Geri Dön

Obstrüktif uyku apne sendromlu hastalarda anksiyetenin değerlendirilmesi

Evaluation of anxiety in patients with obstructive sleep apnea syndrome

  1. Tez No: 639539
  2. Yazar: ERSİN ALKILINÇ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AHMET HAMDİ ILGAZLI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: OUA, horlama, anksiyete, uykuda solunum bozukluğu, AHİ, ODİ, CT90, Uyku apne sendromları, Uyku bozuklukları, OSA, snoring, anxiety, sleep disordered breathing, AHI, ODI, CT90, CT90%, Sleep apnea syndromes, Sleep disorders
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kocaeli Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Obstrüktif uyku apne (OUA), yaygın bir durumdur ve tekrarlayıcı epizotlarla üst hava yolunun kısmi veya tamamen tıkanmasıyla karakterizedir. Bu durum, önemli kan basıncı değişiklikleri ve fizyolojik semptomların eşlik ettiği epizodik desatürasyona yol açar. Ayrıca OUA hastaları sıklıkla bilişsel bozukluklar, depresyon ve anksiyete belirtileri gibi çeşitli nöropsikolojik komorbiditeler gösterirler. Yöntem: Çalışmaya 80 OUA, 30 basit horlama ve 98 kontrol olgusu dâhil edildi. Tüm katılımcıların demografik, anksiyete ve uykululuk verileri toplandı. Anksiyete düzeyini belirlemek için Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ) kullanıldı. Katılımcıların uykululuk düzeyinin değerlendirilmesi için Epworth Uykululuk Ölçeği (EUÖ) kullanıldı. Ayrıca OUA ve basit horlama grubundakilerin polisomnografi kayıtları elde edildi. Bulgular: Obstrüktif uyku apnesi ve basit horlaması olan hastalarda, kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek anksiyete skorları tespit edildi. (sırasıyla p<0,01, p<0,01) OUA ile basit horlama olguları arasında anksiyete düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki yoktu. Anksiyete düzeyleri ile AHİ (benzer biçimde ODİ) arasında anlamlı ilişki yoktu. Polisomnografik incelemelerin AHİ ile alt gruplara ayrılmasıyla (hafif, orta, ağır OUAS) yapılan incelemelerde, alt gruplar arasında anksiyete düzeyleri açısından anlamlı fark yoktu. OUA ve basit horlama hastalarından elde edilen polisomnografik verilerden, CT90 (% 90'ın altındaki satürasyonda geçen kümülatif zaman yüzdesi) ve ortalama satürasyon parametreleri ile anksiyete düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki saptandı. (sırasıyla p=0,004, p=0,002) CT90 parametresine göre, basit horlama ve hafif OUAS arasında ve hafif OUAS ile orta OUAS arasında anlamlı fark bulunmadı. Ağır OUAS'da, CT90 diğer gruplardan anlamlı olarak daha yüksekti. Sonuç: OUAS'da ve basit horlamada anksiyete düzeyi kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde yüksekti. CT90 parametresiyle anksiyete düzeyi arasında anlamlı korelasyon tespit edildi. Hipoksinin derinliğini ve süresini gösteren polisomnografik veriler, OUA'da nöropsikolojik bozukluk ve hipoksiyle ilişkili komorbiditelerin gösterilmesinde daha güvenilir olabilir. PSG'deki CT90 parametresi, OUAS patofizyolojisinde önemli bir rol oynayan aralıklı hipoksi ve hipoksemi durumunu daha iyi yansıtabilir. Çalışmamızın bulguları, AHİ'ye göre normal olarak değerlendirilen fakat yüksek CT90 parametrelerine sahip vakaların anksiyete gibi komorbiditeler açısından daha ayrıntılı incelenmesi gerektiğini düşündürmektedir.

Özet (Çeviri)

Introduction: Obstructive sleep apnea (OSA) is common condition, and is characterized by recurrent episodes of complete or partial obstruction of the upper airway. This leads to episodic desaturation with significant blood pressure changes and physiological symptoms. Additionally OSA patients often show several neuropsychological comorbidities, including cognitive deficits, depression, and anxiety symptoms. The aim of our study was to examine the presence and levels of anxiety in OSA and simple snoring, relative to control subjects, and to investigate correlation between anxiety scores and polysomnographic, demographic and sleepiness parameters. Material-Methods: The study included 80 OSA, 30 simple snoring and 98 control cases. Demographic, anxiety and sleepiness data of all subjects were acquired. The Beck Anxiety Inventory (BAI) was used to determine the level of anxiety. The Epworth Sleepiness Scale (ESS) was used to evaluate the sleepiness level of participants. In addition, polysomnography recordings of those in the OSA and simple snoring group were acquired. Results: Significantly higher anxiety scores were found in patients with obstructive sleep apnea and simple snoring compared to the control group. (p <0.01, p <0.01, respectively) There was no significant relationship between OSA and simple snoring subjects between anxiety levels. There was no significant relationship between anxiety levels and AHI (similarly ODI). There were no significant differences in anxiety levels between subgroups of the polysomnographic examinations, subdivided by AHI (mild, moderate, severe OSAS). From the polysomnographic data obtained from OSA and simple snoring subjects, CT90% (cumulative percentages of time spent at saturations below 90%) and avarage saturation showed a significant relationship between the level of anxiety. (p = 0.004, p = 0.002, respectively) According to the CT90 parameter, no significant differences were found between simple snoring and mild OSAS and between mild OSAS and moderate OSAS. In severe OSAS, the CT90 was significantly higher than the other groups. Conclusions: In OSAS and simple snoring, anxiety level was significantly higher than the control group. There was a significant correlation between CT90 parameter and anxiety level. Polysomnographic data showing the depth and duration of hypoxia may be more reliable in showing neuropsychological disorder and hypoxia-related comorbidities in OSA. The CT90 parameter in PSG may better reflect the status of intermittent hypoxia and hypoxemia, which plays an important role in the pathophysiology of OSAS. The findings of our study suggest that cases that are evaluated as normal according to AHI but have high CT90 parameters should be examined in more detail in terms of comorbidities such as anxiety.

Benzer Tezler

  1. Pozisyonel ve pozisyonel olmayan obstrüktif uyku apne sendromlu hastaların klinik ve polisomnografik verilerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of clinical and polysomnographic data in patients with positional and non-positional obstructive sleep apnea syndrome

    MERVE KILIÇ ATASOY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ELİF TORUN PARMAKSIZ

  2. Obstrüktif uyku apne sendromlu hastalarda apneleri rem bağımlı olanlar ile diğerleri arasında rüya anksiyetesi düzeyi farklılığı

    Dream anxiety level difference between patients with rem dependent obstructive sleep apnea syndrome and those who have non-rem dependent obstructive sleep apnea syndrome

    ECE YAZLA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    PsikiyatriSağlık Bakanlığı

    Ruh ve Sinir Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZERRİN PELİN

  3. İdyopatik parkinson hastalığı tanılı hastalarda uyku bozuklukları sıklığı ve hastalık şiddeti ile ilişkisi

    Frequency of sleep disorders in patients with idiopathic parkinson's disease and their relationship with the severity of the disease

    İSMAİL ALKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    NörolojiKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. VİLDAN ALTUNAYOĞLU ÇAKMAK

  4. Obstrüktif uyku apne sendromlu hastalarda C-reaktif protein düzeyleri

    C-reactive protein levels in patients with obstructive sleep apnea

    BARIŞ ÖNDER PAMUK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ABDURRAHMAN ÇÖMLEKÇİ