Geri Dön

Gastrointestinal semptomları olan çocuk hastalarda bağırsak parazitlerinin farklı yöntemlerle araştırılması

Investigation of intestġnal parasites pediatric patientswith gastrointestinal symptoms

  1. Tez No: 809325
  2. Yazar: MERVE ALEYNA İLTEROĞLU
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MERYEM ÇOLAK
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Mikrobiyoloji, Microbiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Karabük Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 117

Özet

Bu çalışmada; karın ağrısı, bulantı, kusma, diyare gibi gastrointestinal şikayetler ile hastaneye başvuran 0-18 yaş arası çocuk hastalarda paraziter etkenlerin prevalansının araştırılması; yaşa, cinsiyete, klinik semptomlara göre sıklığının ve mevsimsel dağılımının belirlenmesi, tanıda kullanılan yöntemlerin karşılaştırılması amacıyla yapılmıştır. Mayıs 2022 - Nisan 2023 tarihleri arasında T.C. Sağlık Bakanlığı Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvuran 0-18 yaş arası 300 çocuk hasta çalışmaya dahil edildi. Gaita örneklerinin tamamı Makroskobik, Mikroskobik (direkt bakı), Çinko Sülfat Yüzdürme, Formol Etil Asetat Çöktürme ve İmmünokromatografik Kart Test (ICT) yöntemleriyle incelenmiştir. İncelen örneklerin %26'sı (78/300) çalışılan yöntemlerin en az biri ile en az bir parazit varlığı açısından pozitif olarak tespit edilmiştir. Direkt bakı yöntemiyle %22,7 (68/300); Çinko Sülfat Yüzdürme Yöntemi ile %16 (48/300); Formol Etil Asetat Çöktürme Yöntemi ile %18,3 (55/300); İmmünokromatografik Kart Test Yöntemi ile %23,3 (70/300) oranında pozitiflik tespit edilmiş; makroskobik incelemelerde parazit varlığına rastlanılmamıştır. Çalışılan örneklerde sırasıyla; %22,7 oranında Entamoeba histolytica/dispar; %6 oranında Blastocystis hominis, %4 oranında Giardia intestinalis, %2,3 oranında Cryptosporidium parvum ve %0,7 oranında Enterobius vermicularis tespit edilmiştir. Parazit varlığının tespitinde kullanılan yöntemler tür bazında değerlendirildiğinde E. histolytica/dispar için en yüksek pozitifliğin tespit edildiği yöntemin ICT yöntemi ve mikroskobik yöntem olduğu; C. parvum ve G. intestinalis'in en yüksek oranda tespit edildiği yöntemin ICT yöntemi olduğu; B. hominis ve E. vermicularis'in en çok tespit edildiği yöntemin ise direkt mikroskobik bakı yöntemi olduğu tespit edilmiştir. E. histolytica'nın %16 ile; B. hominis'in %4 ile; G. intestinalis'in %3 ile en yüksek oranda ishale neden olduğu; C. parvum'un en yüksek oranda karın ağrısı ve ishale E. vermicularis'in ise en yüksek oranda ateşe neden olduğu saptanmıştır. En yüksek oranda parazit pozitifliği %7 (21/300) ile eylül ayında; ve %11 (33/30) ile sonbahar mevsiminde tespit edilmiştir. Parazitlerin en yüksek oranda tespit edilebildiği ve en duyarlı tanı yöntemi olarak hazır ticari tanı testlerinin kullanımı yaygınlaştırılmalıdır.

