Geri Dön

Üçüncü basamak merkezde doğum yapmış kırk yaş üstü gebelerin maternal ve perinatal sonuçlarının değerlendirilmesi

Evaluation of maternal and perinatal outcomes of pregnant women over forty years old who gave birth in a tertiary care center

  1. Tez No: 875966
  2. Yazar: DİLARA ÖZER
  3. Danışmanlar: PROF. DR. OĞUZ YÜCEL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Uluslararası Obstetrik ve Jinekoloji Federasyonu (FİGO) tarafından; 35 yaş ve üzeri gebelikler için“ileri anne yaşı”; 40 yaş ve üzeri gebelikler için ise“çok ileri anne yaşı”ifadesi kullanılmaktadır. Günümüz şartlarında ise kadın sağlığındaki iyileşme ve yaşam beklentisinin uzaması ile ileri yaş gebelik tanımı 40 yaş üzeri gebeler için de kullanılmaya başlamıştır. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de 40 yaş üstü gebelikler eğitim seviyesi yüksek olan kesimlerde kadınların eğitim ve mesleki kariyerlerine odaklanmalarındaki artış, ekonomik özgürlüklerini sağlamak istemeleri, kontraseptif yöntemlerin geniş ve çeşitlendirilebilir olması ve infertilite sorunları gibi birçok sebepten artmıştır. Eğitim seviyesi düşük olan kesimlerde ise, ataerkil toplum yapısı, kadınların toplumda söz sahibi olamaması, çeşitli dini ve kültürel nedenlerle korunmalarının engellenmesi gibi birçok sebepten ile ileri yaş gebelikler görülmeye devam etmektedir. Sistemik hastalıkların oldukça arttığı, organ rezervlerinin sınırlandığı 40 yaş sonrası dönem maternal ve perinatal risklerin de arttığı bir dönemdir. Hastanemiz, 3. Basamak olması nedeniyle hem bölgemiz hem de çevre illere hizmet veren, yıllık ortalama 10 000 doğumun olduğu, 40 yaş üstü gebelerin takiplerinin ve doğumlarının sık yapıldığı bir merkezdir. Çalışmamızda, kliniğimizde doğum yapmış 40 yaş ve üzeri gebelikleri ve aynı zaman dilimi içinde kontrol grubu olarak alınan 19-35 yaş gebelikler ile karşılaştırarak, ileri yaşın maternal ve perinatal sonuçlar üzerine etkisini araştırmayı amaçladık. Materyal Metot: Hastanemiz kadın hastalıkları ve doğum kliniğinde 01.01.2022 ile 01.01.2024 tarihleri arasında 22 hafta ve/veya 500 gr üzerinde doğum yapmış veya çeşitli endikasyonlarla gebeliği sonlandırılmış, 40 yaş ve üzeri 748 gebe (çalışma grubu) ve 19-35 yaş arası 750 gebe (kontrol grubu) olmak üzere totalde 1498 olgu çalışmaya dahil edilerek retrospektif olarak gebelik ve doğum kayıtları araştırıldı. Çalışmaya dahil edilen hastaların maternal; yaş, VKİ, gravida, parite, abortus, çoğul gebelik, doğum haftası, doğum yöntemi, sezaryen endikasyonu, preoperatif laboratuvar bulguları (Hgb, Plt, TSH, T3 ve T4 ), hospitalizasyon süresi, komorbiditeleri (Hipertansiyon, preeklampsi, eklampsi, HELLP, diyabetes mellitus, plasenta previa, plasenta invazyon anomalisi, ablasyo plasenta),intra-postoperatif komplikasyonları (Uterin atoni, uterin rüptür, postpartum histerektomi, kan transfüzyonu, yoğun bakım yatış), EMR, amniyon mayi verileri, ve yenidoğan klinik özellikleri (kilosu ve boyu, APGAR skorları, cinsiyeti, konjenital anomali, IUGR , yoğun bakim yatış, intrauterin ex fetus) dosya kayıtlarından tespit edildi ve çalışmaya dahil edildi. Maternal yaş 40 yaş üstü ve 19-35 yaş şeklinde iki grup olarak değerlendirildi. İleri maternal yaşa göre maternal ve fetal sonuçlarının değerlendirmesi amaçlandı. Bulgular: Çalışmamıza dahil