Geri Dön

Biyoelektrik empedans analizinin vücut dışı şok dalgası ile taş kırma tedavisi (ESWL) sonuçlarına etkisi

Effect of bioelectric impedance analysis on the results of extracorporeal shock wave lithotripsy (ESWL)

  1. Tez No: 751113
  2. Yazar: FERHAT KESER
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ MEFTUN ÇULPAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Üroloji, Urology
  6. Anahtar Kelimeler: Biyoelektriksel empedans, Böbrek hastalıkları, Böbrek taşları, ESWL, Elektriksel impedans, Üreter taşları, Bioelectrical impedance, Kidney diseases, Kidney calculi, ESWL, Electric impedance, Ureteral calculi
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Medeniyet Üniversitesi
  10. Enstitü: Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ. Üriner sistem taş hastalığında cerrahi müdahale ihtimali %25 olarak gösterilmektedir ve bu müdahaleler içinde %54 ile vücut dışı şok dalga ile taş kırma (ESWL) en çok uygulanan yöntemdir. Bu çalışmanın primer amacı, böbrek taşı nedeniyle ESWL uygulanan hastalarda, biyoelektrik empedans analizi (BEA) değerlerinin ESWL başarısı üzerine etkisini belirlemektir. Sekonder amacı ise, taş ile cilt arasındaki bölgenin Hounsfield ünitesi (HU) değerinin ESWL başarısı üzerine etkisini ortaya koymaktır. GEREÇ VE YÖNTEM. Eylül 2021 ve Mart 2022 tarihleri arasında, kliniğimizde böbrek taşı nedeniyle ESWL uygulanan hastaların verileri prospektif olarak kaydedildi. Hastaların demografik verileri, işlem öncesi BEA verileri, vücut ısıları, bilgisayarlı tomografide (BT) taş cilt mesafesi, taş hacmi, taşın çapı, taşın HU değeri, taş cilt arası dokunun HU değeri, ESWL seans sayısı, ESWL'de uygulanan enerji ve frekans değerleri not edildi. Son işlemden 1 ay sonra direkt üriner sistem grafisi (DÜSG) ve ultrason ile, arada kalınan durumlarda BT ile taşsızlık kontrol edildi. Taşsızlık elde edilenler başarılı grup, rest taşı olanlar ise başarısız grup olarak iki gruba ayrıldı. BULGULAR. Toplam 186 hastadan 114 (%61,2) hastada taşsızlık sağlandı. Yapılan tek değişkenli analizde vücut kitle indeksi (VKİ) (OR: 0,916, p=0,013), yağ yüzdesi (OR: 0,945, p=0,002), göbek çevresi (OR: 0,973, 0,028), taş cilt mesafesi (OR: 0,983, p=0,032), taş hacmi (OR: 0,999, p=0,001), taşın HU değeri (OR: 0,998, p=0,002) ve taş ile cilt arası dokunun HU değeri (OR: 1,017, p=0,009) bağımsız risk faktörleri olarak belirlendi. Çok değişkenli analizde ise yağ yüzdesi (OR: 0,933, p=0,001), taş hacmi (OR: 0,999, p=0,023) ve taşın HU değeri (OR: 0,998, p=0,004) bağımsız değişkenler olarak gözlendi ve bu üç değişken ile ESWL başarısını ön gördüren bir regresyon modeli oluşturuldu. Başarılı grubun alt grup analizinde tek seanstan çok seansa geçiş için risk faktörleri araştırıldı. Hasta yaşı (OR: 1,032, p=0,031) ve taşın HU değeri (OR: 1,003, p=0,005) çok seans için risk faktörleri olarak tespit edildi. SONUÇ. ESWL başarısında taş hacmi, taşın dansitesi ve yağ yüzdesi başarıyı etkileyen faktörler olarak belirlenmiştir. ESWL öncesi başarıyı ön görmek için BEA rutin kullanımı düşünülebilir. Tek seansta başarı için yaş ve taşın dansitesinin negatif etkisi olduğu gösterilmiştir.

