Geri Dön

Meme kanseri tanılı hastalarda travma sonrası büyüme ile serotonin transporter promotor bölge gen polimorfizmi ve psikososyal faktörler arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi: Bir yıllık izlem çalışması

Evaluation of the relationship between posttraumatic growth development and serotonin transporter gene promotor region polimorphism and psychosocial factors in patients with breast cancer: A one-year follow up study

  1. Tez No: 789085
  2. Yazar: MEHMET YORULMAZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ÖZEN ÖNEN SERTÖZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Meme hastalıkları, Meme neoplazmları, Neoplazmlar, Polimorfizm-genetik, Psikolojik dayanıklılık, Sosyal destek, Travma sonrası büyüme, Breast diseases, Breast neoplasms, Neoplasms, Polymorphism-genetic, Hardiness on psychological, Social support, Post-traumatic growth
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Psikiyatri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

GİRİŞ: Kanser günümüzde hastalar, yakınları ve toplum için maddi ve manevi yüke neden olan ve sıklığı gittikçe artan bir sağlık sorunudur. Kanser gibi yaşamsal tehdit oluşturan tüm hastalıkları travmatik olay olarak kabul edilmekte ve birçok psikiyatrik bozukluğa yol açabilmektedir. Diğer yandan kanser tanısı sonrası ruhsal açıdan pozitif değişimler de gerçekleşebilmekte bu da hastaların tedavi uyumunu ve sürecini olumlu etkileyerek mortalite ve morbidite oranlarını azaltmaktadır. Travma Sonrası Büyüme, kişinin önceki ruhsal durumundan daha iyi bir noktayı işaret eder ve bu yönüyle diğer kavramlardan ayrılır. Bu sürece olumlu katkı yapan faktörlerin saptanması, hastaların bu alanlarda desteklenmesini sağlayarak tedavi sürecini olumlu etkileyebilir. Bu açıdan amacımız bu sürece yatkınlık yaratan psikolojik ve genetik değişkenlerin saptanmasıdır. METOD: Örneklem teşhis üzerinden altı aydan daha fazla geçmemiş olan 120 meme kanserli kadın olgudan oluşmaktadır. Kişilerle ilk görüşmeden üç ay sonra ikinci görüşme, altı ay sonra üçüncü görüşme, 12 ay sonra dördüncü görüşme yapılmıştır. Her görüşmede kişilere Travma Sonrası Büyüme Envanteri (TSBE), Hamilton Anksiyete Değerlendirme Ölçeği (HAM-A), Hamilton Depresyon Değerlendirme Ölçeği (HAM-D), Yetişkinler İçin Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği (YPDÖ) ve ek olarak ilk ve son görüşmelerde Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ASDÖ) uygulanmıştır. Genetik materyal için ilk görüşmede iki tüp kan örneği alınmış ve analizlere kadar uygun sıcaklıkta bekletilmiştir. SONUÇ: Çalışmamızda genotip ile“Travma Sonrası Büyüme (TSB)”arasında bir ilişki saptanmamıştır. İlk görüşmede SCID uygulanması sonrası psikiyatrik bozukluk tanısı almak, Daha önce psikotrop kullanım öyküsü ve ailede kanser nedeni ile ölen birinin varlığı düşük TSBE (Travma Sonrası Büyüme Envanteri) toplam puanları ile ilişkili bulundu. TSBE puanları HAM-A (Hamilton Anksiyete değerlendirme Ölçeği), ve HAM- D (Hamilton Depresyon Değerlendirme Ölçeği) puanları ile negatif koreleyken, YPDÖ (Yetişkinler İçin Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği) ve ASDÖ (Algılanan Sosyal Destek Ölçeği) puanları ile pozitif korelasyon göstermiştir. TSBE puanları ile diğer ölçek puanları arasındaki en büyük ilişki 12. Ay TSBE ile YPDÖ arasındaydı (p<0,001; r=0,667). 12. Aydaki TSB gelişim durumuna göre gruplar kıyaslandığında TSB gelişimi olan grupta HAM-AHAM-D puanları tüm zamanlarda düşükken, YPDÖ ve ASDÖ puanları daha yüksekti. İki grup arası tüm ölçekler için en büyük fark 12. ayda saptandı. Lojistik regresyon analizi sonucunda başlangıç HAM-D ve ASDÖ Aile alt ölçeği puanları birlikte kullanılmasının 12. Aydaki TSB gelişimini %76 oranında doğru tahmin edebildiği saptanmıştır. ÖNERİLER: Örneklemimiz, kanser tanısı üzerinden çok uzun süre geçmeyen kişileri barındırması ve bir yıl süren izlem süresi ile kanserli hastalarda TSB gelişiminin bireysel değişkenliği ve zaman içindeki seyri hakkında bilgiler verebilir. Bununla birlikte çalışmamızı yalnızca meme kanserli kadınlar üzerinde gerçekleştirmemiz sonuçlarımızın genellenebilirliğini azaltmaktadır. Bunun için benzer desende, diğer kanser türlerinin de araştırıldığı daha uzun çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

