Birinci basamağa başvuran erişkin hastalarda çocukluk çağı olumsuz yaşantılarının uzun dönem etkilerinin ayrıntılı olarak incelenmesi
Detailed examination of the long-term effects of adverse childhood experiences in adult patients admitted to primary care
- Tez No: 724689
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ HÜSEYİN AKSOY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Anksiyete bozuklukları, Depresyon, Kronik hastalık, Olumsuz erken çocukluk deneyimleri, Sağlık davranışı etkileşim modeli, Yetişkinler, Ölçekler, Anxiety disorders, Depression, Chronic disease, Negative early childhood experiences, Health behavior interaction model, Adults, Scales
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Adana Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Aile Hekimliği Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Çocukluk çağı olumsuz yaşantıları, hem tüm dünyada hem de ülkemizde beraberinde getirdiği sosyal, sağlık ve toplumsal sonuçları açısından önem arz etmektedir. Dünyada bu konuda yapılan çalışmalar olmasına rağmen ülkemizde çocukluk çağı olumsuz yaşantılarının uzun dönem etkileriyle ilgili çalışmalar kısıtlıdır. Bu araştırmada birinci basamağa başvuran erişkin hastalarda çocukluk çağı olumsuz yaşantılarının (ÇÇOY) uzun dönem etkilerinin ayrıntılı olarak incelenmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntemi: Bu Araştırma, 01 Ocak 2022-31 Mart 2022 tarihleri arasında Adana İli'ne bağlı Afetevleri Aile Sağlığı Merkezi, Rotary Gürselpaşa 1 Aile Sağlığı Merkezi ve Gülbahçesi Aile Sağlığı Merkezi'ne kayıtlı 18-65 yaş arası 415 birey üzerinde gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların sosyodemografik verileri, mevcut sağlık yönünden verileri, sağlık hizmet kullanımı yönünden verileri, riskli sağlık davranışlarına yönelik veriler, geçmiş yaşantılarına yönelik algıları ile ilgili tanımlayıcı veriler kaydedildikten sonra tüm katılımcılara, Aile APGAR Ölçeği, Çocukluk Çağı Olumsuz Yaşantılar Ölçeği (ÇÇOYÖ), Hastane Anksiyete Depresyon Ölçeği (HAD), Bapirt Alkol Ölçeği, Fagerström Nikotin Bağımlılık Ölçeği ve Yaşam Doyum Ölçeği (YDÖ) yüz yüze görüşülerek uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan 415 katılımcının ortanca yaş değeri 35 idi. Katılımcıların %65,8'i kadın, %24,3'ü düşük eğitimli, %46,2'si çalışmıyor, %38,8'i düşük gelire sahipti. Çocukluk çağı olumsuz yaşantı sayılarının ortalaması kadınlarda 2,4±2,2 erkeklerde 1,5±1,9 idi. Çocukluğundan katılımcıların %38,3'ü duygusal istismar, %37,1'i fiziksel istismar, %32,8'i duygusal ihmal, %26,5'i aile içi şiddete tanık olma durumu, %17,1'i cinsel istismar yaşamıştı. Katılımcıların %30,5'i (n=126) hiç ÇÇOY bildirmezken %44,9'u 1-3 ÇÇOY, %24,6'sı ≥4 ÇÇOY bildirmişti. Çalışmamızda ÇÇOY arttıkça kişilerin yetişkin dönemde fiziksel şiddet uygulama, fiziksel şiddete maruz kalma, sözlü şiddet uygulama/maruz kalma, erken gebelik/partnerini gebe bırakma (<20 yaş), intihar girişimi, hapse girme oranları anlamlı olarak yüksekti. ÇÇOY ile kronik hastalık sayısı ve vki arasında pozitif yönde ilişki; yaşam doyum puanları, Aile APGAR puanları arasında negatif yönde ilişki vardı. Sonuç: Çocukluk çağı olumsuz yaşantıları bireyi fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden etkilediği gibi, toplumsal sonuçlara da sebep olmaktadır. Kişiye biyopsikososyal açıdan yaklaşması gereken aile hekimlerine çocukluk çağı olumsuz yaşantılarının tespiti ve önlenmesine yönelik önemli rol düşmektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: Adverse childhood experiences are important both in the world and in our country in terms of their social, health and societal consequences. Although there are studies conducted on this subject in the world, studies on the long-term effects of adverse childhood experience in our country are limited. In this study, it is aimed to examine in detail the long-term effects of adverse childhood experience (ACE) on adult patients admitted to primary care. Materials and methods: This research was carried out on 415 