Geri Dön

Dekübitli hastalarda dekübit oluşması ve dekübit evresi ile de-ritis oranı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Decubitus formation and decubitus stage in decubitus patients evaluation of the relationship between the rate of de-ritis

  1. Tez No: 844073
  2. Yazar: AYŞE YILMAZ BOYRAZ
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ADEM DURMAZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Palyatif Bakım, basınç ülseri, De-Ritis oranı, Basınç ülserleri, De ritis, Deri, Deri hastalıkları, Palliative Care, pressure ulcer, De-Ritis rate, De ritis, Skin, Skin diseases
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çalışmada amacımız; basınç ülserinin ve evrelerinin gelişmesinde hastaya ait özelliklerin, laboratuvar değerlerinin ve De-Ritis oranının etkisini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, retrospektif ve kesitsel özellikte olup 01.09.2021 ve 01.06.2023 tarihleri arasında, Evliya Çelebi Eğitim Araştırma Hastanesi Palyatif Bakım Servisi ve Evde Sağlık Hizmetlerinde yapılmıştır. Bu servislerde takipli basınç ülserine sahip, n=188 hastanın ve basınç ülseri bulunmayan n=99 hastanın kontrol grubu olarak alındığı toplan n=287 hasta üzerinde yapılmıştır. Hastaların sosyodemografik özellikleri, immobil olma durumu ve immobil olma yılı, basınç ülserinin varlığı ve kaç yıldır bulunduğu ile bu hastalara ait bazı laboratuvar değerleri ve De-Ritis oranları bakılmıştır. Bu veriler normallik testi ile değerlendirilmiştir. Normal dağılım göstermeyen verilere non parametrik yöntemler, iki farklı kategorik veriyi karşılaştırmak için Ki-Kare testi, iki bağımsız değişken için Mann Whitney U, ikiden fazla bağımsız değişken için Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya katılan hastaların yaş median değeri 77 yıldı ve %94,1'inde bilinen kronik bir hastalık mevcuttu. Basınç ülseri bulunan n=188 hastada en çok Evre 2 (%20,6) ve Evre 3 (%20,6) basınç ülser bulunuyordu. Lokalizasyon olarak basınç ülserleri en sık %32,4 ile sakrumda olduğu gözlendi. Basınç ülseri oluşumu ile yaş, eğitim yılı, medeni durum, kilo, beden kitle indeksi, immobil olma durumu ve yılı arasında anlamlı bir ilişki olduğu saptandı. Hastalıklarla ilişkisi incelendiğinde ise hipertansiyon, serebrovasküler hastalık ve kardiyak hastalıklar ile basınç ülseri arasındaki anlamlı bir ilişki gözlendi. Laboratuvar değerlerinden hemoglobin ve albumin düşüklüğünün, C-reaktif protein ve De-Ritis oranı yüksekliğinin basınç ülseri gelişmesini artırdığı gözlendi. Basınç ülseri evresi ile yaş, beden kitle indeksi, immobil olma yılı, basınç ülserinin oluşma yılı ve kronik kardiyovasküler hastalıkların anlamlı bir ilişki içinde olduğu gözlendi. Laboratuvar değerlerinden albumin düşüklüğünün, C-reaktif protein ve De-Ritis oranı yüksekliğinin basınç ülseri evresi üzerinde etkili olduğu tespit edildi (p<0,05). Sonuç: Basınç ülseri varlığının; yaş, sosyokültürel özellikler, kilo ve beden kitle indeksi, kronik hastalık varlığı, immobil olma durumu ve yılı ile hemoglobin düşüklüğü, hipoalbuminemi, enfeksiyon varlığı ve De-Ritis oranından etkilendiği bulunmuştur. Basınç ülseri evresinin de yaş, beden kitle indeksi, immobil olma yılı, basınç ülserinin yılı, kronik hastalıklar, hipoalbuminemi, enfeksiyon varlığı, De-Ritis oranı yüksekliği ile arttığı gözlenmiştir. De-ritis oranı basınç ülseri oluşmasında ve evrelerin gelişmesinde önemli bir marker olabileceği düşünüldü. Ayrıca bu çalışma, basınç ülserlerinin oluşmasını ve ilerlemesini önlemek için aile hekimleri ile birlikte tüm sağlık çalışanlarının bu konudaki bilgi ve farkındalığının artırılması ve oluşabilecek morbidite ve mortalitelerin önüne geçilmesi ve literatüre katkıda bulunması nedeniyle önemlidir.

