Eleştirel bakış açısıyla hegemonya kuramı çerçevesinde kurumsal sosyal sorumluluk yaklaşımının irdelenmesi
Examining the sense of corporate social responsibility within the frame of hegemony theory from critical perspective
- Tez No: 410123
- Danışmanlar: PROF. DR. MİNE SARAN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Halkla İlişkiler, İşletme, Public Relations, Business Administration
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2015
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Halkla İlişkiler ve Tanıtım Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: 171
Özet
Küreselleşmenin etkilerinin giderek daha yoğun yaşandığı günümüz piyasa koşullarında, marka farkındalığı yaratarak tercih edilebilir olmak isteyen işletmelerin en önemli yardımcısı sosyal sorumluluk çalışmaları olmuştur. Bilgi iletişim teknolojilerinde yaşanan değişimlerle birlikte meydana gelen olumsuz bir durumun zaman ve mekân bağlamını aşarak küresel boyutta yayılması, kurumların sorumlu oldukları paydaşlarına karşı daha fazla duyarlı davranmalarını da beraberinde getirmiştir. Kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları, kurumun paydaşlarıyla olan ilişkilerini geliştirirken, marka değeri başta olmak üzere işletmelere çeşitli faydalar sağlayan bir değere dönüşmektedir. Tarihin belirli dönemlerinde kitlelerin rızasının elde edilebilmesi için başvurulan baskılayıcı uygulamalar 21. yüzyılın bilinç seviyesi yükselmiş, postmodern öznesi üzerinde yeterince etkili olamamakta hatta kimi zamanda uygulanan baskı istenmeyen bir tepkiye dönüşebilmektedir. Bu bağlamda düşünüldüğünde egemen sınıf konumundaki ülke, devlet ya da kurum/kuruluşların varlığının kabul edilebilmesi ve meşruiyetlerinin sorgulanmaması için, toplum tarafından onanmış olmaları gerekmektedir. Burada karşımıza çıkan rıza kavramı, hegemonya kuramının ana sorunsalını oluşturmaktadır. Hegemonya kuramı, gücü elinde bulunduran ve egemen sınıf olarak nitelendirilen grubun, kendi dünya görüşü çerçevesinde, diğer gruplar üzerinde toplumsal rızayı elde etmek için girişilen çalışmaları ifade etmektedir. Rızanın elde edilebilmesi ve rıza halinin sürdürülebilir olması için başvurulan araçlar, egemen sınıfın gücünü ve ideolojik söylemini daha güçlendirmekte ve sürekli yeniden üretmektedir. Kurumsal sosyal sorumluluk yaklaşımı, pozitivist açıdan incelendiğinde işletmenin, iç ve dış çevresine vermiş olduğu zararların telafi edildiği ve toplumsal refahın sağlanarak; yaşanılabilir bir dünya amacıyla gerçekleştirilen uygulamalarını kapsamaktadır. Madalyonun diğer yüzünde; çalışılan konuları sorgulama ve derinine bakmayı amaç edinen eleştirel kuram perspektifi ile karşılaşılmaktadır. Eleştirel kuram çerçevesinde düşünüldüğünde işletmeler, kendilerinin de pay sahibi olduğu bir sorunlar demetine yönelik sosyal sorumluluklarını yerine getirmektedirler. Bu noktada kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları sayesinde elde edilen yararlar; gerçekleştirilen çalışmaların, salt toplumsal iyinin elde edilmesi ya da yarar beklemeden yapılması temelinin sorgulanmasına neden olmaktadır. Hegemonya kuramı çerçevesinde düşünüldüğünde, işletmeler başarılı olabilmek ve herhangi bir toplumsal krizle karşılaşmamak adına kamuoyunun rızasını elde etmek durumundadırlar. Toplumsal rızanın elde edilmesi sürecinde ise, kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarından faydalanmaktadır.
