Geri Dön

Yenidoğan döneminde yoğun bakımda yatış yapılarak takip edilen doğumsal kalp hastalığı olan hastaların başvuru şekilleri, klinik izlemleri, yapılan girişimsel işlemler ve cerrahi müdehaleler

Evaluation of admission patterns, clinical observations, interventional procedures, and surgical interventions in newborns with congenital heart disease followed in the neonatal intensive care unit

  1. Tez No: 803766
  2. Yazar: DUYGU ÇAĞAYDIN KİLİT
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET KARACAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Yenidoğan yoğun bakım, Kardiyovasküler Cerrahi Yoğun Bakım, doğumsal kalp hastalığı, ekokardiyografi, Cerrahi-kardiyovasküler, Kalp defektleri-konjenital, Kalp hastalıkları, Yoğun bakım, Yoğun bakım üniteleri-neonatal, Neonatal Intensive Care Unit, Cardiovascular Surgery Intensive Care Unit, congenital heart disease, echocardiography, Surgery-cardiovascular, Heart defects-congenital, Heart diseases, Intensive care, Intensive care units-neonatal
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Doğumsal kalp hastalığı (DKH) en sık gözlenen yenidoğan dönemindeki konjenital hastalıklardandır. Ekokardiyografi (EKO) erken ve kesin tanı açısından önemli bir tanı aracıdır. DKH olan hastalarda erken tanı mortalite ve morbidite için önem taşımaktadır. Yaptığımız çalışmada yenidoğan döneminde yatarak takip edilen hastaların tanıları, risk faktörleri ve prognozu açısından değerlendirildi. Gereç ve yöntemler: 2019 Haziran – 2022 Haziran arasında yenidoğan yoğun bakım (YDYBÜ) ve kardiyovasküler cerrahi yoğun bakım (KVC YBÜ) servisinde takip edilen 1800 yenidoğan retrospektif incelenerek 230 hasta çalışmaya dahil edildi. Normal EKO bulguları olanlar, PFO tanısı alan hastalar ve ileri prematür PDA olan hastalar çalışma kapsamına alınmadı. Hastaların başvuru klinikleri, antanatal tanı özellikleri, demografik özellikler, ekokardiyografi bulguları, konsültasyon nedenleri, sonradan tanı alanların konsültasyon endikasyonları, cerrahi/anjiyografik girişim özellikleri, izlem süreleri, taburculuk özellikleri dosyalardan kaydedildi. Çalışmada elde edilen bulguların istatistiksel analizleri IBM SPSS Statistics 22 (IBM SPSS, Türkiye) programı ile yapıldı. P<0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya toplam 230 bebek alındı. Hastaların %53,9'u erkek iken, %46,1'i kız'dı. Sezaryen doğum oranı %65,1 iken spontan doğum oranı %34,9 olarak sonuçlandı. Hastaların ortalama doğum haftası 37,3 iken ortalama doğum ağırlığı 2909 gr olarak görüldü. Çalışmamızda incelediğimiz hastalarda görülen en sık tanı VSD (%20) olarak tespit edildi. Siyanotik DKH arasında en sık BAT (%29,5), asiyanotik DKH arasında ise en sık VSD (%35,1) olarak sonuçlandı. Hastalarımızın arasında anne öyküsü incelendiğinde görülen en sık hastalık gestasyonel diyabetes mellitus olarak saptandı. GDMli anne bebeklerinde görülen en sık anomali ise IVS hipertrofisi (%22,2) olarak sonuçlandı. Hastalara eşlik eden ek anomali oranı %18,6'ydı ve bunlar arasında en sık Down Sendromu %39,53 oranında görüldü. Çalışmamızdaki hastaların %38,3'ü antenatal tanı almıştır. En sık konsültasyon nedeni %24,7 oranıyla üfürüm olarak saptandı. Yatış nedenleri arasında ise %43,3 oranıyla solunum sıkıntısı en sık tespit edildi. Yatış sonrasında PGE1 başlanan hasta grubu arasında yapılan çalışmada siyanotik ve asiyanotik grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı(p<0.01). Siyanotik hastalık grubunun %61,4'üne PGE1 başlandığı tespit edildi. Hastaların %60'ına girişimsel işlem uygulanmış olup bunların %85,7 'sine cerrahi yapılmıştı. Hastalarımızın tedavi ve takibi sonrasında %24,8'inin kaybedildi. DKH ile prognoz ilişkisi istatistiksel olarak anlamlı sonuçlandı(p<0.01). Hayatını kaybeden hastaların 35'i siyanotik doğuştan kalp hastası iken 20'si asiyanotik doğumsal kalp hastalığı grubuna aitti. Sonuç: Yenidoğan döneminde en sık gözlenen konjenital hastalıklar arasında DKH gelmektedir. Erken tanı DKH olan yenidoğanların mortalitesi ve morbiditesini önemli oranda etkilemektedir. Yenidoğan döneminde gerek cerrahi gerek tanısal/ girişimsel anjiyo yapılma oranı DKH olan bebeklerde oldukça yüksektir. Erken tanı için doğum sonrası ekokardiyografi yapılması önemlidir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Congenital heart disease (CHD) is the most common congenital disorder