Cerrahi alan enfeksiyonu saptanan olgularda risk faktörlerinin değerlendirilmesi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 581601
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MEHMET YILDIRIM
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
- Anahtar Kelimeler: Cerrahi yara enfeksiyonu, Enfeksiyon, Retrospektif çalışmalar, Risk faktörleri, Surgical wound infection, Infection, Retrospective studies, Risk factors
- Yıl: 2019
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Cerrahi alan enfeksiyonları(CAE) operasyonlar sırasında cerrahlarca incelenen dokularda organlarda veya boşluklarda operasyon sonrası meydana gelen infeksiyondur. Cerrahi girişimi takiben, eğer implant/protez/mesh kullanılmamış ise 30 gün içinde, kullanılmış ise bir yıl içinde gözlenen, cerrahi girişimin uygulandığı doku veya organdaki enfeksiyonlar cerrahi alan enfeksiyonu olarak adlandırılır.Bu enfeksiyonlar insizyonel veya organ/boşluk enfeksiyonu olmak üzere iki gruba ayrılır. Ayrıca, insizyonel cerrahi alan enfeksiyonları da yüzeyel ve derin olmak üzere iki grupta incelenir.Cerrahi alan enfeksiyonları mortalite, morbidite hastane masraflarını arttırması bakımından cerrahinin ve sağlık sisteminin önemli bir sorunudur.Cerrahi alan enfeksiyonlarından korunmak ve gelişimini önlemek için risk faktörlerinin bilinmesi ve gerekli önlemlerin alınması şarttır. Bu çalışma İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği'nde yürütüldü. 2014-2018 yılları arasında opere olduktan sonra cerrahi alan enfeksiyonu saptanan 109 hasta ve aynı tarihler arasında opere edildikten sonra cerrahi alan enfeksiyonu saptanmayan 120 hasta, kontrol ve hasta grubu olarak ikiye ayrılarak incelendi. Hastalar retrospektif olarak hastane bilgi sistemi ve hasta dosyaları incelenerek tarandı. Cerrahi alan enfeksiyonlarında risk faktörleri arasında malignite, obezite, hipoalbuminemi, yaş, cinsiyet, ASA skoru, ameliyat zamanlaması(acil/elektif), ameliyat tipi(konvansiyonel/laparoskopik), diyabetes mellitus, anemi, hipoksi, ameliyat süresi, yetersiz antibiyotik proflaksisi, yara sınıfı, pre-op ve post-op hastanede yatış süresi, per-op kan transfüzyonu, cerrahi alan enfeksiyonun tipi gibi etkenler irdelendi.Saptanan cerrahi alan enfeksiyonunun türü(yüzeyel, derin, organ/boşluk) ve alınan yara yeri kültürlerinde saptanan mikroorganizmalar incelendi. Bu araştırmada istatistiksel değerlendirmeler için SPSS (Statistical package for Social Sciences) istatistik paket programı 22.0 sürümü kullanıldı.P < 0.05 anlamlı olarak kabul edildi. Risk faktörü olarak değerlendirilen parametrelerden hasta yaşı incelendiğinde CAE saptanan 109 hastanın yaş ortalaması 63±15 kontrol grubundaki 120 hastanın yaş ortalaması 49 ±17 olarak saptandı. (p<0.01) 229 hastanın 129'u(%56) erkek, 100'ü(%44) kadındı.Cinsiyet dağılımında erkeklerin %48'inde, kadınların %46'sında CAE saptandı.Erkeklerin ve kadınların arasında (%48.8 vs %46) anlamlı fark olmadığı(p=0.6) saptandı. Operasyon tipi incelendiğinde calısmadaki toplam 229 vakanın 186(%81) tanesinin açık operasyon, 43(%19) tanesinin laparoskopik operasyon olduğu saptandı.Açık operasyonlarda %55, laparaskopik operasyonlarda %11 oranında CAE saptandı. (p<0.01) Operasyon zamanlaması acil ve elektif olarak değerlendirildiğinde toplam 229 vakanın 74(%32.3) tanesinin acil olarak opere edildiği, 155(%67.7) hastanın elektif opere edildiği görüldü.Acil opere edilen vakaların %56sı elektif operasyonların %43ünde CAE saptandı. (p<0.01) Hastaların toplam 79(%34.4)tanesinde malignite mevcuttu.Malignitesi olanları %74, olmayanların %33'ünde CAE saptandı.(p<0.01) Albumin değeri 3.5gr/dl altındaki değerler hipoalbuminemi olarak belirlendi.Çalışmaya katılan 229 hastanın 106 tanesinin pre-op albumin değerlerine ulaşılabildi.106 hastanın 25'İnde hipoalbuminemi saptandı.Hipoalbuminemisi olanları %92'sinde CAE geliştiği görüldü.Albumin değeri normal olan hastaların %40'ında CAE geliştiği görüldü.(p<0.05) Çalışmada toplam 53 diyabetik hasta mevcuttu.Diyabetiklerin %56'sında, diyabeti olmayanların %44'ünce CAE saptandı.(p=0.1) ASA skorunun CAE ilişkisi incelendiğinde ASA skoru arttıkça CAE gelişme olasılığının arttığı saptandı.(p<0.01) Yara sınıfının CAE ilişkisi incelendiğinde yara sınıfında derece arttıkça CAE gelişiminde anlamlı artış saptandı.(p<0.01) Kan tx öyküsü olan hastaların %80'i CAE saptanan hastalar içinde olduğu, kan tx öyküsü olmayan hastaların %37'sinin CAE saptanan hastalar içinde olduğu görüldü.