GEBELERDE MÜZİK EŞLİĞİNDE YAPILAN OLUMLAMALARIN ANKSİYETE DÜZEYİ, KORTİZOL VE HASTA DURUM İNDEKSİ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ
EVALUATION OF AFFIRMATIONS MADE WITH MUSIC INPREGNANT WOMEN WITH ANXIETY LEVELS, CORTISOL AND PATIENTSTATUS INDEX
- Tez No: 904351
- Danışmanlar: PROF. DR. SELDA ŞEN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
- Anahtar Kelimeler: Anksiyete, Sezaryen, Olumlama, Müzik, Tükürük Kortizolü, Anxiety, Cesarean Section, Affirmation, Music, Salivary Cortisol
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET GEBELERDE MÜZİK EŞLİĞİNDE YAPILAN OLUMLAMALARIN ANKSİYETE DÜZEYİ, KORTİZOL VE HASTA DURUM İNDEKSİ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ Giriş ve Amaç: Anksiyete cerrahiyi, anesteziyi ve dolayısıyla postoperatif iyileşmeyi etkiler. Gebelerde ise sezaryen sırasında anksiyete çok daha fazla oranda izlenmektedir. Hastaları yeterince bilgilendirme ve premedikasyon ilaçları ile anksiyete azaltılabilmesine rağmen gebelerde ilaç kullanımı fetus açısından risk taşıyabileceği için farmakolojik olmayan metodlar tercih edilebilmektedir. Gebelerde de son yıllarda stresin azaltılmasında çeşitli olumlama kalıpları kullanılmakta ve sezaryen yapılacak kadınlar tarafından da kabul görmektedir. Ancak gebelerde sezaryen sırasında olumlama yapılmasının anksiyete üzerine etkisini gösteren bir çalışmaya literatür taramamızda rastlamadık. Bu çalışmanın amacı preoperatif ve peroperatif klasik müzik dinletisinin ve olumlamaların anksiyete testleri (STAI-S, VAS-A ve HADS) ve nesnel bir belirteç olan tükürük kortizol düzeyleri ve hasta durum indeksi (PSI, EEG dalgalarının sayısal monitorizasyonu) değerlerine bakılarak gebelerin sezaryen sırasında anksiyete durumunda azalmaya yol açıp açmadığını tespit etmektir. Gereç ve Yöntem: Etik kurul onayı sonrası her grupta 30 ar hasta olmak üzere 90 hasta alınması planlandı. Spinal anestezi altında sezaryen cerrahisi uygulanan, yaş aralığı 18-40 yaş arası gebelerin ameliyat günü sabah serviste ziyaret edilerek STAI-S, VAS-A ve HADS ölçeğini doldurmaları istendi (STAI-S 1, VAS-A 1, HADS 1) ve ameliyathaneye ilk geldiklerinde tükürük örneği vermeleri istendi (kortizol 1). Hastalar ameliyathaneye geldiğinde kapalı zarf yöntemi ile üç gruba ayrıldı. Grup M‟ ye bekleme odasında 30 dakika boyunca kulaklık ile klasik müzik dinletildi. Grup O‟ya bekleme odasında 30 dakika boyunca kulaklık ile klasik müzik ve olumlama birlikte dinletildi Grup K‟ye herhangi bir müdahalede bulunulmadı. Her üç grubun 15‟er dk arayla kan basıncı, kalp hızı, Masimo monitörü ile hasta durum indeksi (Patient state index, PSI), SpO2 kaydedildi. 30 dk sonunda her üç gruptaki hastalardan tekrar STAI-S, VAS-A ve HADS ölçeğini doldurmaları istendi (STAI-S 2, VAS-A 2, HADS 2) ve tükürük örneği alındı (kortizol 2). Operasyon odasında grup O' daki hastalar olumlama ve müzik, grup M'deki hastalar ise sadece müzik dinlemeye devam etti. Her üç grubun hastalarında 15'er dk arayla kan basıncı, hasta durum indeksi, kalp hızı, SpO2 kaydedildi. Postoperatif derlenme odasında çıkarılan hastalar burada 30 dk bekletildi bu sürede kan basıncı, hasta durum indeksi, kalp hızı, SpO2 değerleri kaydedildi; bu sürenin sonunda hastalardan tekrar anksiyete ölçeklerini STAI-S, VAS-A, HADS doldurmaları istendi (STAI-S 3, VAS-A 3, HADS 3) ve tükürük örneği alındı (kortizol 3). Bulgular: Çalışmaya 93 hasta alınmış, fakat verilerdeki eksiklikler nedeniyle toplam 88 hasta ile tamamlanmıştır. Grup O de (müzik eşliğinde olumlama) 29, Grup M de (sadece müzik) 31 ve Grup K de (müzik veya olumlama dinletilmeyen, kontrol) ise 28 hasta bulunmaktadır. Çalışmamızda demografik veriler, kalp hızı, tansiyon değerleri ve VAS skorları gruplar arasında benzerdi (p>0,05). HADS-A 1, HADS-A 3, HADS-D 1, HADS-D 2, HADS-D 3 skorları da gruplar arasında istatistiksel olarak benzerdi (p>0,05). HADS-A 2 skorları grup O ve grup K arasında (p=0,019) ve grup M ve grup K arasında (p=0,035) istatiksel