Geri Dön

Adolesan gebeliklerin maternal ve perinatal sonuçları

A retrospective investigation of the maternal risks and neonatal outcomesof the adolescent pregnancies

  1. Tez No: 394037
  2. Yazar: MEHMET ÇAĞATAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. AYFER GÖZÜ PİRİNÇÇİOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Adolesan gebelik, maternal sonuçlar, neonatal sonuçlar, Ana-çocuk sağlığı, Ergenler, Gebelik, Gebelik-adolesans, Neonatal tarama, Neonatoloji, adolescent pregnancy, maternal outcomes, neonatal outcomes, Maternal-child health, Adolescents, Pregnancy, Pregnancy in adolescence, Neonatal screening, Neonatology
  7. Yıl: 2015
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dicle Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Adolesan gebeliklerin maternal ve perinatal sonuçları Giriş ve Amaç: Adolesan gebeliği, tanım olarak gebeliğin 19 yaş ve öncesinde gözlenmesidir. Günümüzde hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde toplumsal sağlık sorunlarından biri olan adolesan gebelikler anne ve bebek sağlığını olumsuz şekilde etkilemektedir. Adolesan gebelikler, yüksek riskli gebelikler arasında yer almakta, anne ve bebek açısından önemli sosyal ve sağlık problemlerine neden olabilmektedir. Bu çalışmada hastanemizde adolesan gebeliklerin maternal risklerini ve neonatal sonuçlarını belirtmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Hastanemize 01.01.2010-31.10.2014 tarihleri arasında başvuran ve 10-19 yaş arası gebe kalan 100 anne ve bu annelerin doğurduğu 88 bebek retrospektif olarak incelendi. Bu tarihlerde alınan hastane kayıtlarından faydalanarak adolesan gebelerin demografik özellikleri (evlilik yaşı, doğum yaşı, adolesan dönemde doğurdukları çocuk sayısı, eşi ile akrabalık durumu, sosyoekonomik düzeyi, yaşadığı yer), obstetrik komplikasyon ve sonuçları (abortus, gebelikte sıgara kullanımı, preeklampsi, eklampsi, doğum şekli, gestasyonel diyabet, anemi, preterm eylem, polihidroamniyos, oligohidroamniyos) ve neonatal sonuçları (prematürite, sepsis, fetal distress, konjenital anomali, neonatal mortalite, emzirme ve yenidoğan sarılığı) açısından araştırıldı. Sonuçların istatiksel açıdan değerlendirilmesinde p değeri <0.05 bulunan değerler anlamlı olarak ifade edildi. Bulgular: Adolesan dönemde evlilik yapan kızların evlilik yaş ortalaması 17.12±0.99, gebe kaldıkları yaş ortalaması ise 17.63 ± 0.95 olarak saptandı. Adolesan annelerin tamamının evlendiği yıl gebe kaldığı ve %88'inin çocuk sahibi olduğu ve %13'ünün ise adolesan dönemde birden fazla çocuk doğurduğu bulundu. Annelerin %19'u okur yazar değildi. Adolesan gebelerin %46'sının eşi ile akrabalıkları mevcut olup, yaş aralığı 10-15 olan