Geri Dön

Acil serviste COVID-19 tanısı alan hastaların 'serum iskemi modifiye albümin' düzeyinin mortalite ve morbidite açısından değerlendirilmesi

The evaluatıon of the 'serum ıchemıa modıfıed albumın' level of patıents dıagnosed wıth COVID-19 ın the emergency department ın terms of mortalıty and morbıdıty

  1. Tez No: 694281
  2. Yazar: ALİCAN ÖZÜAĞ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ERTUĞRUL ALTINBİLEK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İlk ve Acil Yardım, Emergency and First Aid
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 59

Özet

GİRİŞ VE AMAÇ: COVID-19 (2019 Koronovirüs Hastalığı); insanları etkileyen, koronavirüs 2'nin (SARS-CoV-2) neden olduğu bulaşıcı şiddetli akut solunum yolu sendromu hastalığıdır. İlk olarak 2019 yılında Çin'in Wuhan şehrinde 2019 Aralık ayında atipik ve hızlı yayılabilen bir pnömoni türü görülmüş ve dünya çapında yayılarak 2019-2020 koronavirüs pandemisine yol açmıştır. Dünya geneline yayılan 2019 koronavirüs salgınının ülkemizdeki ilk vakası Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından 11 Mart 2020'de açıklandı. Ülkemizde virüse bağlı ilk ölüm ise 15 Mart 2020'de gerçekleşti. Sağlık Bakanlığı 1 Nisan 2020'de koronavirüs vakalarının tüm Türkiye'ye yayıldığını açıkladı. Çalışmamızda pandemi hastanesi olarak hizmet veren üçüncü basamak bir Eğitim Araştırma Hastanesi acil servisinde Aralık 2020 sonrası Covid-19 tanısı alan kritik hastalar ve non-kritik hastalarda kan iskemi modifiye albümin (İMA) düzeyinin ve İMA indeksinin mortalite ve morbiditeyi öngörmedeki ilişkisini araştırmak amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi klinik araştırmalar etik kurul onayı ile Acil Tıp Kliniği'ne başvuran polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) sonucu ile COVID-19 tanısı alan, Toraks bilgisayarlı tomografi (BT) çekilen ve acil servisten taburcu edilen, hastaneye yatışı yapılan veya eksitus olan hastalar dahil edildi. Hastaların demografik bulguları, vital parametreleri, laboratuvar sonuçları ve klinik sonlanımlarına hastane bilgi yönetim sisteminden eksiksiz olarak ulaşılan 140 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Dahil edilen hastaların İMA değerleri ölçüldü ve İMA indeksi hesaplandı. BULGULAR : Çalışmamıza dahil edilen hastaların %58,6'sı erkek, %41,4'ü kadın, yaş ortalaması 61 idi. Hastaların %82,1'inde BT pnömoni ile uyumlu görünüm mevcuttu.En sık başvuru bulguları hastalığın kardinal semptomları ile uyumlu olarak sırasıyla ateş, öksürük, dispne idi.Hastaların %74,3'ünde ek komorbiditemevcuttu;en sık görülen komorbidite %77,9 hipertansiyon olduğu gösterildi. Hastalar %42,1'i acil servisten taburcu, %2,1'i ise acil serviste takipleri esnasında exitus oldu. Hastane yatışı yapılan hastaların%75.7'si taburcu olurken, %24.3'ü exitus oldu. Çalışmaya alınan tüm hastaların mortalitesinin ise %32.1 olduğu görüldü. Hastalar klinik durumlarına göre hafif ve ağır klinik olmak üzere iki gruba ayırıldı. Ağır klinik seyir olan grupta hastaların yaş ortalaması anlamlı olarak yüksekti, cinsiyet dağılımında gruplar arasında anlamlı farklılık gösterilmemiştir. Ağır klinik seyir olan grupta sol sayısı, Üre, kreatin, CRP, ferritin, prokalsitonin, laktat, NLR, d-Dimer, İMA düzeyleri ve mortalite hafif klinik seyir olan gruptan anlamlı olarak daha yüksekti(p < 0.05). Ağır klinik seyir olan grupta PCO₂ değeri, SO₂ değeri, PaO₂/FiO₂ değerleri hafif klinik seyir olan gruptan anlamlı olarak daha düşüktü. Tek değişkenli regresyon analizi ile iki grubu ayırt etmede yaş, solunum sayısı, üre, kreatin, crp, ferritin, prokalsitonin,PCO₂, laktat, SO₂, PaO₂/FiO₂, NLR, d-Dimer, dispne, öksürük, balgam, ishal, halsizlik-miyalji, koku-tat kaybı, boğaz-baş ağrısı, genel durum bozukluğu, ek hastalık varlığı ve İMA düzeyinin anlamlı etkinliği gözlenmiştir. (p < 0.05). Çok değişkenli regresyon analizinde iki grubu ayırt etmede dispne ve genel durum bozukluğunun anlamlı-bağımsız etkinliği gözlenmiştir(p < 0.05). Hastaların ortalama İMA düzeyi 33.8±30.3 idi. İki hasta grubunun ayrımında İMA değerinin ve IMA indeksinin anlamlı etkinliği gözlenmiştir(p < 0.05).Çoklu regresyon analizinde İMA indeksinin istatistiksel olarak anlamlı ve mortaliteyi öngörmede orta-ileri düzeyde prediktif olduğu saptandı SONUÇ: Çalışmamızda, serum IMA düzeyi COVID-19 hastalığının prognozunu öngörmede yeterli olmadığı gösterildi. IMA indeksinin prognoz tayininde hematolojik parametreler ile birlikte kullanılmasının faydalı olabileceği sonucuna varıldı.

