Çocuk acil servise başvuran akut böbrek hasarı olgularının demografik, klinik ve prognostik özelliklerinin araştırılması
Investigation of the demographic, clinical and prognostic characteristics of acute renal damage cases applying to the children's emergency department
- Tez No: 800145
- Danışmanlar: PROF. DR. SARE GÜLFEM ÖZLÜ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Çocuk, Çocuk Acil Servis, KDIGO, ABH, böbrek, Acil servis-hastane, Acil tıp, Akut böbrek hasarı, Böbrek hastalıkları, Demografi, Prognoz, Çocuk acil servisi, Child, Pediatric Emergency Department, KDIGO, AKI, kidney, Emergency service-hospital, Emergency medicine, Acute kidney injury, Kidney diseases, Demography, Prognosis, Pediatric emergency medicine
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: Akut böbrek hasarı (ABH) , tüm yaş gruplarında gözlenebilen, renal fonksiyonlarda aniden yaşanan bozulma sonucu üre ve diğer metabolik derivelerin kanda birikimi ile süregelen zararlı bir süreçtir. Yüksek mortalite ve morbidite sebebi olması ile her yaş grubunda yakın izlem, etkin ve hızlı tedavi gerektiren bir durumdur. Bu sebeple araştırmacılar ABH'nın erken tanınması ve klinik seyrinin belirlenmesi adına çeşitli kriterler oluşturmuşlardır. Ancak halen tanı ve klinik derecelendirmede kullanılan ortak bir konsensus oluşmamıştır. Amaç: Çalışmamız Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Acil Polikliniklerine başvuru Sonrasında ABH tanısı ile izlenen ve tedavi edilen olguların değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda Eylül 2019 ile Nisan 2022 tarihleri arasındaki 2 yıllık süreçte hastanemiz çocuk acil polikliniklerine ayaktan ve dışmerkezlerden sevk ile başvuran, çocuk hastalıkları servisi, çocuk yoğun bakım ünitesi ve çocuk acil gözlemde izlem ve tedavileri yapılan, başvuruda ABH tanısı alan, 1 ay – 18 yaş arasındaki hastalar, retrospektif olarak incelenmiştir. ABH tanımlamada KDIGO kriterleri kullanılmıştır. Hastaların yaşları, cinsiyetleri, şikayetleri, geldikleri yerler, başvuru vital bulguları, başvuru fizik muayene bulguları, sahip oldukları kronik hastalıkları, laboratuvar bulguları, ABH nedeni, tipi ve evresi, izlendikleri servisler, tedavi yöntemleri, prognoz ve iyileşme süreleri araştırılmıştır. Bulgular: Hastalarımızın yaşları 1 ay – 18 yaş arasında değişmekte olup ortanca yaş 13 olarak hesaplanmıştır. Hastaların %57,5'i 121 ay ve üzerindeki hastalardı. Hastalarımızın %44,8'i kız , %55,2'si erkekti. Hastalarımızın %89,7'si Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı , %10,3'ü göçmen statüsündeki hastalardı. Hastaların %75,9'u Ankara'dan , %24,1'i Ankara dışı bölgelerden başvurmuştu. Hastaların %39,3'ünde daha önceden bilinen ve başvuru esnasında halen izlenmekte olan kronik bir hastalığı olup, en sık görülen ek hastalık grubu %9,7 ile nörolojik hastalık grubuydu. Hastalarımızın %39'unda başvuru öncesinde ilaç kullanım öyküsü mevcuttu. Hastalarımızın %46,9'u prerenal , %49'u renal , %1,4'ü postrenal ABH olarak sınıflandırılmış olup %2,8'i bu üç grup içinde sınıflandırılamamıştır. 15 Hastalarımızın başvuru esnasındaki şikayetleri incelendiğinde en sık %43,4 oranında kusma ve %26,9 oranında ateş şikayeti olduğu görüldü. Hastalarımızın başvuru öncesinde şikayetlerinin süresinin ortanca değeri 3 gün olarak saptandı. Hastalarımızın başvuru anındaki vital bulguları incelendiğinde %3,4'ünde vücut ısısı >38 olarak ölçülmüş , %22,1'inde taşikardi , %2,1 inde bradikardi görülmüş , % 75,9'unda nabız normal olarak değerlendirilmiştir. Başvuru anında hastalarımızın %15,2'si hipertansif , %12,4'ü hipotansif %72,4'ü normotansif olarak değerlendirilmiştir. Hastalarımızın başvuru esnasında diürezleri incelendiğinde %33,6'sı oligürik , %15,7'si anürik olarak değerlendirilmiş olup %50,7'sinde normal sınırlarda diürez mevcuttu. Hastalar KDIGO evrelemesine değerlendirildiğinde %22,7'si