Geri Dön

Erektil disfonksiyonlu hastalarda erektil disfonksiyon şiddeti ile serum lOX-1 (Lektin benzeri okside LDL reseptör-1) seviyesinin ilişkisi

The relationship between erectile dysfunction severity and serumlOX-1 (Lectin-like oxidized LDL receptor-1) level in patients with erectiledys function

  1. Tez No: 634091
  2. Yazar: HALİL EMRE YILDIZ
  3. Danışmanlar: UZMAN METİN KILIÇ, UZMAN VOLKAN ÇAĞLAYAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Üroloji, Urology
  6. Anahtar Kelimeler: Erektil disfonksiyon, serum sLOX-1, impotans, IIEF, Bursa, Kolesterol-LDL, Lektinler, Erectile dysfunction, serum sLOX-1, impotence, IIEF, Bursa, Cholesterol-LDL, Lectins
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Yaşlanan erkekte gelişen erektil disfonksiyonda vasküler patolojiler ön planda görülür ve bilindiği gibi endotel disfonksiyonu ve beraberinde gelen ateroskleroz bu vasküler patolojilerin gelişiminde önemli role sahiptir. Biz bu çalışmamızda; erektil disfonksiyonla başvuran erkeklerde, erektil disfonksiyon (ED) derecesi ile ateroskleroz ve diğer kardiyovasküler hastalıkların erken dönem göstergesi olarak kabul edilen serum sLOX-1 seviyeleri arasındaki ilişkiyi göstermeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Ağustos 2019- Şubat 2020 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji polikliniğine erektil disfonksiyon şikayeti ile başvuran 18-65 yaş arası 69 erkek, hasta grubu olarak çalışmaya dâhil edildi. Kontrol grubu olarak, aynı yaş grubunda ve ED şikâyeti olmayan cinsel aktif 20 erkek çalışmaya alındı. Erektil disfonksiyon varlığı ve derecesi Uluslararası erektil fonksiyon indeksi-5 (IIEF-5) formuna göre belirlendi. Hasta ve kontrol gruplarında serum sLOX-1 ölçümü yapıldı ve her iki grubun da biyokimyasal, hormonal ve hematolojik parametrelerine bakıldı. Hasta ve kontrol grupları; sLOX-1 başta olmak üzere diğer hormonal, biyokimyasal ve hematolojik parametreler açısından birbiri ile karşılaştırıldı ve gruplar arasında istatistiksel anlamlı fark olup olmadığı analiz edildi. Ayrıca sLOX-1 seviyesi ile istatiksel anlamlı çıkan değişkenler arasındaki ilişkiyi değerlendirmek adına korelasyon analizi yapıldı. Ayrıca sLOX-1 değerinin bir referans aralığı olmaması nedeniyle cut-off değer bulmak amacıyla ROC analizi yapıldı. Bulgular: Hasta grubunda (n=69), kontrol grubuna (n=20) kıyasla serum sLOX-1 seviyelerinin istatistiksel olarak anlamlı şekilde artmış olduğu görüldü (p=0,034). Hasta alt gruplarının birbiri ile karşılaştırılması sonucunda gruplar arasında; sLOX-1 değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p=0,008). Alt gruplarda yapılan ikili karşılaştırmalarda, farklılığın esas olarak“hafif-orta”ile“şiddetli”grup arasında (p=0,005) olduğu görüldü. Yapılan korelasyon analizinde; sLOX-1 düzeyleri ve IIEF-5 skoru arasında istatistiksel olarak anlamlı negatif korelasyon (p=0,000) saptanırken, sLOX-1 ve TG seviyeleri arasında ix istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönde korelasyon saptandı. sLOX-1 ROC eğrisi analizine göre % 84 duyarlılık ve % 50 özgüllük ile erektil disfonksiyon için prediktif cut-off değer 0,344 ng/ml olarak saptandı (eğri altında kalan alan: 0,657; % 95 güven aralıkları 0,519-0,794). Sonuç: sLOX-1 değerinin ölçümü ED tanısının desteklenmesinde ve şiddetinin değerlendirilmesinde klinisyenlere önemli klinik bilgiler sağlayabilir. Özellikle sLOX-1 ve ED arasındaki korelasyon nedeniyle sLOX-1 ölçümü; günlük üroloji pratiğinde kullanılabilecek, yeni, uygulaması kolay ve tekrarlanabilir bir belirteç olarak görülebilir. Aynı zamanda ED hastalarında kardiyovasküler risk için prediktif olabilir.