edilen 1498 hastanın 748'i ileri maternal yaş (>40 yaş) (çalışma grubu) ve 750'si reprodüktif dönem (19-35 yaş arası) (kontrol grubu) hastalardı. Çalışmaya alınan olguların ortalama yaşı 33,6±8,0 yıl (kontrol grubu: dağılım aralığı 19-35, ileri maternal yaş:40-51), ortalama doğum haftası 37,2±3,1 hafta (dağılım aralığı 21-44) ve ortalama yenidoğan doğum ağırlığı 3021±695 g olarak saptanmıştır. Olguların %73,7'ü CS (n=1104) ve bunlardan %27,2'si primer CS (n=408) olarak saptanmıştır. İleri maternal yaş grubunda, kontrol grubuna göre ortalama maternal yaş, gravida, parite, abortus, 1.dakika APGAR skoru, preop hemoglobin ve VKİ 19-35 yaş grubuna göre daha fazla idi, doğum haftası (37,4±3,0 vs 36,9±3,2), 5.dakika APGAR skoru (9,3±0,9 vs 8,9±0,8) ise daha düşüktü ve bu fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0,05). İleri maternal yaş grubunda kontrol gruba göre CS (%65,2 vs %82,2), hipertansiyon (%6,3 vs %17,3), preeklampsi (%3,9 vs %9,6)), diyabetes mellitus (%3,1 vs 8,8), plasenta previa ve/veya plasental invazyon anomalisi oranı (%0,3 vs %3,7), polihidroaminoz(%2,8 vs %5,2), postpartum histerektomi (%0,0 vs %1,7), maternal kan transfüzyonu (%12,9 vs %22,6), maternal yoğun bakım yatış (%14,5 vs %14,6), VKİ>25 ( %80,6 vs %91,3) oranı daha fazlaydı ve bu fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0,05). Kontrol grubunda ise ileri maternal yaş grubuna göre maternal anemi oranı daha yüksekti ve bu fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0,05) Vakaların sezaryen endikasyonlarını değerlendirdiğimizde ileri maternal yaş artmış eski sezaryen veya mükerrer sezaryen, plasenta previa ve/veya invazyon anomalisi ve preeklampsiyle anlamlı ilişkiliyken, kontrol grubu akut fetal distress, çoğul gebelik, CPD ve makrozomiyle istatistiksel olarak anlamlı ilişkili bulundu (p<0,05). İleri maternal yaş ve reprodüktif dönem maternal yaşın regresyon analizi incelediğinde ileri maternal yaşın artmış sezaryen, makrozomi, çoğul gebelik, hipertansiyon, preeklampsi, diyabetes mellitus, plasenta previa veya plasental invazyon anomalisi, polihidroaminoz, maternal kan transfüzyonu ihtiyacı ve annenin yoğun bakım yatışı ile istatistiksel olarak anlamlı ilişki olduğu tespit edildi (p<0,05). Sonuç: Çalışmamızda, ileri maternal yaşta, gebeliğin neden olduğu hipertansiyon, preeklampsi, diyabetes mellitus, plasenta previa, polihidroaminoz, anne yoğun bakım yatışı, postpartum histerektomi ve maternal kan transfüzyon ihtiyacı gibi olumsuz obstetrik sonuçlar daha fazlaydı ve bu fark istatiksel olarak anlamlıydı (p<0,05). İleri maternal yaşta sezaryen oranlarında artış izlendi bu artış istatiksel olarak anlamlıydı(p<0,05). İleri maternal yaş 5. dakikada düşük APGAR skorları açısından önemli bir risk faktörü olarak bulundu. Sonuç olarak; ileri maternal yaşın ciddi maternal ve perinatal morbidite ve mortalite etkeni olarak tespit edilmesinden dolayı; istenmeyen gebeliklerin ve komorbit durumların (diyabet, hipertansiyon gibi) önlenmesi için aile danışmanlığı ve gebelik öncesi planlamaya verilen önemin artırılması, bu yaş gebelikler tespit edildiği zaman maternal mortalite ve morbiditeyi azaltmak için antenatal takiplerin ve doğumların sağlık kuruluşlarında gerekli tıbbi önlemler alınarak gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır.

