Geri Dön

Perkütan nefrolitotomi operasyonu sonrası yüksek akım oksijen uygulamasının solunum parametreleri ve derlenme üzerine etkisi

Effect of high flow oxygen practice on respiratory parameters and recovery after percutaneous nephrolithotomy

  1. Tez No: 615598
  2. Yazar: FERHAT YILDIZ
  3. Danışmanlar: UZMAN FATİH DOĞU GEYİK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Yüksek akım nazal oksijen, postoperatif erken dönem, derlenme, Anesteziden ayılma dönemi, Cerrahi-ürolojik, Nefrolitotomi, Oksijen solutma tedavisi, Postoperatif dönem, High flow nasal oxygen, postoperative early period, recovery, Anesthesia recovery period, Surgery-urologic, Nephrolithotomy, Oxygen inhalation therapy, Postoperative period
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Tıp Eğitimi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Kuru ve soğuk hava solunum yolları için irritandır, nazal inflamasyona sebep olur. Ayrıca perkütan nefrolitotomi operasyonu sonrası hastalarda asidoza eğilim gelişmektedir. Bu çalışmada postoperatif erken dönemde yüz maskesiyle 6 L/dk'dan ve yüksek akım nazal kanülle 60 L/dk'dan oksijen uygulanan hastalara ait vital parametreler, kan gazları, postoperatif derlenme skorları ve akciğer ilişkili komplikasyonların karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Perkütan nefrolitotomi operasyonu planlanan ASA I-II-III risk skoruna sahip, 18 yaş üstü her 2 cinsiyetten toplam 60 hasta dahil edildi. Çalışma prospektif ve randomize olarak planlandı. Hastalar rastgele; yüksek akım oksijen grubu (Grup YA, n=30) ve maske oksijen grubu (Grup Maske, n=30) olmak üzere ikiye ayrıldı. Perkütan nefrolitotomi operasyonu sırasında ve postoperatif arter kan gazları değerlendirildi. Ameliyat sonrası erken dönemde iki gruptaki hastaların vital değerleri (kalp tepe atımı, SpO2, arteryel tansiyon, dakika solunum sayısı) karşılaştırıldı. Postoperatif derlenme açısından QoR-40 anketi uygulandı. Akciğer ilişkili komplikasyonlar kaydedildi. Bulgular: Demografik veriler açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Kan gazı incelemesinde postoperatif birinci saatte yüksek akım grubunda SpO2'nin daha yüksek olduğu, PaO2, SaO2 artışının anlamlı olduğu görüldü(sırasıyla p=0,01, p<0,001, p=0,03). Yüksek akım grubunda postoperatif 1. saat solunum sayısındaki düşüklük ve ekstübasyon sonrasına göre pH artışı anlamlıydı(sırasıyla p<0,001, p=0,007). PaCO2 düzeylerinde gruplar arasında anlamlı fark yoktu. Sistolik-diastolik arter basıncı, kalp tepe atımı açısından istatistiksel fark yoktu. Postoperatif 24. saatte hasta derlenmesi açısından anlamlı fark saptanmadı. Postoperatif akciğer ilişkili komplikasyonlar, mortalite, hastane yatış süreleri ve reentübasyon gerekliliği açısından iki grup arasında fark yoktu. Sonuç: Postoperatif yüksek akım oksijen uygulamasının erken dönemde kan gazında oksijenlemeyi ve pH'ı artırıp dakika solunum sayısını azalttığı görüldü. Postoperatif derlenme ve akciğer komplikasyonları açısından anlamlı farklılık oluşturmadığı anlaşıldı. Postoperatif yüksek akım oksijen uygulamalarının daha geniş gruplarda çalışılması gerektiği düşünüldü.

