Geri Dön

Yenidoğanlarda oksijen saturasyonu ve perfüzyon indeksi ölçümünün kardiyak hastalıkları taramada yeri

The role of oxygen saturation and perfusion index measurement in newborns for screening cardiac diseases

  1. Tez No: 864581
  2. Yazar: EZGİ NUR ARÜV
  3. Danışmanlar: PROF. DR. TALİHA ÖNER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Perfüzyon indeksi, oksijen saturasyonu, konjenital kalp hastalıkları, yenidoğan, Perfusion index, oxygen saturation, congenital heart diseases, newborn
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Çocuk Kardiyolojisi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Konjenital Kalp Hastalıkları yenidoğanlarda mortalite ve morbiditeyi arttıran en önemli hastalıklar arasındadır. Oksijen satürasyonu ölçümünün yanı sıra perfüzyon indeksi ölçümü gibi noninvaziv yöntemlerle konjenital kalp hastalıkları riskinin belirlenmesi erken tanı koyma ve erken dönemde tedaviye başlama şansını artırmaktadır. Periferik perfüzyonun yeni jenerasyon pulse oksimetrelerde mevcut fotoelektrik pletismografik sinyallerden elde edilen perfüzyon indeksi ile değerlendirilebileceği bildirilmiştir. Bu çalışma ile yenidoğanlarda oksijen satürasyonu ile birlikte perfüzyon indeksini de ölçerek kardiyak hastalık riskini değerlendirmeyi ve konjenital kalp hastalığı saptanan hastaların tedavilerinin erken dönemde başlanmasına katkıda bulunmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: SBÜ Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 01.04.2024-30.04.2024 tarihleri arasında normal spontan vajinal yol (NSVY) veya sezaryen (C/S) ile doğan 116 term ve geç preterm bebek çalışmamıza dahil edildi. Olguların gestasyonel haftası, cinsiyet, laboratuvar, fizik muayene bulguları, Apgar skoru, doğum sırasındaki ve 24. saatindeki vital ölçümleri (ateş, nabız, SpO2, solunum sayısı, perfüzyon indeksi), ek antenatal hastalıkları, ekokardiyografi sonuçları karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmamıza hastanemizde doğan 116 term (<37 gestasyonel hafta) ve geç preterm (32-37 gestasyonel hafta arasında) bebek dahil edilmiştir. 116 hastanın %49,1 (n=57) cinsiyeti kız iken, %50,9 (n=59) ise erkekti. Hastaların %51,7'si (n=60) normal spontan vajinal yolla, %48,3'ü (n=56) ise sezaryen ile doğmuştu. Hastaların %8,6'sı (n=10) geç preterm (34-36+6 gestasyonel hafta arasında) iken, %91,4'ü (n=106) ise term (37 haftanın üstünde) doğmuştu. Çalışmamızda cinsiyet, doğumşekli ve gestasyonel hafta ile PI-SpO2 ölçümleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmadı. Çalışmamıza dahil edilen 116 hastanın 67 (%57,8) tanesinin ekokardiyografisi normaldi. 44 (%37,9) hastanın kritik olmayan KHH vardı. Saptanan anomaliler ağırlıklı olarak ince PDA ve PFO olarak görüldü. 5 (%4,3) hastada ise kritik KKH saptandı. 20 hasta taramadan geçemedi. Bu hastaların 2 tanesinin ekokardiyografisi normaldi. 13 hastanın kritik olmayan KKH vardı, 5'inde ise kritik KKH saptandı. Kritik KKH saptanan 5 hastanın tamamında PI<0,7 olarak görüldü. Sonuç: Sonuç olarak nabız oksimetresi ve perfüzyon indeksi ölçümünün KKH taramasında kullanılması faydalı olabilmektedir ancak iki yöntemin birlikte kullanılmasının farklı hasta gruplarını yakalamada daha başarılı olduğu gösterilmiştir. Noninvazif bir periferik doku perfüzyon göstergesi olan perfüzyon indeksinin yenidoğanlarda kritik konjenital kalp hastalığı taramasında ve yoğun bakım ünitelerinde rutin kullanımının yaygınlaştırılması kritik önem arz etmektedir. Bu konuda büyük popülasyonlarda daha çok çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Özet (Çeviri)