INTRODUCTION: Cancer is a public health problem that causes serious financial and moral burden for patients, their relatives and society and its frequency is increasing. All life-threatening diseases such as cancer are accepted as traumatic events and can lead to many psychiatric disorders. On the other hand, positive psychological changes can occur after the diagnosis of cancer, which positively affects the treatment compliance and process of the patients, reducing mortality and morbidity rates.“Post-Traumatic Growth”define a better point than the previous mental state of the person and differs from other concepts in this respect. Identifying the factors that contribute positively to this process can positively affect the treatment process by supporting the patients in these areas. In this respect, our aim is to determine the psychological and genetic variables that predispose to this process. METHOD: 120 women with breast cancer who were diagnosed with cancer for a maximum of 6 months were included in the study. The second interview was held three months after the first interview, the third interview six months later, and the fourth interview 12 months later. In each interview, the subjects were evaluated in terms of Hamilton Depression Rating Scale (HDRS), Hamilton Anxiety Rating Scale (HAM-A), Posttraumtic Growth Inventory (PTGI), Resilience Scale for Adults (RSA) were applied to the indiviuals at each interview. In addition, Multidimensional Scale of Perceived(MSPSS) was applied in the first and last interview. For genetic material, two sputum blood samples were taken from the participants at the first interview and stored at the approprite temperature until genetic analysis. RESULTS: No relationship was found between PTG (Posttraumatic Growth) and genotype. However, loss of relatives due to cancer, previous history of psychotropic use, and being diagnosed with a psychiatric disorder at the first interview were associated with lower PTGI scores. PTGI scores were negatively correlated with HAM-A and HDRS, but positively correlated with MSPSS and RSA. When the correlations between PTGI scores and other scale scores were examined, the greatest correlation was between PTGI and RSA scores at 12 months (p<0.001; r=0.667). In the analyzes between groups according to the development of PTG at 12 months, the HAM-A and HDRS scores of the group with PTG development were lower at all times, and the RSA and MSPSS scores were higher. The greatest difference between all scale scores between the two groups was at 12 months. As a result of the logistic regression analysis, it was determined that the use of the initial MSPSS Family subscale score and the HDRS score together predicted the development of PTG at the 12th month with 76%. DISCUSSION AND CONCLUSION: Women who were not diagnosed with breast cancer for a long time were included in our study. These individuals were followed for one year, and sociodemographic, medical and psychological factors were evaluated. In these aspects, relevant information can be provided for the individual variability of PTG development and its course over time. Examining only breast cancer cases in our study reduces the generalizability of our results to other cancer types. There is a need for longer- term studies with a similar design with larger samples and examining different types of cancer.

Benzer Tezler

  1. Meme ve jinekolojik kanser tanılı hastalarda travma sonrası büyüme gelişimi ile serotonin transporter gen promotor bölge polimorfizmi ve psikososyal faktörler arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship between posttraumatic growth development and serotonin transporter gen promotor region polymorphism and psychosocial factors in patients with breast and gynecological cancer

    BURÇİN GÜLER USLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    OnkolojiEge Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖZEN ÖNEN SERTÖZ

    DR. ÖZLEM KUMAN TUNÇEL

  2. Meme kanseri tanılı hastalarda, dindarlık düzeyi ile psikolojik dayanıklılık ve travma sonrası büyüme arasındaki ilişkinin araştırılması

    Investigation of relationship between resilience and posttraumatic growth with religiosity level in patients with breast cancer

    MAHMUT AKYÜZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Psikiyatriİnönü Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SÜHEYLA ÜNAL

  3. Meme kanseri tanılı hastalarda üstbilişler ile üstduyguların travma sonrası stres belirtileri ve travma sonrası büyümeyle ilişkisi

    The relationship of metacognitions and metaemotions with posttraumatic stress symptoms and posttraumatic growth in patients with breast cancer

    FATMA SEVİL GÖKHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ESRA KABADAYI ŞAHİN

  4. Meme kanserli hastalarda stigmanın (Damgalanmanın) psikiyatrik morbidite ve travma sonrası büyüme ile ilişkisi

    The relationship between stigma, psychiatric morbidity and post-traumaticgrowth in breast cancer patients

    NEVZAT ÇAMLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    PsikiyatriPamukkale Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLFİZAR VARMA

  5. Meme kanseri tanısı alan hastalarda travma sonrası büyüme: Ruminasyon ve kansere ilişkin tutumun rolü

    Post-traumatic growth in patients diagnosed with breast cancer: The role of rumination and attitude towards cancer

    ESMA ARK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    HemşirelikBandırma Onyedi Eylül Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DİLEK AVCI