Tifoda çeşitli klinik ve laboratuvar bulguların tanı değeri
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 69550
- Danışmanlar: PROF. DR. İBRAHİM BAYDAR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Infectious Diseases and Clinical Microbiology
- Anahtar Kelimeler: Teşhis, Tifo ateşi, Diagnosis, Typhoid fever
- Yıl: 1998
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gaziantep Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Bakteriyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
VH-ÖZET Retrospektif olarak yapılan bu çalışmada Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ve Klinik Bakteriyoloji Kliniği'nde yatırılarak takip edilen tifo olgularında analize elverişli bulunan 33 hastanın tedavi öncesi klinik ve laboratuvar bulguları incelendi. Kontrol grubu olarak tifo dışı ateş yüksekliği olan 30 hasta kullanıldı. Bu çalışma ile tifo tanısında klinik muayene ve laboratuvar bulgularının tam değeri araştırılmıştır. Ti folu hastaların tümünde ateş-nabız diskordansı olmasına karşın kontrol grubunda hiçbir olguda tesbit edilemedi. Fark istatisuki olarak oldukça anlamlı bulunmuştur (p < 0.0001). Paslı dil tifolu 33 hastanın 24 (% 72.7)'ünde vardı. Kontrol grubunda ise hiçbir olguda paslı dil görülmedi. Buna göre yapılan istatistiki analizde paslı dil bulgusunun tifo tanısında önemli bir bulgu olduğu görüldü ( p <0.0001). incelenen hasla grubunun 23 (% 69.9)'ünde splenomegali saptanırken kontrol grubu olguların hiçbirinde splenomegali tesbit edilemedi. Fakat hasta grubunda 27 (% 81.8) olguda hepatonıegali olmasına karşın kontrol olgu grubundaki 12 ( % 40.0) olguda hepatomegali olduğu görülmüştür (p < 0.001). Buna göre tifo tanısında splenomegali bulgusunun, hepatomegaliden daha önemli olduğu sonucuna varıldı (p O.0001). Tifoya özgü cilt lezyonları (tache rose) hasta grubunun 17 ( % 51.5)'sinde bulunurken kontrol grubunda tesbit edilememiştir. Her iki grup Ki kare (x²) yöntemi ile karşılaştırılmış ve farkın anlamlı olduğu görülmüştür (p 0.001). 1 i folu 33 hastanın laboratuvar analizinde, hastaların 9 (% 27.2),unda lökopeni bulunurken kontrol grubunda hiçbir hastada lökopeni görülmedi. Yapılan karşılaştırmada lökope i bulgusunun kontrol grubu ile kıyaslandığındatanıda önemli (p< 0.001), evren değerleri ile kıyaslandığında tanı değerinin olmadığı görüldü (p >0.05). Hastaların lökosit sayısı evren değerlerinin üzerinde olduğunda tifo tanısını dışlatması yönünden çok anlamlı bulundu. Hastaların lökosit formülünde hiçbir hastada eozinofîl hücre görülmedi. Fakat kontrol grubunda 30 olgunun 16 (% 53.3)'sında eozinofîl hücre görülmüş olup eozinopeni bulgusunun tanıda oldukça önemli olduğu sonucuna varıldı (p <0.0001). Anemi bulgusu olgu grubunda 22 (% 66.6) hastada mevcut idi (p <().0()1). Trombositopeni yönünden hastalar incelendiğinde tifolu 33 olgunun 15 (% 45.4) trombositopeni olmasına karşın kontrol grubunda yalnız bir olguda görülmüştür. Buna göre tifo tanısında trombositopeni çok önemli bir bulgudur (p 0. 0001). AST yüksekliği olgu grubunda % 78.7 iken kontrol grubunda % 3()'dur (p O.0001). ALT yüksekliği ise hastaların % 69.6, kontrol grubunun ise % 43.3'ünde bulunmuştur (p <0.05). Buna göre tifo tanısında AST yüksekliği ALT yüksekliğinden daha değerlidir. İncelenen 33 hastanın serolojik muayenesinde TO düzeyi 16, hastada TH düzeyi ise 18 hastada 1/200'ün üzerinde idi (p O.0001). Buna göre Gruber - Widal testinin ancak hastalığın son haftalarında tanı değeri olduğu, ilk günlerde yapıldığında tanıya katkısının yeterli olmadığı görülmüştür
Özet (Çeviri)
SUMMARY İn this study we examined the clinical and laboratory findings of 33 patients with typhoid fever who were observed 'in the Department of Cinical Bacteriology and Infectious Diseases in Gaziantep University. As a control group, we chose 30 patients with Fever whose typhi)! d lever was excluded. Our aim was to evaluate the importance of clinical and laboialory findings in the diagnosis of typhoid fever. We used Khi square (x-1) test for the statistical measurements. Most frequently encountered physical examination findings were relative bradycardia (% 100), rusty tongue (% 72.7). splenomegaly (% 69.9), hepatomegaly (% 81.8) and rose spots (% 51.5). These seem to be the most reliable abnormal findings found in the physical examination for diagnosing typhoid fever (p O.0001). On the other hand ; anemia, leukopenia, thrombocytopenia, increasing AST, ALT, LDII levels and high TO/TCI titers were the most important laboratory findings in the diagnosis of the patients with typhoid fever (p O.0001). In 33 patients serologic examination, TO level was found to be greater than 1/200 in 16 and TH level in 18 (p O.0001). According to these data, Grtiber-Widal test is found to be significant in the diagnosis of typhoid fever only at the later stages of the disease. 52
Benzer Tezler
- Tifo toksininin moleküler düzeyde kuramsal ve deneysel metotlarla incelenmesi
Analyzing of typhoid toxin by theoretical and experimental methods at molecular level
KEVSER KELLE
Yüksek Lisans
Türkçe
2022
BiyofizikTrakya ÜniversitesiBiyofizik Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ AYHAN ÜNLÜ
- Çeşitli klinik örneklerden izole edilen salmonella SPP. suşlarında biyofilm varlığının tespit edilmesi ve antibiyotik duyarlılıklarının belirlenmesi
From various clinical samples, salmonella SPP. isolated and determination of biofilm development and antibiotic sensitivity
ESRA ZORLUER
Doktora
Türkçe
2023
MikrobiyolojiÇukurova ÜniversitesiTıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AKGÜN YAMAN
- XIX.yüzyılda Konya vilayeti'nde meydana gelen salgın hastalıklar ve etkileri
XIX. epidemic diseases caused in the century in Konya
ESRA SEMİZ
- An alternative way for reduction of Salmonella in poultry products: Bacteriophages
Kanatlı çiftliklerinde Salmonellanın azaltılması için alternatif bir yol: Bakteriyofajlar
MUSTAFA GÜZEL
Doktora
İngilizce
2022
Gıda MühendisliğiOrta Doğu Teknik ÜniversitesiBiyoteknoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YEŞİM SOYER
PROF. DR. MUSTAFA AKÇELİK
- 1920-1950 yılları arasında Malatya'da salgın hastalıklarla mücadele
Combating epidemic diseases in Malatya between 1920 and 1950
BURAK GÜNGÖR