(p<0.01) CAE saptanan hastaların 19'unda, CAE saptanmayan hastaların 16'sında solunum sistemi hastalığı mevcuttu.Anlamlı fark saptanmadı.(p=0.3) Hemoglobin değeri 10 ve altındaki hastalar CAE gelişen grupta daha fazla saptandı.(p<0.01) Çalışmamızda operasyon süresi uzadıkça CAE gelişiminde anlamlı farklılık bulundu(p<0.01) Gelişen 109 cerrahi alan enfeksiyonu yüzeyel,derin ve organ/boşluk olarak incelendiğinde 43(%39) adet yüzeyel, 27(%24) adet derin, 39(%35) adet organ boşluk olarak saptandı.CAE saptanan hastaların kültür sonuçları incelendiğinde 11 hastanın kültür sonucuna ulaşılamadı.Kalan 98 hastanın kültür sonuclarına göre %40 e.coli, %32 klebsiella, %20 flora bakterisi, %20 enterokok, %16 entero/acinetobakter, %10 pseudomonas, %6 proteus, %6 oranında candida üremesi olduğu saptandı. Bizim çalışmamızda CAE; yaşlılarda, açık operasyonlarda, acil operasyonlarda, malignite varlığında, hipoalbuminemide, ASA skor yüksekliğinde, artan yara sınıfı derecesinde, kan transfüzyonunda, hemoglobin değeri düşüklüğünde, post-op yatış günü artışında anlamlı yüksek bulundu. Cerrahi alan enfeksiyonları, asepsi ve antisepsi uygulamalarında, sterilizasyon metotlarında, ameliyathane koşullarında ve cerrahi teknik, yoğun bakım imkanlarındaki ilerleme ve gelişmelere ve profilaktik antibiyotik uygulamalarına rağmen hâlâ modern cerrahinin çok önemli ve ciddi bir problemi olmaya devam etmektedir.
Özet (Çeviri)
Surgical site infections (SSI) are postoperative infections developed in tissues, organs or cavities after being manipulated by surgeons during operations. These infections are observed within 30 days following the surgery if the implant prosthesis/mesh is not used, and within one year if used. Surgical site infections are divided into two groups as incisional infections or organ/cavity infections. Additionally, incisional surgical site infections are examined in two groups as superficial and deep infections. Surgical site infections are an important problem of surgical procedures and health system in terms of increasing mortality and morbidity rates and hospital costs. In order to prevent from these infections and avoid their developments, it is essential to know the risk factors and to take necessary precautions. This study was conducted at the General Surgery Clinic of İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Between 2014-2018, 109 operated patients who are diagnosed with surgical site infections, and 120 operated patients without any surgical site infection are examined in this study after being classified as control and patient groups. The patients were retrospectively reviewed by examining the hospital information system and patient files. Malignancy, obesity, hypoalbuminemia, age, gender, ASA score, the timing (emergency/elective) and type of surgery (conventional/laparoscopic), diabetes mellitus, anemia, hypoxia, operative time, insufficient antibiotic prophylaxis, wound class, pre-op and post-op hospital stay period, per-op blood transfusion, and surgical site infections were investigated as the risk factors of surgical site infections. The type of surgical site infection (superficial, deep, organ/cavity) and microorganisms detected in the wound culture were analyzed. In this study, SPSS (Statistical Package for Social Sciences) version 22.0 was used for statistical analysis and p <0.05 was considered as statistically significant Once the age of the patient (one of the risk factors) was examined, the mean age of 109 patients with diagnosed SSI was calculated as 63±15, and the mean age of 120 patients in the control group was calculated as 49 ±17 (p<0.01). From among these 229 patients, 129(%56) of them were males and the remaining 100(%44) were females. SSI was identified in 48% of males and 46% of females. No significant difference (p=0.6) was observed between males and females (48.8%-46%). Once the operation type was explored, it was found that 186 of 229 (81%) cases were handled via open surgery and the remaining 43 cases (19%) was laparoscopic. SSI was observed in 55% of open surgery cases and in 11% of laparoscopic cases (p<0.01). When the timing of the operation was examined as urgent or elective, it was seen that 74 of 229 patients (32.3%) were operated urgently whereas the remaining 155 patients (67.7%) were operated electively. 