Yenidoğan yoğun bakım ünitesi'nde yenidoğan sepsisi tanısı alan hastalar ile enfeksiyon kaynaklı olmayan solunum sıkıntısı ile izlenen hastaların prokalsitonin ve diğer enfeksiyon belirteçlerinin karşılaştırmalı incelemesi
Comparative study of procalcitonin and other infection markers in patients diagnosed with neonatal sepsis and patients with non-infectious respiratory distress followed in the neonatal intensive care unit
- Tez No: 893822
- Danışmanlar: PROF. DR. ŞULE YİĞİT
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Solunum sıkıntısı, yenidoğan döneminde sık karşılaşılan bir durum olup erken neonatal sepsiste de sık görülür; bu nedenle solunum sıkıntısı bulunan hastaların enfeksiyon açısından araştırılması gerekebilir. Sepsis için rutin kullanılan tetkiklerden prokalsitoninin literatürde enfeksiyon dışı solunum sıkıntısında da yükselebileceği belirtilmektedir. Bu çalışmada, solunum sıkıntısı ile izlenen hastalardan alınan prokalsitonin ve diğer tetkiklerin enfeksiyonu olan ve olmayan hastalardaki sonuçlarının karşılaştırması; enfeksiyon ayrımı için kullanılabilecek tetkik ve cut off değerlerin bulunması amaçlanmıştır. 1 Ocak 2017 ile 31 Aralık 2023 tarihleri arasında Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde yatan ve doğumu takip eden ilk beş günde prokalsitonin ve diğer akut faz belirteçlerinin alındığı 436 hastanın retrospektif olarak incelenmesiyle bu çalışma yapılmıştır. Hastaların gebelik haftası ortalaması 35,6±3,4 haftadır; 232'si (%53,2) prematüre ve 204'ü (%46,8) term bebektir. Gebelik haftasına göre hastalar incelendiğinde sadece kontrol grubundaki term hastalarda prematürelere göre daha yüksek prokalsitonin değerleri olduğu görülmüş; diğer gruplarda term ve prematüreler arasında belirgin farklılık gösterilmemiştir. YGT ve kontrol grubundaki term hastalarda CRP düzeyleri, prematürelere göre daha yüksek saptanmıştır. RDS ve pnömoni hastalarında CRP düzeyleri arasında gebelik haftasına göre anlamlı farklılık gösterilmemiştir. 436 hastanın 74'ünde (%17) sepsis mevcuttur ve bunların neredeyse tamamı erken neonatal sepsistir. Klinik sepsis olarak değerlendirilen hastalarda en sık görülen bulgu, %69,3 oranıyla solunum sıkıntısıdır; bu hastaların %24,8'i sepsis tanısı almıştır. Hastalar, solunum sıkıntısı ve enfeksiyon bulunup bulunmamasına göre; enfeksiyon ve solunum sıkıntısı bulunmayanlar (a grubu/kontrol), enfeksiyon dışı solunum sıkıntısı bulunanlar (b grubu/YGT-RDS), solunum sıkıntısı bulunmayıp enfeksiyonu olanlar (c grubu/İYE-menenjit-omfalit), enfeksiyon ve solunum sıkıntısı bulunanlar (d grubu/pnömoni) olarak dört grupta sınıflandırılmıştır. Solunum sıkıntısı ve enfeksiyon varlığına göre CRP için gruplar arasında anlamlı farklılık saptanmamış; prokalsitonin için kontrol grubuna göre solunum sıkıntısı olan hastaların sonuçları daha yüksek saptanmıştır. Solunum sıkıntısı bulunanlarda enfeksiyonu olanlar ve olmayanlar karşılaştırıldığında prokalsitonin ve lökosit sayısı için enfeksiyonu olanlarda daha yüksek olacak şekilde tetkik sonuçlarında anlamlı farklılık saptanmıştır; prokalsitonin 4,8 ng/ml cut off değeri için enfeksiyon ayrımında duyarlılık ve spesifite oranı %58,7 olarak saptanmıştır. Bu tez çalışmasıyla solunum sıkıntısı bulunan hastalarda prokalsitonin düzeylerinin enfeksiyon dışında da yüksek saptanabileceği, solunum sıkıntısı bulunan hastalarda enfeksiyon tanısı için bu tetkiklerle tek başına enfeksiyon ayrımı yapılamayacağı, YGT hastalarıyla pnömoni hastalarının tetkiklerinin benzer sonuçlandığı ve bu tetkiklerle iki tanının ayırt edilemeyeceği sonuçları elde edilmiştir.