olarak anlamlı fark mevcuttu. STAI-1 skorları gruplar arasında istatistiksel olarak benzerdi (p>0,05). STAI-2 ve STAI-3 skorlarında grup O ve grup K arasında istatistiksel olarak anlamlı fark mevcuttu (p=0,027 ve p=0,008). PSI değerlerinde preoperatif dönemde olumlama veya müzik dinletilmeden önce değerler istatistiksel olarak benzerdi(p>0,05). Müzik veya müzik eşliğinde olumlama dinletisi sonrasında grup O, grup M ve grup K arasında PSI değerlerinde istattistiksel olarak anlamlı fark mevcuttu (p0,05). Ayrıca PSI skorlarının 90 ve üstünde olduğu sürelerin yüzdesel değeri Grup O da en düşüktü. Tükürük kortizol değerleri preoperatif dönemde (kortizol 1) istatistiksel olarak benzer(p>0,05) iken müzik veya olumlama dinletildekten sonra (kortizol 2) grup O ve grup K arasında istatiksel olarak anlamlı fark mevcuttu(p=0,018). Grup M ve grup K arasında da dinleti sonrası (kortizol 2) tükürük kortizol değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı fark mevcuttu(p=0,049). Postoperetif dönemdeki (kortizol 3) tükürük kortizol değerlerinde grup O ve grup K arasında istatistiksel olarak anlamlı fark mevcuttu(p=0,002) ancak grup M ve grup K arasında istatistiksel olarak benzerdi(p>0,05). Sonuç: Çalışmamızda müzik eşliğinde olumlama dinletilen grupta anksiyete skorlarının, tükürük kortizol düzeylerinin ve hasta durum indeksi değerlerinin daha düşük olduğunu saptadık. Tükürük kortizol düzeylerinin ve hasta durum indeksinin de azalmış olması olumlamanın anksiyete üzerindeki olumlu etkisini nesnel bir belirteç olarak desteklemektir. Olumlama; uygulaması basit, ucuz, non invaziv ve yan etkisi olmayan bir yöntemdir.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT EVALUATION OF AFFIRMATIONS MADE WITH MUSIC IN PREGNANT WOMEN WITH ANXIETY LEVELS, CORTISOL AND PATIENT STATUS INDEX Purpose: Anxiety affects surgery, anesthesia and therefore postoperative recovery. In pregnant women, anxiety is observed at a much higher rate during cesarean section. Although anxiety can be reduced by adequately informing patients and premedication drugs, non-pharmacological methods can be preferred in pregnant women since drug use may pose a risk to the fetus. In recent years, various affirmation patterns have been used to reduce stress in pregnant women and are also accepted by women who will undergo cesarean section. However, we did not come across a study in our literature review showing the effect of affirmation during cesarean section on anxiety in pregnant women. The aim of this study is to determine whether preoperative and perioperative classical music listening and affirmations cause a decrease in anxiety during cesarean section in pregnant women by looking at anxiety tests (STAI-S, VAS-A and HADS) and salivary cortisol levels, which are objective indicators, and patient status index (PSI, numerical monitoring of EEG waves). Materials and Methods: After ethics committee approval, it was planned to include 90 patients, 30 in each group. Pregnant women who underwent cesarean section under spinal anesthesia, aged between 18-40 years, were visited in the ward on the morning of the surgery day and asked to fill out the STAI-S, VAS-A and HADS scales (STAI-S 1, VAS-A 1, HADS 1) and to provide a saliva sample when they first arrived in the operating room (cortisol 1). When the patients arrived in the operating room, they were divided into three groups using the closed envelope method. Group M listened to classical music with headphones for 30 minutes in the waiting room. Group O listened to classical music and affirmations together through headphones for 30 minutes in the waiting room. No intervention was made in Group K. Blood pressure, heart rate, patient state index (PSI), and SpO2 were recorded in all three groups at 15-minute intervals. At the end of 30 minutes, patients in all three groups were asked to fill out the STAI-S, VAS-A and HADS scales again (STAI-S 2, VAS-A 2, HADS 2) and a saliva sample