individuals aged 18-65 years registered in the Afetevleri Family Health Center, Rotary Gürselpaşa 1 Family Health Center and Gülbahçesi Family Health Center units of Adana Province between 1 January and 31 March, 2022. After recording the participants' sociodemographic data, current health data, health service usage data, data on risky health behaviors, descriptive data about their perceptions about their past lives, the Family APGAR Scale, Adverse Childhood Experience (ACE), Hospital Anxiety and Depression Scale (HADs), Bapirt Alcohol Scale, Fagerström Nicotine Addiction Scale and Life Satisfaction Scale (LSS) were applied to all participants by interviewing them face to face. Results: The median age of the 415 participants in the study was 35 years. 65.8% of the respondents were women, 24.3% of participants had a low level of education, 46.2% were not employed, 38.8% had a low income. The average number of adverse childhood experiences was 2.4±2.2 in women and 1.5±1.9 in men. 38.3% of the participants had experienced emotional abuse, 37.1% had experienced physical abuse, 32.8% had experienced emotional neglect, 26.5% had witnessed domestic violence, 17.1% had experienced sexual abuse since childhood. While 30.5% (n=126) of the participants reported no any ACE, 44.9% reported 1-3 ACE, and 24.6% reported ≥4 ACE. In our study, as ACE is increased, the rates of physical violence, physical violence exposure, verbal violence/exposure, early pregnancy/conceiving a partner (<20 years old), suicide attempt, and incarceration were significantly higher in adults. There was a positive relationship between adverse childhood experiences and the number of chronic diseases and BMI; there was a negative relationship between life satisfaction scores and Family APGAR scores. Conclusion: Adverse childhood experiences affect the individual physically, spiritually and socially, as well as cause social consequences. An important role for the detection and prevention of adverse childhood experience falls on family doctors who need to approach a person from a biopsychosocial point of view.
Benzer Tezler
- Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile hekimliği polikliniklerine başvuran hastaların aile hekimliği bakış açısı ile ağız ve diş sağlığı durumları
Oral and dental health conditions of patients attending to Ankara University Faculty of Medicine, family medicine polyclinics with family medicine perspective
ZEYNEP BAYRAKTUTAR DALDAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Aile HekimliğiAnkara ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET UNGAN
- Birinci basamağa başvuran erişkin bireylerin karşılanmamış koruyucu sağlık hizmeti ihtiyacının belirlenmesi
Detecting unmet preventative healthcare needs of adults who apply to primary health care
SÜHEYLA ATALAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Aile HekimliğiMarmara ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET AKMAN
- Birinci basamağa başvuran hipertansif hastaların ilaç tedavisi ve diyet uyumunun değerlendirilmesi
Drug treatment of hypertensive patients applying to primary care and evaluation of dietary compliance
PINAR KURTTAŞ ÇOLAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Aile HekimliğiAfyonkarahisar Sağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NAZLI ŞENSOY
- Birinci basamağa başvuran 11-17 yaş arası adölesanların fazla kilolu ve obez olmalarına etkili olan faktörlerin araştırılması
Investigation of the factors affecting the overweight and obesity of 11-17 year old adolescents admitted to primary care
HİLAL BATTAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Aile HekimliğiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. KENAN TOPAL
- Kronik böbrek hastalığı farkındalığı: Birinci basamakta kesitsel bir çalışma
Chronic kidney disease awareness: A cross-sectional study in primary care
ESRA GÖK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Aile HekimliğiOndokuz Mayıs ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. MUSTAFA KÜRŞAT ŞAHİN