Geri Dön

Minimal invaziv ve robotik kalp cerrahisi yapılan hastalarda pacemaker implantasyonu ve uzun dönem pacemaker bağımlılığı oranları

Pacemaker implantation and long-term pacemaker dependence rates in patients undergoing minimally invasive and robotic cardiac surgery

  1. Tez No: 885136
  2. Yazar: ÖZKAN ERAVCI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HASAN KUTSİ KABUL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 75

Özet

Amaç: Minimal İnvaziv ve Robotik Kalp Cerrahisi teknolojinin ilerlemesi ile birlikte cerrahi alandaki yeri hızla artmaktadır. Günümüzde hayatımıza bu kadar yerleşmesinin sebepleri arasında median sternetomi olmadan ufak kesiler ile yapılması, kısa hastanede yatış süreleri, erken mobilizasyon gibi birçok olumlu nedenler vardır. Kalp cerrahisi sonrası kalıcı pacemaker implantasyonu önemli bir postoperatif komplikasyon olmaya devam etmektedir. Bu çalışmada minimal invaziv ve robotik kalp cerrahilerinde kalıcı pacemaker implante edilme oranları, risk faktörleri, pacemaker implante edilme zamanlamasının belirlenmesi ve uzun dönem pacemaker bağımlılığı araştırılmıştır. Yöntem: Kasım 2016 ile Haziran 2022 arasında Gülhane Eğitim ve Araştırma hastanesinde Minimal İnvaziv ve Robotik Kalp Cerrahisi olan 276 hasta retrospektif olarak tarandı. Hastaların klinik ve demografik özellikleri hastane kayıtlarından elde edildi. Hastalar cerrahi sonrası kalıcı pacemaker implantasyonu yapılanlar ve kalıcı pacemaker implantasyonu yapılmayanlar olarak iki gruba ayrıldı. Hastalar operasyon öncesi genel demografik verileri (yaş, cinsiyet,vb.), komorbiditeleri (hipertansiyon, diyabetes mellitus, kronik böbrek yetmezliği , atrial fibrilasyon, kronik arter hastalığı vb.), preoperatif EKG bulguları, intraoperatif değişkenler (kardiyopulmoner bypass süreleri, cross klemp süreleri), postoperatif EKG bulguları her iki grup arasında retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 53,50 (±16,15) yıldır. Hastaların %4'dü (n=11) 14-20 yaş, %22,8'i (n=63) 21-40 yaş, %41,3'ü (n=114) 41-60 yaş ve %31,9'u (n=88) 61 ve yaş üstü grupta yer almaktadır. Hastaların %50,4'dü (n=139) erkektir. Hastaların %18,5'i (n=51) Hipertansiyon, %11,6'sı (n=32) Diyabetes Mellitus, %22,5'i (n=62) Atrial Fibrilasyon, %1,8'i (n=5) Kronik Böbrek Yetmezliği ve %9,4'ü (n=26) Koroner Arter Hastalığıdır. Her iki grupta yaş, cinsiyet ve komorbiditeler arasında anlamlı fark yoktur. Hastaların KPB zamanları KKP implante edilen hastalarda (Ortanca=210), implantasyona gerek kalmayan hastalara göre (Ortanca=150) istatistiksel anlamlı olarak yüksek seviyede tespit edilmiştir (p=0,035). Ayrıca hastaların minimal invaziv robotik cerrahi ameliyat tür dağılımları KKP implante edilme durumları açısından istatistiksel anlamlı olarak farklılık göstermektedir. (p=0,033) Özellikle KKP implante edilen hastalara mitral ve triküspit kapak cerrahisi olan hasta oranı %40 (n=6), implantasyona gerek olmayan hasta grubuna göre %10,3(n=27) daha yüksek seviyededir. Sonuç: Bu çalışmada minimal invaziv robotik kalp cerrahisi yapılan hastalarda kardiyopulmoner bypass zamanın uzun olması ve yapılan ameliyat türünün çift kapak cerrahisi olması kalıcı pacemaker implante edilme riskini artırdığı gözlemlenmiştir.

