Metafizyel kemik defekti olan varus dizilimli gonartroz vakalarının eklem çizgisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the joint line of varus gonarthros cases with metaphysial bone defect
- Tez No: 870694
- Danışmanlar: PROF. DR. İSMAİL DEMİRKALE
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
- Anahtar Kelimeler: Varus Gonartroz, Orta Deformite, Ciddi Deformite, Eklem Çizgisi, Varus Gonarthrosis, Moderate Deformity, Severe Deformity, Joint Line
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
GİRİŞ: Gonartrozun neden olduğu ciddi morbiditelerin total diz artroplastisi (TDA) ile tedavisinin sonuçları ümit vericidir. Ancak bu başarıyı etkileyen birçok teknik faktörün yanı sıra eklem seviyesinin restorasyonu büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı hafif-orta veya ileri derecede varus deformitesi olan iki hasta grubu arasında eklem çizgisi ölçüm yöntemlerinin ve hasta grupları arasında fonksiyonel sonlanımların karşılaştırılmasıdır. GEREÇ VE YÖNTEM: Bu prospektif gözlemsel terapötik çalışmaya, primer gonartroz tedavisi için mekanik hizalama kullanılarak ölçülü rezeksiyon tekniği ile çimentolu TDA uygulanan hastalar dahil edildi. Hastalar Thienpont ve Parvizi Sınıflandırmasına göre Tip IA ve Tip M olarak iki gruba ayrıldı. Ameliyat öncesi direkt radyografilerle ve ameliyat içi kumpas yardımıyla fibula başı, medial ve lateral epikondiller ve adduktör tüberkülden eklem çizgisi ölçümleri yapıldı. Femur genişliğinin addüktor tüberkül-eklem hattı mesafesine oranı olarak tanımlanan addüktör tüberkül oranı (ATO) ölçüldü. Ameliyat sonrası eklem hattı yüksekliği ölçüldü. Ameliyattan bir yıl sonra tüm hastaların Hospital for Special Surgery (HSS) skorları ile fonksiyonel sonlanımları kaydedildi. BULGULAR: Çalışmaya her iki grupta eşit sayıda hasta olmak üzere toplam 68 hasta dahil edildi. Hastaların ortanca yaşı 65 (IQR 25-75; 62-69) idi. Hastaların 58'i (%85,3) kadın, 10'u (%14,7) erkekti. Demografik olarak iki grup benzerdi. ATO ortancası Tip IA grubunda 0,53 (IQR 25-75; 0,51-0,57) iken Tip M grubunda 0,59 (IQR 25-75; 0,56-0,60) olup istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdi (p<0,001). Ameliyat öncesi ve ameliyat içi ölçümler arasındaki fark incelendiğinde; tüm hastalarda ameliyat içi ATO değeri ameliyat öncesi değere göre anlamlı derecede düşüktü (p=0,003). Tip IA hastalarda ameliyat öncesi ve ameliyat içi ölçümler arasında ATO değerlerinde anlamlı fark bulunmazken (p=0,829), Tip M grupta ameliyat içi değerlerin ameliyat öncesi değerlere göre anlamlı derecede düşük olduğu görüldü (p<0,001). Medial epikondil-eklem çizgisi ve lateral epikondil-eklem çizgisi mesafeleri tüm gruplarda ameliyat öncesi ve ameliyat içi ölçümlerde anlamlı farklılık göstermedi. Eklem çizgisi elevasyonu Tip IA grupta ortanca 2,1 mm (IQR 25-75; 1,6-2,6), Tip M grupta ise 3,5 mm (IQR 25-75; 3,1-3,8) idi (p<0,001). Gruplar arasında ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası HSS değerleri benzer bulundu (sırasıyla p=0,995 ve p=0,374). SONUÇ: Medial ve lateral epikondil ile eklem hattı arasındaki mesafelerin ameliyat öncesi radyografik ölçümleri ATO'dan daha güvenilirdi. Ameliyat öncesi ATO veya medial ve lateral epikondil mesafeleri kullanılarak yapılan eklem seviyesi ölçümleri de benzer güvenilirliğe sahipti. Tip M gonartroz hastalarında ameliyat sonrası eklem seviyesi yükselme miktarı Tip IA'ya göre anlamlı derecede yüksekti. Ancak bu, ilk yılın sonunda HSS fonksiyonel skorlaması üzerinde anlamlı bir etkiye yol açmadı.