Özet (Çeviri)

Aim: Purpose: By the International Federation of Obstetrics and Gynecology (FIGO);“advanced maternal age”for pregnancies aged 35 and over; The term“very advanced maternal age”is used for pregnancies aged 40 and over. In today's conditions, with the improvement in women's health and the extension of life expectancy, the definition of advanced age pregnancy has begun to be used for pregnant women over the age of 40. In Turkey, as in the rest of the world, pregnancies over the age of 40 have increased for many reasons, such as the increase in the education level of those with a high level of education and their focus on their professional careers, their desire to ensure their economic freedom, the wide range and diversification of contraceptive methods, and infertility problems. Older age pregnancies continue to occur in people with low education levels due to many reasons such as the patriarchal social structure, women's inability to have a say in society, and the prevention of their protection due to various religious and cultural reasons. Aged 40 and over, when systemic diseases increase significantly and organ reserves are limited, is a period when maternal and perinatal risks also increase. Our hospital is a center that serves both our region and the surrounding provinces, as it is a 3rd step, where an average of 10,000 births occur annually, and where the followup and birth of pregnant women over the age of 40 are frequently performed. In our study, we aimed to investigate the effect of advanced age on maternal and perinatal outcomes by comparing pregnancies aged 40 and over, who gave birth in our clinic, with pregnancies aged 19-35, taken as a control group in the same period. Material Method: This retrospective study was conducted on a total of 1498 patients who gave birth in the gynecology and obstetrics clinic of our hospital between January 2022-2024. The patients in the study group were evaluated according to their age, BMI, gravida, parity, abortion, multiple pregnancy, week of birth, delivery method, maternal preoperative laboratory findings (Hgb, platelet, TSH, t3 and t4), maternal hospitability period, maternal comorbidity (Hypertension, preeclampsia, eclampsia, HELLP, diabetes mellitus, placenta previa, placental invasion anomaly, placental abruption), maternal intra-postoperative complications (Uterine atony, uterine rupture, postpartum hysterectomy, blood transfusion, intensive care admission), PROM, amniotic fluid, IUGR and neonatal clinic characteristics (newborn weight and height, APGAR scores, newborn gender, fetal congenital anomaly, neonatal intensive care unit admission, intrauterine ex fetus) were determined from the file records and included in the study. Maternal age was evaluated in two groups: 19-35 years and 40 years and above. It was aimed to evaluate maternal and fetal outcomes according to advanced maternal age (40 years and above). Results: Results: Of the 1498 patients included in our study, 748 were patients of advanced maternal age (>40 years old) (study group) and 750 were patients in the reproductive period (between 19-35 years old) (control group). The average age of the cases included in the study was 33.6±8.0 years (control group: range 19-35, advanced maternal age: 40-51), average week of birth was 37.2±3.1 weeks (range 21-44). and the average newborn birth weight was observed to be 3021±695 g. It was observed that 73.7% of the cases were CS (n=1104) and 27.2% of them were primary CS (n=408). In the advanced maternal age group when compared to the control group, mean maternal age, gravida, parity, abortion, 1-minute APGAR score, preoperative hemoglobin and BMI were higher than in the 19-35 age group, and birth week (37.4±3.0 vs 36.9±3.2)), the 5th minute APGAR score (9.3±0.9 vs 8.9±0.8) was lower and this difference was statistically significant (p<0.05). In the advanced maternal age group, compared to the control group, percentage of CS (65.2% vs 82.2%), hypertension (6.3% vs 17.3%), preeclampsia (3.9% vs 9.6%)), diabetes mellitus (6.3% vs. 3.1% vs 8.8%), placenta previa and/or placental invasion anomaly rate (0.3% vs 3.7%), polyhydroaminosis (2.8% vs 5.2%), postpartum hysterectomy (0,0% vs 1.7%), maternal blood transfusion (12.9% vs 22.6%), maternal intensive care unit admission (14.5% vs 14.6%), BMI>25 (80.6% vs 91%) ,3) was higher and this difference was statistically significant (p<0.05). In the control group, the percentage of maternal anemia was higher than in the advanced maternal age group and this difference was statistically significant (p<0.05). In the advanced maternal age group, mean maternal age, gravida, parity, abortion, 1-minute APGAR score, preoperative hemoglobin and BMI were higher than in the 19-35 age group, and birth week (37.4±3.0 vs 36) compared to the control group. .9±3.2), the 5th minute APGAR score (9.3±0.9 vs 8.9±0.8) was lower and this difference was statistically significant (p<0.05). When we evaluated the cesarean section indications of the cases, advanced maternal age was associated with a higher rate of E-CS or M-CS, placenta previa and/or invasion anomaly and preeclampsia, while it was statistically significantly associated with a lower rate of acute fetal distress, multiple pregnancy, CPD and macrosomia (p<0.05). When the regression analysis of advanced maternal age was examined, it was determined that advanced maternal age had a statistically significant relationship with increased cesarean section, macrosomia, multiple pregnancy, hypertension, preeclampsia, diabetes mellitus, placenta previa or placental invasion anomaly, polyhydroaminosis, need for maternal blood transfusion and maternal intensive care unit admission. (p<0.05). Conclusion: In our study, at advanced maternal age, advers obstetric outcomes such as pregnancy-induced hypertension, preeclampsia, diabetes mellitus, placenta previa, polyhydroaminosis, maternal intensive care unit admission, postpartum hysterectomy and need for maternal blood transfusion were more common, and this difference was statistically significant (p<). 0.05). An increase in cesarean section rates was observed with advanced maternal age, and this increase was statistically significant (p <0.05). Advanced maternal age was found to be an important risk factor for low APGAR scores at 5 minutes. In finally; Advanced maternal age has been identified as a factor of serious maternal and perinatal morbidity and mortality; we recommend that the importance given to family counseling and pre-pregnancy planning should be increased to prevent unwanted pregnancies and comorbid conditions (such as diabetes, hypertension), and that XII health institutions should be more careful about antenatal follow-ups and taking medical measures to reduce maternal mortality and morbidity when pregnancies at this age are detected.

