Primer hiperparatiroidili hastaların klinik laboratuvar ve radyolojik özelliklerinin retrospektif incelemesi
Retrospective analysis of clinical laboratory and radiological features of patients with primary hyperparathyroidism
- Tez No: 685614
- Danışmanlar: PROF. DR. ESEN AKBAY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
- Anahtar Kelimeler: Hiperkalsemi, paratiroid adenomu, paratiroidektomi, primer hiperparatioridizm, Adenomlar, Hipertiroidizm, Neoplazmlar, Paratiroid bezleri, Paratiroid hastalıkları, Hypercalcemia, parathyroid adenoma, parathyroidectomy, primary hyperparatioridism, Adenoma, Hyperthyroidism, Neoplasms, Parathyroid glands, Parathyroid diseases
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Mersin Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Hiperkalseminin en yaygın nedenlerinden biri olan primer hiperparatiroidizm, paratiroid hormonun aşırı salgılanması sonucu ortaya çıkan mineral metabolizması hastalığıdır. Geniş bir zaman aralığını kapsayan bu retrospektif çalışmada primer hiperparatiroidizm tanısı almış hastaların klinik, laboratuvar parametrelerinin ve görüntüleme özelliklerinin dökümante edilmesi ve karşılaştığımız klinik formların belirlenmesi, ayrıca opere olan hastaların operasyon sonrası laboratuvar değerlerinin değişimi, patoloji bulguları, cerrahi komplikasyon, postoperatif rekürens ve persistan hiperkalsemi oranlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmamızda; Ocak 2012 ile Aralık 2019 tarihleri arasında Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metobolizma Hastalıkları Bilim Dalı polikiliğininde primer hiperparatiroidi tanısı alan 404 hasta ile birlikle bunlar arasından paratiroidektomi yapılmış 207 hastanın takip dosyaları retrospektif olarak incelendi. Hastalar biyokimyasal olarak PTH ve Ca değerlerine göre klasik normokalsemik ve nonklasik olarak üç gruba ve semptom varlığına göre semptomatik ve asemptomatik olarak iki gruba ayrıldı. Hastaların tanı anındaki yaş, cinsiyet, başvuru şikayeti, operasyon öncesi; albümin, kalsiyum, fosfor, parathormon, eGFR, 24 saatlik idrarda kalsiyum atılımı, kemik mineral yoğunluğu, boyun ultrasonu, paratiroid sintigrafisi sonuçları ile operasyon sonrası; kalsiyum, albümin, parathormon, fosfor ve patoloji sonuçları kaydedilerek birbiriyle ve gruplar arasında karşılaştırıldı. Çalışmamızdaki 404 hastanın 319'u (%79) kadın, 85'i (%21) erkekti. . Ortalama yaş 57,2, en genç hasta 18, en yaşlı hasta 89 yaşındaydı. Biyokimyasal sunumlarına göre hastaların 340'ı (%84,2) klasik, 9'u (%2,2) nonklasik ve 55'i (%13,6) normokalsemik primer hiperpatiroidizmliydi. Klasik primer hiperparatiroidili hastalarda semptom görülme oranı normokalsemiklere göre istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksekti (p<0,05). Klinik sunumlarına göre hastaların 234'ü (%57,9) asemptomatik olarak saptanırken 170 (%42,1) hasta semptomatikti. Hastalarda en sık görülen semptom %20,4 ile kemik ağrısıydı. Semtomatik hastaların tanı anındaki kalsiyum değeri asemptomatik hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı derece yüksekken fosfor değeri istatistiksel olarak daha düşüktü (p<0,05). PTH ve eGFR değerlerinde semptomatik ve asemptomatik hastalar arasında anlamlı bir fark yoktu (p<0,05). 404 hastanın 207'si (%51,2) opere olmuştur. Hastaların operasyon öncesi ortalama PTH ve Ca değeri operasyon sonrasında anlamlı derece düşerken, ortalama fosfor değeri anlamlı derecede artmıştır (p<0.001). Opere olan 207 hastanın patoloji sonuçlarına bakıldığında 171'inde (%82,60) adenom, 19'unda (%9,17) hiperplazi, 2'sinde (%0,95) paratiroid karsinomu saptanmıştır. Patoloji sonucu 13 (%6,28) hastada paratiroid dokusu, 1 hastada (%0,4) timüs dokusu ve 1 (%0,4) hastada da tiroid dokusu olarak raporlanmıştır. Cerrahi komplikasyon olarak 10 (%4,8) hastada aç kemik sendromu, 3 (%1,4) hastada kalıcı hipoparatiroidi, 1 (%0,48) hastada pnömotoraks gelişmiştir. Operasyon sonrasında 26 (%12,56) hastada persistan hipeparatiroidi, 2 (%0,96) hastada ise rekürren hiperpatiroidi saptandı. Sonuç olarak primer hiperparatiroidizm karşımıza en çok klasik formda ve asemptomatik olarak gelmektedir. Normokalsemik hastalar daha az semptomatiktir. Nonklasik formların ayırıcı tanısının iyi yapılması gerekir. Hastalığın en etkin ve kesin tedavisi cerrahi olduğu için tipik semptomu olan her hasta ve endikasyonu olan bütün asemptomatik hastalar cerrahiye sevk edilmelidir.
