Sıçanlarda kısmi tendon hasarı modelinde hyaluronik asitin iyileşmeye etkisi
Effect of hyaluronic acid on healing of rat partial tendon injury model
- Tez No: 544194
- Danışmanlar: DOÇ. DR. NESİBE SİNEM ÇİLOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi, Plastic and Reconstructive Surgery
- Anahtar Kelimeler: Biyomekanik, Hayvan deneyleri, Histopatoloji, Hyalüronik asit, Sıçanlar, Tendon yaralanmaları, Tendonlar, Yara iyileşmesi, Biomechanics, Animal experimentation, Histopathology, Hyaluronic acid, Rats, Tendon injuries, Tendons, Wound healing
- Yıl: 2019
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
AMAÇ: Kısmi fleksör tendon yaralanmalarına klinikte çok sık karşılaşılmamaktadır. Literatürde de büyük seriler içeren çalışmalar bulunmamaktadır. Tendon onarımını öneren ve önermeyen tedavi yöntemleri mevcuttur. Çalışmamızda oluşturulan kısmi tendon hasarı modelinde hyaluronik asit uygulanarak veya epitendinöz sütürlerle onarım yapılarak yeni bir tedavi modelinin araştırılması amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışma Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Hamidiye Hayvan Deneyleri Yerel Etik Kurulu'nun onayı (Ocak 2019, 2019-01/11) ile SBÜ Sultan Abdulhamit Külliyesi Deney Hayvanları Üretim ve Araştırma Laboratuarı'nda gerçekleştirilmiştir. Çalışmada 12 saatlik aydınlık karanlık sikluslarda su ve pelet formunda yem ile adlibitum beslenen, 21° - 24° C sıcaklık ve %60-70 nem aralığında bulunan odalarda 8'erli 4 kafeste muhafaza edilen 7 aylık 190-250 gram ağırlığında 32 adet Sprague Dawley cinsi dişi rat kullanılmıştır. Cerrahi öncesinde deneklere profilaktik antibiyotik olarak enrofloksasin (Baytril) intraperitoneal uygulanmıştır. Anestezi uygulanmasının ardından bütün deneklere pron pozisyonda aşil tendonu insersiyosunun 5 mm proksimalinde tendonun %50 yüzey alanına künt olmayan keskin hasar uygulanmıştır. Kontrol grubunda (K) hasar bölgesi çevresine 0.1 mililitre (cc) serum fizyolojik (SF) uygulanırken, onarım grubuna (O) 6/0 prolen ile epitendinöz onarım uygulanarak onarım hattı çevresine 0.1 cc SF uygulanmış, hyaluronik asit grubuna (HA) 0.1 cc hyaluronik asit uygulanmış, onarım ve hyaluronik asit grubuna (O + HA) 6/0 prolen ile epitendinöz onarım uygulandıktan sonra 0.1 cc hyaluronik asit uygulanmıştır. Postoperatif analjezik olarak metamizol intraperitoneal olarak uygulanmıştır. BULGULAR: Cerrahiden sonra ötenaziye kadar başka işlem uygulanmamıştır. Deneklere 28. günde anestezi altında ötenazi uygulanıp sakrifikasyon esnasında bütün tendonlar Tang'ın makroskopik adezyon kriterlerine göre değerlendirilmiştir. Her gruptan 5 denek biyomekanik incelemeye, 3 denek histopatolojik incelemeye alınmıştır. Biyomekanik incelemelerde test cihazında maksimum kopma kuvveti değerlendirilmiştir. Tendonlar ışık mikroskobu altında Movin ve Bonar semikantitatif skorlamaları ile değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Tang'ın makroskopik adezyon kriterlerine göre gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p=0.0001*). K ve O grupları arasında (p=0.025*), O ve O + HA grupları arasında (p=0.001*), K ve HA grupları arasında (p=0.025*) istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmış, hyaluronik asitin adezyonu azalttığı değerlendirilmiştir. Histopatolojik değerlendirmede K grubu HA grubuna göre istatistiksel anlamlı olarak daha düşük Movin skoruna sahipken (p=0.046*) diğer gruplar arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Ortalama maksimum kopma kuvvetlerinde K grubunun O grubu (p=0.047*), HA grubu ve O + HA grubu (p=0.047*) ortalamalarından anlamlı olarak yüksek olduğu gözlenmiş, O, HA ve O + HA grupları arasında ise anlamlı fark saptanmamıştır. SONUÇ: O ve O + HA gruplarında ortalama maksimum kopma kuvveti K grubuna göre anlamlı olarak düşük bulunmuştur. Bu verilere göre epitendinöz süturasyonun %50 keskin hasar modelinde tendon dayanıklılığını ters yönde etkilediği söylenebilir. Çalışmada hyaluronik asitin adezyonu istatistiksel olarak anlamlı derecede azalttığı görülmüştür. Bununla birlikte K grubuna göre HA ve O + HA gruplarının ortalama maksimum kopma kuvvetlerinin anlamlı olarak düşük olduğu gözlenmiştir. Movin skorlamasına göre de hyaluronik asit uygulanan grup kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha anormal görünümdedir. Bu verilere göre hyaluronik asitin kısmi tendon yaralanmasında tendon iyileşmesi ve dayanıklılığına etkisinin olmadığı, ancak daha geniş örneklemlerde veya fleksör tendon modeline daha yakın daha gelişmiş filogenetik deney modellerinde etkilerinin incelenmesinin daha uygun olacağı sonucuna varılmıştır. Tendon iyileşmesi üzerine yapılacak çalışmalar da kısmi fleksör tendon yaralanmalarının daha iyi değerlendirilmesine imkan sağlayacaktır.
