Geri Dön

Yoğun bakım tedavisi gerektiren eklamptik ve/veya HELLP sendromlu hastaların retrospektif incelenmesi

The retrospective analysis of requiring intensive care treatment patients with eclampsia and HELLP syndrome

  1. Tez No: 360232
  2. Yazar: ZEHRA BEDİR KARA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HÜSNÜ KÜRŞAD
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Yoğun Bakım, Eklampsi, HELLP Sendromu, Preeklampsi, Retrospektif çalışmalar, Yoğun bakım üniteleri, Eclampsia, HELLP syndrome, Pre-eclampsia, Retrospective studies, Intensive care, Intensive care units
  7. Yıl: 2013
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Atatürk Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Yoğun Bakım Tedavisi Gerektiren Eklamptik ve/veya Hellp Sendromlu Hastaların Retrospektif İncelenmesi Preeklampsi; artmış kan basıncı, ödem, proteinüri, artmış vasküler direnç, koagülasyon sisteminde artmış aktivite ile alakalı olan anormal vasküler cevapla karakterize gebeliğin en ciddi hastalığıdır. Eklampsi, preeklamptik hastalarda gebelikte veya postpartum dönemde başka bir nedene bağlı olmaksızın konvülziyon gelişmesidir. HELLP sendromu (Hemolitik anemi, elevated liver, low platelet), hemoliz, yüksek karaciğer enzimleri, düşük trombosit sayısı ile seyreden, preeklampsinin ağır bir çeşididir. Biz bu çalışmada, yoğun bakım ünitemizde 7 yıllık süre içinde retrospektif olarak, eklampsi ve/veya HELLP tanısı almış hastaların maternal sonuçları, demografik özellikleri, doğum şekli, skorlama sistemleri, uygulanan anestezi yöntemi, takip değerleri, operasyon öncesi ve sonrası laboratuar parametrelerinin, maternal morbidite ve mortalite üzerine etkilerini incelemeyi amaçladık. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı'nda, 01.01.2005-01.01.2013 tarihleri arasında yatan eklampsi ve/veya HELLP sendromu tanısı alan 34 obstetri hastasının dosyaları retrospektif olarak incelenmiştir. Hastaların dosyaları incelenerek yaş, gestasyonal yaş, doğum sayısı, tanı, yoğun bakıma geliş nedeni, ek hastalıklar, klinik sonuç, APACHE II, SOFA, GKS skorları, mekanik ventilasyon süresi, yoğun bakımda kalış süresi, eritrosit, TDP, trombosit transfüzyonu, vazoaktif ilaç kullanımı, diyaliz, hemofiltrasyon, plazmaferez ihtiyacı, sezeryan operasyonu geçiren hastaların anestezi yöntemi, operasyon öncesi ve sonrası trombosit sayısı, INR, AST, ALT değerleri kaydedildi. Çalışmamızda 34 hastanın %52,9 (n=18)'u yoğun bakımdan servisine verilmiş ve buradan da şifa ile taburcu edilirken, %47,1'i (n=16)yoğun bakım ünitesinde ex olmuştur. Hastaların yaş otalaması 28,97±7,25 olarak bulundu. Yaşayan (n=18) ve ölen hastalar(n=16) arasında maternal yaş, gestasyonel hafta, doğum sayısı karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0.05). Hastaların yandaş hastalıkları, diyaliz ihtiyacı, yoğun bakım süresi açılarından karşılaştırıldığında aralarında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0.05). APACHE II skoru yaşayan hastalarda 20,88±6,29 olarak saptanırken, ölen hastalarda bu değer 32,56±7,07 olarak bulundu. Ortalama SOFA skorları ölen hastalarda 12,56±3,16 iken, yaşayan hastalarda 7,11±3,06 olarak saptandı. Ölen (n=16) ve yaşayan (n=18) hastaların APACHE II ve SOFA değerleri, mekanik ventilasyon ve vazoaktif ilaç ihtiyacı, operasyon sonrası trombosit sayısında azalma açısından karşılaştırıldığında aralarında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunduğu saptandı (p<0.05). Sonuç olarak; yoğun bakım ihtiyacı olan hastaların ayrımı yapılıp, yoğun bakıma transferinin zamanında yapılması mortalite ve morbidite oranlarını azaltacaktır. Skorlama sistemleri hastaların mortalitesinin belirlenmesinde yardımcıdır. Hastaların tedavi yönetiminde, tüm bu özellikler göz önüne alınarak gelecekte hazırlanacak kılavuzlar mortalite ve morbidite oranlarını azaltacaktır. Gebe hastalarda uygun perinatal bakım, yakın takip, zamanında ve yeterli müdahalelerin yapılması ile gelişebilecek problemlerin azalabileceği kanaatindeyiz. Gebelere ve yakınlarına gebe takiplerin önemi konusunda eğitim verilip bilgilendirilmesi, takiplerin zorunlu hale getirilmesi karşılaşılacak komplikasyonları da önemli ölçüde azaltacağı kanaatindeyiz.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT Preeclampsia is the most serious illness of pregnancy which is characterized by abnormal vascular response which is related to increased blood pressure, edema, proteinuira, increased vascular resistance, and increased activity in coagulation system. Eclampsia is convulsion development in preeclamptic patients during pregnancy or postpartum period notwithstanding any other reasons. HELLP Syndrome (Hemolytic anemia, elevated liver, low platelet) is a severe type of preeclampsia accompanied by hemolysis, elevated liver enzymes, and low platelet count. In this study, we aimed to investigate the effects of maternal results, demographic characteristics, delivery method, scoring systems, applied anesthesia method, follow-up values, pre- and post-operation laboratory parameters of patients, who were diagnosed with eclampsia and/or HELLP in our Intensive Care Unit within a period of 7 years retrospectively, on maternal morbidity and mortality. At Anesthesiology and Reanimation Department of Atatürk University, Medical Faculty; files of 34 obstetric patients diagnosed with eclampsia and/or HELLP Syndrome hospitalized between the dates 01.01.2005 and 01.01.2013 were examined retrospectively. Upon examination of files of patients; their age, gestational age, number of births, diagnosis, reason to come to intensive care unit, additional diseases, clinical result, APACHE II, SOFA, GKS scores, mechanical ventilation period, hospitalization duration at intensive care unit, erythrocyte, TDP, platelet transfusion, vasoactive medication use, dialysis, hemofiltration, plasmapheresis need, anesthesia method of patients that had caesarean operations, pre- and post-operation platelet count, INR, AST, and ALT values were recorded. In our study, 52.9% of 34 patients (n=18) were sent to intensive care unit and despite being discharged from hospital healthily, 47.1% (n=16) died at intensive care unit. Average age of patients was 28.97 ± 7.25. When alive (n=18) and dead patients (n=16) were compared in terms of maternal age, gestation week, and number of births, no statistically significant difference was determined (p>0.05). Comparing patients in terms of accompanying diseases, dialysis need, and intensive care durations, no statistically significant difference was found (p>0.05). While APACHE II Score was 20.88 ± 6.29 in alive patients, it was 32.56 ± 7.07 in dead patients. While the mean SOFA scores were 12.56 ± 3.16 in dead patients, it was 7.11 ± 3.06 in alive patients. When APACHE II and SOFA values, mechanical ventilation, and vasoactive medication need of dead (n=16) and alive (n=18) patients were compared in terms of the decrease in post-operation platelet count, a statistically significant difference were found between them (p<0.05). Consequently, separation of patients who are in need of intensive care and realization of their transfer to intensive care units on time shall decrease mortality and morbidity rates. Scoring systems are helpful in determining the mortality of patients. Guidelines to be prepared in future by considering all these characteristics in treatment methods of patients would decrease mortality and morbidity rates. We think that appropriate prenatal care, close follow-up, and on time and efficient intervention in pregnant patients may decrease development of possible problems. We also consider that training and informing pregnant women and their relatives about the importance of pregnancy follow-up, and making follow-ups obligatory shall significantly decrease the complications to be encountered.

