Geri Dön

Yutma anksiyetesinin gastroskopi süresi ve sedasyon tipi üzerine etkisi ve sağlık okuryazarlığı ile ilişkisi

The effect of swallowing anxiety on gastroscopy time and sedation type and its relationship with health literacy

  1. Tez No: 705128
  2. Yazar: FERİŞTE SAKAR
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HAKAN DEMİRCİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Anksiyete, Bilinçli sedasyon, Dispepsi, Gastroskopi, Sağlık okuryazarlığı, Sürekli Kaygı Envanteri, Yutma, Yutma bozuklukları, Anxiety, Conscious sedation, Dyspepsia, Gastroscopy, Health literacy, Trait Anxiety Inventory, Deglutition, Deglutition disorders
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Aile Hekimliği Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu araştırmanın amacı dispepsi belirtileri nedeniyle başvuran hastalarda yutma kaygısı belirtileri ile endoskopi sonuçları arasındaki bağlantıyı araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Araştırmada Karacabey Ulubatlı Hasan ASM kayıtlı olan ve dispeptik yakınmalarla başvuran ve gastroskopi uygulalan 18-75 yaş aralığındaki katılımcılar değerlendirilmiştir. Araştırmaya katılmaya gönüllü olan kişiler Sosyodemografik Veri Formu, Durumluk Sürekli Kaygı Envanteri (DKÖ/SKÖ), Yutma Kaygısı Ölçeği (YKÖ) ve Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği (HL-EU-Q16) aracılığıyla incelenmiştir. Bulgular: Araştırmada kadınların DKÖ, SKÖ ve YKÖ puan ortalamalarının erkeklerin ortalamalarından daha yüksek olduğu (p<0,05) bulundu. Ekonomik duruma göre YKÖ puanlarının anlamlı seviyede farklılık gösterdiği (p<0,05) bulundu. Lisans düzeyinde eğitime sahip hasta oranının lokal anestezi yapılan grupta daha yüksek olduğu belirlendi (p<0,05). Psikiyatrik hastalık gözlenen hasta grubunda endoskopi süresinin psikiyatrik hastalık görülmeyen gruba göre daha uzun olduğu bulundu p<0,05). Araştırmada YKÖ skorları ile DKÖ skorları arasında anlamlı derecede pozitif ilişki olduğu (r=0,22, p=0,002) bulunmuştur. YKÖ skorları ile SKÖ skorları arasında anlamlı derecede pozitif ilişki olduğu (r=0,37, p<0,001) bulundu. STAI-I ve STAI-II ölçeklerine göre hastanın kaygı varlığını ve bu kaygının sürekli olup olmadığını tahmin edebilmek amacıyla ROC analizi sonucunda;YKÖ'den elde edilecek toplam puanın >19 (Duyarlılık = %65,22, Özgülük=%53,54, AUC=0,61 ve p=0,008) olması durumunda hastada kaygı varlığından ve toplam puanın >22 (Duyarlılık = %55,79, Özgülük=%76,24, AUC=0,70 ve p<0,001) durumunda ise bu kaygının sürekliliğinden bahsedilebileceği öngörülmüştür. Buna ek olarak araştırmada vakaların yaşları ile HL-EU-Q16 skorları arasında istatistiksel açıdan anlamlı seviyede negatif ilişki olduğu (r=-0,14, p=0,05) bulundu. Sonuç: Dispeptik şikayetler nedeniyle baş vuran hastalarda durumluk ve sürekli kaygı belirtileri ve yutma kayısı belirtileri yaygın görülür. Dispeptik hastalarda psikolojik kökenli yutma sorunları belirlemek amacıyla YKÖ uygun bir ölçüm aracı olup, YKÖ'den 19 ve üzeri puan kişilere endoskopi öncesi kaygı giderici bilgilendirme yapmak ruhsal sağlığı açısından yararlı olabilir.

Özet (Çeviri)

Aim: The aim of this study was to investigate the effect of swallowing anxiety on gastroscopy time and sedation type and its relationship with health literacy. Methods: Participants between the ages of 18-75, who were registered at the Karacabey Ulubatli Hasan Family Health Center and who applied with dyspeptic complaints and underwent gastroscopy, were evaluated in the study. Persons who volunteered to participate in the study were examined using the Sociodemographic Data Form, the State Trait Anxiety Inventory (STAI), the Swallowing Anxiety Scale (SAS) and the Health Literacy Scale (HL-EU-Q16). Results: In the study, it was found that women's STAI and SAS mean scores were higher than men's mean scores (p<0.05). It was found that SAS scores differed significantly according to economic status (p<0.05). It was determined that the rate of patients with undergraduate education was higher in the local anesthesia group (p<0.05). It was found that the endoscopy period was longer in the patient group with psychiatric disease than in the group without psychiatric disease (p<0.05). In the study, it was found that there was a significant positive correlation (r=0.22, p=0.002) between SAS scores and STAI-I scores and that there was a significant positive correlation (r=0.37, p<0.001) between SAS scores and STAI-II scores. According to the STAI-I and STAI-II scales, as a result of the ROC analysis in order to predict the presence of anxiety in patients and whether this anxiety was continuous, it is predicted that if the total score obtained from SAS is >19, the patient may have anxiety, and if the total score is >22, continuity of this anxiety can be identified. In addition, a statistically significant negative correlation was found between the ages of the cases and their HLEU- Q16 scores (r=-0.14, p=0.05). Conclusions: State and trait anxiety symptoms and swallowing anxiety symptoms are common in patients presenting with dyspeptic complaints. In dyspeptic patients, SAS is an appropriate measurement tool in order to determine swallowing problems of psychological origin. It may be beneficial for their mental health to provide antianxiety information before endoscopy to people with a score of 19 or higher on the SAS. The fact that health literacy results were not associated with anxiety tests is a valuable finding. It suggests that while making accurate health decisions, individuals exhibit anxiety-free behavior.

Benzer Tezler

  1. Antihipertansif ilaç kullanan hastalarda yutma anksiyetesi ve oral tablet kullanım sadakati arasındaki ilişkinin belirlenmesi

    Determination of the relationnship between swallowing anxiety and oral drug use fidelity in patients taking antihypertensive drug

    ÖZER KELEMCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HAKAN DEMİRCİ

  2. Serebral palsili çocukların uyku kalite seviyesinin değerlendirilmesi ve anne/babaların depresyon/anksiyete ile ilişkisi

    The evaluation of serebral palsy children at the sleep quality level and relationship between mother / father depression / anxiety

    MEHTAP AKÇA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıMersin Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÇETİN OKUYAZ

  3. ICD takılan hastaların uyku sorunları, şok ağrısı ve şok anksiyetesinin belirlenmesi

    Identification of sleep problems, shock pain and shock anxiety of the patients with İCD implantation

    ESRA SAĞLAM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    HemşirelikAmasya Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ EYLEM TOPBAŞ

  4. Pediatrik olgularda premedikasyon yöntemlerinin preoperatif ve postoperatif anksiyete üzerine etkinliğinin incelenmesi

    Evaluation the efficacy of premedication methods on preoperative and postoperative anxiety in pediatric patients

    MEHMET BURAK EŞKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Anestezi ve ReanimasyonGata

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET EMİN ORHAN

  5. Yanık hastalarında pansuman öncesi kaygı düzeyi ile ağrı anksiyetesi ilişkisi

    The relationship between pre-dressing anxiety level and pain anxiety in burn patients

    ESRA AYDEMİR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    HemşirelikAvrasya Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HASAN TURGUT