Sol ventrikül destek cihazı implante edilmiş hastalarda oluşan hemolizin değerlendirilmesi
Evaluation of hemolysis occurred in patients with left ventricle support device implanted
- Tez No: 681625
- Danışmanlar: PROF. DR. İLHAN GÖLBAŞI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
- Anahtar Kelimeler: LVAD, hemoliz, LDH, serbest hemoglobin, Hemoglobinler, Kalp destek cihazları, Kalp hastalıkları, Kalp ventrikülleri, Kalp yetmezliği, Laktat dehidrogenaz, Ventriküler fonksiyon-sol, LVAD, hemolysis, LDH, free hemoglobin, Hemoglobins, Heart assist devices, Heart diseases, Heart ventricles, Heart failure, Lactate dehydrogenase, Ventricular function-left
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Kalp yetmezliği, kalbin yapısal veya fonksiyonel bozukluğundan kaynaklanan dolum veya pompa fonksiyonlarında bozulmanın izlendiği; yorgunluk, efor dispnesi, ortopne, paroksismal noktürnal dispne, noktüri, mental durum değişiklikleri, anoreksi ve abdominal ağrı ile karakterize olabilen kompleks bir klinik sendromdur. Kalp yetmezliği tedavisinde günümüzde uygun medikal tedavi, inotrop desteği uygulamalarına rağmen yanıt alınamayan hastalarda ve transplanta köprüleme amacıyla sol ventrikül destek cihazı (LVAD) implantasyonu yaygın olarak kullanılmaktadır. LVAD implantasyonu yapılan hastalar implant sonrası dönemde birtakım komplikasyonlarla karşılaşmaktadırlar. İntravasküler hemoliz ciddi morbidite ve mortalite oluşturması nedeniyle bu komplikasyonların en önemlilerinden birisidir. Bu çalışmamızda; LVAD implante edilen hastalarda klinik ve laboratuvar verilerine dayanarak intravasküler hemoliz insidansını, etiyolojisini, serbest hemoglobinin hemoliz tanısındaki önemini, serbest hemoglobinin diğer hemoliz parametreleri ile ilişkisini incelemeyi amaçladık. Böylece hemolizin erken teşhisini, teşhiste bize yol gösterici olan laboratuvar bulgularını elde edip hastaları hemolizin komplikasyonlarından korumayı ve sağkalımı artırmayı hedefliyoruz. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Ocak 2012 ile Ağustos 2021 tarihleri arasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı tarafından sol ventrikül destek sistemi (HEARTWARE, LVAD) implantasyonu yapılmış olup, rutin poliklinik kontrolüne gelen, klinik yatışı yapılan ve yeni LVAD implantasyonu yapılan toplam 40 hasta dahil edildi. Hemoliz tanımı; LDH, total bilirübin ve serbest hemoglobin yüksekliği, haptoglobin, hemoglobin düşüklüğüne bakılarak yapılmıştır. Ayrıca otoimmun hemolitik anemi olasılığını ortadan kaldırmak için tüm hastalara eş zamanlı antiglobin test de yapılmıştır. Hemolizi olan ve olmayan hastalarda demografik veriler, komorbiditeler ve laboratuvar sonuçları karşılaştırılmıştır. Hemoliz parametrelerinin kendi arasında korelasyonu ve erken teşhisteki önemi saptanmıştır. Bulgular: Çalışmaya dahil olan 40 hastanın %20'sinde (n=8) hemoliz olduğu, %80'inde (n=32) olmadığı tespit edildi. Hemolizi olan hastalarda yaş ve kilo değerlerinin hemolizi olmayan hastalara göre daha yüksek olduğu gözlense de bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (sırasıyla; p=0,065 ve p=0,153). Hemolizi olan hastaların medyan düzeltilmiş retikülosit sayısının olmayanlara göre istatistiksel olarak daha yüksek olduğu tespit edildi (p<0,001). Hemoliz tanılı hastalarda medyan haptoglobin değeri hemoliz olmayanlara göre daha düşüktü (p<0,001). Hemolizi olan hastalarda medyan LDH değeri olmayanlara göre anlamlı düzeyde daha yüksekti (p<0,001). Hemoliz tanılı hastaların medyan total bilirubin değerinin hemoliz olmayanlara göre daha yüksek olduğu gözlendi (p=0,048). Hastalarda artan düzeltilmiş retikülosit sayısının hemoliz oluşum riskini de arttırdığı belirlendi (Odds ratio [OR]: 1,58; p=0,044). Hastalarda azalan haptoglobin değerinin hemoliz gelişimini pozitif yönde etkilediği izlendi (OR: 0,028; p=0,028). Hastalarda LDH değeri arttıkça hemoliz gelişim riskinin de arttığı tespit edildi (OR: 1,045; p=0,023). Sonuç: İntravasküler hemoliz LVAD implantasyonundan sonra hastalarda sık karşılaşılan komplikasyonlardan birisidir ve ciddi morbidite ve erken mortaliteye yol açabilmektedir. Hemoliz için risk faktörlerinin saptanması, erken teşhiste kullanılabilecek laboratuvar parametrelerinin belirlenmesi çok önemlidir. LDH, total bilirubin, haptoglobin, serbest hemoglobin değeri ve düzeltilmiş retikülosit sayısı hemoliz tanımında kullanılan en önemli parametrelerdendir. Serbest hemoglobin değerinin yüksekliği; hemoliz tanısı koymada tek başına yeterli olmamaktadır ve mutlaka ek tetkikler ile desteklenmelidir.