Özet (Çeviri)
Respiratory distress is a common condition encountered in the neonatal period and is also commonly seen in early neonatal sepsis; therefore, patients with respiratory distress may need to be investigated for infection. It has been indicated in the literature that procalcitonin, routinely used for sepsis, may also rise in non-infectious respiratory distress. This study aims to compare the results of procalcitonin and other tests obtained from patients with respiratory distress in patients with and without infection and to determine the tests and cut-off values that can be used for infection differentiation. This study was conducted by retrospectively examining 436 patients admitted to the Neonatal Intensive Care Unit of Hacettepe University Ihsan Doğramacı Children's Hospital between January 1, 2017, and December 31, 2023, who had procalcitonin and other acute phase markers obtained within the first five days following birth. The average gestational age of the patients was 35,6±3,4 weeks; 232 (53.2%) were premature and 204 (46.8%) were term infants. When patients were examined according to gestational age, it was observed that only term patients in the control group had higher values for procalcitonin compared to premature infants, and there was no significant difference between terms and prematures in other groups. CRP levels in term patients were higher compared to prematures in the YGT and control groups. There was no significant difference in CRP levels between RDS and pneumonia patients according to gestational age. Sepsis was present in 74 (17%) of the 436 patients, and almost all of these were early neonatal sepsis. The most common finding in patients considered as clinical sepsis was respiratory distress, with a rate of 69.3%; 24.8% of these patients were diagnosed with sepsis. Patients were classified into four groups according to the presence of respiratory distress and infection: those without infection and respiratory distress (group a/control), those with non-infectious respiratory distress (group b/YGT-RDS), those without respiratory distress but with infection (group c/urinary tract infection-meningitis-omphalitis), and those with both infection and respiratory distress (group d/pneumonia). There was no significant difference between groups in terms of CRP according to the presence of respiratory distress and infection; however, for procalcitonin, the results of patients with respiratory distress were higher compared to the control group. When patients with respiratory distress with and without infection were compared, significant differences were found in procalcitonin and leukocyte count in the test results, with higher levels in those with infection; for a procalcitonin cut-off value of 4.8 ng/ml, the sensitivity and specificity for infection differentiation were determined as 58.7%. With this thesis study, it was concluded that procalcitonin levels may also be high in patients with respiratory distress without infection, alone these tests cannot be used to differentiate infection in patients with respiratory distress, the tests of YGT patients and pneumonia patients resulted in similar results, and these tests cannot distinguish between the two diagnoses.
Benzer Tezler
- Yenidoğan ünitesi antibiyotik kullanımı ile kültür sonuçları ilişkisi
Başlık çevirisi yok
SAFİYE GÖZÜBÜYÜK ARIK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıErciyes ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ADNAN ÖZTÜRK
- Yenidoğanda sepsis ve kolestaz ilişkisi
The relationship between sepsis and cholestasis in newborn
ZÜBEYDE DİNÇER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SADIK YURTTUTAN
- Yenidoğan yoğun bakım ünitesi'nde takip edilen 34. gebelik haftasından önce doğan bronkopulmoner displazi(BPD) tanısı alan tüm bebeklerde hematolojik parametrelerinin bpd gelişme riski açısından retrospektif olarak değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of hematologic parameters in terms of the risk of developing bpd in all infants diagnosed with bronchopulmonary dysplasia(BPD) born before the 34th gestational week who were followed up in the neonatal intensive care unit
ÖZDEN CAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GÖKHAN BÜYÜKKALE
- Çocuk yoğun bakım ünitesi'nde sepsis tanısı ile izlenen hastalarda CRP, prokalsitonin, interlökin-6 ve pentraksin-3 düzeylerinin tanısal değeri ve prognoz üzerine etkilerinin değerlendirilmesi
Evaluation of the effects of CRP, procalcitonin, interleukin-6, and pentraxin-3 levels on the diagnostic value and prognosis in patients followed in A child intensive care unit with sepsis diagnosis
BATUHAN PALALIOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SEHER ERDOĞAN
- Yenidoğan yoğun bakım ünitesi ve çocuk yoğun bakım ünitesinde yatan hastalarda sağlık bakımı ilişkili enfeksiyonlar, dört yıllık sürveyans çalışması
Neonatal intensive care unit and pediatric intensive care unit hospital infections, 4-years evaluation
LÜTFİYE NİLÜFER YEĞİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıUludağ ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSTAFA KEMAL HACIMUSTAFAOĞLU