KDIGO evre 1 , %36,5'i KDIGO evre 2 , %40,8'i KDIGO evre 3 olarak değerlendirildi. Hastalarımızın %57,9'u çocuk hastalıkları servisinde , %32,4'ü çocuk yoğun bakım ünitesinde , %9,6 sı çocuk acil gözlemde izlendi. Hastalarımızın ortanca yatış süresi 8 gün olarak hesaplandı. Ortanca iyileşme süresi 4 gün olarak saptandı. KDIGO evre 3 olarak değerlendirilen hastaların ortanca yaşı 6, KDIGO evre 2 olarak değerlendirilen hastaların ortanca yaşı 15 , KDIGO evre 3 olarak değerlendirilen hastaların ortanca yaşı 15 olarak hesaplandı. KDIGO evre 3 olarakdeğerlendirilen hasta grubunun %52,5'i çocuk yoğun bakım ünitesinde izlenmiştir. Çocuk acil polikliniği başvurusu sonrasında ABH tansı alan ve sonrasında çocuk yoğun bakım ünitesine yatırılarak izlenen hastaların %65,9'u KDIGO evre 3 olan hastalardı. KDIGO evresi ilerledikçe çocuk yoğun bakım ünitesinde izlenme oranı artmış ve bu bulgu istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,001 ). Hastalarımızın %17,2'sine renal replasman tedavisi (RRT) uygulandı. RRT uygulanan hastaların %48,2'sine hemodiyaliz (HD) , %8,1'ine periton diyalizi (PD) , %12,2'sine sürekli venö venöz hemodiyaliz (CVHD) , %31,5'ine HD ve PD birlikte uygulanmıştır. RRT tedavisi süresinin ortanca değeri 7 gün olarak saptanmıştır. Gözlem süresi sonunda hastalarımızın %11'i ABH'ye bağlı , %2'si ABH dışı sebeplerden hayatını kaybetmiştir. ABH'ye bağlı mortalitenin görülmesinin ortance değeri 8 gündü. Mortalite daha çok prerenal sebepli ABH olan hastalarda gözlendi. RRT alan hasta grubunda mortalite oranı %36 iken, RRT almayan hastalarda %8,3 olarak hesaplandı. Öncesinde kronik bir ek hastalık sebebi ile izlenen hastalarda %17,5 oranında mortalite görülürken, ek hastalığı olmayan hastalarda %10,2 oranında mortalite görüldü. Hastalarımızın %4,8'inde kronik böbrek hastalığı 16 geliştiği görüldü. Hastalarımızın %17,2'sinde KBH gözlenmemiş ancak laboratuvar ve klinik olarak izleminde tam bir düzelme gözlenmemiştir. Hastalarımızın %64,8'inde klinik ve laboratuvar olarak tamamen düzelme görülmüştür. Sonuç: ABH çocukluk yaş grubunda yüksek mortalite ve morbiditeye yol açması sebebiyle ciddi bir hastalık tablosudur. Çalışmamızda tek merkezli olarak retrospektif bir biçimde hastalar incelenmiştir. Çalışmamızda olguların %40'ında kronik bir hastalık mevcut olup, ABH gelişmesinde yatkınlığa neden olup, ABH'nın iyileşmesini zorlaştırmaktadır. Gelişmiş ülkelerde gözlendiği gibi ülkemizde de ABH etyolojisinde prerenal sebepler daha sık görülmeye başlanmıştır. Ancak bu geçiş döneminde halen sepsis ve dehidratasyon sebebiyle oluşan ABH de ülkemizde sık gözlenmektedir. Çalışmamızda ileri evre olarak değerlendirilen hastaların çoğunluğunun daha küçük yaş grubunda olduğu, küçük yaş grubunda ABH açısından daha dikkatli olunması gerektiğini ortaya koymaktadır. ABH de mortalite ve morbiditenin azaltılması için ABH açısından eğitim ve hizmet basamaklarının kalitesinin arttırılması, 3. Basamak merkezlere riskli hastaların daha erken dönemlerde yönlendirilmesi gerekmektedir. Böylelikle hasta prognozlarında iyileşme sağlanabilir. Bu hususta, daha fazla çok merkezli randomize prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Objective: Acute kidney injury (AKI) is a harmful process that can be observed in all age groups and continues with the accumulation of urea and other metabolic derivatives in the blood as a result of sudden deterioration in renal functions. Due to its high mortality and morbidity, it is a condition that requires close monitoring, effective and rapid treatment in all age groups. For this reason, researchers have established various criteria for the early recognition of AKI and for determining its clinical course. However, there is still no common consensus used in diagnosis and clinical grading. Our study aimed to evaluate the cases followed up and treated with the diagnosis of AKI