Geri Dön

Süt ve daimi molar dişlerde farklı evrelerdeki oklüzal çürük lezyonlarına pedodonti uzmanlık/doktora programındaki hekimlerin yaklaşımlarının değerlendirilmesi

Evaluation of the approaches of dentists in pedodontics expertise/PHD program to occlusal caries lesions in different stages in primary and permanent molar TEETH

  1. Tez No: 777121
  2. Yazar: GÜLŞAH KİNEY
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SALİH DOĞAN
  4. Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
  5. Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
  6. Anahtar Kelimeler: Azı dişleri, Dental oklüzyon, Diş çürükleri, Dişler, Doktora, Doktorlar, Hekimler, Pedodonti, Süt dişleri, İntörnlük ve asistanlık, Molar, Dental occlusion, Dental caries, Teeth, Doctorate, Physicians, Pedodontics, Tooth deciduous, Internship and residency
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Erciyes Üniversitesi
  10. Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Pedodonti Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışma ile Türkiye'de pedodonti bölümünde uzmanlık/doktora eğitimlerine devam eden diş hekimlerinin yüksek ve düşük çürük riski gruplarında süt ve daimi molar dişlerde ICDAS'a göre tanımlanan farklı evrelerdeki oklüzal çürük lezyonlarına tedavi yaklaşımları ve restoratif tedaviye karar verdikleri durumda tercih ettikleri restorasyon tekniği ile restoratif materyallerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu sayede ülkemizde çürük yönetimi konusunda literatürdeki güncel bilgilerin uygulamada yer bulup bulmadığıyla ilgili bir değerlendirme yapılması amaçlanmıştır. Bu çalışma çocuk ve ergenlerde tedavi yaklaşımlarını değerlendiren Fransızca bir anket Türkçeye çevrilerek yapıldı. Ankette birinci bölümde katılımcılara ait bilgiler, ikinci bölümde farklı oklüzal çürük evrelerinde hekimlerin restoratif tedaviye karar verdikleri evreler, bu evrede tercih edilen restoratif materyal ve teknik sorgulandı. Anket“Google Form”üzerinden yapıldı ve 167 kişi katıldı. Süt dişlerinde düşük risk grubunda olan hastalarda ICDAS 3 evresinde operatif tedavi kararı oranı %18,5 iken yüksek risk grubundaki hastalarda bu oran %41,4 olarak elde edilmiştir. Daimi dişlerde düşük çürük risk grubunda ICDAS 3 evresinde operatif tedavi kararı oranı %19,1 iken yüksek çürük riskli hastalarda bu oran %45,2 olarak elde edilmiştir. Hekimlerin tüm fissürleri içine alan kavite açmayı tercih etme oranı yüksek risk grubunda hem süt (%22,3) hem daimi (%22,9) dişlerde düşük risk grubuna göre (süt dişi: %1,9; daimi diş: %5,1) anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p<0,001). Düşük risk grubunda süt dişinde çoğunlukla kompomer (%78,3) daimi dişlerde ise çoğunlukla kompozit (%91,7) tercih edilmiştir. Çalışmamızın sonucunda Türkiye'de pedodonti bölümünde lisansüstü eğitimine devam eden hekimlerin süt ve daimi dişlere tedavi yaklaşımları benzer iken her iki dentisyon tipinde de yüksek çürük riski grubunda minimal invaziv tedavi ilkelerinden uzaklaşıldığı görülmüştür. Restoratif tedavi kararlarını etkileyen faktörlerin ve minimal invaziv yaklaşımların uygulanmasının önündeki engellerin araştırılması için daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulduğu görülmektedir.

Özet (Çeviri)

In this study, the treatment approaches of occlusal caries lesions in different stages defined according to ICDAS in primary and permanent molar teeth in high and low caries risk groups of dentists continuing their specialty/PhD education in the pedodontics department in Turkey and the restoration technique they prefer when they decide on restorative treatment. It was aimed to determine the restorative materials. In this way, it is aimed to make an evaluation about whether the current information in the literature on caries management in our country has a place in practice. This study was conducted by translating a French questionnaire evaluating treatment approaches in children and adolescents into Turkish. In the first part of the questionnaire, information about the participants, in the second part, the stages at which the dentists decided on restorative treatment in different stages of occlusal caries, the restorative material and technique preferred at this stage were questioned. The survey was conducted through the“Google Form”and 167 people participated. While the rate of operative treatment decision was 18.5% in the ICDAS 3 stage in patients with low risk in primary teeth, this rate was 41.4% in patients in the high risk group. While the rate of operative treatment decision was 19.1% in the ICDAS 3 stage in the low caries risk group in permanent teeth, this rate was 45.2% in the high caries risk group. Physicians prefer to open a cavity that includes all fissures in both primary (22.3%) and permanent (22.9%) teeth in the high-risk group compared to the low-risk group (primary tooth: 1.9%; permanent tooth: 5.1%) was found to be significantly higher (p<0.001). In the low risk group, mostly compomer (78.3%) was preferred in primary teeth and mostly composite (91.7%) was preferred in permanent teeth. As a result of our study, it has been observed that while the treatment approaches of the physicians who continue their postgraduate education in the pedodontics department in Turkey to primary and permanent teeth are similar, in both dentition types, minimally invasive treatment principles have been avoided in the high caries risk group. It is seen that more comprehensive studies are needed to investigate the factors affecting restorative treatment decisions and the barriers to the application of minimally invasive approaches.

Benzer Tezler

  1. Okul öncesi çocuklarda ikinci premolar diş ve diğer daimi dişlerin kalsifikasyon dereceleri arasındaki ilişkinin üç farklı 'dental yaş tayin yöntemi' kullanılarak karşılaştırılması

    Comparison of the relationship between the calsification degrees of second premolar and the other permanent teeth in preschool children using three different dental age estimation methods

    N. ELİF SİFİL KAPICIOĞLU

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Diş HekimliğiBezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi

    Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MELTEM BAKKAL

  2. Başlangıç mine lezyonlarının tedavisinde farklı remineralize edici ajanların etkinliğinin süt ve daimi dişlerde değerlendirilmesi

    Evaluation of the efficacy of different remineralization agents in the treatment of incipient enamel lesions in primary and permanent teeth

    FATİH TULUMBACI

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Diş HekimliğiKırıkkale Üniversitesi

    Pedodonti Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYLİN AKBAY OBA

  3. Genç daimi ve süt azı dişlerine uygulanan cam iyonomer içerikli farklı restoratif materyallerin klinik başarısının değerlendirilmesi

    Evaluation of clinical success of different glass ionomer containing restorative materials applied on young permanent and primary molar teeth

    GÖRKEM YAHYAOĞLU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Diş HekimliğiKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Pedodonti Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ADEM KUŞGÖZ

  4. Süt ve daimi dişlerde kazein fosfopeptid ve flor içeren materyallerin çeşitli eroziv ortamlarda koruyuculuğunun atomik kuvvet mikroskobu ile in vitro olarak değerlendirilmesi

    Protective effect of cpp-acp and fluoride compounds under severe conditions on the deciduous and permanent teeth: An afm in vitro study

    MELTEM DERYA AKKURT

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Diş HekimliğiGata

    Pedodonti Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FERİDUN BAŞAK

  5. Süt ve daimi dişlerde kullanılan dentin adezivlerin universal özelliklerinin mikrosızıntı açısından değerlendirilmesi

    The evaluation of universal properties of dental adhesive systems in terms of microleakage in primary and permanent teeth

    İREM DEMİR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Diş HekimliğiHacettepe Üniversitesi

    Pedodonti Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ATİLLA ATAÇ