Geri Dön

Proteinürili olgularda tedavinin nabız dalga indeksleri üzerine etkisi

The effect of treatment on pulse wave indices of proteinuira cases

  1. Tez No: 460042
  2. Yazar: MUSTAFA ASIM GEDİKLİ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MANSUR KAYATAŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nefroloji, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: Ateroskleroz, NDH, proteinüri, Kalp hızı, Nabız, Atherosclerosis, proteinuira, PWV, Heart rate, Pulse, Proteinuria
  7. Yıl: 2016
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Cumhuriyet Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Proteinürili hastalarda en önemli mortalite nedeni artmış ateroskleroza bağlı kardiyovasküler komplikasyonlardır. Günümüzde non invaziv bir yöntem olan nabız dalga analizi ile aterosklerozu ve arteriyel sertleşmeyi gösterebilmekteyiz. Bu çalışmamızdaki amacımız proteinürili hastalarda 6 aylık süre içerisinde tedavi ile proteinüri miktarındaki değişimlerin nabız dalgalarına olan etkisini incelemektir. Yöntem: Bu çalışmaya Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Polikliniğine ilk kez proteinüri ile başvuran hastalar arasından gönüllü olan 15 hasta dahil edildi. Hastaların NDH ve AI ölçümleri tek operatör tarafından 0., 3. ve 6. ayda basınca duyarlı transduser kullanılarak yapıldı. Eş zamanlı olarak kan basıncı takibi, biyokimyasal testler, 24 saatlik idrarda proteinüri ölçümü yapıldı. Bulgular: Hastalarımızın MTP, NDH ve AI ortalamaları incelendiğinde; 0. ay MTP: 4937,76 mg/gün NDH: 7,07 m/s AI: 25,07 %, 3. ay MTP: 2260,27 mg/gün NDH: 6,79 m/s AI: 22,53 %, 6. ay MTP: 2469,71 mg/gün NDH: 7,18 m/s AI: 32,53 % olarak ölçülmüştür. Hastalarımızın MTP ve NDH arasında 3. ayda (r=-0,621 p=0,014) ve 6. ayda (r=-0,664 p=0,007) negatif bir korelasyon olduğu izlenmiş olup, istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu görülmüştür (p<0,05). Hastalarımızın AI incelendiğinde; hastaların demografik özelliklerden etkilendiği ve MTP ile arasında istatistiksel olarak ilişki olmadığı görülmüştür. Hastalarımızın TG ve LDL yüksekliği ile MTP arasında pozitif bir korelasyon olduğu ve istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu görülmüştür (p<0,05). Hastalarımızın MTP ile kan basınçları arasında pozitif bir korelasyon olduğu ve istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu görülmüştür (p<0,05). Sonuç: Hastalarımızda ilk 3 aylık dönemde tedavi ile MTP'nin azaldığı ve bu azalma ile birlikte NDH'nın da azaldığı görülmüştür; fakat 3 aydan sonra proteinüri miktarının yüksek seyretmesine bağlı olarak kronik sürecin başladığı ve renal hasarın devam ettiği görülmüş olup, NDH'nda ve aterosklerozda artma olduğu görülmektedir. Proteinüri ile NDH ve ateroskleroz arasındaki ilişkinin daha net olarak gösterilebilmesi için hasta sayısının fazla olduğu ve daha uzun süreli prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Aim: In proteinuira patients, the most significant reason of mortality is cardiovascular diseases caused by increased atherosclerosis. Nowadays, we can observe atherosclerosis and arterial stiffness by using a non-invasive method, pulse wave analysis. This study seeks to reveal the effects of the changes in the amount of the proteinuria on the pulse waves of patients with proteinuria in a period of treatment of six months. Method: 15 voluntary patients with proteinuira that applied to the outpatient clinic of Department of Nephrology, Faculty of Medicine, Cumhuriyet University for the first time enrolled in the study. PWV and AI measurements of the patients were taken by using pressure sensitive transduser by a single operator at the moment of diagnosis, third month and six month after the diagnosis, respectively. Blood pressure monitoring, biochemical labrotory tests and 24 hour urinary proteinuira measurements were taken concurrently. Results: When the average of the patients' MTP, PWV and AI measurement are examined, it is observed that at the moment of diagnosis MTP: 4937,76 mg/day PWV: 7,07 m/s AI: 25,07 %, in the third month MTP: 2260,27 mg/day PWV: 6,79 m/s AI: 22,53 % and in the sixth month MTP: 2469,71 mg/day PWV: 7,18 m/s AI: 32,53 %. With our patients, there was a negative correlation between MTP and PWV in the third month (r=-0.621 p=0.014) and sixth month (r=-0.664 p=0.007) and the result is found to be statistically significant (p<0.05). When our patients' AI measurement are examined; it is seen that AI is affected by demographic characteristics of patients and that there is no significant statistical relationship between the MTP and AI. There exist statistically significant correlations between TG and LDL increase, and MTP (p<0.05). There is a positive correlation between MTP and blood pressure of the patients and the result is found to be statistically significant (p<0.05). Conclusion: In first three month period, it's seen that MTP is decreased by treatment and therefore PWV is decreased, also, and after that time chronic stage occurs and renal damage continued depending on the high proteinuira amount. We also observed an increase in PWV and atherosclerosis. In order to demonstrate the relationship between proteinuria with PWV and atherosclerosis more clearly, there is a need for further studies which are long-term prospective and have large number of patients.

Benzer Tezler

  1. Antiproteinuric effect of angiotensin ii receptor antagonist losartan

    Anjiotensin ıı reseptör antagonisti losartanın antiproteinürik etkisi

    MEHMET USTA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    İç HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KAMİL DİLEK

  2. Hematopoetik kök hücre nakli yapılan hasstalarda metabolik sendrom gelişimi, risk faktörleri ve kan basıncı değişkenliği ile ilişkisi

    The relationship between metabolic syndrome develeopment, risk factors with blood pressure variability in hematopoietic stem cell transplantation patients

    ŞEYMA YILDIZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    NefrolojiGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÜLVER BOZTEPE DERİCİ

  3. Nefrotik sendromlu hastalarda angiotensin II reseptör antogonisti losartan ile angiotensin konverting enzim inhibitörü enalaprilin antiproteinürik etkilerinin karşılaştırılması

    Comparison between the angiotensin II receptor antogonist losartan and the angiotensin-converting enzyme inhibitor enalapril in proteinuria of patients with nephrotic syndrome

    ALİ RIZA ODABAŞ

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    NefrolojiAtatürk Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YILMAZ SELÇUK

  4. Glomerülonefritli hastalarda vasküler endotelyal büyüme faktör g1154a ve c936t gen polimorfizmlerinin tedaviye yanıt ile olan ilişkisi

    The relation between gene polymorphisms of vegf -g1154a and c936t and response to therapy in patients with glomerulonephritis

    HATİCE TERZİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    NefrolojiCumhuriyet Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MANSUR KAYATAŞ

  5. Henoch-Schönlein purpurasında uzun süreli prognoz ve mikroalbüminüri

    Long term prognosis in Henoch-Schönlein purpura and microalbuminuria

    BÜLENT BAŞTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. ÖZGÜR KASAPÇOPUR

    PROF.DR. NİL ARISOY