Özet (Çeviri)

INTRODUCTION & AIM: 2019 Coronavirus Disease (COVID-19) is a highly contagious acute respiratory disease caused by coronavirus 2 (SARS-CoV-2) that affects humanbeing worldwide. An atypical and rapidly spreading type of pneumonia was first seen in Wuhan, China, in December 2019, and spread worldwide, causing the 2019-2020 coronavirus pandemic. The first case of the 2019 coronavirus epidemic in our country, which spread throughout the world, was announced by the Ministry of Health of the Republic of Turkey on March 11, 2020. The first death due to the virus in our country occurred on March 15, 2020. The Ministry of Health announced on April 1, 2020 that the coronavirus cases had spread all over Turkey. In our study, it was aimed to investigate the relationship between blood ischemia modified albumin (IMA) and IMA index in predicting mortality and morbidity in critical and non-critical patient who was diagnosed as COVID-19 after December 2020 at the Emergency Department of Educational and Research Hospital which serves as pandemic hospital. MATERIAL & METHOD: The patients who were discharged from the Emergency Department, hospitalized in pandemic wards or died due to COVID-19 and admitted to the Emergency Department and were diagnosed as COVID-19 as a result of polymerase chain reaction (PCR) and underwent thorax computed tomography (CT) were included by the approval of clinical research ethics committee of ŞişliHamidiyeEtfal Educational and Research Hospital affiliated to University of Health Sciences. 140 patients whose demographic findings, vital parameters, laboratory results and clinical outcomes were accessed easily from the information management system of the hospital were included. The IMA values of included patients were measured and according to measurements IMA ındex were calculated. FINDINGS: 58.6% of the patients included in our study were male, 41.4% were female, and the mean age was 61. The thorax CT of 82.1% of the patient was compatible with pneumonia. The most common complaints were fever, cough and dyspnea which were also concordant with cardinal symptoms of the disease, respectively. Additional comorbidities were present in 74.3% of the patients; the most common comorbidity was shown to be hypertension in 77.9%.42.1% of the patients were discharged from the emergency department, and 2.1% of them died during their follow-up in the emergency department.While 75.7% of hospitalized patients were discharged, 24.3% died at the hospital. The mortality of all patients included in the study was 32.1%. The patients were divided into two groups according to their clinical status as mild and severe.In the group with severe clinical course, the mean age of the patients was significantly higher, and there was no significant difference between the groups in gender distribution.Respiratory rate, Urea, creatinine, CRP, ferritin, procalcitonin, lactate, NLR, d-Dimer, IMA levels and mortality were significantly higher in the group with severe clinical course compared to other group with mild clinical course (p < 0.05).PCO₂ value, SO₂ value, PaO₂/FiO₂ values were significantly lower in the group with severe clinical course than in the group with mild clinical course. In distinguishing two groups with univariate regression analysis; age, respiratory rate, urea, creatinine, C-Reactive Protein (CRP), ferritin, procalcitonin, PCO₂, lactate, SO₂, PaO₂/FiO₂, NLR, d-Dimer, dyspnea, cough, sputum, diarrhea, fatigue, myalgia, loss of smell and taste, sore throat and headache, deterioration of general condition, presence of additional disease and IMA levels were significantly different (p < 0.05). In multivariate regression analysis; significant-independency efficacy of dyspnea and deterioration of general condition were observed in differentiating two groups (p < 0.05). The mean IMA level of the patients was 33.8±30.3.There was statistically significant difference in IMA index in the differentiation of two patient groups (p < 0.05).In multiple regression analysis, the IMA index was found to be statistically significant and moderately-advanced in prediction of mortality. RESULT: In our study, it was showed that the serum IMA levels was not solely sufficient in predicting the prognosis of COVID-19. It was concluded that the use of the IMA index together with hematological parameters may be beneficial in determining the prognosis of disease.

Benzer Tezler

  1. Acil serviste el yıkama davranışının özellikleri ve etkileyen faktörler

    Başlık çevirisi yok

    MUSTAFA KEŞAPLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    İlk ve Acil YardımAkdeniz Üniversitesi

    İlk ve Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. YILDIRAY ÇETE

  2. Miad aşımı gebeliklerin değerlendirilmesinde kardiotokografi, mekonyum varlığı, amniotik sıvı indeksi, apgar skorlarının, umblikal arter kan gazı ve ve umblikal venöz eritropoetinin önemi

    The role of cardiotocography,presence of meconium, amnitotic fluid index, apgar score , umblical cord arterial blood gases and umblical cord venous erythropoeitin levels in evaluating fetal well being in postterm pregnancy.

    AYŞE SEYHAN ATA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bakanlığı

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DR. BİLHAN SİDAL

  3. Vardiyalı çalışan hemşirelerde diyabet riskinin belirlenmesi

    Determination of diabetes risk of nurses working in shifts

    SERPİL TÜRKER ÇEKİNMEZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    HemşirelikAcıbadem Üniversitesi

    Dahiliye Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NERMİN OLGUN

  4. Çocukluk çağı dadı dirseği olgularında redüksiyon için uygulanan hiperpronasyon ve supinasyon – fleksiyon manevralarının başarı ve ağrı düzeylerinin karşılaştırılması

    Comparison of success and pain levels of supination-flexion and hyperpronation maneuvers in childhood nursemaid's elbow cases

    YAHYA KEMAL GÜNAYDIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bakanlığı

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FİGEN ÇOŞKUN

  5. Kliniğimizde koledok taşı nedeniyle uygulanan cerrahi yöntemler ve sonuçlarımız

    Surgical procedures performed due to common bile duct stones and their outcomes

    CEM TUĞMEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Genel CerrahiSağlık Bakanlığı

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. RAGIP KAYAR