Özet (Çeviri)

Aim: Vascular pathologies become more important in erectile dysfunction (ED) in aging men and it is known that atherosclerosis plays a major role in development of these vascular pathologies. In this study, male patients who presented with ED were investigated and we aimed to demonstrate the relationship between the presence and degree of erectile dysfunction (ED) and serum sLOX-1 levels, which are considered as an early sign of atherosclerosis and other cardiovascular diseases. Materials and Methods: Between August 2019 and February 2020 sixty nine male patients aged 18-65 years, had been included in this study who were applied to the University of Health Sciences Bursa Yuksek Ihtisas Training and Research Hospital Department of Urology polyclinic with complaint of erectile dysfunction. As a control group, sexually active twenty men in the same age range without ED complaints were included. The presence and degree of erectile dysfunction was determined according to the International Index of Erectile Function-5 (IIEF-5) scores. Serum sLOX-1 measurement were performed for all participants and also hormonal, biochemical and hematological parameters were evaluated for both groups. Control and patient groups were compared with each other according to serum sLOX-1 values and other hormonal, biochemical, hematological parameters and statistical analysis was performed to determinate significant differences between control and patient group parameters. Correlation analysis was performed to evaluate the relationship between sLOX-1 levels and variables that were statistically significant. In addition, since the sLOX-1 value does not have a reference range, ROC analysis was performed to find a cut-off value. Results: Serum sLOX-1 levels were statistically significantly increased in the patient group (n = 69) compared to the control group (n = 20). As a result of xi comparing the subgroups of patients with each other; there was a statistically significant difference in terms of sLOX-1 values. In pairwise comparisons made in subgroups, the difference was found to be mainly between the“mild-moderate”and“severe”group (p = 0.005). In the correlation analysis; while there was a statistically significant negative correlation between sLOX-1 levels and IIEF-5 score, a statistically significant positive correlation was found between sLOX-1 and TG levels. According to the ROC curve analysis of sLOX-1, the predictive cut-off value for ED was found to be 0,344 ng/ml with 84% sensitivity and 50% specificity (AUC 0,657; 95% CI 0,519-0,794). Conclusion: The sLOX-1 levels measurement can provide important clinical information to clinicians to support the diagnosis of ED and evaluate its severity. Especially due to the current correlation between sLOX-1 and ED; sLOX-1 measurement can be considered as a new, easy-to-apply and reproducible marker that can be used in daily urology practice. It may also be predictive for cardiovascular risk in ED patients.

Benzer Tezler

  1. Cinsel disfonksiyonlu erkek hastalarda tanı yöntemleri ve tedavi prensipleri

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET YAVUZ SELHANOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Ürolojiİstanbul Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

  2. Erektil işlev bozukluklarının ayırt edilmesi ve hastaların kişilik özelliklerinin değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    ERTUĞRUL KÖROĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    PsikiyatriGazi Üniversitesi

    PROF.DR. İSMAİL ÇİFTER

  3. Kauda/konus sendromlarında elektrofizyolojik ve sistometrik çalışmaların tanısal önemi

    Başlık çevirisi yok

    MELDA REFİKA MİNİKSAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    NörolojiÇukurova Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

  4. Erektil disfonksiyon tedavisinde eksternal vakum cihazının yeri

    Başlık çevirisi yok

    MİR DAVOUD FARSHİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    Ürolojiİstanbul Üniversitesi