Geri Dön

Hipertrofik kardiyomiyopati ve arteriyel tromboembolili kedilerde tiyol disülfit dengesi ve iskemi modifiye albümin seviyelerinin araştırılması

Investigation of thiol disulfide balance and ischemia-modified albumin levels in cats with hypertrophic cardiomyopathy and arterial thromboembolism

  1. Tez No: 779366
  2. Yazar: CANSU TOKSÖZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SERKAL GAZYAĞCI
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Disülfitler, Emboli, Emboli ve tromboz, Kalp hastalıkları, Kardiyomiyopatiler, Kediler, Oksidatif stres, Tiyoller, İskemi, İskemi modifiye albumin, Disulfides, Embolism, Embolism and thrombosis, Heart diseases, Cardiomyopathies, Cats, Oxidative stress, Thiols, Ischemia, Ischemia-modified albumin
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kırıkkale Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmada amaç oksidatif stresi değerlendirmek için tiyol disülfit dengesinde (TDH) meydana gelen değişiklikler ve iskemi modifiye albumin (IMA) seviyelerinin hipertrofik kardiyomiyopatili, arteriyel tromboembolili ve sağlıklı kedilerde değerlendirilmesidir. Kedilerde en yaygın görülen kalp hastalıklarından olan hipertrofik kardiyomiyopati ve bunun en ölümcül komplikasyonlarından olan arteriyel tromboemboli ile ilgili oksidadif stres çalışması çok azdır. Oksidatif stresin kardiyomiyopatilerin patogenezinde ve hastalığın seyrinde büyük önem taşıdığı bilinmektedir. Günümüzde beşeri hekimlikte oksidatif stres parametrelerinin aktif kullanımına dair pek çok çalışma mevcuttur. Son yıllarda tiyol disülfid seviyesi ve iskemi modifiye albumin seviyelerinde ki değişimin teşhis ve prognoz tayini için önemi anlaşılmaktadır. Hayvanlarda tiyol disülfit dengesi ve iskemi modifiye albumin seviyesini kardiyolojik hastalıklarda değerlendiren az sayıda çalışma vardır fakat kedilerde hipertrofik kardiyomiyopatide değerlendiren çalışma mevcut değildir. Materyal ve yöntem: Bu çalışmada sol ventrikül interventriküler duvar kalınlığı (IVSd) ve sol ventrikül serbest duvar kalınlığı (LVWd) 6mm' den kalın olan kediler (n¬¬=11) hipertrofik kardiyomiyopatili kabul edilerek çalışmaya dahil edildi. Anemnez, fiziksel muayene ve şüpheli ekokardiyografik muayene sonuçları ile arteriyel tromboembolili kediler (n=11) tespit edilerek çalışmaya dahil edildi. Kontrol grubuna genel muanelerinde ve ekokardiyografik muayeneleri sonucu sağlıklı olduğu tespit edilen kediler (n=10) dahil edildi. Hayvanlardan serum biyokimyasal kan testleri amacıyla alınan kan örneklerinden artan serum örnekleri -80oC 'de saklandıktan sonra tüm parametreler aynı seansta ve aynı serum örneğinde çalışıldı. Erel ve Neşelioğlu'nun tarafından geliştirilen yöntemle serum natif tiyol (Nt), total tiyol (Tt), disülfid (Dis), % disülfid/total tiyol (%Dis/Tt) ve % disülfid/natif tiyol (%Dis/Nt) oranı ölçüldü. IMA düzeyleri Bar-Or ve ark. tarafından oluşturulan yeni yöntemle değerlendirildi. Tiyol disülfit dengesi ile alakalı parametreleri incelediğimizde Tukey'in çoklu karşılaştırma sonuçlarına göre natif tiyol değişkeni açısından HCM ile SAG arasında (p=0,0180), ATE ile SAG arasında (p<0,0001), total tiyol değişkeni açısından da natif tiyolde oluşan tabloya paralel olarak yine HCM ile SAG arasında (p=0,0213), ATE ile SAG arasında (p=0,0002) istatistiki olarak anlamlı fark bulunurken (çizelge4), her iki değişken açısından da HCM ve ATE grubu arasında herhangi bir fark oluşmadığı görülmüştür. TDH'nin diğer parametrelerinde gruplar arasında herhangi bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Bu çalışmada elde edilen sonuçlara göre en yüksek Nt seviyesinin sağlıklı grupta olduğu, HCMg'da daha düşük ve en düşük olarak da ATEg'da olduğu görüldü. Tt seviyelerinde de beklendiği üzere; Nt seviyeleriyle korele değişiklikler oluştu. Dis seviyeleri ise en düşük SAGg'da görülürken, en yüksek ATEg'da belirlendi. %Dis/Nt ve %Dis/Tt orantılarının ise Dis seviyelerinde oluşan sonuca benzer şekilde olduğu belirlendi. Nt ve Tt için yapılan çoklu karşılaştırma testleri sonucunda SAGg ile karşılaştırıldığında HCMg ve ATEg'da söz konusu parametrelerin daha düşük olduğu ve bu farkın istatistiki olarak anlamlı olduğu görülmektedir. Dis, %Dis/Nt ve %Dis/Tt sonuçlarının tiyol sonuçlarından farklı olarak, en yüksek Dis seviyesinin ATEg'da olduğu tespit edildi. Fakat oluşan bu değişikliğin istatistiki olarak anlamlı olmadığı görüldü. IMA seviyelerinin SAGg'da en düşük, HCMg' daha yüksek ve ATEg'da en yüksek olduğu, ancak bu farkın istatistiki olarak anlamlı olmadığı görüldü (p>0,5).