observed during the neonatal period. Echocardiography (ECHO) is an important diagnostic tool for early and accurate diagnosis. Early diagnosis in patients with CHD is crucial for reducing mortality and morbidity. In this study, we evaluated the diagnoses, risk factors, and prognosis of newborns admitted for inpatient care during the neonatal period. Materials and Methods: A retrospective analysis was conducted on 230 patients out of 1800 newborns followed in the Neonatal Intensive Care Unit (NICU) and Cardiovascular Surgery Intensive Care Unit (CVS ICU) between June 2019 and June 2022. Newborns with normal ECHO findings, patients diagnosed with patent foramen ovale (PFO), and those with advanced premature patent ductus arteriosus (PDA) were excluded from the study. Statistical analysis of the obtained data was performed using IBM SPSS Statistics 22 (IBM SPSS, Turkey) software. A p-value of <0.05 was considered statistically significant. Results: Of the participating patients, 53.9% were male and 46.1% were female. The cesarean section rate was 65.1%, while the spontaneous delivery rate was 34.9%. The mean gestational age of admitted patients was 37.3 weeks, and the mean birth weight was 2909 grams. Ventricular septal defect (VSD) was the most common diagnosis observed in the patients studied, accounting for 20% of cases. Among cyanotic CHD cases, the most common was truncus arteriosus (29.5%), while among acyanotic CHD cases, VSD was the most frequent (35.1%). The rate of consanguineous marriages among our patients was 23.9%. The most common maternal disease observed in the maternal history was gestational diabetes mellitus (GDM). The most common anomaly seen in infants of GDM mothers was hypertrophy of the interventricular septum (22.2%). The accompanying additional anomalies rate was 18.6%, with Down syndrome being the most common (39.53%). Antenatal diagnosis was made in 38.3% of the patients. The most common reason for consultation was heart murmur (24.7%). Respiratory distress was the most common reason for admission, accounting for 43.3% of cases. Among the admitted patients, 60% underwent interventional procedures, and 85.7% of them underwent surgery. A statistically significant difference was observed between the cyanotic and acyanotic groups in terms of starting prostaglandin E1 (PGE1) after admission (p<0.01). PGE1 was initiated in 61.4% of the cyanotic disease group. After treatment and follow-up, 24.8% of our patients were lost to follow-up. There was a statistically significant relationship between CHD and prognosis (p<0.01), with 35 deaths occurring in the cyanotic disease group and 20 in the acyanotic disease group. Conclusion: Congenital heart disease is among the most common congenital disorders observed during the neonatal period. Early diagnosis significantly impacts the mortality and morbidity of newborns with CHD. Therefore, early postnatal echocardiography is crucial.

Benzer Tezler

  1. Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde nozokomiyal infeksiyonların sürveyansı

    The surveillance of nosocomial infections in the neonatal intensive care unit

    TAYFUR DEMİRAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    MikrobiyolojiSağlık Bakanlığı

    Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALİ MERT

  2. Dirençli epilepsi gelişiminde risk faktörlerinin değerlendirilmesi

    The evaluation of risk factors on intractable epilepsia improvement

    RAMAZAN DENİZ ORAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıCelal Bayar Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUZAFFER POLAT

  3. Dirençli epilepsi ile izlenen çocuklarda nütrisyon profili

    Nutrition profile in children with drug-resistant epilepsy

    AYŞE AKÇAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TUĞBA HIRFANOĞLU

  4. Postpartum depresyonu etkileyen faktörlerin araştırılması

    Factors affecting postpartum depression research

    AHMET ALP

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALEV ATIŞ AYDIN

  5. Konjenital kalp hastalığı tanılı yenidoğanlarda tromboz gelişmesini etkileyen risk faktörlerinin değerlendirilmesi

    Assessment of risk factors affecting thrombosis development in neonates diagnosed with congenital heart disease

    BÜŞRA KARTAL DUVARCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DİLEK DİLLİ