Pit morphology and effect of prior pitting corrosion on fatiguelife in 7075-T6 and 7075-T6 extruded aluminum alloys
7075-T6 ve 7075-T6 ektrüzyonlu aluminyum alaşımlarında çukur morfolojısı ve ön çukur korozyonunun yorulma dayanımı üzerine etkileri
- Tez No: 739773
- Danışmanlar: PROF. DR. DAVID HOEPPNER
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Metalurji Mühendisliği, Metallurgical Engineering
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2005
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Unıversıty Of Utah
- Enstitü: Yurtdışı Enstitü
- Ana Bilim Dalı: Makine Mühendisliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Mekanik Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Oyuk korozyonu, malzeme yüzeyinin verimli alanını azaltarak malzeme üzerindeki gerilim yoğunluğunu artıran bir bozunma problemidir. Bununla birlikte, oyuk korozyonu, periyodik dinamik yükler ile birlikte oluştuğu zaman malzemenin yorulma ömrünü azaltır. Bir başka deyişle, malzemede korozyon oluştuğu zaman malzemenin yorulma ömrü azalmakta, malzemede periyodik yükler varsa da korozif bir ortamda korozyona maruz kalmış malzemenin korozyon hızı da artmaktadır. Çatlaklar oyuklardan oluşabilmekte ve malzeme boyunca ilerleyerek parçanın tümüyle kırılabilmesine neden olabilmektedirler. Alüminyum alaşımları oyuk korozyonuna karşı duyarlıdırlar ve bir kez oksit tabakaları agresif bir ortam içerisindeyken saldırıya uğrarsa, o zaman oyuklar malzeme yüzeyinde oluşur ve yüzey altında birbirleriyle birleşebilirler. Alüminyum 7075 – T6 ve ekstrüde edilmiş alüminyum 7075 – T6 numuneler kullanılarak NaCl (sodyum klorür) ve H2O2 (hidrojen peroksit) çözeltisi içerisinde korozyon oluşturulması sonucunda optik metal mikroskop kullanılarak bütün korozyon oyukları tanımlanarak korozyon haritası oluşturulmuştur. Yüzeylerinde 1,5 mm x 1 mm boyutlarında korozyon alanı oluşturulmuş numuneler daha sonra yorulma testlerine tabi tutularak her bir numunenin hangi periyodik yükleme sayısında ilk çatlağının oluştuğu da video kayıt sistemi kullanılarak tespit edilmiştir. Korozyona uğratılmamış bazı numuneler de referans olması için yorulma deneylerine tabi tutulmuşlardır. Bu sayede önceden korozyona uğratılmış numunelerin, korozyona maruz kalmamış numuneler ile aynı şartlarda yorulma deneylerine tabi tutularak korozyonun yorulma ömrüne etkisi gözlemlenebilmiştir. Yapılan deneyler sonucunda korozyona uğratılmış numunelerin yorulma dayanımlarının bakir numunelere göre çok daha düşük olduğu görülmüştür.
Özet (Çeviri)
Pitting corrosion is a degradation problem that reduces the area of the surface and thereby increases the stress concentration of the region. However, pitting corrosion when acting with cycling loading reduces the fatigue life of the component. Cracks form from pits and grow through the material and can lead to the total failure of the component. Aluminum alloys are susceptible to pitting corrosion and once their passive layer is attacked by an aggressive environment, pits form on the surface and can link to each other. More research to understand this phenomena and more modeling of the corrosion pits are needed. This study was performed using 7075-T6 and 7075-T6 Extruded Aluminum alloys. Ten tests were conducted. Four specimens from each material were subjected to corrosion prior to fatigue and two specimens were run as baseline fatigue tests in order to compare the prior-corrosion effect on the fatigue life of the specimens. The specimens were cyclically loaded at a maximum stress (σmax) of 30 ksi, frequency of 10 Hz and a stress ratio (R) of 0.1. Five million fatigue cycles were determined as run out and loading was increased to 35 ksi after that cycle if a specimen did not fracture. In order to capture pit-to-crack transition an inspection system was set up by using a video camera and digital recording system. Frequency was reduced from 10 Hz to 0.5 Hz for inspection purposes. It was found that seven out of eight prior corroded specimens fractured from the corroded region and pit to crack transition was captured. The pristine specimens were found to have longer fatigue lives as was hypothesized.
Benzer Tezler
- Kitozan hidrojellerinin diyabetli hayvan yaralarında kullanılabilirliğinin araştırılması
An investigation of effect of chitosan hydrogels on open wounds in diabetic rats
SEHER KARSLI
Yüksek Lisans
Türkçe
2006
Eczacılık ve FarmakolojiMarmara ÜniversitesiFarmasötik Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. JÜLİDE AKBUĞA
- Characterization of Cu2ZnSnSe4 (CZTSe) thin films with Cu- and Zn-poor composition deposited by one-step thermal evaporation
Tek adımlı termal buharlaştırma yöntemiyle biriktirilen Cu- ve Zn-fakir bileşimli Cu2ZnSnSe4 (CZTSe) ince filmlerin karakterizasyonu
ZEKİ ALİHAN BAYRI
Yüksek Lisans
İngilizce
2026
Fizik ve Fizik Mühendisliğiİstanbul Teknik ÜniversitesiFizik Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HAKAN KARAAĞAÇ
- İletken anilin, triflorometil-anilin ve diamino-disiyano-antrakinon polimerlerinin sentezi ve karakterizasyonu
Synthesis and characterization of conductive aniline, trifluoromethyl aniline, and diamino-dicyano anthraquinone polymers
SEVİL GÜNERALP
- 2-5 yaş grubu çocuklarda maksiller labial frenulumun erken çocukluk çağı çürüğü oluşumu üzerine etkisi
Effect of Maxillary Labial Frenulum on Early Childhood Caries in Children Aged 2-5 Years Old
NURETTİN YUSUF YILGÖR
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2020
Diş HekimliğiAtatürk ÜniversitesiÇocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SERA DERELİOĞLU
- Havacılık ve uzay uygulamalarına yönelik nikel kaplı karbonfiber üretimi ve karakterizasyonu
Nickel coated carbonfiber production and characterization for aerospace applications
CANER ÇİNKA
Yüksek Lisans
Türkçe
2014
Metalurji Mühendisliğiİstanbul Teknik ÜniversitesiMetalurji ve Malzeme Mühendisliği Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. NURİ SOLAK