuran ilaç ile zehirlenme olgularının retrospektif değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of the drug poisioning cases admitted to the Emergency Department of Medical School of Ege University
ESEN DOĞAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
İlk ve Acil YardımEge ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MURAT ERSEL