Geri Dön

Adneksiyel kitlelerin pre-operatif değerlendirilmesinde manyetik rezonans görüntülemenin ultrasonografiye olan üstünlüğünün araştırılması

Adneksiyel kitlelerin pre-operatif değerlendirilmesinde manyetik rezonans görüntülemenin ultrasonografiye olan üstünlüğünün araştırılması

  1. Tez No: 861116
  2. Yazar: BÜŞRA BAŞOĞLU
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ NİYAZİ ALPER SEYHAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Kliniğimize başvuran adneksiyel kitlesi olan hastaların pre-operatif değerlendirilmesinde Manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ve ultrasonografi (USG)'nin benign/malign ayrımını öngörme açısından karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışmanın sonunda USG ve MRG'nin malign kitleleri saptamadaki duyarlılık ve özgüllükleri kıyaslanmış, gelecek klinik kullanımda hasta ve hekim yönetimi için en etkin görüntüleme yöntemi seçimi tartışılmıştır. Gereç ve Yöntem: Retrospektif tek merkezli multidisipliner olarak yapılan çalışmamıza; Ocak 2014 -Eylül 2023 tarihleri arasında Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde adneksiyel kitle nedeni ile yatmış ve opere olmuş, sistem üzerinden tüm verilerine ulaşılabilen, yaşları 16 ile 80 arasında olan 171 hasta dahil edilmiştir. Bu çalışmada MRG ve USG' nin malignite ön tanısındaki duyarlılık ve özgüllükleri karşılaştırılmıştır. Çalışmamızda USG skorlamasında; serbest mayi varlığı, septasyon olup olmaması ve septa kalınlığı (>3mm), duvar yapısı, kitle sınırlarının düzenli ya da düzensiz olması, hipoekojen- hiperekojen alan varlığı, kitlelerin lokalizasyonları ve kitlelerin boyutları yer almaktadır. MRG skorlamasında; Kontrast tutulumu, solid alan varlığı, asit, omental kek, lenfadenopati varlığı, diğer organ tutulumu, lokalizasyon, kitle boyutu yer almaktadır. MRG bulguları sınıflandırılırken; asit, omental kek, lenfadenopati varlığı, diğer organ tutulumu ek bulgular başlığı altına belirtilmiştir. İstatistiksel analizler için NCSS (Number Cruncher Statistical System) 2020 (Kaysville, Utah, USA) programı, niceliksel verilerin karşılaştırılmasında normal dağılım gösteren parametrelerin iki grup karşılaştırmalarında Student t Test, normal dağılım göstermeyen parametrelerin iki grup karşılaştırmalarında ise Mann Whitney U testi kullanıldı. Niteliksel verilerin karşılaştırılmasında ise Pearson Ki-Kare testi ve Fisher's Exact test kullanıldı. Anlamlılık p<0.01 ve p<0.05 düzeylerinde değerlendirilmiştir. Bulgular: Patoloji sonucuna göre ise olguların %80,7'i benign, %19,3'ü malign olan hastalarda menopoz ve yaş ile malignite arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Her iki modelden elde edilen maligniteyi tahmin edebilecek Predicted probability (Tahmin Edilen Olasılık) düzeyleri ROC Curve area ile değerlendirilmiş ve USG tahmin modeli için elde edilen ROC eğrisinde altta kalan alan %86.1 standart hatası %3,9 olarak saptanmıştır. MRG için elde edilen ROC eğrisinde altta kalan alan %88.9 standart hatası %3,3 olarak saptanmış olup aralarında anlamlı farklılık saptanmamıştır (p=0,902; p>0,05). Sonuç: Over kanserindeki en önemli prognostik faktör cerrahi evre olup, yeterli doğru cerrahi evreleme primer tedavi sürecinde önceliklidir. Bu nedenle, malignite şüpheli kitleler, tersiyer merkezlere yönlendirilip yeterli primer debulking cerrahisi yapılarak hastanın maksimal sağkalım şansı sağlanmalıdır. Çalışmamızın sonuçlarına göre USG'de bakılan; serbest mayi varlığı, duvar kalınlığının >3 mm olması, düzensiz sınır parametreleri ve MRG'de kullandığımız; kontrast tutumu, solid alan varlığı, ek bulgu, kitle boyutu gibi parametreler ile MRG'ın USG'ye üstünlüğü bulunmamıştır. Bu bulgularımız ile operasyon kararı verilmesinde ilk tercih olarak USG önerilmeli ve tartışmalı durumlarda ek görüntüleme yöntemlerine başvurulmalıdır.