İntroduction and Objective: Congenital heart diseases are among the most important diseases that increase mortality and morbidity in newborns. Determining the risk of congenital heart diseases through non-invasive methods such as measuring perfusion index in addition to oxygen saturation measurement increases the chance of early diagnosis and starting early treatment. It has been reported that peripheral perfusion can be evaluated with perfusion index obtained from photoplethysmographic signals in new generation pulse oximeters. With this study, we aimed to evaluate the risk of cardiac disease by measuring perfusion index along with oxygen saturation in newborns and contributing to start treatment for patients diagnosed with congenital heart disease in the early period. Materials and Methods: Between the dates of April 1, 2024, and April 30, 2024, 116 term and late preterm newborns by normal spontaneous vaginal delivery (NSVD) or cesarean section (C/S) were included in our study at SBÜ Ümraniye Training and Research Hospital. The gestational week, gender, laboratory, physical examination findings, Apgar score, vital measurements during birth and at 24 hours (fever, pulse, SpO2, respiratory rate, perfusion index), additional antenatal diseases, and echocardiography results of the cases were compared. Results: Our study included 116 term (gestational age <37 weeks) and late preterm (between 32-37 gestational weeks) babies born at our hospital. Of the 116 patients, %49,1 (n=57) cinsiyeti kız iken, %50,9 (n=59) ise erkekti . 51.7% of the patients (n=60) were born by normal spontaneous vaginal delivery, while 48.3% (n=56) were born by cesarean section. 8.6% of the patients (n=10) were late preterm (34-36+6 gestational weeks) while 91.4% (n=106) were term (over 37 weeks). No statistically significant relationship was found between gender, mode of delivery, gestational week, and PI-SpO2 measurements in our study. Of the 116 patients included, echocardiography was normal for 67 (57.8%) patients. 44 (37.9%) patients had non-critical congenital heart defects. The identified anomalies were mainly seen as small PDA and PFO. Critical congenital heart defects were detected in 5 (4.3%) patients. 20 patients did not pass the screening. 2 of these patients had normal echocardiography results. 13 patients had non-critical congenital heart defects, and 5 had critical congenital heart defects. In all 5 patients with critical congenital heart defects, PI<0.7 were observed. Conclusion: In conclusion, the use of pulse oximetry and perfusion index measurements in screening for critical congenital heart defects can be beneficial, but it has been shown that using both methods together is more successful in capturing different patient groups. The routine use of perfusion index, a non-invasive peripheral tissue perfusion indicator, in screening for critical congenital heart defects in newborns and in intensive care units is of critical importance. There is a need for more studies in larger populations on this topic.

Benzer Tezler

  1. Asemptomatik yenidoğanlarda konjenital kalp hastalığının nabız oksimetri yöntemi ile taranmasına perfüzyon indeksinin eklenmesinin etkisinin araştırılması

    Investigation of the effect of adding perfusion index to the screening of congenital heart disease in asymptomatic newborns by pulse oximetry method

    MERVE SEZEN TOSUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ABDULLAH KURT

  2. Yenidoğanlarda periferik perfüzyon indeksi ile ekokardiyografik kontraktilite belirteçlerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of echocardiographic contractility makers with peripheral perfusion index in neonates

    ERKAN ÇAKMAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MURAT ELEVLİ

  3. Vajinal ve sezaryenle doğan yenidoğanlarda doğum sonrası oksijen saturasyonu, perfüzyon indeksi, transkutanöz pco2 ve o2 basınçlarının kord kan gazı ile ilişkisi

    Correlation between oxygen saturation, perfusion index, transcutaneous co2 /o2 pressure and cord blood gas in infants delivered vaginally or with cesarean section

    MERVE YAVUZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CANAN TÜRKYILMAZ

  4. Geç başlangıçlı pnömonisi olan term yenidoğanlarda perfüzyon indeksinin değerlendirilmesi

    Evaluation of perfusion index (pi) in the term neonates with late-onset pneumonia

    KÜBRA GÜNEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SEVİM ÜNAL

  5. Perfüzyon indeksi değerinin neonatal erken sepsisi öngörmedeki rolünün değerlendirilmesi

    Evaluation of the role of perfusion index in prediction of neonatal early sepsis

    ŞEYDA ŞAHİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ŞAHİN HAMİLÇIKAN