Geri Dön

Ankara Şehir Hastanesi Yenidoğan Yoğun bakım ünitesinde takip edilen preterm yenidoğanlarda intrakraniyal kanamaların sıklığı ve değerlendirilmesi

Frequency and evaluation of intracranial hemorrhages in preterm neonates followed in the neonatal intensive care unit of Ankara City Hospital

  1. Tez No: 874105
  2. Yazar: İLAYDA ZORLUKUŞ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. CÜNEYT TAYMAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Germinal matriks kanaması, intraventriküler kanama, prematürite, risk faktörleri, Germinal matrix hemorrhage, intraventricular hemorrhage, prematurity, risk factors
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Yenidoğan Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Preterm yenidoğanlarda intrakraniyal kanamalar ciddi morbidite ve mortalite sebebidir. Bu durumu etkileyen anne ve bebeğe ait birçok risk faktörü bulunmaktadır. Bu çalışmada prematür bebeklerde intrakraniyal kanama sıklığı ve intrakraniyal kanamalı yenidoğanların prenatal, natal ve postnatal klinik özelliklerinin değerlendirilmesi; önlenebilir risk faktörlerinin önüne geçebilmek, preterm yenidoğanlarda mortalite ve morbiditeleri azaltmaya yardımcı olmak amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmamızda; Eylül 2019-Mart 2023 yılları arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde takip edilen ≤32 hafta ve ≥ 24 hafta, doğum ağırlığı 1500 gr ve altı olan 312 preterm bebek retrospektif olarak incelendi. İntrakraniyal kanaması olanlar çalışma grubunu oluştururken, intrakraniyal kanaması olmayanlar kontrol grubunu oluşturdu. Çalışmaya; dosya verileri tam olan, doğumdan sonraki ilk 72 saat içinde ilk kraniyal ultrasonu çekilmiş olan, yapısal organ anomalisi, konjenital-metabolik hastalık varlığı, kromozom anomalisi olmayan hastalar dahil edildi. Prenatal, natal ve postnatal klinik özellikleri değerlendirildi ve karşılaştırıldı. İstatistiksel analizler ve hesaplamalar için IBM SPSS Statistics 21.0 (IBM Corp. Released 2012. IBM SPSS Statistics for Windows, Version 21.0. Armonk, NY: IBM Corp.) ve MS-Excel 2007 programları kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya katılan bebeklerin %50.3'ünde (n=157) intrakraniyal kanama yokken, %49.7'sinde (n=155) intrakraniyal kanama mevcuttur. Gestasyon haftası, anne yaşı, doğum ağırlığı ve 1. gün vücut ağırlığı arttıkça intrakraniyal kanama sıklığının azaldığı görüldü. Antenatal steroid kullanımının, intrakraniyal kanama sıklığını ve şiddetini azalttığı görüldü. 1. ve 5. dk apgar skorları yüksek olan hastalarda intrakraniyal kanama sıklığının daha az olduğu görüldü. NSVY yol ile doğan bebeklerde intrakraniyal kanamanın daha fazla olduğu görüldü. Surfaktan ihtiyacı, PDA varlığı ve PDA tedavisinin risk faktörlerinden olduğu tespit edildi. İnvaziv mekanik ventilasyon öyküsü olan hastalarda, intrakraniyal kanama sıklığı ve şiddeti daha yüksek bulundu. HGB, HCT değerleri yüksek olan hastalarda daha az, INR, PT, APTT değerleri yüksek olan hastalarda daha fazla kanama olduğu görüldü. Karşılaştırılan gruplar arasında; gebelikte magnezyum sülfat uygulanması, sigara kullanımı, gestasyonel hipertansiyon, diyabet, tiroid fonksiyon bozuklukları, preeklempsi, plasental anomaliler, PPROM, enfeksiyon, kronik hastalıklar, ilaç kullanımı, koryoamniyonit varlığı, cinsiyet, canlandırma öyküsü, RDS, sepsis (ENS), doğumdan sonraki ilk 24 saatteki CPR öyküsü, inotrop ihtiyacı, kan ürünü transfüzyonu, günlük sıvı alımı açısından anlamlı bir fark saptanmadı. Sonuç: Gestasyon haftası, doğum ağırlığı, APGAR skorları düşük olan bebekler intrakraniyal kanama açısından yakın takip edilmelidir. Riskli gebeliklerde annenin antenatal steroid alımı intrakraniyal kanamayı azaltmaktadır. RDS ve PDA için uygun medikal tedavinin en kısa sürede başlaması, invaziv mekanik ventilatör kullanımından mümkün olduğunca kaçınılması, anemi, koagülasyon bozuklukları gibi durumlar için en kısa sürede uygun tedavilerin uygulanması intrakraniyal kanama riskini önemli ölçüde azaltabilir.