after admission to the Pediatric Emergency Outpatient Clinic of Bilkent City Hospital in Ankara. Materials and Methods: In our study, between September 2019 and April 2022, patients aged 1 month to 18 years, who applied to the pediatric emergency outpatient clinics of our hospital with referral from outpatients and external centers, were followed up and treated in the pediatric intensive care unit and pediatric emergency observation, were diagnosed with AKI on admission, between September 2019 and April 2022. patients were reviewed retrospectively. KDIGO criteria were used to define AKI. Age, gender, complaints, place of origin, admission vital signs, physical examination findings at admission, chronic diseases they have, laboratory findings, cause, type and stage of AKI, services followed, treatment methods, prognosis and recovery time were investigated. Results: The ages of our patients ranged from 1 month to 18 years, and the median age was calculated as 13. 57.5% of the patients were 121 months and older. 44.8% of our patients were girls and 55.2% were boys. 89.7% of our patients were citizens of the Republic of Turkey and 10.3% were patients with immigrant status. 75.9% of the patients applied from Ankara and 24.1% from regions outside Ankara. In 39.3% of the patients, there was a chronic disease that was known before and still being followed at the time of admission, and the most common additional disease group was the neurological disease group with 9.7%. 39% of our patients had a history of drug use prior to admission. 46.9% of our patients were classified as prerenal, 49% as renal, 1.4% as postrenal AKI, and 2.8% could not be classified in these three groups. When the complaints of our patients at the time of application 18 were examined, it was seen that the most common complaints were vomiting (43.4%) and fever (26.9%). The median value of the duration of the complaints of our patients before the admission was determined as 3 days. When the vital signs of our patients at the time of admission were examined, body temperature was measured as >38 ℃ in 3.4%, tachycardia was observed in 22.1%, bradycardia was observed in 2.1%, and the pulse was evaluated as normal in 75.9%. At the time of admission, 15.2% of our patients were considered hypertensive, 12.4% hypotensive and 72.4% normotensive. When the diuresis of our patients was examined at the time of admission, 33.6% were oliguric, 15.7% were anuric, and 50.7% had diuresis within the normal range. When the patients were evaluated for KDIGO staging, 22.7% of them were evaluated as KDIGO stage 1, 36.5% as KDIGO stage 2, and 40.8% as KDIGO stage 3. 57.9% of our patients were followed up in the pediatric service, 32.4% in the pediatric intensive care unit, and 9.6% in the pediatric emergency observation. The median length of stay of our patients was calculated as 8 days. The median recovery time was 4 days. The median age of the patients evaluated as KDIGO stage 3 was 6, the median age of the patients evaluated as KDIGO stage 2 was 15, and the median age of the patients evaluated as KDIGO stage 3 was 15. 52.5% of the patient group evaluated as KDIGO stage 3 was followed in the pediatric intensive care unit. 65.9% of the patients who were diagnosed with AKI after applying to the pediatric emergency outpatient clinic and were followed up in the pediatric intensive care unit were patients with KDIGO stage 3. As the KDIGO stage progressed, the rate of follow-up in the pediatric intensive care unit increased and this finding was statistically significant (p<0.001). Renal replacement therapy (RRT) was applied to 17.2% of our patients. Hemodialysis (HD) in 48.2%, peritoneal dialysis (PD) in 8.1%, continuous venous venous hemodialysis (CVHD) in 12.2%, HD and PD combined in 31.5% of RRT patients has been applied. The median value of the duration