Obsesif kompulsif bozukluk tanılı ergenlerde intihar riskinin mükemmeliyetçilik, yalnızlık ve gelecek beklentileri ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Assessing of the relationship between suicide risk andperfectionism, loneliness and future expectations inadolescents diagnosed with obsessive-compulsivedisorder
- Tez No: 861916
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ İBRAHİM ADAK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: Gelecek beklentileri, intihar, mükemmeliyetçilik, obsesif kompulsif bozukluk, yalnızlık, Future expectations, loneliness, obsessive-compulsive disorder, perfectionism, suicide
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: Obsesif kompulsif bozukluk (OKB), tekrarlayan obsesyon ve/veya kompulsiyonlarla karakterize, genellikle kronik seyirli, bazı vakalarda dönemsel alevlenmelerle seyredebilen nöropsikiyatrik bir bozukluktur. İntihar davranışı ise, bir kişinin ölme niyeti ve arzusunu içeren, kendini öldürme eylemine dair tüm düşünce ve davranışları içine alan bir terimdir. OKB tedaviye dirençli, süreğen bir ruhsal hastalık olmasına rağmen, bu tanıyı alan ergenlerde intihar riskine yönelik çalışmalar oldukça sınırlıdır. OKB tanılı ergenlerde intihar riskinin ilişkili olduğu durumların değerlendirilmesinin, terapötik müdahalelerin çeşitliliğini artırabileceğine inanılmaktadır. Bu çalışmada, bir eğitim ve araştırma hastanesinin çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları polikliniğine başvuran OKB tanılı ergenlerde intihar riskinin; semptom şiddeti, mükemmeliyetçilik, yalnızlık ve gelecek beklentileri gibi değişkenlerle ilişkisini araştırmak amaçlanmıştır. Materyal ve Metod: Bu çalışmaya, çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları polikliniğine başvuran, klinisyen tarafından yapılan görüşmede DSM- 5 (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders-Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El kitabı) tanı kriterlerine göre OKB tanısı alan ve dahil edilme kriterlerini karşılayan 57 ergen dahil edilmiştir. DSM-5 tanı kriterlerine göre OKB dışında herhangi bir tanı alan ve herhangi bir kronik metabolik, genetik, endokrinolojik ve nörolojik hastalığı tanısı olanlar ise çalışmaya dahil edilmemiştir. Çalışmaya katılan çocuk ve ergenler ile ebeveynlerinden onam alınmıştır. Klinisyen tarafından tanısal değerlendirme ve psikiyatrik komorbiditelerin saptanabilmesi için çalışmaya katılan ergenlerle, 'Okul Çağı Çocukları İçin Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi- Şimdi ve Yaşam Boyu Şekli- Türkçe Uyarlaması (ÇDŞG-ŞY-T)' adlı yarı yapılandırılmış görüşme yapılmış, sonrasında sosyodemografik ve klinik veri toplama formu doldurulmuştur. Daha sonrasında ise yine klinisyen tarafından katılımcılara 'Çocuklar İçin Yale Brown Obsesyon-Kompulsiyon Ölçeği (ÇY-BOKÖ)' uygulanmıştır. Katılımcı ergenler tarafından ise, 'İntihar Olasılığı Ölçeği (İOÖ)', 'Frost Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği (FÇBMÖ)' , 'UCLA Yalnızlık Ölçeği- Kısa Formu (UCLA-KF)' ve 'Ergen Gelecek Beklentileri Ölçeği (EGBÖ)' doldurulmuştur. Veriler, Sosyal Bilimler için İstatistik Paket Programı (Statistical Package for the Social Sciences; SPSS Inc., Chicago, IL) 21.0 sürümü kullanılarak analiz edilmiştir. İstatistiksel analizleri yaparken; ki kare testi, t testi, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis testi, tek yönlü varyans analizi (one-way analysis of variance- ANOVA), Pearson ve Spearman korelasyon analizleri ve çoklu lineer regresyon analizi kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel analizlerde anlamlılık değeri p<0,05 olarak belirlenmiştir. Bulgular: Katılımcıların obsesyon ve kompulsiyon şiddetini ölçen ÇY-BOKÖ ile İOÖ umutsuzluk alt ölçeği puanları arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki bulunmasına rağmen, İOÖ toplam puanları arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. FÇBMÖ kişisel standartlar, hatalara aşırı ilgi, ailesel beklentiler, aileden eleştiri, emin olamama alt ölçek ve toplam puanları ile İOÖ toplam puanları arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki saptanmıştır. UCLA-KF puanları ile İOÖ toplam puanları arasında yine pozitif yönlü anlamlı ilişki bulunmuştur. EGBÖ iş/eğitim, din/toplum, sağlıklı yaşam alt ölçek ve toplam puanları ile İOÖ toplam puanları arasında ise negatif yönlü anlamlı ilişki saptanmıştır. Hastalar geçmiş intihar düşüncesi varlığına göre değerlendirildiğinde ise, geçmiş intihar düşüncesi olan katılımcıların ÇY-BOKÖ obsesyon, kompulsiyon ve toplam puanları ile İOÖ alt ölçek ve toplam puanları anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Geçmiş intihar düşüncesi olan katılımcıların FÇBMÖ ve UCLA-KF toplam puanları anlamlı düzeyde yüksek, EGBÖ toplam puanları ise anlamlı düzeyde düşük saptanmıştır. Sonuç: Çalışmamızdan elde ettiğimiz sonuçlar, OKB tanılı ergenlerin muayenelerinde intihar riskini değerlendirirken; mükemmeliyetçilik, yalnızlık ve gelecek beklentilerini daha ayrıntılı ele almanın faydalı olabileceğini ve daha etkili tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesine olanak sağlayabileceğini göstermektedir. Bu konuda daha net bilgilere ulaşmak için, daha büyük örneklemli ve kontrollü çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.
