Kayseri ve bölgesinde psödoeksfoliasyon sendromu ve psödoeksfoliyatif glokom prevalansı çalışması
Prevelance of pseudoexfoliation syndrome and pseudoexfoliative glaucoma in kayseri region
- Tez No: 359215
- Danışmanlar: PROF. DR. GALİP ERTUĞRUL MİRZA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göz Hastalıkları, Eye Diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2014
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Erciyes Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü
- Bilim Dalı: Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: 75
Özet
Amaç: Bu çalışmada Kayseri ve bölgesinde psödoeksfoliasyon sendromu ve psödoeksfoliyatif glokom sıklığını tespit etmek ve bu kişilerin oftalmolojik muayene bulgularını ve epidemiyolojik özelliklerini incelemek amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Mart 2013 – Temmuz 2013 tarihlerinde Erciyes Üniversitesi Göz Hastalıkları Polikliniği'nde muayene olan 40 yaş üstünde ve daha önce takipli olmayan kişiler psödoeksfoliasyon sendromu ve psödoeksfoliyatif glokom açısından değerlendirildi. Oküler travma, üveit ve glokom öyküsü olan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Kişiler 40-49, 50-59, 60-69, 70≤ yaş olmak üzere gruplara ayrıldı. Çalışmaya alınan kişilerin göz içi basınçları ölçüldü ve bu kişiler sistemik hastalıklar, meslek, doğum yeri ve yaşadığı yer açısından sorgulandı. Psödoeksfoliasyon sendromu tanısı pupil dilatasyonu sonrasında klinik olarak kondu. Psödoeksfoliasyon tespit edilen kişilerin en iyi düzeltilmiş görme keskinlikleri, göz içi basınç ölçümleri, gonyoskopi, biyomikroskopik ve funduskopik muayene bulguları kayıt edildi. Bulgular: Kırk yaş üzerindeki 2056 kişide psödoeksfolisyon sendromu prevalansı %6.27 olarak bulundu. Bu sıklığın yaş ile birlikte arttığı görüldü. Erkeklerde sıklık istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksekti. Çift taraflı tutulum sıklığı ileri yaş gruplarında yüksek bulundu. Psödoeksfoliyatif glokom sıklığı tüm hastalar arasında %1.22, eksfoliasyon grubunda %19.38 olarak bulundu. Psödoeksfolisyon sendromu izlenen gözlerde göz içi basınçları izlenmeyen gözlere göre yüksek bulundu. Psödoeksfolisyon sendromu olan kişilerde hipertansiyon, koroner arter hastalığı, serebrovasküler hastalıkların görülme sıklığı da yüksekti. Çiftçilikle uğraşan kişilerde PES sıklığı diğer mesleklere göre daha fazla izlendi. Psödoeksfolisyon sendromu olan gözlerde en sık nükleer tipte katarakt izlendi. Materyal en sık pupil kenarı ve lens ön yüzünde gözlendi. Sonuç: Çalışmamızda 40 yaş ve üzerinde Kayseri ve çevresinde PES sıklığı %6.27 olarak bulundu. Psödoeksfoliyatif glokom sıklığı ise %1.22 idi. Yaşın artması ile sıklığın daha arttığı gözlendi. Bu oranlar, bölgemizde PES'in hem önemsenmesi gereken bir glokom nedeni olduğunu hem de katarakt cerrahisi öncesinde hastaların bu bakımdan dikkatle incelenmesi gerektiğini göstermektedir.
Özet (Çeviri)
Purpose: To determine the prevelance and epidemiological characteristics of pseudoexfoliation syndrome and pseudoexfoliative glaucoma in Kayseri region and to investigate associated ophthalmologic examination findings. Material and method: All subjects above 40 years of age who admitted to Erciyes University Department of Ophthalmology for the first time between March 2013 and July 2013 were included in the study. Patients with previous history of ocular trauma, uveitis and glaucoma were excluded. Subjects were stratified into 4 groups as 40-49, 50-59, 60-69 and 70≤ years old. Intraocular pressure was measured, profession, birthplace, homeland and associated systemic diseases were recorded. Pseudoexfoliation syndrome was diagnosed by biomicroscopy after pupillary dilatation. The patient was further examined to determine best corrected visual acuity, intraocular pressure levels, and to define gonioscopic, biomicroscopic and fundoscopic findings if he or she was diagnosed with pseudoexfoliation syndrome. Findings: The prevalence rate of pseudoexfoliation syndrome was found to be 6.27% in 2056 patients with the age of 40 years or older. The prevalance rate was positively correlated with advanced age. The prevalence rate of pseudoexfoliation syndrome was significantly higher in male subjetcs. Bilateral involvement was also more common in advanced age groups. Prevalance rates of pseudoexfoliative glaucoma were 1.22% and 19.38% in the overall and pseudoexfoliation groups respectively. Eyes with pseudoexfoliation material were found to have higher intraocular pressure levels than eyes without pseudoexfoliation. Hypertension, coronary artery disease and cerebrovascular diseases were more frequent among subjects with pseudoexfoliation. Farmers had a higher prevalance rate than other occupations. Nuclear cataract was the most common cataract type associated with pseudoexfoliation. Psuedoexfoliation material was primarily detected at the pupillary margin and on the anterior surface of the lens capsule. Conclusion: The prevalance rate of pseudoexfoliation syndrome and pseudoexfoliative glaucoma were 6.27% and 1.22% among subjects over 40 years of age in Kayseri and Kayseri region respectively. Higher prevalance rates were associated with older age and male sex. These findings emphasized that pseudoexfoliative glaucoma is an important type of glaucoma in our region and patients with pseudoexfoliation syndrome should be evaluated carefully before cataract surgery.
Benzer Tezler
- Mide kanserinde serum vasküler adezyon protein-1 seviyelerinin prognostik önemi
The prognostic significance of vascular adhesion protein-1 levels in gastric cancer
MUHAMMET ALİ KAPLAN
- Girişimciliği oluşturan yapısal faktörler Kayserili girişimciler üzerine bir araştırma
A study on the structural factors that make up the adventurous entrepreneurs girişimcliği
OKTAY KARA
Yüksek Lisans
Türkçe
2015
İşletmeHasan Kalyoncu Üniversitesiİşletme Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İBRAHİM KIRCOVA
- Larenks ve hipofarenks karsinomlu hastalarda boyun metastazında ekstrakapsüler yayılımı etkileyen faktörler
Factors affecting extracapsular spread in neck metastasis in patients with laryngeal or hypopharyngeal carcinoma
ABDÜLKADİR İMRE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2007
Kulak Burun ve BoğazSağlık BakanlığıKulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İSMAİL SEMİH ÖNCEL
- 4T1 VE 4THMpc fare meme kanser hücre hatlarında antianjiogenik antitümoral ilaç olan talidomit'in tek başına ve radyoterapi ile kombine olarak anjiogenik faktörlerden p maddesi ile p maddesini parçalayan neprilizin ve adam-10 enzimleri üzerine etkilerinin araştırılması
The investigation of the effects of thalidomide an antiangiogenic and antitumoral drug, alone and in combination with radiotherapy on substance p level as well as substance p degrading enzymes; adam-10 and neprilysin in 4T1 VE 4THMpc mouse breast cancer cell lines
ECE ŞİMŞEK
- Kronik obstruktif akciğer hastalığı olan yoğun bakım hastalarında uzamış weaning göstergesi: düşük kreatin seviyesi
Başlık çevirisi yok
MURAT YALÇINSOY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
Göğüs HastalıklarıSağlık BakanlığıGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ZUHAL KARAKURT