Özet (Çeviri)

Objective: The aim of this study was to investigate the effect of patient characteristics, laboratory values and De-Ritis rate on the development of pressure ulcer and its stages. Materials and Methods: This retrospective and cross-sectional study was conducted between 01.09.2021 and 01.06.2023 in the Palliative Care Service and Home Health Services of Evliya Çelebi Training and Research Hospital. It was conducted on a total of n=287 patients with pressure ulcers followed up in these services, n=188 patients with pressure ulcers and n=99 patients without pressure ulcers were taken as the control group. Sociodemographic characteristics of the patients, immobility status and year of immobility, presence of pressure ulcer and how many years it has been present, some laboratory values and De-Ritis rates of these patients were analysed. These data were evaluated by normality test. Non parametric methods were used for the data that did not show normal distribution, Chi-Square test was used to compare two different categorical data, Mann Whitney U test for two independent variables, Kruskal Wallis test for more than two independent variables. Significance level was accepted as p<0.05. Results: The median age was 77 years and 94.1% of the patients had a known chronic disease. In n=188 patients with pressure ulcers, the most common pressure ulcers were stage 2 (20.6%) and stage 3 (20.6%). In terms of localisation, pressure ulcers were most commonly located in the sacrum with 32.4%. There was a significant correlation between the occurrence of pressure ulcers and age, years of education, marital status, weight, body mass index, immobile status and years. When the relationship with diseases was analysed, a significant relationship was observed between hypertension, cerebrovascular disease and cardiac diseases and pressure ulcers. It was observed that low haemoglobin and albumin levels, high C-reactive protein and De-Ritis ratio increased the development of pressure ulcer. Age, body mass index, years of immobility, years of pressure ulcer formation and chronic cardiovascular diseases were significantly correlated with pressure ulcer stage. Among the laboratory values, low albumin, high C-reactive protein and De-Ritis ratio were found to be effective on pressure ulcer stage (p<0.05). Conclusion: The presence of pressure ulcer was found to be influenced by age, sociocultural characteristics, weight and body mass index, presence of chronic diseases, immobility status and year, low haemoglobin, hypoalbuminemia, presence of infection and De-Ritis rate. It was also observed that the stage of pressure ulcer increased with age, body mass index, immobility, year of pressure ulcer, chronic diseases, hypoalbuminemia, presence of infection and high De-Ritis rate. De-ritis rate was thought to be an important marker in the formation of pressure ulcers and development of stages. In addition, this study is important because it contributes to the literature by increasing the knowledge and awareness of family physicians and all healthcare professionals in order to prevent the formation and progression of pressure ulcers and to prevent the morbidity and mortality that may occur.

Benzer Tezler

  1. Alt ekstremite cerrahisi geçiren hastalarda lokal anestezik (izobarik bupivakain) ile spinal anestezi uygulama pozisyonunun erken mobilizasyon ve postspinal başağrısı üzerine etkisinin karşılaştırılması

    Lower limb surgery patients in local anesthetics (isobaric bupivacaine) position comparison of the implementation spinal anesthesia of early mobilization and post-spinal headache efects

    BİRKAN ÜLGER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Anestezi ve ReanimasyonKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. DAVUT DOHMAN

  2. Akut koroner sendromlu hastalarda koroner arter hastalığı yaygınlığı ve kompleksitesi ile CTRP3 düzeyi arasındaki ilişki

    The relationship between coronary artery disease severity and complexity and CTRP3 level in patients with acute coronary syndrome

    FADİME KOCA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    KardiyolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    UZMAN SÜLEYMAN ÖZBİÇER

  3. Diyabetik hastalarda mide içeriğinin gastrik ultrasonla preoperatif değerlendirilmesi

    Preoperative assessment of gastric contents by gastric ultrasound in diabetic patients

    MUSTAFA GÖKHAN BAYRAM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Anestezi ve ReanimasyonZonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BENGÜ GÜLHAN KÖKSAL İNCEGÜL

  4. Parapleji ve tetraplejili hastalarda epidomiyolojik özellikler, gelişen komplikasyonlar ve tedavi öncesi ve sonrasındaki mevcut klinik tablo

    Epidemiologi?cal findings, complications, clinical outfindings before and after rehabilitation in paraplegia and tetraplegia

    OZAN YAŞAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HATİCE UĞURLU

  5. Alzheimer hastalığında beyin omurilik sıvısında (BOS) biyolojik belirteçler ve BOS'un PC12 hücre hattı canlılığı üzerine in vitro etkisinin değerlendirilmesi

    Biochemical markers in cerebrospinal fluid (CSF) and evaluation of the effect of CSF on PC12 cell line viability in Alzheimer's disease

    ERDEM YAKA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    NörolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÖRSEV G. YENER