Koah olgularında kantitatif ve semikantitatif bt parametreleri ile solunum fonksiyon testlerinin karşılaştırılması
Comparison of quantitative and semiquantitative ct parameters and pulmonary function tests in patients with copd
- Tez No: 864153
- Danışmanlar: PROF. DR. GONCA ERBAŞ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gazi Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), geri dönüşümsüz hava yolu obstrüksiyonuna ve elastik geri çekim kuvveti kaybına yol açan ilerleyici sistemik bir inflamatuar hastalıktır. KOAH ciddiyeti, spirometri veya solunum fonksiyon testi (SFT) sonuçları ile ölçülür. SFT sonuçları KOAH tanısında altın standart yöntem olarak kullanılmasına rağmen, bu tekniğin çeşitli sınırlamaları vardır. Bu çalışmanın ana amacı KOAH olgularında kantitatif ve semikantitatif BT parametreleri ile solunum fonksiyon testleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Bu çalışmada 45 KOAH olgusu retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Tüm hastalar SFT verilerine göre (FEV1 ve FEV1/FVC oranı) GOLD evresine göre sınıflandırılmıştır. Radyolojik bulguların incelenmesi biri deneyimli toraks radyoloğu olmak üzere iki radyolog tarafından gerçekleştirilmiştir. Otomatik akciğer hacmi, MLD, PD15 ve LAA%-950 ile ölçülen kantitatif amfizem indeksi yazılım kullanılarak ölçülmüştür. Akciğer hacmi ile ilgili manuel ölçümler (akciğer yüksekliği, aortosternal mesafe, oblik fissür çekilme mesafesi) de kaydedilmiştir. Amfizem görsel olarak Goddard skorlama sistemine göre skorlanmıştır. SFT parametreleri ile, BT'den türetilen kantitatif ölçümler ve akciğer hacmiyle ilişkili manuel ölçümler arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. Amfizemin indirekt göstergesi olan dansitometrik verilerden LAA% -950 metoduyla ölçülen amfizem skorunun PD15 metoduna kıyasla FEV1, FEV1/FVC ve GOLD evreleri ile daha iyi korelasyon gösterdiği sonucuna varılmıştır. Semikantitatif ve kantitatif verilerle ortaya konan daha şiddetli amfizem varlığının KOAH'ın artan GOLD evresi ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Kantitatif veriler ve GOLD evreleri arasındaki korelasyon, semikantitatif verilerle olduğundan daha güçlüdür. Çalışmada test edilen akciğer hacim değişikliklerinin morfolojik göstergeleri arasında oblik fissür mesafesinin pulmoner fonksiyon testlerinin tümü ile korele olduğu saptanmış olup, faydalı bir bir belirteç olarak kullanılabileceği düşünülmektedir. Sonuç olarak, kantitatif amfizem skoru ve otomatik hacim ölçümleri, KOAH'da hastalığın GOLD evresi ve solunum fonksiyon testleriyle iyi korelasyon gösteren parametreler olup, kantitatif BT, özellikle SFT yapılamayan hastalarda klinik tabloyu iyi yansıtan bir yöntem olarak öne çıkmaktadır.
Özet (Çeviri)
Chronic obstructive pulmonary disease (COPD) is a progressive systemic inflammatory disease leading to irreversible airway obstruction and loss of elastic recoil. The severity of COPD is measured by spirometry or pulmonary function test (PFT) results. Although SFT results are used as the gold standard method for the diagnosis of COPD, this technique has several limitations. The main aim of this study was to determine the relationship between quantitative and semiquantitative CT parameters and pulmonary function tests in COPD patients and thus to demonstrate to usability of CT as an alternative method that reflect respiratory function. In this study, 45 COPD patients were retrospectively evaluated. All patients were classified according to GOLD stage based on SFT data (FEV1 and FEV1/FVC ratio). The examination of radiologic findings was performed by two radiologists, one of whom was an experienced thoracic radiologist. Automated lung volume, mean lung density, 15th percentile density and LAA%-950 emphysema index were extracted using commercially available software. Manual measurements related with lung volume (lung height, aortosternal distance, oblique fissure retraction distance) were also noted. Emphysema was visually scored according to Goddard scoring system. The relationship between PFT parameters, CT derived quantitative measurements and lung volume-related manual measurements were evaluated. It was concluded that the emphysema score measured by the %LAA-950 method, which is an indirect indicator of emphysema, correlated better with FEV1, FEV1/FVC and GOLD stages compared to the PD15 method. The presence of more severe emphysema, as revealed by semiquantitative and quantitative data, was associated with increasing GOLD stage of COPD. The correlation between quantitative data and GOLD stages was stronger than with semiquantitative data. Among the morphologic indicators of lung volume changes tested in the study, oblique fissure distance was found to correlate with all pulmonary function tests and may be used as a useful marker. In conclusion, quantitative emphysema score and automatic volume measurements are parameters that correlate well with the GOLD stage of the disease and pulmonary function tests in COPD, and quantitative CT stands out as a method that reflects the clinical situation well especially in patients who cannot complete SFT.
Benzer Tezler
- Kronik obstrüktif akciğer hastalığı olgularında kantitatif volümetrik bilgisayarlı tomografi analizi ile pulmoner fonksiyon testi verilerinin korelasyonu
Correlation between quantitative volumetric computed tomography analysis and pulmonary function in patients with chronic obstructive pulmonary disease
EYÜP ÇETİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Radyoloji ve Nükleer TıpZonguldak Bülent Ecevit ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BANU ALICIOĞLU
- Kantitatif bilgisayarlı tomografinin kronik obstrüktif akciğer hastalığı fenotipi belirlemedeki rolü
To assess the role of quantitative thorax computerized tomography (CT) in determining phenotypes of chronic obstructuve pulmonary disease
SÜMEYYE ALPARSLAN BEKİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Göğüs HastalıklarıUfuk ÜniversitesiDahili Tıp Bilimleri Bölümü
YRD. DOÇ. DR. EVRİM EYLEM AKPINAR
- Fiberoptik bronkoskopi (FOB) ve endobronşial ultrasonografi (EBUS) uygulanacak olan hastaların işlem öncesi anksiyete durumunu belirlemede anksiyete ölçekleri ve serum copeptin düzeyi yeri
The role of anxiety scales and serum copeptin level in determining the pre-procedure anxiety status of the patients WHO will be applied with fob and ebus
SÜMEYYE KODALAK CENGİZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Göğüs HastalıklarıGazi ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET SELİM YURDAKUL
- KOAH olgularında bilgisayarlı akciğer tomografisi ve solunum fonksiyon testleri yardımıyla saptanan amfizem büllerinin hacminin karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
BİRSEN MUTLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1990
Göğüs Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FARUK YENEL
- KOAH olgularında sağ ventrikül disfonksiyonunun değerlendirilmesinde doku doppler ekokardiyografi ile triküspid annulusu sistolik hareket hızı ölçümünün yeri
The role of measurement of tricuspid annular systolic velocity in the evaluation of right ventricular dysfunction in cases with COPD
BARIŞ İKİTİMUR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2003
Kardiyolojiİstanbul ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. BARIŞ İLERİGELEN