Diyabetik nefropati renal biyopsi bulgularının klinik ve laboratuvar parametreler ile ilişkisi ve prognostik önemi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 658522
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ SELMA KARAAHMETOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nefroloji, İç Hastalıkları, Nephrology, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Biyopsi, Böbrek hastalıkları, Diabetes mellitus, Diabetik nefropatiler, Prognoz, Vasküler hastalıklar, Biopsy, Kidney diseases, Diabetes mellitus, Diabetic nephropathies, Prognosis, Vascular diseases
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Diabetes mellitus hem ülkemizde hem dünyada giderek büyüyen bir sağlık sorunudur. Diyabetin mikrovasküler komplikasyonlarından olan diyabetik nefropati (DN), son dönem böbrek hastalığının en sık nedenidir. DN erken tanısı ve progresyonun önlenmesi bu nedenle önemlidir. Biz bu çalışmada, DN etyopatogenezini daha iyi aydınlatabilmek ve kötü prognozlu hastaları erken saptayabilmek için için biyopsi bulgularının klinik bulgular ve prognoz ile ilişkisini ortaya koymayı amaçladık. Gereç-Yöntem: Dışlama kriterleri uygulandıktan sonra renal biyopsi ile izole diyabetik nefropati tanısı almış 119 hastanın verileri, elektronik kayıtlardan ve arşivlenmiş patoloji preparatlarının tekrar incelenmesiyle elde edildi. Hastaların başvuru ve günümüze kadarki tüm takip verileri ele alındı ve renal sonlanıma ulaşma veya hayatlarını kaybetme süreleri hesaplandı. Renal biyopsi bulgularının bu verilerle ilişkisi incelendi. Renal sonlanım noktaları %50 eGFR kaybı veya son dönem böbrek hastalığı olarak belirlendi. Bulgular: Albuminüri ve düşük GFR'li ve izole albuminürili hastalar izole GFR kaybı ile başvuranlara göre anlamlı derecede daha ileri glomerüler evreye sahipti (sırasıyla p<0,001, p=0,007). Albuminüri ve düşük GFR'li grup, izole albuminüri grubuna göre daha ileri İFTA, interstisyel inflamasyon, arteriolar hyalinizasyon ve arterioskleroz skorlarına sahipti (sırasıyla p=0,019, p=0,001, p=0,01, p=0,04). İnterstisyel fibrozis/tübüler atrofi, interstisyel inflamasyon, arteriolar hyalinizasyon ve arterioskleroz skorları bakımından izole düşük GFR'li grubun diğer gruplarla arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. Başvuruda diyabetik retinopati var olan hastaların; glomerüler evre 3 veya 4 olma olasılığı evre 1 veya 2 olma olasılıklarına göre (OR:14,93, %95 CI: 5,79-38,5), şiddetli (>%50 alanda) İFTA görülmesi olasılığı, görülmemesine göre (OR:10,39, %95 CI: 2,14-50,43), yaygın interstisyel inflamasyon görülme olasılığı, görülmemesine göre (OR:4,29, %95 CI: 1,29-14,26), birden fazla arteriolde hyalinizasyon saptanma olasılığı, saptanmamaya göre (OR:5,94, %95 CI: 1,8-19,65), 9 şiddetli arterioskleroza sahip olma olasılıkları, arterioskleroz saptanmamasına göre (OR:4,81, %95 CI: 1,44-16,05), eksudatif lezyon (OR:7,9, %95 CI: 2,1-29,68) ve periglomerüler fibrozis (OR:3,92, %95 CI: 1,75-8,81) saptanma olasılıkları saptanmamasına göre daha yüksek saptandı. Klinik ve laboratuar parametrelere göre düzeltmeler sonrası çok değişkenli analizde renal sonlanım üzerinde istatistiksel olarak anlamlı etkiye sahip biyopsi bulguları glomerüler evre (p<0,001), interstisyel inflamasyon derecesi (p=0.022), eksudatif lezyon varlığı (p=0,042) olarak belirlendi. Sonuç: Albuminüri görülmeksizin GFR kaybıyla başvuran hasta grubunda renal hasarı başlatan mekanizma diyabetin klasik glomerüler tutulumundan daha farklı gibi görünmektedir. Bu hasta grubunun daha geniş serilerle araştırılması gereklidir. Retinopati varlığını ileri nefropati bulguları ile ilişkili bulmamıza rağmen retinopati olmaksızın ileri evre nefropatiye sahip hastalar da mevcuttu. Bu grubun erken tanınabilmesi için risk faktörlerini belirleyen çalışmalara ihtiyaç vardır. Biyopsi bulgularından prognozu en iyi yansıtan lezyon glomerüler evre bulunmuştur. Ele aldığımız rutin laboratuar parametrelerinin hiçbiri prognoz ile biyopsi bulguları kadar güçlü bir ilişki içinde değildi. Diyabetik nefropati prognozunu erken evrelerde öngörecek kolay ulaşılabilir, non-invazif tetkikler geliştirilmesi gerekmektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: Diabetes mellitus is a growing health problem both nationally and globally. Diabetic nephropathy (DN), a microvascular complication of diabetes is the most common cause of end stage renal disease. For this reason, early diagnosis and prevention of DN is essential. In this study, we aim to evaluate the relationship between biopsy findings and clinical parameters and prognosis to better understand etiopathogenesis of DN and detect patients with poor