Geri Dön

Karaciğer sirozlu hastalarda ve dispeptik hastalarda helicobacter pylori infeksiyonu ve gastroduodenal lezyonlarla ilişkisinin incelenmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 69260
  2. Yazar: ZÜLFİKAR GÜZEL
  3. Danışmanlar: Belirtilmemiş.
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Dispepsi, Helicobacter pylori, Karaciğer sirozu, Peptik ülser, Dyspepsia, Helicobacter pylori, Liver cirrhosis, Peptic ulcer
  7. Yıl: 1998
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Fırat Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

7. ÖZET Bu çalışma sirotik ve dispeptik hastalarda H. pylori infeksiyonunun sıklığını ve gastroduodenal lezyonlarla olan ilişkisini incelemek amacıyla planlandı. 38 sirotik hasta, (ortalama yaş 62±10 yıl) 40 dispeptik hasta (ortalama yaş 46±14 yıl) ve kontrol grubu olarak 40 sağlıklı olgu (36±I2 yıl) çalışmaya alındı. Tüm olguların panendoskopi ile üst gastrointestinal sistem mukozası incelenerek lezyonları not edildi ve serolojik olarak ELİSA ile anti- H. pylori IgG antikorları çalışıldı. Karaciğer sirozlu hastalarda peptik ülser ve konjestif gastropati sıklığının normal popülasyondan önemli derecede daha yüksek olduğu saptandı. Dispeptik hastalarda gastroduodenal lezyonlar normal popülasyondan daha yüksek olduğu bulundu. H. pylori infeksiyonunun sıklığı sirotik hastalarla normal olgular arasında anlamlı ilişki saptanmazken (p>0.05), dispeptik hastalarda ise H. pylori infeksiyonu normal olgulardan anlamlı derecede daha yüksek saptandı (p<0.05). H. pylori enfeksiyonunun sıklığı yaş ile birlikte artmaktadır. Tüm gruplarda erken yaşlarda H. pylori enfeksiyonu yüksek oranda görülürken 50-59 yaşlan arasında pik yaptığı izlendi. Karaciğer sirozlu ve kontrol olgularında H. pylori infeksiyonu erkeklerde kadınlardan anlamlı derecede daha yüksek idi (p<0.05). Dispeptik hastalarda ise kadınlarda erkeklere göre hafifçe yüksek idi (p>0.05). Sigara içenlerle içmeyenler arasında H. pylori infeksiyonu sıklığı açısından anlamlı bir ilişki saptanmadı (p>0.05). Karaciğer sirozlu hastalarda etyoloji ile H. pylori infeksiyonu arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı (p>0.05). Child evrelemesiyle H. pylori infeksiyonu arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı (p>0.05). H. pylori infeksiyonu konjestif gastropati saptanmayan veya hafif konjestif gastropati bulunan sirotik hastalarda şiddetli konjestif gastropati bulunan sirotik hastalardan anlamlı derecede daha yüksekdi (p<0.005). Özofagus varisi bulunmayan veya I. ve 11. derece özofagus varisi bulunan sirotik hastalarda 66H. pylori infeksiyon sıklığı III. ve IV. derece özofagus varisi bulunan hastalardan anlamlı derecede yüksek idi (p<0.005). Karaciğer sirozlu hastalarda peptik ülser, gastrit ve gastroduodenit ile H. pylori infeksiyonu arasında anlamlı bir ilişki bulundu (p<0.05). Eroziv gastrit ile H.pylori infeksiyonu arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı. Dispeptik hastalarda H.pylori infeksiyonu ile gastroduodenal lezyonlar arasında güçlü bir ilişki saptandı. Sonuç olarak; peptik ülser ve konjestif gastropatinin siıotik hastalarda daha sık olduğu gözlendi. Karaciğer sirozlu hastalar ile normal sağlıklı olgular arasında H.pylori infeksiyonunun sıklığı açısından anlamlı bir farklılık yoktu. H.pylori enfeksiyonu tüm gruplarda yaş ile birlikte artmaktadır. Karaciğer sirozlu hastalarda etyoloji, Child sınıflaması ve sigara kullanımı ile H.pylori enfeksiyonu arasında anlamlı bir ilişki yoktu. Siıotik hastalarda gastropati ve varis derecesi aitti kça H.pylori enfeksiyon sıklığı anlamlı olarak azalmaktadır. Karaciğer sirozlu ve dispeptik hastalarda H.pylori infeksiyonu ile gastroduodenal lezyonlar arasında güçlü bir ilişki saptandı. 67

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Karaciğer sirozunda helicobacter pylori sıklığı ve sirozun şiddeti ile ilişkisi

    Başlık çevirisi yok

    DAMLA KARATAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    GastroenterolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. CAN DAVUTOĞLU

  2. Effect of chymotrypsin on M1 type pyruvate kinase from rabbit muscle and L-type from sheep liver

    Başlık çevirisi yok

    NİLAY BAŞARAN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1987

    BiyokimyaOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MERAL YÜCEL

  3. Kobaylarda splenik ototransplantasyon ve postsplenektomi sepsisi

    Başlık çevirisi yok

    S.ÇAĞATAY ÇİFTER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Genel CerrahiGazi Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

  4. Bazı baharat ve ekstraktlarının gıda zehirlenmesi yapan bakteriler üzerine antimikrobiyal etkileri

    Başlık çevirisi yok

    ŞAHİKA AKTUĞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Gıda Bilimi ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MEHMET KARAPINAR

  5. Tavuk karaciğer gama-glutamil transferazının saflaştırılması ve bazı kinetik özelliklerinin araştırılması

    The Purification of the chicken liver a gamma-glutamyl transferase and the research of some kinetic properties

    FİLİZ TARCAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    BiyolojiGazi Üniversitesi

    Biyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. LEVENT BİNGÖL