annelerin %100'ü, 15-19 arası olanların ise %41'inin eşi ile akraba olduğu tespit edildi. Bu iki grup arasında istatiksel olarak fark saptandı (p=0.018). Ayrıca %37'sinin sosyoekonomik düzeyi kötü olup %62'si kırsal kesimde yaşamaktaydı. Adolesan gebelerin %19'unun sıgara içtiği saptanırken bu alışkanlık ilk yaş grubunda (10-15) %20 ve son yaş grubunda (15-19) ise %18 olarak tespit edildi. Bu fark iki grup arasında anlamlı olarak saptanmadı (p=0.660). Adolesan annelerin %25'i sezeryan, %75'i normal spontan vajinal yolla doğumu gerçekleştirmiştir. Yaş aralığı 10-15 olan adolesan annelerin %40'ı düşük yaparken, 15-19 yaş arasındakilerde ise bu oran %25.3'ü olarak saptanmıştır. Ancak aralarında istatiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p=0.389). Tüm yaş gruplarında abortus oranı %26 olarak saptandı. Gebelik komplikasyonu olarak adolesan gebelerin %10'unda preeklampsi, %1'inde gestasyonel diyabet, %23'ünde preterm eylem,%23'ünde EMR, %4'ünde polihidroamniyos ve %22'sinde oligohidroamniyos saptandı. Adolesan gebelerin %58'inde anemi saptandı. Yaş aralığı 10-15 olan gebelerde anemi sıklığı %60, 15-19 yaş arasında ise %57.9 olup istatiksel fark saptanmadı (p=0.650). Adolesan gebelerin bebeklerinin %26.1'ini prematür olarak dünyaya getirdiği ve bu bebeklerin %2.3'ünde sepsis nedeniyle tedavi edildiği saptandı. Adolesan anne bebeklerinde %12.5'inde fetal distress, %19.3'ünde konjenital anomali, %6.8'inde tedavi gerektirecek düzeyde sarılık ve %17'inde neonatal mortalite saptandı. Adolesan annelerin %62.5'i bebeklerini ilk 6 ay içinde emzirdiği saptandı. Sonuç: Adolesan gebelerde eşiyle akrabalık, kırsal kesimde yaşama, gebelikte sıgara kullanma, anemi ve abortus sıklığı diğer çalışmalara göre daha yüksek olduğu saptandı. Ayrıca gebelik yaşı azaldıkça abortus ve anemi insidansının arttığı saptandı. Daha önce adolesan gebelerde fazla çalışma yapılmamış olmakla beraber polihidroamniyos ve oligohidroamniyos sıklığının erişkin gebeliklere göre yüksek olarak saptandı. Sanılanın aksine sezeryan insidansı bu gebelerde düşük saptandı. Diğer çalışmalarda eklampsi sıklığının erişkin gebeliklere göre artmış olduğu belirtilse de çalışmamızda eklampsi sıklığının yüksek olmadığı saptandı. Neonatal sonuçlara bakıldığında konjenital anomali, neonatal mortalite, prematür doğum sıklığının arttığı saptandı. Adolesan gebelikler sonucu doğan bebeklerde sarılık insidansının daha düşük olduğu görüldü. Sonuç olarak, adolesan gebelikler riskli gebelikler olup komplikasyonlarının önlenebilmesi için doğru antenatal bakım sağlanmalı ve adolesan kız çocuklarının eğitim ve sosyoekonomik düzeyi yükseltilerek gebelikleri ve dolayısıyla çocuk anne olmaları önlenmelidir.