Benzer Tezler

  1. Ankara ili Polatlı ilçesindeki 15-49 yaş grubu evli kadınlardan isteyerek düşük yapanların demografik özellikleri

    The Demographic characteristics of the married women between 15 and 49 of their ages who aborted woluntarily in Ankara, Polatlı administrative district

    DEVLET KUŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Halk SağlığıGazi Üniversitesi

    Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. IŞIL MARAL

  2. Subjectivité chez Hegel

    Hegel'de Öznellik

    CANSU AKARSU

    Doktora

    Fransızca

    Fransızca

    2024

    FelsefeGalatasaray Üniversitesi

    Felsefe Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET TÜRKER ARMANER

  3. Preterm dönemde doğum yapan plasenta akreata spektrumu olan gebeliklerin perinatal sonuçlarının; preterm ve term dönemde doğum yapan plasenta akreata spektrumu olmayan gebelikler ile karşılaştırılması

    Comparison of perinatal outcomes of pregnancies with placenta accreta spectrum that gave birth at preterm and term periods with pregnancies without placenta accreta spectrum that gave birth at preterm and term periods

    YİĞİT AKSOY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İBRAHİM POLAT

  4. Fetal büyüme kısıtlılığı saptanan gebeliklerde olumsuz sonuçları öngören tahmin modeli

    Development of a predictive model for adverse perinatal outcomes in pregnancies with fetal growth restriction

    TUĞBA HÜNER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ EMRE SERTEL

    DR. GÖKÇE NAZ KÜÇÜKBAŞ ÖZÖNDER

  5. İdiopatik polihidroamnios saptanmış gebelerin obstetrik ve fetal sonuçlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of obstetric and fetal outcomes of pregnant women with idiopathic polyhydramnios

    SÜMEYRA GÜREL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OYA DEMİRCİ