Özet (Çeviri)
INTRODUCTION: The outcome of the treatment of severe disability caused by end stage gonarthrosis with total knee arthroplasty (TKA) is promising. Along with many technical factors that influence this success, the importance of joint level restoration has not changed. The aim of this study was to evaluate joint line estimation methods between two patient groups with mild to moderate or advanced varus deformities. MATERIAL AND METHODS: In this prospective observational therapeutic study, patients who underwent cemented total knee arthroplasty (TKA) with a measured resection technique using mechanical alignment for the treatment of primary gonarthrosis were included. Patients were classified into two groups based on the Thienpont and Parvizi Classification as Type IA or Type M. Prior to surgery from direct radiographs and during surgery with help of a caliper, measurements of distances from fibular head, medial and lateral epicondyles, and adductor tubercle to the joint line were taken, and the adductor ratio (AR), defined as the ratio of femoral width to adductor tubercle - joint line distance, was measured. Joint line elevation was measured postoperatively. One year after surgery, the Hospital for Special Surgery (HSS) scores of all patients were evaluated and recorded. RESULTS: The study included a total of 68 patients, with an equal number of patients in both groups. The median age of the patients was 65 years (IQR 25-75; 62-69). There were 58 Female (85.3%) and 10 Male patients (14.7%). Demographically, the two groups were similar. The AR in the Type IA group had a median of 0.53 (IQR 25-75; 0.51-0.57), while in the Type M group, it was 0.59 (IQR 25-75; 0.56-0.60), showing a statistically significant difference (p<0.001). When examining the difference between preoperative and intraoperative repeated measurements; for all patients, the intraoperative AR value was significantly lower compared to preoperative values (p=0.003). While no significant difference was found in the AR values between preoperative and intraoperative measurements in Type IA patients (p=0.829), in the Type M group, it was observed that intraoperative values were significantly lower than preoperative values (p<0.001). Medial epicondyle to joint line and lateral epicondyle to joint line distances showed no significant difference in preoperative and intraoperative measurements in all groups. Joint elevation in the Type IA group had a median of 2.1 mm (IQR 25-75; 1.6-2.6), while in the Type M group, it was 3.5 mm (IQR 25-75; 3.1-3.8) (p<0.001). HSS preoperative and postoperative values were found to be similar between the groups (p=0.995 and p=0.374, respectively). No major postoperative complications were observed in both groups. CONCLUSIONS: Preoperative radiographic measurements of medial and lateral epicondyle to joint line distances were more reliable than the AR. During surgery, measurements of the joint level using the AR or medial and lateral epicondyle distances had similar reliability. In Type M gonarthrosis patients, the amount of postoperative joint level elevation was significantly higher compared to Type IA. However, this had not resulted in a significant impact on HSS functional scoring at the end of first year.
Benzer Tezler
- Deprese tibia plato kırıklarında greftsiz fiksasyon uygulaması
Fixation application without grafting in depressed tibial plateau fractures
CAN BURAK ÖZKAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ALİ ÇAĞRI TEKİN
- Tavşanlarda stafilokokal tibia osteomyelitinin antibiyotikli kemik grefti ve antibiyotikli kemik çimentosu ile tedavisinin karşılaştırılması
Treatment of staphylococcal tibia osteomyelitis in rabbits by antibiotic loaded allografts and antibiotic loaded acrylic bone cement
MEHMET GÜREL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
Ortopedi ve TravmatolojiErciyes ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEHMET HALICI
- Masquelet indükte membran tekniği ile tedavi edilen uzun kemik defektlerinin değerlendirilmesi
Evaluation of long bone defects treated with masquelet induced membrane technique
EMRE MÜCAHİT KARTAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FERHAT GÜLER
- Eklem içi humerus distal uç kırıklarında paralel plaklama ile ortogonal plaklamanın biyomekanik olarak karşılaştırılması
Biomechanical comparison of perpendicular versus parallel double plating systems in intraarticular distal humerus fractures
ONUR TUNALI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Ortopedi ve Travmatolojiİstanbul ÜniversitesiCerrahi Tıp Bilimleri Bölümü
DOÇ. DR. ATA CAN ATALAR
- Proksimal humerus kırıklarının lateral anatomik plak, intrameduller çivi, lateral anatomik plak ve medial destek plakla tespitinde biyomekanik özelliklerin karşılaştırılması
Comparison of biomechanic properties in fixation of proximal humerus fractures with lateral anatomic plate, intramedullary nail, lateral anatomic plate and medi̇al buttress plate
MUHLİK AKYÜREK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Ortopedi ve Travmatolojiİstanbul Medeniyet ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KORHAN ÖZKAN