Özet (Çeviri)

Aim: Dry and cold air irritates airway, it causes nasal inflammation. Furthermore, patients are prone to asidosis in arterial blood gases after percutaneous nephrolithotomy surgery. We performed basic mask oxygen flow at 6 liters per minute and high flow nasal oxygen flow at 60 liters per minute and aimed to compare vital parameters, arterial blood gases, postoperative recovery levels, lung related complications in patients whom performed mask oxygen or high flow nasal oxygen during postoperative early period. Materials and Methods: This study is included 60 patients, in two gender, over 18 years old with a risk score of ASA I-II-III planned for percutaneous nephrolithotomy surgery. The study is planned as prospective and randomized. Patients were seperated ramdomly as; high flow oxygen group(Group HF, n=30), mask oxygen group(Group Mask, n=30). During percutaneous nephrolithotomy surgery and postoperative arterial blood gases were evaluated. Vital parameters (heart rate, SpO2, arterial blood pressures, respiratory rate) of two groups were compared in postoperative early period. QoR-40 survey was used for postoperative recovery. Lung related complications were recorded. Results: There is no statistically difference between groups in terms of demographic data. İn arterial blood gas analysis at postoperative 1. hour, SpO2 levels were higher, PaO2 and SaO2 increase were statistically significant in high flow group.(respectively p=0,01 p<0,001 p=0,03). Lower respiratory rate and pH increase is statistically significant in high flow group after 1 hour oxygen therapy, when we compare blood gases at postextubation versus after 1 hour oxygen therapy. (respectively p<0,001 p=0,007). There is no stastically significant difference in PaCO2 levels. We didn't see any difference in systolic-diastolic blood pressure, heart rate, recovery level in postoperative 24. hour, postoperative lung complications, mortality, hospital stay, reintubation rate between two groups. Conclusion: High flow oxygen therapy increases oxygenation and pH in blood gases and decrease respiratory rate in postoperative early period. There is no difference in terms of postoperative recovery and lung complications. We believe that larger groups are needed to examine in postoperative high flow oxygen practice

Benzer Tezler

  1. Supin perkütan nefrolitotomi sonrası taşsızlıkdurumu ve komplikasyon oranlarını öngörmekiçin GSS, S.T.O.N.E., S-ReSCand CROES nefrolitometriskorlama sistemlerinin karşılaştırılması

    Comparison of GSS, S.T.O.N.E., S-ReSCand CROESnephrolithometry scoring systems to predict stone-freestatus and complication rates after supine percutaneousnephrolithotomy

    BİLAL KULAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    ÜrolojiHatay Mustafa Kemal Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FATİH GÖKALP

  2. Perkütan nefrolitotomi sonrası nefrostomi traktına lokal anestezik ajan infiltrasyonunun ağrı kontrolüne etkisi

    The effect of local anesthetic agent infiltration around nephrostomy tract on postoperative pain control after percutaneous nephrolithotomy

    GÖKÇE DÜNDAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    ÜrolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÖKHAN GÖKÇE

  3. Perkütan nefrolitotomi operasyonlarında Guy's ve S.T.O.N.E nefrolimetri skorlama sistemlerinin operasyon sonrası taşsızlık oranları ve komplikasyonlara göre karşılaştırılması

    Comparison of Guy's and S.T.O.N.E nephrolimetry scoring systems in percutaneous nephrolithotomy operations with postoperatively stony rates and complications

    AHMET KÜÇÜKYANGÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    ÜrolojiBalıkesir Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CEM GÜLER

  4. 1-2 cm arası böbrek taşı cerrahisinde fleksibl üreterorenoskopi (f-urs) uygulanan hastalarda akses kılıf geçmemesi durumunda aynı seansta perkütan nefrolitotomi veya double j katater tatbiki sonrası 2. seans f-URS uygulamasının cerrahi başarı ve hasta konforu açısından karşılaştırılması: Prospektif randomize bir çalışma

    Comparison of percutaneous nephrolithotomy or 2nd session f-urs application after double-j catheter application in the same session in patients who underwent flexible ureterorenoscopy (f URS) in renal stone surgery between 1-2 cm and in the absence of access sheath in terms of surgical success and patient comfort: A prospective randomized study

    UFUK ÇAĞLAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    ÜrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET FATİH AKBULUT