Benzer Tezler

  1. Ağır preeklampsi ve eklamsilerde hayatı tehdit edici komplikasyonlar

    Life threatening complications in severe preeclampsia and eclampsis

    EMİNE GÜRBÜZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YILDIRIM ALKAN

  2. Kliniğimizin 3.5 yıllık eklampsi olgularının değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    SERCAN ESEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Kadın Hastalıkları ve DoğumDicle Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TALİP GÜL

  3. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde izlenen prematüre bebeklerde retinopati risk faktörleri, sıklığı ve tedavi sonuçları

    Risk factors, prevelance and outcomes of retinopathy of prematurity in neonatal intensive care unit of cerrahpasa medical faculty

    SEZGİN ŞAHİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YILDIZ PERK

  4. Anestezi yoğun bakımda obstetrik olguların retrospektif değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of obstetric patients in the anesthesia intensive care

    AYŞE BALABAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Anestezi ve ReanimasyonKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. BORA BİLAL

  5. Yoğun bakım ünitemizde sürekli renal replasman tedavisi başlangıç parametrelerinin mortalite üzerindeki etkilerinin retrospektif değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of the effects of continuous renal replacement therapy initiation parameters on mortality in our intensive care unit

    NERGİS MERVE AYDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Anestezi ve ReanimasyonRecep Tayyip Erdoğan Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ŞULE BATÇIK

    DOÇ. DR. LEYLA KAZANCIOĞLU