Özet (Çeviri)

Objective: The aim of this study was to compare the benign/malign distinction of Magnetic Resonance Imaging (MRI) and Ultrasonography (USG) in preoperative evaluation of patients with adnexal masses who applied to our clinic. At the end of the study, the specificity and sensitivity of USG and MRI in detecting malignant masses were compared, and the most effective imaging method for patient and physician management was discussed for future clinical use. Materials and Methods: In our retrospective single-center multidisciplinary study, 171 patients aged between 16 and 80 years who were hospitalized and operated on due to adnexal masses at the Adnan Menderes University Faculty of Medicine Department of Obstetrics and Gynecology between January 2014 and September 2023 were included. In this study, the sensitivity and specificity of MRI and USG in the preoperative diagnosis of malignancy were compared. In USG scoring, the presence of free fluid, the presence of septation and its thickness (>3mm), wall structure, regular or irregular mass borders, hypoechoic-hyperechoic area presence, mass localization, and mass size were included. In MRG scoring, contrast uptake, solid area presence, ascites, omental cake, lymphadenopathy presence, other organ involvement, localization, and mass size were included. When classifying MRG findings, additional findings such as ascites, omental cake, lymphadenopathy presence, and other organ involvement were placed under the additional findings heading. NCSS (Number Cruncher Statistical System) 2020 (Kaysville, Utah, USA) program was used for statistical analysis. Student t-test was used for comparing parameters showing normal distribution in two groups, and Mann Whitney U test was used for comparing parameters that did not show normal distribution in two groups. Pearson Chi-Square test and Fisher's Exact test were used for comparing qualitative data. Significance was evaluated at p<0.01 and p<0.05 levels. Results: According to the pathology results, 80.7% of the cases were benign, and 19.3% were malignant. A significant relationship was found between menopause, age, and malignancy in patients with malignancy .The ROC curve area was evaluated for the predicted probability levels that could predict malignancy obtained from both models, and the area under the ROC curve for the USG prediction model was found to be 86.1% with a standard error of 3.9. The area under the ROC curve for MRG was found to be 88.9% with a standard error of 3.3, and no significant difference was found between them (p=0.902; p>0.05). Conclusion: The most important prognostic factor in ovarian cancer is accurate surgical staging, and therefore, masses suspected of malignancy should be referred to tertiary-competent centers, and the maximum life span that the patient can gain should be provided after primary debulking surgery . According to the results of our study, USG parameters such as the presence of free fluid, wall thickness >3 mm, irregular border parameters, and MRG parameters such as contrast uptake, solid area presence, additional findings, and mass size did not show superiority of MRG over USG. Based on our findings, USG should be recommended as the first choice for making an operation decision, and additional imaging methods should not be needed except for cases where there is uncertainty .

Benzer Tezler

  1. Adneks kı̇tlelerı̇nde O-RADS sınıflamasına ADC ve kontrastlı görüntülemenı̇n katkısı

    The contribution of ADC and contrast-enhanced imaging to ORADSclassification in adnexal masses

    ESAT ŞAFAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Radyoloji ve Nükleer Tıpİnönü Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. LEYLA KARACA

  2. Pelvik kitlelerin preoperatif değerlendirilmesinde malignite risk indeksinin prediktif değeri

    The predictive value of risk of malignancy index in preoperative evaluation of pelvic mass

    PINAR ERDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Kadın Hastalıkları ve DoğumMarmara Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. TANJU PEKİN

  3. O-RADS ve IOTA sınıflandırmalarının adneksiyel kitlelerin malignite tanısındaki performanslarının karşılaştırılması

    Başlık çevirisi yok

    MÜRŞİDE SENA DENİZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YUSUF ÜSTÜN

  4. Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde adneksiyel kitle nedeniyle opere edilen hastalarda intraoperatif frozen sonuçlarının kalıcı patoloji ile karşılaştırılması

    Comparison of intraoperative frozen section results with final pathology in patients operated for adnexal masses at Adana City Training and Research Hospital

    ÖZGÜR ÖZDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET ALİ NARİN

  5. Tersiyer merkezde adneksiyel kitle nedeniyle opere olmuş olan premenopozal kadınlarda tümör markerları ile histopatolojik sonuçlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of tumor markers and histopathological findings in premenopausal women operated for adnexal masses at a tertiary center

    EMİNE ELİF GENÇ ARABACI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İSMET ALKIŞ