Çocukluk çağı obezitesinde vitamin D reseptör gen polimorfizminin metabolik sendrom ve karaciğer yağlanması üzerine etkisi
Influence of vitamin D receptor gene polymorphism on metabolic syndrome and hepatosteatosis in childhood obesity
- Tez No: 412721
- Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. BAYRAM ÖZHAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: VDR polimorfizmi, obezite, metabolik sendrom, NAFLD, vitamin D, hepatosteatoz, Genler, Karaciğer yağlanması, Polimorfizm-genetik, Çocuk hastalıkları, Çocuklar, VDR polymorphism, obesity, metabolic syndrome, NAFLD, vitamin D, hepatosteatosis, Genes, Fatty liver, Polymorphism-genetic, Child diseases, Children
- Yıl: 2015
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Pamukkale Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Çocukluk çağı obezitesi özellikle gelişmiş ülkelerde olmakla beraber, bütün dünyada artan bir prevalansa sahiptir. Artan obezite sıklığı, obeziteye bağlı komplikasyonların daha sık ve daha erken yaşlarda görülmesine yol açmıştır Çocukluk çağında başlayan obezitenin yetişkin dönemde devam etmesi, obezite ile yaşam süresinin uzaması erişkin dönemdeki morbidite ve mortaliteyi artırmaktadır. Obezite bir çok faktörün ortak etkisi ile oluşmaktadır. Beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzı ve genetik faktörler obezite gelişiminde baş aktörler olmasına rağmen, vitamin D'nin rolü göz ardı edilmemelidir. Vitamin D doku üzerindeki etkisini Vitamin D reseptörleri aracılığı ile gerçekleştirmektedir. Bu çalışmanın amacı çocuk obez hastalarda vitamin D reseptör gen polimorfizminin obezite, metabolik sendrom, karaciğer yağlanması ile ilişkisini araştırmak ve karaciğer yağlanması, metabolik sendrom gelişiminde bu polimorfizmlerin rolünü belirlemektir. Çalışmaya yaşları 10–16 yaş arasındaki 130 obez ve 130 sağlıklı çocuk alındı. Obez grupta İDF tanı kriterlerine göre metabolik sendrom tanısı konuldu. Karaciğer yağlanması usg ile değerlendirildi. VDR gen polimorfizmlerinden FokI, BsmI, ApaI ve TaqI hasta ve kontrol grubu olgularında RFLP-PCR yöntemi ile çalışıldı. BsmI, FokI ve TaqI polimorfizminin obez ve kontrol grubu ile karşılaştrıldığında istatiksel olarak anlamlı fark saptandı (p<0.001). BsmI polimorfizmin BB genotipi obezite gelişime riskini 36.92 kat arttırdığı tespit edildi (p<0.001; OR=36.92; %95 CI 5.71-248.77). Obez grupta metabolik sendromu olanlarda BsmI gen polimorfizmi anlamlı yüksek bulunmuştur (p<0.001). BsmI gen polimorfizmin BB genotipi metabolik sendromu 27.82 kat arttırdığı (p=0.003, OR=27.82; %95CI 3.10-249.23), Bb genotipi ise metabolik sendromu 20.13 kat arttırdığı tespit edildi (p=0.004, OR=20.13; %95CI 2.60-155.89). Çalışmamızda hepatosteatozu olan ve olmayan obez çocuklar karşılaştrıldığında VDR gen polimorfizmleri arasında anlamlı bir fark bulunmazken, kontrol grubu ile birlikte değerlendirldiğinde BsmI, FokI ve TaqI gen polimorfizminde hepatosteatozu olan ve olmayan çocuklarda anlamlı farklılık olduğu saptandı (p<0.05). BsmI gen polimorfizmin BB genotipi hepatosteatozu 6.10 kat arttırırken (p=0.002, OR=6.10; %95CI 1.93-19.25), Bb genotipi hepatosteatozu 32.36 kat arttırdığı tespit edildi (p<0.001, OR=32.36; %95CI 13.62-76.91). Sonuç olarak; BsmI gen polimorfizmi, enerji kullanımı ve adipogenezisinde etkili, obez olmaya yatkınlığa sebeb olabilecek faktörlerden birisidir. Çalışmamız BsmI gen polimorfizmi olan bireylerin erken tespitinin, obezite gelişimi ve önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınmasına öncülük edebileceğini düşündürtmektedir.
