Servikal premalign lezyonlarda akut faz reaktanlarının prognozdaki rolü
The role of acute phase reactants in the prognosis of cervical premalignant lesions
- Tez No: 801931
- Danışmanlar: DOÇ. DR. GÜLTEN ÖZGEN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: servikal lezyonlar, lsıl, hsıl, serviks kanseri, inflamasyon, Cervical lessions, lsil, hsil, cervical cancer, inflammation
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: 61
Özet
Amaç: İnflamasyon neoplazi gelişiminde literatürde çoğu kez kanıtlanmış etiyolojik faktörlerin başında gelir. Serviksin benign veya malign lezyonları da bu etiyoloji ile ilişkilendirilmiş olup servikal lezyonlarda Human Papilloma Virüs (HPV)' ün neden olduğu inflamatuar süreç lezyonun derecesini ve progresini etkiler. Oluşan bu sürecin veya inflamasyonun hastalığa olan etkisini değerlendirebileceğimiz objektif bir tanı yöntemi henüz mevcut değildir. İnflamatuar biyobelirteçler son zamanlarda birçok kanserde değerli belirleyiciler ve hayatta kalmanın öngörücüleri olarak dikkat çekmiştir. Çalışmadaki amacımız, serviks kanserinin preinvaziv öncül lezyonlarına sahip hastalarda prognostik faktörler olarak dolaşımdaki nötrofil - lenfosit oranı (NLR), platelet - lenfosit oranı (PLR), sistemik immün - inflamatuar indeks (SII), prokalsitonin, haptaglobulin, HALP skoru, modifiye HALP skoru (mHALP), fibrinojen, CRP/albumin oranı, fibrinojen/ albumin oranı (FAR) ve d-dimer/fibrinojen oranı olarak ifade edilen akut faz reaktanlarının ortaya koyduğu inflamasyon ve servikal lezyon gelişimi arasındaki ilişkiyi göstermek ve bu belirteçlerin prognozdaki tanısal değerini tek belirteç olarak veya kombinasyon halinde kapsamlı bir şekilde değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız, Üniversite hastanesi olan Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği jinekoloji polikliniklerine 30 haziran 2022 – 30 Aralık 2022 tarihleri arasında başvuran ve servikal smear sonuçları normal ve patolojik olan (n=113) hastalar ile oluşturuldu. Araştırmamız vaka-kontrol çalışması olarak tasarlandı. Servikal smear sonuçlarına göre kontrol grubunda n=33, önemi belirsiz atipik skuamöz intaraepitelyal hücre (ASCUS) grubunda n=49, düşük dereceli skuamöz intaraepitelyal lezyon (LSIL) grubunda n=23 ve yüksek dereceli intaraepitelyal lezyon ( HSIL) grubunda n=8 hasta dahil edildi. Hastaların ilk başvuru ve 6 ay sonraki sosyodemografik verileri, sitoloji sonuçları, HPV testi verileri kaydedildi. Hastalarda tanı anında ve 6 ay sonraki takiplerinde tam kan sayımı, serum albumin, NLR, PLR, SII, prokalsitonin, haptaglobulin, HALP skoru, modifiye HALP skoru, fibrinojen, CRP/albumin oranı, fibrinojen/albumin oranı (FAR) ve d-dimer/fibrinojen oranları değerlendirildi. Bulgular: Çalışmayı oluşturan servikal smear sonucu normal raporlanan sağlıklı kontrol grubu dahil tüm gruplar arasında; NLR, PLR, SII, prokalsitonin, HALP skoru, modifiye HALP skoru ve CRP/albumin oranı bakımından istatistiksel anlamlı fark saptanmadı. Çalışmamızda FAR' ın 6,16' nın üzerinde olmasının %82,6 sensitivite, %48,9 spesifite ile LSIL' ı istatistiksel anlamlı olarak öngördüğünü saptadık. Aynı zamanda LSIL' ı öngörmede d-dimer/fibrinojen oranının 0,001 ve altında olmasının %95,7 sensitivite, %21,1 spesifite ile LSIL' ı istatistiksel anlamlı olarak öngördüğü saptandı. Çalışmamızda servikal smear 6. ay sonuçlarını; progrese olan, persiste eden ve regrese olan grup olarak tanımladığımızda modifiye HALP skorunda regrese olan ve progrese olan gruplar arasında istatistiksel anlamlı fark mevcuttu. HPV pozitif ve negatif grup arasında tüm parametreler açısından anlamlılık saptanmadı. LSIL grubunun başlangıç ve 6.ay takiplerinde HALP ve mHALP skorunda istatistiksel anlamlı fark oluştu. Sonuçlar: Mevcut olan güncel literatürde servikal tarama, rahim ağzı kanserini önlemenin ve teşhis etmenin en etkili yolu olarak günümüzde kabul edilmektedir. Ancak temel olarak numune koleksiyonu ile ilgili eksiklikler nedeniyle toplum sağlığı üzerine getirdiği maddi yükler nedeniyle dünya genelinde sitoloji taraması optimal değildir. Çalışmamızın sonuçları itibariyle bu preinvaziv öncül lezyonların 6 ay sonraki kontrollerinde FAR ve d-dimer/fibrinojen oranının LSIL' i anlamlı olarak öngördüğü; LSIL grubunun başlangıç ve 6.ay takiplerinde HALP ve mHALP skorunda gerçekleşen anlamlı değişiklikler ile bu hastaların yakın takip ile izlenmesinin daha faydalı olabileceği gösterilmiştir.