Özet (Çeviri)
AIMS: Partial flexor tendon injuries are not very common conditions in clinic practice. There are no large series of studies in the literature. There are studies that recommends tendon repair or conservational methods. In partial tendon injury model planned, we aimed to investigate a new treatment model by applying hyaluronic acid and repairing with epitendinous sutures. MATERIAL AND METHODS: Prior to the commencement of the study, University of Health Sciences Institutional Animal Care and Use Committee approval was obtained (January 2019, 2019-01/11). In study, 7 months–old female 32 Sprague Dawley rats whose weights between 190 and 250 gram were housed eight per cage. Rats were kept in an animal facility, where temperature (21° - 24°C), humidity (%60 - 70) and light/dark cycle (12: 12 hours) were controlled, and access to standard food and water was provided ad libitum. Before the surgery, enrofloxacin (Baytril) was used intraperitoneally as prophylactic antibiotic. After the anesthesia, all rats positioned in prone position and sharp injury that had %50 of cross sectional area of achilles tendon was made at 5 mm proximal of tendon insertion. In the control group (Co) 0.1 mililiters (cc) saline was applied to the area of partial injury. In the repair grup (R) partial injury was repaired with 6/0 prolene epitendinous suture then 0.1 cc saline was applied. In the hyaluronic acid group (HA), 0.1 cc hyaluronic acid was applied. In repair and hyaluronic acid group (R + HA), partial injury was repaired with 6/0 prolene epitendinous sutures then 0.1 cc hyaluronic acid was applied. Metamizol was injected intraperitoneally as post operative analgesic. RESULTS: Only one procedure that was applied to animals is surgery until sacrification. At 28th day, animals were euthanized under the anesthesia. All tendons were evaluated with Tang's macroscopic adhesion criteria during sacrification. In each group, three animals were used for histopathologic evaluation, five animals were used for biomechanic evaluation. In histopathology, tendons were evaluated under light microscope with semiquantitative Movin ve Bonar scores. Maximum failure load was measured in biomechanic evaluation. Data were analysed statistically. In adhesion scores, there were statistically significant difference between the groups (p=0.0001*). Also there were statistically significant difference between group Co and R (p=0.025*), R and R + HA (p=0.001*), Co and HA (p=0.025*). So it was showed that hyaluronic acid decreases adhesions. In histopathologic evaluation, group Co had statistically significant lower Movin scores than HA group (p=0.046*). There were no statistically significant differences between other groups. In mean maximum failure load, it was seen that group Co had statistically significant higher than R (p=0.047*), HA and R + HA (p=0.047*) groups. CONCLUSION: R and R + HA groups have statistically lower mean maximum failure loads than control group. So it can be said that the epitendinous repair have negatively effect on the strength of %50 injured tendon model. The study has showed that hyaluronic acids statistically significant decreases adhesions. However, HA and R + HA groups have statistically significant mean lower maximum failure loads than Co group. Also in Movin scores, HA group was seen more abnormal than Co group statistically significant. According to these data, it was concluded that Hyaluronic acid did not have effect on tendon healing and durability in partial tendon injury, but it would be more appropriate to examine the effects of larger samples or more advanced phylogenetic models closer to the flexor tendon model. Studies on tendon healing also allow the evaluation of partial flexor tendon injuries.
Benzer Tezler
- Atherosklerotik kalp hastalıklarında risk faktörleri
Risk factors in the coronary artery disease
MURAT SUHER
- Acil yardım ve tedavi hastanelerinin idari mali ve teknik yönden planlaması
Başlık çevirisi yok
SERVET OKUYUCU
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
HastanelerGazi ÜniversitesiKazalarda Acil Yardım ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HİKMET PEKCAN
- Toprak ve tarım reformu uygulamasında öncelikli köylerin tesbitine ilişkin bir yöntem uygulaması
Başlık çevirisi yok
SABİR ATASEVER
- Diyabetus mellitus'da gözlenen mikrovasküler komplikasyonların prostaglandinler ile olan ilişkisi
The Relation of microvaskular complications observed in diabetes mellitus with prostoglandins
CANAN NEBİGİL
Doktora
Türkçe
1985
Eczacılık ve FarmakolojiCumhuriyet ÜniversitesiFarmakoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. YUSUF SARIOĞLU