Geri Dön

ST segmenti yükselmeli miyokard enfarktüslü hastalarda eritrosit dağılım genişliği (RDW)/ lenfosit oranının syntax skoru ile ilişkisi

Relationship between red cell distribution width (RDW)/lymphocyte ratio and syntax score in patients with st segment elevation myocardial infarction

  1. Tez No: 874416
  2. Yazar: ALANUR TARHAN
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ AHMET ÇAĞDAŞ ACARA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: STEMI, Miyokard İnfarktüsü, SYNTAX, RDW, Lenfosit, Hematolojik parametreler
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Koroner arter hastalığı, dünya genelinde ölüm oranlarını artıran ve acil servise sık başvurulan bir durumdur. Ateroskleroz mekanizmasıyla ilişkilendirilen bu hastalık, artan inflamasyon ile bağlantılıdır ve inflamatuar belirteçler ile ilişkili hematolojik parametrelerin klinik kullanımına yönelik araştırmalar ilgi çekicidir. Çünkü bu indeksler, koroner arter hastalığı ve diğer kardiyovasküler hastalıkların tanısal ve prognostik değerleri hakkında bilgi sağlayabilir. Bu çalışmanın temel amacı, ST segmenti yükselmeli miyokard enfarktüsü hastalarında RDW/Lenfosit oranının koroner arter lezyonunun anatomik ciddiyeti ile ilişkisini SYNTAX skorunu kullanarak araştırmaktır. Ayrıca, bu hastalarda SYNTAX skoru ile ilişkili diğer parametreler ve hasta sonlanımlarının SYNTAX skoru ile ilişkisi de incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: 1 Ocak 2022 ile 1 Ekim 2023 tarihleri arasında acil servise başvurup ST segmenti elevasyonlu miyokard enfarktüsü sebebiyle PCI yapılan hastalar çalışmaya dahil edildi. Başvuruda hematolojik parametreleri etkileyecek ek durumlar dışlandıktan sonra, komorbit hastalıklar, hastaların başvuruda alınan ve PCI sonrası ilk 24 saatte alınan hemogram ve biyokimya sonuçları kaydedildi. Hastanın koroner anjiografi görüntüleri kardiyoloji hekimi ile birlikte ilenerek SYNTAX skorları hesaplandı. Hastaların PCI sonrası LVEF, reperfüzyon sağlanma durumu ve CABG önerilip önerilmediği de kaydedildi. Bulgular : Çalışmaya KAG sonrası AKS olduğu kesinleşen 297 hastanın verileri dahil edildi. Hastaların ortalama yaşı 62,1 ± 12,1'di. KAG sonrası 276 (%92,9) hastada reperfüzyon sağlandı, 27 (%9,0) hastaya KAG sonrası CABG önerildi. KAG sonrası hastaların EF ortalaması 43,7 ± 11,3 olarak belirlendi. SYNTAX skoru düşük gruba dahil olan 208 hasta (%70) ve orta-yüksek gruba dahil olan ise 89 hasta (%30) hasta mevcuttur. Hastaların demografik verileri, risk faktörleri ve laboratuvar verilerine bakıldığında gruplar arasında anlamlı fark saptanmazken, PCI sonrası LVEF (p <0,001) ve reperfüzyon oranı (p = 0,001) düşük SYNTAX grubunda daha yüksekti. PCI sonrası CABG önerilerin hasta oranı ise orta-yüksek SYNTAX grubunda daha fazlaydı (p<0,001) Başvuruda alınan laboratuvar değerleri ile SYNTAX Skoru arasında bir ilişki bulunamamıştır. PCI sonrası ilk 24 saatte alınan laboratuvar değerlerinde ise RLR (p= 0,032) ve NLR ( p= 0,004) parametreleri SYNTAX skoru ile korele bulunmuştur. KAG sonrası reperfüzyon sağlanma durumuna göre hastaların özellikleri karşılaştırıldığında, reperfüzyon sağlanan ve sağlanmayan gruplar arasında demografik özellikler, risk faktörleri ve KAG öncesi laboratuvar verileri arasından anlamlı fark saptanmamıştır. Sonuç: STEMİ hastalarında başvurudaki RDW/ Lenfosit oranı ve Nötrofil / Lenfosit oranı ile SYNTAX Skoru arasında bir ilişki mevcut değildir. Ancak PCI sonrası ilk 24 saatte alınan örneklerden hesaplanan RDW/ Lenfosit ve Nötrofil/ Lenfosit oranları, orta-yüksek SYNTAX grubundaki hastalarda düşük SYNTAX grubundaki hastalara göre daha yüksektir. PCI sonrası LVEF düşük SYNTAX grubu hastalarda daha yüksektir. Reperfüzyon sağlanma oranı da düşük SYNTAX grubu hastalarda daha yüksekken, orta yüksek SYNTAX grubundaki hastalara daha çok CABG ile reperfüzyon önerilmiştir.