Özet (Çeviri)
Evaluation of Hemolysis Occurred in Patients with Left Ventricle Support Device Implanted Objective: Impaired filling or pump functions due to heart failure, structural or functional impairment of the heart is observed; It is a complex clinical syndrome characterized by fatigue, exertional dyspnea, orthopnea, paroxysmal nocturnal dyspnea, nocturia, mental status changes, anorexia and abdominal pain. In the treatment of heart failure, left ventricular assist device (LVAD) implantation is widely used in patients who do not respond despite appropriate medical treatment, inotropic support, and for bridging to transplantation. Patients with LVAD implantation experience some complications in the post-implant period. Intravascular hemolysis is one of the most important complications because it causes serious morbidity and mortality. In this study; based on clinical and laboratory data in patients with LVAD implantation, we aimed to investigate the incidence and etiology of intravascular hemolysis, the importance of free hemoglobin in the diagnosis of hemolysis, and the relationship of free hemoglobin with other hemolysis parameters. Thus, we aim to obtain early diagnosis of hemolysis, to obtain laboratory findings that guide us in diagnosis, to protect patients from the complications of hemolysis and to increase survival. Materials and Methods: Left ventricular support system (HEARTWARE, LVAD) was implanted by Akdeniz University Faculty of Medicine, Department of Cardiovascular Surgery between January 2012 and August 2021, a total of 40 patients who were newly operated, hospitalized in the service, intensive care unit and came for routine polyclinic control were included in the study. The definition of hemolysis was made by evaluating high levels of LDH, total bilirubin and free hemoglobin, low levels of haptoglobin and hemoglobin. In addition, antiglobin test was performed simultaneously in all patients to eliminate the possibility of autoimmune hemolytic anemia. Demographic data, comorbidities and laboratory results were compared in patients with and without hemolysis. The correlation between hemolysis parameters and their importance in early diagnosis has been determined. Results: It was found that 20% (n=8) of 40 patients included in the study had hemolysis, and 80% (n=32) did not. Although it was observed that age and weight values were higher in patients with hemolysis than patients without hemolysis, this difference was not statistically significant (p= 0.065 and p= 0.153, respectively). It was found that the median corrected reticulocyte count of patients with hemolysis was statistically higher than those without (p <0.001). The median haptoglobin value was lower in patients with a diagnosis of hemolysis than those without hemolysis (p <0.001). The median LDH value was significantly higher in patients with hemolysis than those without (p <0.001). It was observed that the median total bilirubin value of patients with a diagnosis of hemolysis was higher than those without hemolysis (p= 0.048). It was determined that the increased corrected reticulocyte count in the patients also increased the risk of hemolysis (Odds ratio [OR]: 1.58; p= 0.044). It was observed that decreased haptoglobin value in patients positively affected the development of hemolysis (OR: 0.028; p= 0.028). It was found that as the LDH value increased in patients, the risk of developing hemolysis increased (OR: 1.045; p= 0.023). Conclusion: Intravascular hemolysis is one of the common complications in patients after LVAD implantation and can lead to severe morbidity and early mortality. It is very important to determine the risk factors for hemolysis and to determine the laboratory parameters that can be used in early diagnosis. LDH, total bilirubin, haptoglobin, free hemoglobin value and corrected reticulocyte count are among the most important parameters used in the definition of hemolysis. High free hemoglobin value; alone is not sufficient to diagnose hemolysis and must be supported by additional laboratory tests.
Benzer Tezler
- Sol ventrikül destek cihazı implante edilmiş hastalarda cihaz litresinin vücut yüzey alanına oranının sistemik perfüzyona etkilerinin değerlendirilmesi
Evaluation of the effects of the ratio of device volume to body surface area on systemic perfusion in patients with implanted left ventricular assist devices
RAUF ÖNDER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiAkdeniz ÜniversitesiKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. OZAN ERBASAN
- Son dönem kalp yetmezliğinde ventrikül destek cihazı implante edilmiş hastalarda preoperatif ve postoperatif biyomolekül düzeylerinin mortalite ve morbitideye etkisi
The effect of preoperative and postoperative biomolecule levels on mortality and morbidity in patients with end-stage heart failure implanted with a ventricular assist device
ABDULLAH MAŞTA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiAkdeniz ÜniversitesiKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İLHAN GÖLBAŞI
- Sol ventrikül destek cihazı implantasyonu yapılan hastalarda sağ ventrikül kontraksiyon basınç indeksinin kullanımının değerlendirilmesi
Evaluation of right ventricular contraction pressure index in patients implanted with left ventricular assit device
KORAY KALENDEROĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
KardiyolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖMER KOZAN
- Sol ventrikül destek cihazı uygulanmış hastalarda asendan ve desendan aorta outflow greft anastomozunun femoral ve karotis arter akımlarına etkisi
The effects of ascending and descending aortic outflow greft anastomosis on femoral and carotid artery flows in patients that implemented left ventricle assist device
ONUR IRAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiEge ÜniversitesiKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÇAĞATAY ENGİN
- Sol ventrikül mekanik dolaşım destek cihazı sonrası kalp nakli yapılan hastalarda erken dönem sağkalım belirleyicilerinin retrospektif araştırılması
Retrospective investigation of early survival markers after heart transplantation in patients previously implanted with A left ventricular assist device
SUAT ŞENKAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiEge ÜniversitesiKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TAHİR YAĞDI