Özet (Çeviri)

In this study; to investigate the prevalence of parasitic agents in pediatric patients aged 0-18 years who applied to the hospital with gastrointestinal complaints such as abdominal pain, nausea, vomiting and diarrhea; It was aimed to determine the frequency and seasonal distribution according to age, gender, clinical symptoms and to compare the methods used in diagnosis. Between May 2022 and April 2023 T.C. 300 pediatric patients aged 0-18 years who applied to the Ministry of Health Karabuk Training and Research Hospital were included in the study. All stool samples were examined by Macroscopic, Microscopic (direct examination), Zinc Sulphate Flotation, Formol Ethyl Acetate Precipitation and Immunochromatographic Card Test (ICT) methods. The 26% (78/300) of the samples examined were positive for the presence of at least one parasite with at least one of the studied methods. 22.7% (68/300) by direct imaging; 16% (48/300) by Zinc Sulphate Flotation Method; 18.3% (55/300) by Formol Ethyl Acetate Precipitation Method; A positivity rate of 23.3% (70/300) was determined by the Immunochromatographic Card Test Method; No parasites were found in macroscopic examinations. In the samples examined, respectively; 22.7% Entamoeba histolytica/dispar; 6% Blastocystis hominis, 4% Giardia lamblia, 2.3% Cryptosporidium parvum and 0.7% Enterobius vermicularis were detected. When the methods used to detect the presence of parasites were evaluated on the basis of species, it was found that the method with the highest positivity for E. histolytica was the ICT method and the microscopic method; The method in which C. parvum and G. intestinalis were detected at the highest rate was the ICT method; It was determined that the method in which B. hominis and E. vermicularis were detected most was the direct microscopic examination method. E. histolytica with 16%; with 4% of B. hominis; G. intestinalis causes diarrhea with the highest rate of 3%; It was determined that C. parvum caused the highest rate of abdominal pain and diarrhea, while E. vermicularis caused the highest rate of fever. The highest rate of parasite positivity was in September with 7% (21/300); and 11% (33/30) in autumn. The use of commercially available diagnostic tests should be expanded as the most sensitive and most sensitive diagnostic method for parasites.

Benzer Tezler

  1. Besinsel liflere bağlı biyoaktif maddelerin antioksidan kapasitesi ve rejenerasyon davranışının quencher metoduyla belirlenmesi

    Determination of antioxidant capacity and regeneration behaviour of bioactive materials bound to dietary fibers with quencher procedure

    ECEM EVRİM ÇELİK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Gıda MühendisliğiHacettepe Üniversitesi

    Gıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. VURAL GÖKMEN

  2. İntratimpanik alfa lipoik asid uygulamasının cisplatin ototoksisitesine karşı koruyucu etkisinin otoakustik emisyon ölçüm yöntemiyle fonksiyonel olarak araştırılması (deneysel çalışma)

    Assessment of protective effects of alpha-lipoic acid on cisplatin induced ototoxicity by using dpoae in guinea pigs.

    YILMAZ ÖZKUL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Kulak Burun ve BoğazSağlık Bakanlığı

    Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HÜSEYİN KATILMIŞ

  3. Henoch-schönlein purpuralı çocuklarda MEFV gen mutasyonunun sıklığı, klinik ve laboratuvar bulguları üzerindeki etkisi

    Prevalence of mefv gene mutations and their effects on clinical and laboratory features in children with henoch-schönlein purpura

    CENGİZ BAYRAM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜLAY DEMİRCİN

  4. Ülkemizde peptik ülserli ve non-ülser dispepsili olgularda Helicobacter pylori prevalansı, üreaz testi ve ELISA yöntemlerinin tanıdaki öneminin değerlendirilmesi

    The evaluation of the importance of Helicobacter pylori prevalance, urease test and ELISA methods in the diagnosis of peptic ulcer and non-ulcer dyspepsia cases

    NEVRESTE ÇELİKBİLEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1994

    MikrobiyolojiSağlık Bakanlığı

    Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ALİ MERT

  5. Gastrointestinal sistemin postoperatif benign anastomoz darlıklarında endoskopik kesi yönteminin etkinliğinin değerlendirilmesi

    Assessing the effectiveness of endoscopic incision methods on the postoperative benign anastomotic strictures at the gastrointestinal tract.

    UFUK AVCIOĞLU

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    GastroenterolojiSağlık Bakanlığı

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERSAN ÖZASLAN