Özet (Çeviri)

A retrospective investigation of the maternal risks and neonatal outcomesof the adolescent pregnancies Objective: Adolescent pregnancy is defined as the pregnancyseen at the ages of 19years and below. Today, adolescent pregnancy is one of the public health problemsin both developed and developing countries, negatively affecting the health of both the mother and thebaby. Besides, adolescent pregnancies are considered as high-risk with in pregnancies, and hence they may lead to significant social and health problems for the mother and the baby. The aim of this study involves a retrospective investigation of the maternal risks and neonatal outcomesof the adolescent pregnancies admitted to our hospital. Materials and Methods: This study includes 100 mothers get pregnant at the ages of 10-19 years and 88 babies delivered by these mothers admitted to our hospital between 01.01.2010-31.10.2014. The necessary information required for the cases are retrospectively collected. They involves demographic characteristics (age at marriage, birthage, number of children they give birth in adolescence, kinship status with their husbands, socioeconomic status, place of residence), obstetric complications and outcomes (abortus, smoking during pregnancy, preeclampsia, eclampsia, type of delivery, gestational diabetes, anaemia, preterm labour, polyhydramnios, oligohidroamnios) and neonatal outcomes (prematurity, sepsis, fatal distress, congenital malformations, neonatal mortality, breast feeding and newborn jaundice). The results were statistically evaluated and for the comparison of parameters they were considered as significant where p-value<0.05. Results: The mean age of adolescent girls when they get married was found as 17.12±0.99 while the mean age when they become pregnantwas found as 17.63± 0.95. It was found that all the adolescent mothers got the pregnant at their first year of the marriage and 88% of them gave birth and 13% of them delivered more than one baby in the adolescent period. 19% of the mothers were illiterate. 46% of adolescent pregnancies were relatives of their husbands where this ratio was 100% at the earlier ages (10-15 years) while it was 41% at the later ages (15-19 years) with a significant statistical difference (p= 0.018). In addition, socioeconomic level of 37% was reported as poor, 62% of them were from rural areas. It was found that 19% of adolescent pregnant had smoking habit. This habit was 20%in the firstage group (10-15) while it was 18% in the last age group (15-19). The difference was not significant (p =0.660). 25% of the mothers gave birth viacaesarean section was carried while 75% of them via normal spontaneous vaginal delivery. The difference in the rate of abortus in these two groups was not significant (40% vs 25.3%, p=0.389). The rate of abortus in the whole cases was 26%. The following pregnancy complications were found in the mothers; preeclampsia (10%), gestational diabetes (1%), preterm labour (23%), EMR (23%), polyhydramnios (4%) and oligohidroamnios (22%). Anaemia was observed in 58% of adolescent pregnancies. Prevalence of anaemia in pregnant women was 60% in the first age group while 57.9% in the last (p = 0.650). A delivery rate of 26.1% was premature and 2.3 % of these infants received treatment due to sepsis. Fatal distress (12.5%), congenital anomalies (19.3%), jaundice with a required level of treatment (6.8%) and neonatal mortality (17%) were recorded in the babies delivered by adolescent mothers. It was found that 62.5 % of them breastfed their babies within the first 6 months. A higher rate of kinship with their husbands, living in rural areas, smoking during pregnancy, anaemia and abortus incidence in adolescent mothers was found compared to available studies. It was also found that the incidence of anaemia and abortus was increased with decreasing the age of pregnancy. Although there are no much record of studies on the incidence of polyhydramnios and oligohidroamniyos in pregnant adolescents, these were higher compared with pregnant adults. Contrary to popular belief, the incidence of caesarean section was lower in these pregnancies. Although available studies showed an increased incidence of eclampsia in adolescent cases compared to the adults, this was not high in our study. Evaluation of the neonatal outcomes indicated that an increased incidence of congenital anomalies, neonatal mortality and premature birth compared with the avaliable current date in the literature. The incidence of jaundice in the babies delivered by adolescent mothers was found lower compared with those delivered by adult mothers. Conclusion: As a result, adolescent pregnancy bears high risks and hence a right antenatal care should be provided to prevent the complications. The education and socioeconomic status of adolescent girls must be improved so that they can be provented to get pregnant and concequently to become adolescent mothers.

Benzer Tezler

  1. Adölesan gebeliklerin perinatal sonuçları

    Adolescent pregnancies' perinatal outcomes

    EMİNE YASEMİN İNALÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Kadın Hastalıkları ve DoğumAtatürk Üniversitesi

    Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü

    PROF. DR. METİN İNGEÇ

  2. Adölesan gebeliklerde maternal ve fetal sonuçların değerlendirilmesi

    Evaluation of maternal and fetal outcomes in adolescent pregnancies.

    AYŞE ECENAZ YILDIRIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İZZET ÖZGÜRLÜK

  3. Adölesan gebelik sonuçlarının değerlendirilmesi

    Perinatal outcomes of adolescent pregnancies

    AYŞE KIRBAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bakanlığı

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HACER CAVİDAN GÜLERMAN

  4. Adölesan gebelikler: Maternal ve fetal sonuçlar

    Adolescent pregnancies: Maternal and fetal results

    RAUF MELEKOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Kadın Hastalıkları ve DoğumÇukurova Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İSMAİL CÜNEYT EVRÜKE

  5. Adölesan gebeliklerin anne ve bebek mortalitesi ve morbiditesi üzerine etkileri

    Effects of adolescent pregnancies on maternal and neonatal mortality and morbidity

    GÜLÇE CEREN BARLAS KUNT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERCAN TUTAK