of RRT treatment was 7 days. At the end of the observation period, 11% of our patients died due to AKI and 2% of them died from causes other than AKI. The median value for AKI-related mortality was 8 days. Mortality was mostly observed in patients with prerenal AKI. While the mortality rate was 36% in the group of patients who received RRT, it was calculated as 8.3% in patients who did not receive RRT. While a mortality rate of 17.5% was observed in patients who were followed up due to a chronic co-morbid 19 disease, a mortality rate of 10.2% was observed in patients without additional disease. It was observed that 4.8% of our patients developed chronic kidney disease. CKD was not observed in 17.2% of our patients, but no complete improvement was observed in the laboratory and clinical follow-up. Clinical and laboratory improvement was observed in 64.8% of our patients. Conclusion: AKI is a serious disease because it causes high mortality and morbidity in the childhood age group. In our study, patients were examined retrospectively as a single center. In our study, 40% of the cases had a chronic disease, which predisposes the development of AKI and complicates the recovery of AKI. As observed in developed countries, prerenal causes have started to be seen more frequently in the etiology of AKI in our country. However, AKI caused by sepsis and dehydration is still frequently observed in our country during this transition period. In our study, the majority of the patients evaluated as advanced stage are in the younger age group, revealing that more attention should be paid in terms of AKI in the younger age group. In order to reduce mortality and morbidity in AKI, it is necessary to increase the quality of education and service levels in terms of AKI, and to refer risky patients to 3rd level centers in earlier periods. Thus, improvement in patient prognosis can be achieved. In this regard, more multicenter randomized prospective studies are needed.
Benzer Tezler
- Çocuk acil servisine başvuran dehidrate çocuklarda akut böbrek hasarının erken tanısında idrar trehalaz aktivitesinin rolü
The role of urine trehalase activity in the early diagnosis of acute kidney injury in dehydrated children admitting to the pediatric emergency service
ONUR DAĞDEVİREN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
NefrolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HASAN DURSUN
- Pnömoni tanılı 6 ay-4 yaş grubu hastalarda kandaki iskemi modifiye albümin düzeyinin incelenmesi
Investigation of the level of ischemia modified album in the blood at 6 month-4 year old patients whom diagnosed with pneumonia
FEYZA SAATÇI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHarran ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ABDULLAH SOLMAZ
- Üçüncü basamağa başvuran çocuk hastalarda idrar kültürü bulguları ile akut faz belirteçleri arasında anlamlı bir ilişki var mıdır?
Is there a relationship between urine culture findings and acute phase markers in pediatric patients referring to third level?
GÖZDE GÖKTEN KALKANLI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Aile HekimliğiTokat Gaziosmanpaşa ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ NAGİHAN YILDIZ ÇELTEK
- Acı̇l servı̇ste akut bronşı̇olı̇t tanılı hastaların tedavı̇ yaklaşımlarının değerlendı̇rı̇lmesı̇
Evaluation of treatment approaches of patients with acute bronchiolitis diagnosis in the emergency department
MERVE BAŞARAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÇAĞATAY NUHOĞLU
- Çocuk acil serviste kreatin kinaz (CK) yüksekliği saptanmış hastalarda klinik ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi
“evaluation of clinical and laboratory findings in patients with elevated creatine kinase (CK) levels in the pediatric emergency department”
ELİF YILMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FUNDA KURT