Özet (Çeviri)

Purpose: Intracranial hemorrhages in preterm newborns are a cause of serious morbidity and mortality. Many risk factors for mother and baby affect this condition. This study aims to evaluate the frequency of intracranial hemorrhage in premature babies and prenatal, natal, and postnatal clinical characteristics of newborns with intracranial hemorrhage, to prevent preventable risk factors and help reduce mortality and morbidity in preterm newborns. Method: In our study; we aimed to examine 312 preterm babies aged ≤32 weeks and ≥ 24 weeks, with a birth weight of 1500 g and below, who were followed up in Ankara Bilkent City Hospital Neonatal Intensive Care Unit between September 2019 and March 2023.We formed a study group of those with intracranial hemorrhage and a control group of those without intracranial hemorrhage. To work; Patients with complete file data, whose first cranial ultrasound was performed within the first 72 hours after birth, and who did not have structural organ anomalies, congenital-metabolic diseases, or chromosomal anomalies were included. This relevant group's prenatal, natal, and postnatal clinical characteristics were evaluated and compared. IBM SPSS Statistics 21.0 (IBM Corp. Released 2012. IBM SPSS Statistics for Windows, Version 21.0. Armonk, NY: IBM Corp.) and MS-Excel 2007 programs were used for statistical analyses and calculations. The statistical significance level was accepted as p<0.05. Results: While there was no intracranial bleeding in 50.3% (n=157) of the babies participating in the study, intracranial bleeding was detected in 49.7% (n=155). It was observed that the frequency of intracranial bleeding decreased as the week of gestation, maternal age, birth weight, and body weight on the first day increased. It was observed that antenatal steroid use reduced the frequency and severity of intracranial bleeding. It was observed that the frequency of intracranial bleeding was less in patients with high 1st and 5th-minute Apgar scores. Intracranial bleeding was observed to be more common in babies born via NSVY. It was determined that the need for surfactant, the presence of PDA, and the need for PDA treatment were risk factors. The frequency and severity of intracranial bleeding were found to be higher in patients with a history of invasive mechanical ventilation. It was observed that there was less bleeding in patients with high HGB and HCT values, and more bleeding in patients with high INR, PT, and APTT values. Among the compared groups; it was researched for application of magnesium sulfate during pregnancy, smoking, gestational hypertension, diabetes, thyroid dysfunction, preeclampsia, placental anomalies, PPROM, infection, chronic diseases, drug use, presence of chorioamnionitis, gender, resuscitation history, RDS, sepsis (ENS), first postpartum, and no significant difference was detected in terms of 24-hour CPR history, inotrope need, blood product transfusion, and daily fluid intake. Conclusion and Recommendations: Babies with low gestational age, birth weight, and APGAR scores should be closely monitored for intracranial bleeding. Mother's antenatal steroid intake reduces intracranial bleeding in high-risk pregnancies. Starting appropriate medical treatment for RDS and PDA as soon as possible, avoiding the use of invasive mechanical ventilation as much as possible, and applying appropriate treatments for conditions such as anemia and coagulation disorders as soon as possible can significantly reduce the risk of intracranial bleeding.

Benzer Tezler

  1. Yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatan diyabetik anne bebeklerinin değerlendirilmesi

    Assessment of infants of diabetic mothers admitted to the newborn intensive care unit

    AYLİN AVDAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EVRİM ALYAMAÇ DİZDAR

  2. Yenidoğan servis ve yoğun bakım ünitesinde tanı alan konjenital kalp hastalığı olgularının geriye dönük değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of congenital heart disease cases diagnosed in neonatal service and intensive care unit

    AYŞE KARAPINARLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞE ESİN KİBAR GÜL

  3. Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yatan term bebeklerin gestasyonel haftalarına göre yatış nedenleri ve neonatal izlemlerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of reasons for hospitalization and neonatal outcomes of terminfants admitted to the neonatal intensive care unit according to gestationalweeks

    NURSU ILGINER ŞEKER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EVRİM ALYAMAÇ DİZDAR

  4. Çok düşük doğum ağırlıklı yenidoğanlarda postnatal büyüme geriliği sıklığı ve risk faktörlerinin araştırılması

    Investigation of the incidence and risk factors of postnatal growth retardation in very low birth weight newborns

    MERVE BALIKÇILAR ÖCALAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SABRİYE KORKUT

  5. Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde takip edilen prematüre bebeklerde morbidite ve mortalitenin değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    CANSU ALTINÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞEN SUMRU KAVURT