Anormal servikal sitoloji öyküsü olmayan human papilloma virüs (HPV) testi pozitif hastalarda servikal preinvaziv ve invaziv lezyon sıklığının araştırılması
Investigation of the frequency of cervical preinvasive and invasive lesions in HPV positive patients without previous abnormal cervical cytology
- Tez No: 654498
- Danışmanlar: DOÇ. DR. VELİ MİHMANLI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: HPV, smear, serviks kanseri, kolposkopik biyopsi, displazi, HPV, smear, cervical cancer, colposcopic biopsy, dysplasia
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: 72
Özet
Amaç: Çalışmanın amacı, normal Pap smear sonuçları olan ve pozitif Human Papilloma Virüs (HPV) DNA' ya sahip hastalarda pre-invaziv ve invaziv hastalık oranlarını belirlemek, rahim ağzı kanseri tarama yöntemi olarak kullanılan Pap smear ve HPV testlerinin etkinliğini değerlendirmek, HPV tabanlı taramanın önemini vurgulamaktır. Materyal-Metot: Nisan 2017 – Şubat 2019 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Prof. Dr. Cemil TAŞÇIOĞLU Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'ne başvuran 9732 hastanın kayıtları retrospektif olarak tarandı. Smear sonuçları negatif, HPV sonuçları pozitif ve çalışma kriterlerini karşılayan 2170 hasta dosyası çalışmaya dahil edildi. Hastaların yaş, parite, sigara alışkanlığı gibi demografik özellikleri ve güncel kolposkopik değerlendirme sonuçları kaydedildi ve karşılaştırıldı. Bulgular: Punch biyopsi alınan hastaların %17.5'inde patoloji sonucu servikal intraepitelyal neoplazi (CIN) II+, endoservikal küretaj (ECC) örnekleme yapılan hastaların ise %8.6'sında patoloji sonucu CIN II+ olarak sonuçlanmıştır. Hastaların %52.3 'ünde HPV 16, %36.6'sında ise izole HPV 16 pozitif bulunmuştur. Servikal kanser tanısı alan 10 hastanın tamamında HPV 16 pozitifliği saptanmıştır. Bu hastalardan 7'sinin patolojik tanısı adenokarsinom, diğer 3 hastanın patolojik tanısı ise skuamoz hücreli karsinom şeklinde sonuçlanmıştır. CIN II+ grubu hastalar, hem CIN I hem de displazi olmayan gruptaki hastalara göre daha ileri yaş ortalamasına sahip ve tüm hastaların %58.8'i multipar olarak bulunmuştur. Sonuç: Pap smear testi ile gözden kaçan pre-invaziv ve invaziv servikal lezyonlar, yüksek riskli HPV pozitif hastalarda kolposkopik muayene ve biyopsi ile tespit edilebilir. Elde ettiğimiz veriler HPV DNA testinin tarama programındaki önemini göstermektedir. Daha fazla sayıda örneğin incelendiği kapsamlı çalışmalarla tek başına HPV taramasının smear testinin yerini alabileceğini düşünmekteyiz.
Özet (Çeviri)
Purpose: The objective of the study is to determine pre-invasive and invasive disease rates in patients with normal Pap smear results and positive Human Papilloma Virüs (HPV) DNA, to evaluate the efficiency of Pap smear and HPV tests used as cervical cancer screening method, to emphasize the importance of HPV-based screening. Material-Method: The records of 9732 patients who applied to Health Sciences University Prof. Dr. Cemil TASCIOGLU City Hospital Gynecology and Obstetrics Clinic between April 2017 and February 2019 were retrospectively screened. The files of 2170 patients with negative smear results, positive HPV results and meeting the study criteria were included in the study. Demographic characteristics of the patients such as age, parity, smoking habit and current colposcopic evaluation results were recorded and compared. Results: The pathology result was cervical intraepithelial neoplasia (CIN) II + in 17.5% of the patients who had punch biopsy, and the pathology result was CIN II + in 8.6% of the patients who had endocervical curettage (ECC) sampling. It was found that 52.3% of the patients had HPV 16 positive and 36.6% had isolated HPV 16 positive. HPV 16 positivity was detected in all 10 patients diagnosed with cervical cancer. Pathological diagnosis of 7 of these patients resulted in adenocarcinoma, while the pathological diagnosis of the other 3 patients resulted in squamous cell carcinoma.The patients in the CIN II + group had a higher average age than the patients in both the CIN I and non-dysplasia groups, and 58.8% of all patients were multiparous. Conclusion: Pre-invasive and invasive cervical lesions that are overlooked by Pap smear test can be detected by colposcopic examination and biopsy in high-risk HPV positive patients. The data we have obtained show the importance of HPV DNA test in screening program. With comprehensive studies examining more samples, we think that HPV screening alone can replace the smear test.
Benzer Tezler
- Onkojenik Hpv genotiplerinin Pcr-elisa yöntemi ile saptanması
Detection of oncogenic hpv genotypes by Pcr-Elisa assay
ALPER KANDİŞER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2007
MikrobiyolojiAkdeniz ÜniversitesiTıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MERAL GÜLTEKİN
- Sanayi işletmelerinde üretim kayıplarının muhasebeleştirilmesi ve bir uygulama
Accounting of production losses in industrial businesses and an application
İLYAS YEŞİLYURT
Yüksek Lisans
Türkçe
2013
İşletmeKırıkkale Üniversitesiİşletme Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. CİHAT KARTAL
- Mandalardan postmortem elde edilen spermalarda dondurmanın DNA hasarı ve bazı spermatolojik parametreler üzerine etkisi
Effect of cryopreservation on dna damage and various sperm parameters in the post-mortem obtained buffalo
ESER AKAL
Doktora
Türkçe
2014
Veteriner HekimliğiOndokuz Mayıs ÜniversitesiDölerme ve Suni Tohumlama Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MURAT SELÇUK
- 11-14 gebelik haftaları arası transabdominal uterin arter doppler ultrasonografinin yüksek riskli gebelerde kötü gebelik sonuçlarını tahmini
Transabdominal uterine artery doppler between 11 and 14 weeks of gestation for the prediction of outcome in high-risk pregnancies
ALİ EMRE TAHAOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık BakanlığıKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
UZMAN SİMTEN GENÇ
- Miad aşımı gebeliklerin değerlendirilmesinde kardiotokografi, mekonyum varlığı, amniotik sıvı indeksi, apgar skorlarının, umblikal arter kan gazı ve ve umblikal venöz eritropoetinin önemi
The role of cardiotocography,presence of meconium, amnitotic fluid index, apgar score , umblical cord arterial blood gases and umblical cord venous erythropoeitin levels in evaluating fetal well being in postterm pregnancy.
AYŞE SEYHAN ATA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık BakanlığıKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DR. BİLHAN SİDAL