Geri Dön

Tubaovaryan abse tanısı alan hastaların cerrahi tedavi öngörüsünde prokalsitonin düzeyinin önemi

The importance of the procalcitonin level in prediction of surgical treatment of patients with tubovarian abscess

  1. Tez No: 638370
  2. Yazar: ZEHRA CANSAĞ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MELİKE DOĞANAY
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Pelvik inflamatuar hastalık, Prokalsitonin, Tubaovaryan abse, Abseler, Fallop tüpü hastalıkları, Genital hastalıklar-kadın, Kalsitonin, Over hastalıkları, Pelvik inflamatuvar hastalık, Pelvis, İnflamasyon, Pelvic Inflammatory Disease, Procalcitonin, Tuboovarian Abscess, Abscess, Fallopian tube diseases, Genital diseases-female, Calcitonin, Ovarian diseases, Pelvic inflammatory disease, Pelvis, Inflammation
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada TOA (Tubaovaryan Abse) tanısı alan hastaların tedavi planlarının belirlenmesinde inflamasyonun şiddetini gösteren prokalsitonin düzeyinin cerrahi tedavi öngörüsündeki rolünü ortaya koymak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif çalışma Ocak 2020 ve Haziran 2020 yılları arasında Ankara Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü Jinekoloji servisine TOA öntanısı ile yatırılmış 18-65 yaş arasındaki 88 hastayı kapsamaktadır. Çalışmada hastaların demografik özellikleri, risk faktörleri, klinik, ultrasonografi ve laboratuvar verileri, tedavi modaliteleri kaydedilmiştir. Hastalar yatış süresi boyunca takip edilmiştir. Sonuçlar değerlendirilirken p değerinin < 0,05 olduğu durumlar istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Araştırma kapsamında TOA tanısı alan toplam 88 hasta incelenmiştir. Bu hastaların %35,2'si (n=31) medikal tedaviye yanıt verirken geriye kalan %64,8'i (n=57) medikal tedaviye yanıt vermediği için cerrahi tedavi uygulanmıştır. Medikal tedaviye yanıt veren ve vermeyen hastalar arasında yaş, doğum sayısı, doğum yapma durumu, beden kütle indeksi (BKİ), rahim içi araç (RİA) kullanımı, vücut sıcaklığı, TOA boyutu, C-Reaktif Protein (CRP), lökosit sayısı (WBC), prokalsitonin (PCT) düzeyi ve hastanede kalış süresi açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p<0.05). Medikal tedaviye yanıt veren hastaların yaşı, doğum sayısı, doğum yapma durumu, BKİ değeri, vücut sıcaklığı, TOA boyutu, CRP, WBC ve PCT düzeyleri ile hastanede kalış süresi medikal tedaviye yanıt vermeyen hastalardan anlamlı olarak düşük bulunmuştur (p<0.05). Ayrıca medikal tedaviye yanıt veren hastalar içinde en az bir kez doğum yapanların ve RİA taktıranların yüzdesi medikal tedaviye yanıt vermeyenlerden anlamlı olarak düşük tespit edilmiştir. Diğer taraftan çalışma grupları arasında C/S sayısı, en az bir kez C/S olma durumu, sigara kullanma durumu ve pelvik inflamatuvar hastalık (PIH) öyküsü açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır (p>0.05). Hastaların hiçbiri son 6 ay içinde pelvik cerrahi operasyon geçirmemişti. Medikal tedaviye yanıt vermeyen hastalara TOA açısından cerrahi tedavi uygulanmıştır. Toplam 57 hastanın %52.6'sına (n=30) laparoskopi (L/S), geriye kalan %47.4'üne (n=27) laparotomi (L/T) uygulanmıştır. Sonuç: TOA tedavisinin planlanması bir çok faktöre bağlı olup tek bir değişken ile karar vermek doğru olmayabilir. Hastaların yaşı, fertilite istemi, menopozal durumu, klinik tablosu gibi bir çok faktör tedavi planlarında etkili olmaktadır. Bir çok kronik komplikasyona neden olabilen PIH ve TOA hastalarında erken ve doğru tedavi hastalar için çok önemlidir. Cerrahi tedavi uygulanacak hastaların seçiminde inflamasyonun şiddeti önemli olduğundan, özellikle bakteriyel enfeksiyonlara özgün erken bir inflamasyon belirteci olarak kabul edilen prokalsitonin değerinin 0.19 ng/ml üstünde olmasının TOA'da cerrahi tedavi gerektiren hastalara erken müdahale edilmesinde öngörüsünün olduğunu düşünüyoruz.