Özet (Çeviri)

Introduction: Coronary artery disease is a condition that increases mortality rates worldwide and is frequently seen in emergency departments. Associated with the mechanism of atherosclerosis, this disease is linked to increased inflammation, making research on inflammatory markers and related hematological parameters intriguing for clinical use. Because these indices can provide information on the diagnostic and prognostic values of coronary artery disease and other cardiovascular diseases. The main objective of this study is to investigate the relationship between the RDW/lymphocyte ratio in patients with ST segment elevation myocardial infarction and the anatomical severity of coronary artery lesions using the SYNTAX score. Additionally, other parameters associated with the SYNTAX score in these patients and the relationship of patient outcomes with the SYNTAX score have also been examined. Materials and Methods: Patients who presented to the emergency department between January 1, 2022, and October 1, 2023, and underwent PCI due to ST segment elevation myocardial infarction were included in the study. After excluding additional conditions that could affect hematological parameters at admission, comorbidities, as well as hematological and biochemical results obtained at admission and within the first 24 hours after PCI, were recorded. Coronary angiography images of the patients were reviewed together with a cardiologist to calculate the SYNTAX scores. Additionally, post-PCI left ventricular ejection fraction (LVEF), reperfusion status, and the recommendation for coronary artery bypass grafting (CABG) were also noted. Results: Data from 297 patients who were confirmed to have ACS after coronary angiography were included in the study. The mean age of the patients was 62.1 ± 12.1 years. Reperfusion was achieved in 276 patients (92.9%) after coronary angiography, while 27 patients (9.0%) were recommended for CABG after angiography. The mean EF after coronary angiography was determined to be 43.7 ± 11.3. Among the patients, 208 (70%) were classified into the low SYNTAX score group, and 89 (30%) were classified into the moderate-high SYNTAX score group. While no significant differences were found in demographic data, risk factors, and laboratory values between the groups, post-PCI LVEF (p <0.001) and reperfusion rate (p = 0.001) were higher in the low SYNTAX group. The rate of patients recommended for CABG after PCI was higher in the moderate-high SYNTAX group (p <0.001). There was no significant relationship found between laboratory values obtained at admission and SYNTAX Score. However, RLR (p = 0.032) and NLR (p = 0.004) parameters obtained within the first 24 hours after PCI were found to be correlated with SYNTAX score. When comparing the characteristics of patients based on the status of reperfusion after coronary angiography, no significant differences were observed in demographic characteristics, risk factors, and pre-angiography laboratory values between the groups with and without reperfusion. Conclusion: There is no association between RDW/lymphocyte ratio and neutrophil/lymphocyte ratio at admission with SYNTAX Score in STEMI patients. However, RDW/lymphocyte and neutrophil/lymphocyte ratios calculated from samples taken within the first 24 hours after PCI are higher in patients in the moderate-high SYNTAX group compared to those in the low SYNTAX group. Post-PCI LVEF is higher in patients in the low SYNTAX group. While the rate of reperfusion is higher in patients in the low SYNTAX group, patients in the moderate-high SYNTAX group are more often recommended for reperfusion with CABG.

Benzer Tezler

  1. ST segment yükselmeli miyokart infarktüsü ile başvuran hastalarda bazal eritrosit dağılım genişliği düzeylerinin sol ventrikül yeniden şekillenmesi ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the red cell distribution width level relations with left ventricüler remodeling in patients with ST segment elevation myocardial infarction

    PINAR DEMİR GÜNDOĞMUŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    KardiyolojiAtatürk Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ENBİYA AKSAKAL

  2. Preenfarktüs anjinalı st yükselmeli miyokart enfartüsü olgularında stres hipergliseminin koroner arter hastalığı şiddetine etkisi

    The impact of stress hyperglysemia on Coronary Artery disease in cases of preinfarction angina and elevated ST Myokardial Infarction

    AYŞE KARAKILIÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET EMİN PİŞKİNPAŞA

  3. Non ST eleve miyokard infarktüsü hastalarında intermountain risk skorlaması (IMRS)'nın prediktif değeri

    Predictive value of intermountain risk score (IMRS) in non-ST elevation myocardial infarction patients

    HAKAN ERDEM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    KardiyolojiSağlık Bakanlığı

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. VEYSEL OZAN TANIK

  4. Plazma osmolaritesinin ST yükselmeli miyokart enfarktüsü hastalarında no-reflow ile ilişkisi

    The relationship of plasma ozmolarity with NO-reflow in patients with ST elevated myocardial infarction

    ŞERİF HAMİDEYİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    KardiyolojiKafkas Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ İNANÇ ARTAÇ