Özet (Çeviri)

The aim of this study is to evaluate changes in thiol disulfide homeostasis (TDH) and ischemia modified albumin (IMA) levels in cats with hypertrophic cardiomyopathy, arterial thromboembolism and healthy cats to evaluate oxidative stress. Oxidative stress studies on hypertrophic cardiomyopathy, one of the most common heart diseases in cats, and arterial thromboembolism, one of its deadliest complications, are very scarce. It is known that oxidative stress is of great importance in the pathogenesis of cardiomyopathies and in the course of the disease. Today, there are many studies on the active use of oxidative stress parameters in human medicine. In recent years, the importance of changes in thiol disulfide level and ischemia modified albumin levels for diagnosis and prognosis has been understood. There are few studies evaluating thiol disulfide balance and ischemia modified albumin level in animals in cardiological diseases, but there are no studies evaluating hypertrophic cardiomyopathy in cats. Material method: In this study, cats (n=11) with left ventricular interventricular wall thickness (IVSd) and left ventricular free wall thickness (LVWd) greater than 6 mm were considered to have hypertrophic cardiomyopathy and were included in the study. Cats with arterial thromboembolism (n=11) were identified and included in the study, based on anamnesis, physical examination, and suspicious echocardiographic examination results. Cats (n=10) who were found to be healthy as a result of their general examinations and echocardiographic examinations were included in the control group. After the remaining serum samples from the blood samples taken from the animals for serum biochemical blood tests were stored at -80oC, all parameters were studied in the same session and in the same serum sample. With the method developed by Erel and Neselioğlu, serum native thiol (Nt), total thiol (Tt), disulfide (Dis), % disulfide/total thiol (%Dis/Tt) and % disulfide/native thiol (%Dis/Nt) ratio measured. IMA levels Bar-Or et al. evaluated by the new method created by When we examined the parameters related to thiol disulfide balance, according to Tukey's multiple comparison results, between HCM and SAG in terms of native thiol variable (p=0.0180), between ATE and SAG (p<0.0001), and in terms of total thiol variable in native thiol. Parallel to the table, while there was a statistically significant difference between HCM and SAG (P=0.0213), ATE and SAG (P=0.0002) (table4), there was no difference between HCM and ATE groups in terms of both variables. seen. It was determined that there was no difference between the groups in other parameters of TDH. According to the results obtained in this study, it was seen that the highest Nt level was in the healthy group, lower in HCMg and lowest in ATEg. As expected at Tt levels; There were changes that correlated with Nt levels. Dis levels were the lowest in SAGg and the highest in ATEg. It was determined that %Dis/Nt and %Dis/Tt ratios were similar to the results in Dis levels. As a result of the multiple comparison tests for Nt and Tt, when compared with SAGg, it is seen that these parameters are lower in HCMg and ATEg and this difference is statistically significant. Dis, %Dis/Nt and %Dis/Tt results were different from the thiol results, the highest Dis level was found in ATEg. However, this change was not found to be statistically significant. It was observed that IMA levels were lowest in SAGg, higher in HCMg and highest in ATEg, but this difference was not statistically significant (p>0.5).

Benzer Tezler

  1. Hipertrofik kardiyomiyopati ve arteriyel tromboembolizm gelişen kedilerde klinik, ekokardiyografik bulgular ve kan D-Dimer düzeylerinin araştırılması

    Hypertrophic cardiomyopathy and arterial tromboembolism in cats: Clinical, echocardiographic findings and investigation of plasma D-Dimer

    İPEK DEMİR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İç HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Veterinerlik İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ASLAN KALINBACAK

  2. Kedilerde kalp hastalıklarının retrospektif değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of heart diseases in cats

    BURHAN CİRİT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Veteriner HekimliğiAnkara Üniversitesi

    Veterinerlik İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EBUBEKİR CEYLAN

  3. Sol taraflı aksesuar yolu olan wolf- parkınson-whıte sendromlu hastalarda ilk tercih retrograd aortik yolla ablasyon yapılanlarda transseptal yola geçiş prediktörleri

    Predictors of transition to transseptal path in patients with wolff-parkinson-white syndrome with left-sided accessory pathway undergoing first choice retrograde aortic abblated tract

    SONA HUSEYNOVA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    KardiyolojiAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NİHAL AKAR

  4. Hipertrofik kardiyomiyopati ve hipertansif kalp hastalarında sol atriyal fonksiyonların değerlendirilmesi

    Evaluation of left atrial functions in patients with hypertrophic cardiomyopathy and hypertensive heart disease

    AHMET AKDİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    KardiyolojiSağlık Bakanlığı

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ENGİN BOZKURT