Özet (Çeviri)

Aim: In this study, it was aimed to reveal the role of procalcitonin, which shows the severity of inflammation, in predicting surgical treatment in determining the treatment plans of patients diagnosed with TOA (Tuboovarian Abscess). Material and Methods: This prospective study covers 88 patients between the ages of 18-65 who were admitted to the Gynecology Service of Ankara City Hospital Gynecology and Obstetrics Department between January 2020 and June 2020, with the pre-diagnosis of TOA. In the study, demographic characteristics, risk factors, clinical, ultrasonography and laboratory data, treatment modalities of patients were recorded. The patients were followed up during their stay. When evaluating the results, cases where p value <0.05 was considered statistically significant. Results: Within the scope of the study, a total of 88 patients diagnosed with TOA were examined. While 35.2% (n = 31) of these patients responded to medical treatment, the remaining 64.8% (n = 57) did not respond to medical treatment. Between two groups, there was a statistically significant difference in terms of age, number of births, state of parity, body mass index (BMI), intrauterine device (IUD) status, body temperature, TOA size, C-Reactive Protein (CRP), leukocyte count (WBC), procalcitonin (PCT) level and length of hospital stay (p <0.05). The age, number of births, state of parity, BMI value, body temperature, TOA size, CRP, WBC, PCT levels and length of hospital stay of patients responding to medical treatment were significantly lower than those who did not respond to medical treatment (p <0.05). In addition, the percentage of patients who responded to medical treatment at least one parity and those who had IUD had a significantly lower rate than those who did not respond to medical treatment. On the other hand, there was no statistically significant difference between the study groups in terms of C / S number, C / S at least once, smoking status and history of pelvic inflammatory disease (PIH) (p> 0.05). None of the patients had undergone pelvic surgery in the past 6 months. Surgical treatment was applied to patients who did not respond to medical treatment in terms of TOA. Laparoscopy (L / S) was performed in 52.6% (n = 30) of 57 patients and laparotomy (L / T) in the remaining 47.4% (n = 27). Conclusion: Planning of TOA treatment depends on many factors and it may not be correct to make a decision with a single variable. Many factors such as age, fertility request, menopausal status, and clinical picture of the patients are effective in treatment plans. Early and correct treatment is very important for patients with PID and TOA, which can cause many chronic complications. Since the severity of inflammation is important in the selection of patients to undergo surgical treatment, we think that procalcitonin level >0.19 ng/ml, which is considered as an early inflammatory marker specific to bacterial infections, has a prediction for early intervention in patients requiring surgical treatment in TOA.

Benzer Tezler

  1. Tuboovaryan apse olgularında laboratuar parametrelerinin tedavi başarısını öngörmede tanısal değeri

    Tuboovaryan apse olgularinda laboratuar parametrelerinin tedavi başarisini öngörmede tanisal değeri

    MEHMET ALİ ÇİFTÇİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ HİCRAN ACAR ŞİRİNOĞLU

  2. Kliniğimize son 5 yıl içerisinde yatıralan pelvik inflamatuar hastalık tanılı hastaların takibinde nötrofil/lenfosit oranları ile crp öngörü değerlerinin karşılaştırılması

    Comparison of neutrophil / lymphocyte ratio and crp prediction in following patients with pelvic inflammatory diseases in the last 5 years

    MEHMET KERİM ŞEVİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. RAHİME NİDA BAYIK

  3. Pediatrik akut batın olgularında radyolojik değerlendirme

    The radiologic evaluation of the pediatric acute abdomen

    ŞEMSİ GÜLİZ YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Radyoloji ve Nükleer TıpCelal Bayar Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MİNE ÖZKOL

  4. Antibiyotik tedavisine direncli tubo ovaryan abse tedavisinde ultrason eşilğinde aspirasyonun rolü

    Role of transvaginal ultrasound-guided aspiration for treatment of tubo-ovarian abscess resistant to antibiotic therapy/dissertation

    MEHRİBAN NEBİOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CEMAL REŞAT ATALAY

  5. Tuboovaryan abse tanılı hastaların operasyon zamanlaması

    Başlık çevirisi yok

    LYUDMYLA KADIOGLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Kadın Hastalıkları ve DoğumEge Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEDİM KARADADAŞ