prognosis earlier. Methods: After applying exclusion criteria we included 119 patients with biopsy-proven isolated diabetic nephropaty, whose data were obtained from electronic database and by reevaluating archived biopsy specimens. Clinical and laboratory data of patients at time of biopsy and during follow-up were collected and time to reach renal outcomes and death was calculated. Relationship between these data and renal biopsy findings was evaluated. Renal outcomes were defined as a 50% decline in eGFR from baseline or developing end stage renal disease. Results: Patients with albuminuria and low GFR and patients with isolated albuminuria had more advanced glomerular stages than isolated low GFR group (p<0,001, p=0,007 respectively). Albuminuria+low GFR group, compared to isolated albuminuria group, had more advanced IFTA, interstitial inflammation, arteriolar hyalinosis and arteriosclerosis scores (p=0,019, p=0,001, p=0,01, p=0,04 respectively). Isolated low GFR group were not statistically different from other groups in terms of IFTA, interstitial inflammation, arteriolar hyalinosis and arteriosclerosis scores. Patients with diabetic retinopathy at presentation were more likely to have glomerular stage 3 or 4 disease rather than stage 1 or 2 (OR:14,93, %95 CI: 5,79- 38,5), IFTA greater than 50% of all areas, rather than not seen (OR:10,39, %95 CI: 2,14-50,43), generalised interstitial inflammation rather than not seen (OR:4,29, %95 CI: 1,29-14,26), hyalinosis at more than one rather than not seen (OR:5,94, %95 CI: 1,8-19,65), severe arteriosclerosis rather than not seen (OR:4,81, %95 CI: 1,44- 16,05), exudative lesions (OR:7,9, %95 CI: 2,1-29,68) and periglomerular fibrosis (OR:3,92, %95 CI: 1,75-8,81) present. 11 After adjusting for clinical and laboratory parameters, independent factors on renal outcomes in multivariate regression analysis were; glomerular stage (p<0,001), interstitial inflammation grade (p=0.022), presence of exudative lesions (p=0,042). Conclusion: In patients with low GFR without albuminuria the mechanism of renal damage appears to be different from classical glomerular involvement of diabetic nephropathy. This group of patients needs to be evaluated with large series. Although retinopathy was found to be related to advanced stage nephropathy, there were some patients with advanced pathological findings but without retinopathy. More studies should be made on this patient group to determine risk factors for early detection. We found that glomerular stage is the best prognostic lesion between biopsy findings. None of the routine laboratory parameters were stronger predictors of diabetic nephropathy prognosis than biopsy findings. There is a need for easily accessible, non-invasive tests to predict the prognosis of diabetic nephropathy at early stages.
Benzer Tezler
- Diyabetik nefropati tanılı böbrek biyopsilerinde miRNA-342 ve SOX6 ekspresyonlarının diyabetik nefropati sınıflaması, prognostik histomorfolojik parametreler ve laboratuvar bulguları ile korelasyonu
Correlation of MİRNA-342 and SOX6 expressions with diabetic nephropathy classification, prognostic histomorphological parameters and laboratory findings in kidney biopsies diagnosed with diabetic nephropathy
GÖZDE ARSLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
PatolojiMersin ÜniversitesiPatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YASEMİN YUYUCU KARABULUT
- Proteinürisi olan 3 farklı hasta grubunda hastaların anjiotensin dönüştürücü enzim inhibitörü ve/veya anjiotensin reseptör blokörü tedavilerinin karşılaştırılması ve iki yıllık takiplerinin değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
ZEYNEP MELEKOĞLU ELLİK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
NefrolojiBaşkent Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. CİHAT BURAK SAYIN
- Renal transplant biyopsilerinin klinikopatolojik değerlendirilmesi
Clinicopathologic evaluation of renal transplant biopsies
MUSTAFA ERGİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
NefrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. EBRU GÖK OĞUZ
- Diyabetik hastalarda non-diyabetik renal hastalık
Non-diabetic renal disease in diabetic patients
EZGİ ÇOŞKUN YENİGÜN
- Böbrek biyopsisi yapılmış diyabetik hastaların biyopsi bulguları ile böbrek sağ kalımına etkilerinin retrospektif değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of the biopsy findings and their effects on kidney survival of diabetic patients who had renal biopsy
AHMET TEYMUR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
NefrolojiBursa Uludağ Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYŞEGÜL ORUÇ