Özet (Çeviri)
Primary hyperparathyroidism, one of the most common causes of hypercalcemia, is a mineral metabolism disease resulting from excessive secretion of parathyroid hormone. In this retrospective study covering a wide time period, it was aimed to document clinical, laboratory parameters and imaging characteristics of patients diagnosed with primary hyperparathyroidism as well as to determine the changes in postoperative laboratory values, pathology findings, surgical complications, postoperative recurrence and persistent hypercalcemia rates of the operated patients. In our study, the follow-up files of 404 patients diagnosed with primary hyperparathyroidism and 207 patients who underwent parathyroidectomy between January 2012 and December 2019 in the outpatient clinic of Mersin University Faculty of Medicine, Department of Internal Medicine, Endocrinology and Metabolism Diseases Department were retrospectively reviewed. The patients were divided into three groups as classical normocalcemic and nonclassical according to their biochemical PTH and Ca values, and into two groups as symptomatic and asymptomatic according to the presence of symptoms. Patients' age, gender, complaint at the time of diagnosis, pre-operative albumin, calcium, phosphorus, parathormone, e-GFR, 24-hour urinary calcium excretion, bone mineral density, neck ultrasound, parathyroid scintigraphy results and post-operative calcium, albumin, parathormone, phosphorus and pathology results were recorded and compared with each other and between groups. Of the 404 patients in our study, 319 (79%) were female and 85 (21%) were male. The mean age was 57,2 years, the youngest patient was 18, and the oldest patient was 89 years old. According to their biochemical presentations, 340 (84,2%) of the patients had classical, 9 (2,2%) nonclassical, and 55 (13,6%) normocalcemic primary hyperpathyroidism. The incidence of symptoms in patients with classical primary hyperparathyroidism was statistically significantly higher than in normocalcemic patients (p<0,05). According to their clinical presentations, 234 (57,9%) of the patients were asymptomatic, while 170 (42,1%) patients were symptomatic. The most common symptom in the patients was bone pain with 20,4%. While the calcium value at the time of diagnosis of symptomatic patients was statistically significantly higher than the asymptomatic patients, the phosphorus value was statistically lower (p<0,05). There was no significant difference between symptomatic and asymptomatic patients in PTH and eGFR values (p<0,5). 207 (5,2%) of 404 patients were operated. While the mean PTH and Ca values of the patients before the operation decreased significantly after the operation, the mean phosphorus value increased significantly (p<0,001). When the pathology results of 207 patients who underwent surgery were examined, adenoma was found in 171 (82,60%), hyperplasia in 19 (9,17%) and parathyroid carcinoma in 2 (0,95%). The pathology result was reported as parathyroid tissue in 13 (6,28%) patients, thymus tissue in 1 patient (0,4%), and thyroid tissue in 1 (0,4%) patient. As a surgical complication, hungry bone syndrome developed in 10 (4,8%) patients, permanent hypoparathyroidism in 3 (1,4%) patients, and pneumothorax in 1 (0,48%) patient. After the operation, persistent hyperparathyroidism was detected in 26 (12,56%) patients and recurrent hyperpathyroidism in 2 (0,96%) patients. As a result, primary hyperparathyroidism is mostly encountered in the classical form and asymptomatically. Normocalcemic patients are less symptomatic. Differential diagnosis of nonclassical forms should be done well. Since the most effective and definitive treatment of the disease is surgery, every patient with typical symptoms and all asymptomatic patients with indications should be referred for surgery.
Benzer Tezler
- Primer hiperparatiroidili hastalarda mikrodalga ablasyon tedavisinin etkinliğinin değerlendirilmesinde superb mikrovasküler görüntülemenin rolü
The role of superb microvascular imaging in evaluating the efficacy of microwave ablation for primary hyperparathyroidism
SERCAN VURĞUN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Radyoloji ve Nükleer TıpPamukkale ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MUHAMMET ARSLAN
- Primer hiperparatiroidili hastaların retrospektif olarak; antropometrik, laboratuvar, radyoloji ve patoloji sonuçlarının değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of anthropometric, laboratory, radiology and pathology results of patients with primary hyperparathyroidism
EMİNE ÖZTÜRK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
İç HastalıklarıNecmettin Erbakan ÜniversitesiDahiliye Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSTAFA KULAKSIZOĞLU
- Primer hiperparatiroidiye eşlik eden aterosklerotik ve metabolik bozuklukların klinik, laboratuvar ve radyolojik olarak değerlendirilmesi
Clinical, laboratory and radiological evaluation of aterosclerotic and metabolic disorders associated with primary hyperparathyroidism
GÖKTÜRK ÖGREDİCİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SEMA ÇİFTÇİ DOĞANŞEN
- Son dönem böbrek yetersizliği olan ve renal replasman tedavisi alan hastalarda spondiloartropati sıklığı
Başlık çevirisi yok
UĞUR ÖZDEMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
İç HastalıklarıBaşkent Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET EFTAL YÜCEL
- Primer hiperparatiroidi hastalarında tanı gecikmesi ve bunun hastalık üzerine etkileri
Diagnostic delay in patients with primary hyperparathyroidism and its impact on disease outcomes
KADİR GÖKHAN YÜCEL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıAkdeniz Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NUSRET YILMAZ