Özet (Çeviri)
Prevalence of childhood obesity is gradually increasing worldwide, mainly in developed countries. Increased obesity prevalence has led the obesity-related complications to increase and to emerge earlier. Childhood onset obesity's continuation in adulthood, prolonged lifetime with obesity increases morbidity and mortality in adulthood. Obesity develops with a common effect of many factors. Although nutritional habits, life style and genetic factors are the main causes of obesity, the role of vitamin D should not be neglected. Vitamin D shows its effect at tissue level through vitamin D receptors. The aim of this study is to investigate the relationship between vitamin D receptor gene polymorphism and obesity, metabolic syndrome, hepatosteatosis and to determine the role of these polymorphisms on hepatosteatosis, metabolic syndrome development. A total of 130 obese and 130 healthy children aged between 10-16 years were included in the study. Metabolic syndrome diagnosis was made according to IDF criteria. Hepatosteatosis was evaluated with USG. VDR gene polymorphisms, FokI, BsmI, ApaI and TaqI were examined with RFLP-PCR method in patient and control groups. A statistically significant difference was detected between patient and control groups with regard to FokI, BsmI and TaqI polymorphisms (p<0.001). BB genotype of BsmI polymorphism was detected to increase obesity risk 36.92 fold (p<0.001; OR=36.92; 95% CI 5.71-248.77). BsmI gene polymorphism was found statistically significantly higher in children with metabolic syndrome in obese group (p<0.001). BB genotype of BsmI polymorphism was detected to increase metabolic syndrome risk 27.82 fold (p=0.003, OR=27.82; 95%CI 3.10-249.23), Bb genotype was detected to increase metabolic syndrome risk 20,13 fold (p=0.004, OR=20.13; 95% CI 2.60-155.89). When children with or without hepatosteatosis were compared, while a significant difference was not detected with regard to VDR gene polymorphism, a statistically significant difference was found between the children with or without hepatosteatosis with regard to BsmI, FokI and TaqI (p<0.05). While BB genotype of BsmI gene polymorphism increased hepatosteatosis 6.10 fold (p=0.002, OR=6.10; %95CI 1.93-19.25), Bb genotype was detected to increase hepatosteatosis 32.36 fold (p<0.001, OR=32.36; %95CI 13.62-76.91). In conclusion, BsmI gene polymorphism is one of the factors which is effective on energy consumption and adipogenesis and can lead to susceptibility to obesity. The results of our study indicate that early detection of the individuals who have BsmI gene polymorphism could be pioneer for taking measures for prevention of obesity.
Benzer Tezler
- Sağlikli ve obez çocuklarda paraoksonaz aktivitesi, D vitamini, oksidatif stres ve bazi biyokimyasal parametreler arasindaki ilişkinin araştirilmasi
The investigation of the relationship between paraoxonase activity, vitamin D, oxidative stress and some biochemical parameters in healthy and obese children
AMAL HABASH
Yüksek Lisans
İngilizce
2024
BiyokimyaGaziantep ÜniversitesiBiyokimya Bilimi ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HACİ AHMET DEVECİ
- Obez çocuklarda D vitamini düzeyinin değerlendirilmesi, insülin direnci, uyku ve fiziksel aktivite ile ilişkisinin irdelenmesi
Başlık çevirisi yok
EKİN ZEYNEP ALTUN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Eğitimi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. PELİN BİLİR
- Hiperinsülinemik obez çocuk ve adolesanlarda plazma homosistein düzeyleri
Plasma homocystein levels in hyperinsulinemic obese children and adolescents
ZAFER BAĞCI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSelçuk ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. MEHMET EMRE ATABEK
- Obez çocuklarda dislipidemi, hepatosteatoz ve D vitamini düzeyleri arasındaki ilişki
The relationship between dyslipidemia, hepatosteatosis and vitamin D levels in children with obesity
ERHAN FAKIOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık BakanlığıÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FATİH MEHMET KIŞLAL
- Orta-şiddetli pediatrik psoriasis hastalarında demografik, klinik özellikler ve tedavi yönetimi
Demographic, clinical features and treatment management of moderate to severe pediatric psoriasis patients
MELEK PINAR KILIÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
DermatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
DR. ZEYNEP TOPKARCI