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT Aim: Inflammation is one of the most proven etiological factors in the development of neoplasia in the literature. Benign or malignant lesions of the cervix have also been associated with this etiology and the inflammatory process caused by the Human Papilloma Virus (HPV) in cervical lesions is the cause of the lesion which affect its degree and progression. There is not yet an objective diagnostic method by which we can evaluate the effect of this process or inflammation on the disease. Inflammatory biomarkers have recently attracted attention as valuable markers and predictors of survival in many cancers. In our study, we aimed to demonstrate the relationship between inflammation and cervical lesion development as revealed by acute phase reactants expressed as circulating neutrophil to lymphocyte ratio (NLR), platelet to lymphocyte ratio (PLR), systemic immune-inflammatory index (SII), procalcitonin, haptaglobulin, HALP score, modified HALP score (mHALP), fibrinogen, CRP/albumin ratio, fibrinogen/albumin ratio (FAR) and d-dimer/fibrinogen ratios as prognostic factors in patients with preinvasive precursor lesions of cervical cancer and to comprehensively evaluate the diagnostic value of these markers in prognosis as single markers or in combination. Materials and Methods: Our study consisted of n=113 patients with normal and pathological cervical smear results who applied to the gynecology outpatient clinics of the Obstetrics and Gynecology Clinic of Bursa Yüksek İhtisas Training and Research Hospital, a university hospital, between June 30, 2022 and December 30, 2022. Our study was designed as a case-control study. According to cervical smear results, n=33 in the control group, atypical squamous intaraepithelial cells of uncertain significance (ASCUS) group n=49, low grade squamous intaraepithelial lesion (LSIL) group n=23 and high grade intaraepithelial lesion (HSIL) group n=8 patients were included. Sociodemographic data, cytology results, HPV test data of the patients at first admission and 6 months later were recorded. Complete blood count (CBC), serum albumin, NLR, PLR, SII, procalcitonin, haptaglobulin, HALP score, modified HALP score, fibrinogen, CRP/albumin ratio, fibrinogen/albumin ratio (FAR) and d-dimer/fibrinogen ratios at the time of diagnosis and at the 6 month follow-ups were evaluated. Results: There was no statistically significant difference reported between all groups of the study, including healthy controls with normal cervical smear results in terms of NLR, PLR, SII, procalcitonin, HALP score, modified HALP score and CRP/albumin ratio. In our study, we found that a FAR greater than 6.16 predicted LSIL statistically significantly with a sensitivity of 82.6% and a specificity of 48.9%. At the same time, it was found that the d-dimer/fibrinogen ratio of 0.001 and below predicted LSIL statistically significantly with a sensitivity of 95.7% and a specificity of 21.1%. In our study, when we defined the results of cervical smear after 6 months as progressing, persisting and regressing groups, there was a statistically significant difference between the regressing and progressing groups in the modified HALP score. No significance was found between HPV positive and negative groups in terms of all parameters. There was a statistically significant difference in HALP and mHALP scores at baseline and 6 month follow-up in the LSIL group. Conclusions: Cervical screening in the current literature is the most effective way to prevent and diagnose cervical cancer although it is accepted today as an effective way, it is mainly a sample collection due to the current financial burden it imposes on the health of the community due to deficiencies related to Cytology screening worldwide is not optimal. The results of the study show that this preinvasive premise the subsequent 6 month follow-up of the lesions, the ratio of FAR and d-dimer/Fibrinogen significantly predicted LSIL; significant changes in HALP and mHALP scores in the initial and 6th month follow-ups of the LSIL group have shown that close follow-up of these patients may be more beneficial.
Benzer Tezler
- Servikal premalign lezyonların derecesi ile serum albumin, fibrinojen, ferritin ve prokalsitonin düzeylerinin ilişkisinin belirlenmesi
Determining the relationship of the degree of cervical premalign lession and the levels of albumin, fibrinogen, ferritine and procalcitone
YELİZ ACAR SABIR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. TAYFUR ÇİFT
UZMAN SÜLEYMAN SERKAN KARAŞİN
- Endometriyal patolojilerde TVU, D&C ve pipelle örneklemenin kombine kullanımı ve tanı değeri
Başlık çevirisi yok
YUSUF ÖZDAĞ
- Servikal premalign lezyonlarda doppler ve strain elastografinin rolü
The role of doppler and strain elastography in cervical premalignant lesions
MERT TEKCAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MUSTAFA BURAK AKSELİM
- P53, Bcl-2 ve Ki67'nin premalign servikal lezyonlarda ve serviks kanserindeki rolü
The possible role of P53, Bcl-2 and Ki67 in premalignant cervical lesions and cervix cancer
ILGIN TÜRKÇÜOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
Kadın Hastalıkları ve DoğumAnkara ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEVGİ TEZCAN
- Bening ve premalign servikal lezyonların tanı ve tedavisinde LEEP uygulanması
Başlık çevirisi yok
ABDULLAH TAHTACI