56% of urgently operated patients and 43% percent of electively operated patients were diagnosed with SSI (p<0.01). Totally, 79 patients (34.4%) had malignancy. SSI was identified in 74% of patients with malignancy and in 33% of patient without malignancy (p<0.01). Albumin values below 3.5g/dl were considered as hypoalbuminemia. From among 229 patients, the pre-op albumin levels of only 106 patients were evaluated and hypoalbuminemia was detected in 25 of these patients. SSI was developed in 92% of patients with hypoalbuminemia. On the other hand, SSI was observed in 40% of patients with normal albumin levels (p<0.05). A total of 53 diabetic patients were included in this study. SSI was detected in 56% of diabetic patients and in 44% of non-diabetic patients (p=0.1). Once the relation between ASA score and SSI was examined, it was seen that the higher the ASA score, the higher the probability of developing SSI (p<0.01). When the SSI relationship of the wound class was explored, a significant increase in SSI development was observed as the degree of contamination of the wound increased (p<0.01). It was seen that 80% of patients with history of blood tx and 37% percent of patients without history of blood tx were among the patients who diagnosed with SSI (p<0.01). Respiratory system disease was present in 19 patients with SSI and 16 patients without SSI. No significant difference was found (p=0.3). Patients with hemoglobin values of 10 or less were more frequently observed in the group with SSI (p<0.01). In our study, a significant difference was observed in the development of SSI as operative time was prolonged (p<0.01). Once 109 surgical site infections were examined as superficial, deep and organ/cavity, 43 superficial (39%), 27 deep (24%) and 39 organs (35%) were detected. The culture results of 11 patients could not be reached when the culture results of the patients with SSI were explored. According to the culture results of the remaining 98 patients, 40% e.coli, 32% klebsiella, 20% flora bacteria, 20% enterococci, 16% entero/acinetobacter, 10% pseudomonas, 6% proteus and 6% candida growth were observed. In our study, CAE was found to be significantly higher in the elderly, open operations, emergency operations, the presence of malignancy, hypoalbuminemia, high ASA score, increased wound level, blood transfusion, decreased hemoglobin value, and increased post-op hospitalization stay. Despite advances in asepsis and antisepsis applications, sterilization methods, operating room conditions, surgical techniques, intensive care facilities, and prophylactic antibiotic applications, surgical site infections remain a very important and serious problem in modern surgery.
Benzer Tezler
- Karbapeneme dirençli Klebsiella pneumoniae enfeksiyonlarında seftazidim-avibaktam direnci: Risk faktörleri ve mortalitenin değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
BÜŞRA YILDIRIM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜNAY TUNCER ERTEM
- COVID-19 öyküsü olan elektif cerrahi geçirmiş hastalarda intraoperatif ve postoperatif kardiyak değişikliklerin retrospektif olarak değerlendirilmesi
Evaluation of intraoperative and postoperative cardiac changes in elective surgical patients with a history of COVID-19: A retrospective study
HUMAY ALIMARDANLI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Anestezi ve ReanimasyonAkdeniz ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TÜLİN TİTİZ
DR. ÖĞR. ÜYESİ EMEL GÜNDÜZ
- Hepatit C virusu enfeksiyonu doğal seyri
Başlık çevirisi yok
ÇETİN KARACA
Tıpta Yan Dal Uzmanlık
Türkçe
2003
Gastroenterolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MURAT DİLMENER
- Stafilokoksik kan dolaşımı infeksiyonlarının epidemiyolojisi ve metisiline dirençli staphylococcus aureus suşlarının“pulsed field”jel elektroforez ile analizi
Epidemiology of the staphylococcal bloodstream infections and the analysis of MRSA isolates with PFGE
AYŞE YÖRÜK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2002
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiErciyes ÜniversitesiKlinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. BİLGEHAN AYGEN
- Kolposkopik biyopside yüksek grade servikal intraepitelyal neoplazi saptanan hastalarda konizasyon sonrası yüksek grade servikal intraepitelyal neoplazi yokluğu
Absence of high grade cervical intraepithelial neoplasia after conization in patients with high grade cervical intraepithelial neoplasia detected on colposcopic biopsy
MERYEM BETÜL YILDIRIM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEHMET ALİ NARİN