Özet (Çeviri)
In today's market conditions in which the effects of globalization have been gradually experiencing more intensely, social responsibility activities have been the most important supporter of managements which want to be preferred through creating brand awareness . Spreading an unfavorable situation arised from the changes in information and communication technologies to global extent by exceeding the time and place context makes institutions more sensitive to the shareholders whom they are responsible for. Whereas corporate social responsibility studies develops instutions' relations with their shareholders, they also turn into a value which provides a variety of benefits, especially brand value, to business. The repressive implementations applied in order to obtain the consent of the masses during certain periods in the history can not be sufficiently effective on the 21st century's elevated level of consciousness and postmodern subject; and sometimes, that applied repression can even turn into an unwanted reaction. Considered in this regard, countries, governments or institution/organizations in the sovereign class need to be approved by the society in order to be accepted their existence and not to be questioned for their legitimacy. The above mentioned concept of consent constitutes the main problem of the theory of hegemony. Hegemony theory expresses the studies of a powerful group, also called as a sovereign class over other groups within the framework of their world view in which those studies are attempted in order to obtain the consent of the other social groups. Tools that are used for not only obtaining but also sustaining a consent make sovereign class more powerful, strengthen its ideological discourse, and reproduce it continuously. Corporate social responsibility approach, when investigated in terms of the positivist point of view, it includes applications which are realized with the goal of a livable world by means of compensating the damage that business had given to its internal and external environment, and ensuring social welfare. On the other hand, there is a critical theory perspective aiming to query and to focus deeper on studied topics. Managements, when considered within the framework of critical theory, fulfill their social responsibilities towards a bunch of problems in which they are also in a role of stakeholders on those problems. At this point, the benefits achieved through the corporate social responsibility activities cause to question the base of those activities realizing in order for pure societal good or making it for no expectation of any benefits. When considered within the framework of the theory of hegemony, managements are required to achieve the consent of the public in order to be successful and not to meet any societal crisis. Also, in the process of obtaining the social consent, corporate social responsibility studies are made use of.
Benzer Tezler
- Orta doğu'da yeni stratejik çevreleme girişimlerinin Türk dış politikasına etkisi: Suriye örneği
The effects of strategic containment attempts in the middle east on turkish foreign policy: The example of Syria
OĞUZHAN ERGÜN
Doktora
Türkçe
2013
Kamu YönetimiDokuz Eylül ÜniversitesiKamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. AHMET NAZMİ ÜSTE
- Sınıf öğretmeni adaylarında eleştirel düşünce yönelimleri ile eğitim inançları arasındaki ilişkinin incelenmesi
The examination of relationship between critical thinking dispositions and educational beliefs in preservice elementary school teachers
İSMAİL AKGÜN
Yüksek Lisans
Türkçe
2014
Eğitim ve ÖğretimDumlupınar Üniversitesiİlköğretim Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. HAKAN SARIÇAM
- The tensıon between actıon and revolutıon ın hannah arendt's polıtıcal thought: a crıtıcal assessment
Hannah arendt'i̇n si̇yasal düşüncesi̇nde eylem ve devri̇m arasindaki̇ geri̇li̇m: eleşti̇rel bi̇r değerlendi̇rme
DEVRİM KABASAKAL BADAMCHI
Yüksek Lisans
İngilizce
2002
Siyasal BilimlerOrta Doğu Teknik ÜniversitesiSiyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. CEM DEVECİ
- Kur'ân'ın anlam farklılaşmasına i'râbın etkisi: Âlûsî tefsiri örneği
Effect of i'rab on the variations of the meaning in the quran: With special references to Âlusi's exegesis
HARUN ABACI
Doktora
Türkçe
2015
DilbilimSakarya ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YUNUS EKİN
- Geopolitical traditions of Colombia in comparison to Argentina, Brazil and Chile
Kolombiya jeopolitik gelenekleri ve Arjantin, Brezilya ve Şili ile karşılaştırması
JUAN SEBASTİAN BALLEN CHAPARRO
Yüksek Lisans
İngilizce
2015
Uluslararası İlişkilerSakarya ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MURAT YEŞİLTAŞ