Özet (Çeviri)
Introduction: Obsessive-compulsive disorder (OCD) is a neuropsychiatric disorder characterised by recurrent obsessions and/or compulsions that often follow a chronic course, in some cases with episodic exacerbations. Suicidal behaviour, which encompasses all thoughts and actions related to the act of killing oneself, includes an individual's intention and desire to die. Although OCD is a persistent and treatmentresistant mental disorder, studies of suicide risk in adolescents with this diagnosis are very limited. It is believed that assessing the conditions associated with suicide risk in adolescents diagnosed with OCD could increase the diversity of therapeutic interventions. This study aims to investigate the relationship between suicide risk and variables such as symptom severity, perfectionism, loneliness and future expectations in adolescents diagnosed with OCD attending the Child and Adolescent Mental Health and Diseases Outpatient Clinic of a Teaching and Research Hospital. Materials and methods: This study included 57 adolescents who attended the Child and Adolescent Mental Health and Diseases Outpatient Clinic, were diagnosed with OCD based on DSM-5 diagnostic criteria during a clinical interview, and met the inclusion criteria. Those diagnosed with a disorder other than OCD according to DSM-5 criteria and those with chronic, metabolic, genetic or neurological diseases were excluded from the study. Informed consent was obtained from the children and adolescents and their parents. The adolescents were assessed by the clinician using the Schedule for Affective Disorders and Schizophrenia for School-Age Children-Present and Lifetime Version Turkish Adaptation-KSADS-PL-T semi-structured interview for diagnostic assessment and identification of psychiatric comorbidities. The clinician then administered the Children's Yale-Brown Obsessive-Compulsive Scale (CYBOCS). The participating adolescents completed the Suicide Probability Scale (SPS), the Frost Multidimensional Perfectionism Scale (FMPS), the UCLA Loneliness ScaleShort Form (UCLA-LS-SF), and the Adolescent Future Expectations Scale (AFES). Data were analysed using the Statistical Package for the Social Sciences (SPSS Inc.,Chicago, IL) version 21.0. Statistical analyses included chi-squared test, t-test, MannWhitney U test, Kruskal-Wallis test, one-way analysis of variance (ANOVA), Pearson and Spearman correlation analyses, and multiple linear regression analysis. A significance level of p<0.05 was set for all statistical analyses. Results: While a significant positive relationship was found between CY-BOCS scores measuring the severity of obsessions and compulsions and the SPS hopelessness subscale, no significant relationship was observed with the total SPS score. A significant positive relationship was found between FMPS subscales of personal standards, concern over mistakes, parental expectations, parental criticism, doubts about actions and total scores with the total scores of the SPS. A significant positive relationship was also found between UCLA-LS-SF scores and total SPS scores. Negative significant relationships were found between the AFES subscales of work/education, religion/society and healthy lifestyle and total scores and total SPS scores. When patients were scored based on the presence of past suicidal ideation it was found that participants with past suicidal thoughts had significantly higher scores in the CY-BOCS for obsessions, compulsions and total scores, as well as in the subscales and total scores of the SPS. Past suicidal ideation was associated with significantly higher FMPS and UCLA-LS-SF total scores and significantly lower AFES total scores. Conclusions: Our findings suggest that a detailed examination of perfectionism, loneliness, and future expectations may be beneficial in assessing suicide risk in adolescents diagnosed with OCD, allowing for the development of more effective treatment approaches. Further research with larger sample sizes and controlled studies is needed to provide clearer evidence in this area.
Benzer Tezler
- Obsesif Kompulsif Bozukluk Tanılı Ergenlerde Otistik Belirtiler, Yönetici İşlevler ve İntihar Davranışı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
An Investigation of the Relationship Between Autistic Traits, Executive Functions, and Suicidal Behavior in Adolescents Diagnosed with Obsessive-Compulsive Disorder
RABİA GİZEM MANAV DİRİL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
PsikiyatriAydın Adnan Menderes ÜniversitesiÇocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ BERRİN BİLGİÇ
- Obsesif kompulsif bozukluk tanılı ergenlerde bağlanma ve bağlanmanın yeme tutumu ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Assessment of attachment and its relationship with eating attitude in adolescents with obsessive-compulsive disorder
FEYZA HATİCE SEVGEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
PsikiyatriKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiÇocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. HATİCE ALTUN
- Obsesif Kompulsif Bozukluk tanılı ergenlerde optik koherens tomografi ve optik koherens tomografi anjiyografi bulgularının sosyodemografik ve klinik özellikler ile ilişkisinin incelenmesi
Examination of the relationship between optical coherence tomography and optical coherence tomography angiography findings and sociodemographic and clinical characteristics in adolescents diagnosed with Obsessive Compulsive Disorder
EMİR AYCAN BEDEL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Göz HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiSağlık Bilimleri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FUNDA EBRU AKSOY
- Obsesif kompulsif bozukluk tanılı ergenlerde duyusal işlemleme bozuklukları ve otizm özelliklerinin yürütücü işlevler ile ilişkisi
Sensory processing disorders and autism traits in adolescents with obsessive-compulsive disorder: İmpact on executive functions
NERGİS KILIÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. İPEK SÜZER GAMLI
- Obsesif kompulsif bozukluk tanılı ergenlerde aleksitimi ve sosyal beceri ilişkisinin incelenmesi
Investigation of alexithymia and social skills relationship in adolescents diagnosed with obsessive-compulsive disorder
İREM GÜLFEM DEMİRCİOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NAGİHAN CEVHER BİNİCİ