Özet (Çeviri)

Aim: The use of minimally Invasive and Robotic Cardiac Surgery techniques in the field of Cardiovascular Surgery has increased significantly in recent years, thanks to technological developments. There are many favorable reasons, such as making small incisions without median sternotomy, short hospitalization times, and early mobilization, among the reasons why it has settled so much in clinical practice. Permanent pacemaker implantation after cardiac surgery remains a significant postoperative complication. In this study, permanent pacemaker implantation rates, risk factors, the timing of pacemaker implantation, and long-term pacemaker dependence in minimally invasive and robotic heart surgeries were investigated. Patients and Methods: Retrospective scanning was performed on 276 patients who underwent minimally invasive and robotic cardiac surgery at Gulhane Training and Research Hospital between November 2016 and June 2022. The patients were divided into two groups those who underwent permanent pacemaker implantation postoperatively and those who did not. General demographic data (age, gender, etc.), comorbidities (hypertension, diabetes mellitus, chronic renal failure, atrial fibrillation, chronic artery disease, etc.), preoperative and postoperative ECG findings, intraoperative variables (cardiopulmonary bypass times, cross-clamp times) of the patients were analyzed retrospectively between the two groups. Results: The mean age of the patients was 53.50 (±16.15) years.4% (n=11) of the patients were 14-20 years old, 22.8% (n=63) were 21-40 years old, 41.3% (n=114) were 41-60 years old, and 31.9% (n=88) were in the 61 and over age group. 50.4% (n=139) of the patients were male. 18.5% (n=51) of the patients had hypertension, 11.6% (n=32) Diabetes Mellitus, 22.5% (n=62) Atrial Fibrillation, 1.8% (n=5) Chronic Kidney Failure, and 9.4% (n=26) Coronary Artery Disease. There was no statistically significant difference between the two groups in terms of age, gender, and comorbidities. The pacemaker dependence time of the patients was found to be statistically significantly higher in patients with a permanent pacemaker (PPM) implanted (median=210) than in patients who did not need implantation (median=150) (p=0.035). In addition, there was a statistically significant difference in the need for PPM implantation in patients according to the minimally invasive or robotic surgery type distributions (p=0.033). The rate of patients with mitral and tricuspid valve surgery was found to be higher in the pacemaker-implanted patient group, 40% (n=6), compared to the non-implantation group, 10.3% (n=27). Conclusion: In this study, it was observed that the long cardiopulmonary bypass time and double valve surgery in patients who underwent minimally invasive and robotic heart surgery increased the risk of permanent pacemaker implantation.

Benzer Tezler

  1. Ekonomik krizlerin istihdama etkileri: Türkiye örneği

    Effects of economi̇cal cri̇si̇s on employment: The Turkey example

    ÖMER EREN HENDEK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    EkonomiKırıkkale Üniversitesi

    İktisat Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. TANER TAYLAN DOĞAN

  2. Akut myeloblastik lösemide CD87 (uPAR) ekspresyonu ve klinik önemi

    Clinical significance of CD87 (uPAR) expression in acute myeloblastic leukemia

    FUNDA CERAN

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    HematolojiSağlık Bakanlığı

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜLSÜM ÖZET

  3. Romatizmal mitral kapak hastalarında kapak repaır ve replasman tekniklerinin erken ve geç dönem karşılaştırılmalı sonuçları

    Comparative early and late term results of mitral valve repair and replacement techniques for the rheumatic mitral valve disease

    ŞEBNEM ALBEYOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bakanlığı

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERGİN EMİN EREN

  4. Ergo bazlı dopamin agonistlerinin kullanımı ile plevropulmoner fibrozis gelişimi arasındaki ilişki

    Başlık çevirisi yok

    NEVİN KULOĞLU PAZARCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    NörolojiSağlık Bakanlığı

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HULKİ FORTA

  5. Büyükşehir belediyelerinin eğitim hizmetlerinin verimlilik analizi: Kocaeli Büyükşehir Belediyesi KO - MEK örneği

    Efficiency analysis of educational services of the metropolitan municipalities: Kocaeli Metropolitan Municipality KO - MEK case

    HATİCE ÇALUK ACAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Kamu YönetimiSakarya Üniversitesi

    Maliye Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATİH SAVAŞAN