Özet (Çeviri)

OBJECTIVE. The probability of surgical intervention in urinary system stone disease is shown as 25%, and extracorporeal shock wave lithotripsy (ESWL) is the most applied method with 54% of these interventions. The primary aim of this study is to determine the effect of bioelectrical impedance analysis (BIA) values on the success of ESWL in patients undergoing ESWL due to kidney stones. The secondary aim is to reveal the effect of the Hounsfield unit (HU) value of the region between the stone and the skin on the success of ESWL. MATERIALS & METHODS. The data of patients who underwent ESWL for kidney stones in our clinic between September 2021 and March 2022 were prospectively recorded. Demographic data of the patients, BIA data before the procedure, body temperature, skin to stone distance in computed tomography (CT), stone volume, stone diameter, HU value of the stone, HU value of the tissue between skin to stone, number of ESWL sessions, energy and frequency values applied in ESWL noted. Stone-free status was checked with direct urinary system radiography (DUSG) and ultrasound 1 month after the last procedure, and with CT in undecided situations. Those with stone-free were divided into two groups as the successful group and those with rest stones as the unsuccessful group. RESULTS. 114 (61.2%) patients were stone-free out of a total of 186 patients. In univariate analysis, body mass index (BMI) (OR: 0.916, p=0.013), fat percentage (OR: 0.945, p=0.002), belly circumference (OR: 0.973, 0.028), stone-skin distance (OR: 0.983) p=0.032), stone volume (OR: 0.999, p=0.001), HU value of the stone (OR: 0.998, p=0.002), and HU value of the tissue between the stone and the skin (OR: 1.017, p=0.009) were independent risk factors. In multivariate analysis, fat percentage (OR: 0.933, p=0.001), stone volume (OR: 0.999, p=0.023), and stone HU value (OR: 0.998, p=0.004) were observed as independent variables. A regression model was created to predict the success of ESWL with these three variables. In the subgroup the successful group, risk factors for transitioning from a single session to multiple sessions were investigated. Patient age (OR: 1.032, p=0.031) and HU value of the stone (OR: 1.003, p=0.005) were determined as risk factors for multiple sessions. CONCLUSION. Stone volume, stone density and fat percentage were determined as factors affecting success in ESWL. Routine use of BIA may be considered to predict success before ESWL. Age and stone density have been shown to have a negative effect on success in a single session.

Benzer Tezler

  1. Yeni tanı opere meme kanseri hastalarında biyoelektriksel empedans analizi sonuçlarının tümörün prognostik faktörleri ve hasta kan gruplarıyla ilişkisi

    New prognostic factors of tumor impedance anal- ysis in newly diagnosed breast cancer patients and its relationship with patient blood groups

    HASAN ERDAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    OnkolojiAnkara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜNGÖR UTKAN

  2. Primer hipertansiyonlu çocuklarda biyoelektrik impedans analizi ile vücut kompozisyonunun değerlendirilmesi

    The relationship between body composition and blood pressure in children

    GÜLÇİN KAYMAKOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    NefrolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MERAL TORUN BAYRAM

  3. Metabolik sendromlu periton diyalizi hastalarında tıbbi beslenme tedavisinin etkisinin incelenmesi

    Evaluation of the effect of medical nutritional therapy in peritoneal dialysis patients with metabolic syndrome

    GÜLŞAH ŞAHİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Beslenme ve DiyetetikHacettepe Üniversitesi

    Diyetetik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLDEN KÖKSAL

  4. Validation of bioelectrical impedance analysis to assess body composition changes at altitude

    Biyoelektrikal empedans analizinin irtifadaki vücut kompozisyonu değişikliklerini tesbitinin geçerliliği

    ERDEM YAVUZ

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2000

    Tıbbi BiyolojiBoğaziçi Üniversitesi

    PROF.DR. YEKTA ÜLGEN

  5. İnterstisyel akciğer hastalarında sarkopeni sıklığının SARC-F anketi, kas gücü, kas kesitsel alanı ve sarkopeni varlığının uzun dönem hasta takibinde prognozuna etkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of sarcopenia prevalence via SARC-F questionnaire, muscle strength, and muscle cross-sectional area, and the impact of sarcopenia presence on prognosis in long-term follow-up of interstitial lung disease patients

    FIRAT SAYDIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İPEK ÖZMEN

    DR. ELİF YILDIRIM

    DR. AHMET KÜRŞAT KARAMAN