was taken (cortisol 2). In the operation room, patients in Group O continued to listen to affirmations and music, while patients in Group M continued to listen to only music. Blood pressure, patient state index, heart rate, and SpO2 were recorded in all three groups at 15-minute intervals. The patients who were taken to the postoperative recovery room were kept there for 30 minutes and during this period, blood pressure, patient state index, heart rate, and SpO2 values were recorded; At the end of this period, the patients were asked to fill out the anxiety scales STAI-S, VAS-A, HADS again (STAI-S 3, VAS-A 3, HADS 3) and a saliva sample was taken (cortisol 3). Results: The study included 93 patients, but due to missing data, a total of 88 patients were included. There were 29 patients in Group O (affirmation accompanied by music), 31 in Group M (only music), and 28 in Group K (no music or affirmation, control). In our study, demographic data, heart rate, blood pressure values, and VAS scores were similar between the groups (p>0.05). HADS-A 1, HADS-A 3, HADS-D 1, HADS-D 2, and HADS-D 3 scores were also statistically similar between the groups (p>0.05). There was a statistically significant difference between the HADS-A 2 scores of group O and group K (p=0.019) and between group M and group K (p=0.035). STAI-1 scores were statistically similar between the groups (p>0.05). There was a statistically significant difference between group O and group K in STAI-2 and STAI-3 scores (p=0.027 and p=0.008). In the PSI values before the affirmation or listening to music in the preoperative period, the values were statistically similar (p>0.05). After the affirmation listening with music or music, there was a statistically significant difference between group O, group M and group K in PSI values (p0.05). In addition, the percentage value of the periods when the PSI scores were 90 and above was the lowest in Group O. While salivary cortisol values were statistically similar (p>0.05) in the preoperative period (cortisol 1), there was a statistically significant difference between group O and group K after listening to music or affirmation (cortisol 2) (p=0.018). There was also a statistically significant difference between group M and group K in salivary cortisol values after the listening (cortisol 2) (p=0.049). There was a statistically significant difference between group O and group K in salivary cortisol values in the postoperative period (cortisol 3) (p=0.002), but they were statistically similar between group M and group K (p>0.05). Conclusion: In our study, we found that anxiety scores, salivary cortisol levels and patient condition index values were lower in the group where affirmation was listened to with music. The fact that salivary cortisol levels and patient condition index also decreased supports the positive effect of affirmation on anxiety as an objective indicator. Affirmation is a simple, inexpensive, non-invasive and side-effect-free method.
Benzer Tezler
- SEZARYEN SIRASINDA MÜZİK EŞLİĞİNDE YAPILAN OLUMLAMALARIN EMZİRME ÜZERİNE ETKİSİNİNDEĞERLENDİRİLMESİ
Assessing the Impact of Music-Assisted Affirmations During Cesarean Delivery on Breastfeeding Outcomes
VESİLE KIYIKCI TAŞKOPARAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Anestezi ve ReanimasyonAydın Adnan Menderes ÜniversitesiAnesteziyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SELDA ŞEN
- Sınıf öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda 21. yüzyıl eğitim becerilerine dayalı bir karakter eğitimi çerçeve programının geliştirilmesi
Development of a character education framework based on 21st century educational skills in accordance with primary school teachers' views
OGÜN ÇAKIR
Doktora
Türkçe
2022
Eğitim ve ÖğretimMarmara ÜniversitesiTemel Eğitim Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MİDRABİ CİHANGİR DOĞAN
- Erken doğum tehdidi (EDT) olan gebelerde derin gevşeme egzersizlerinin bebek sağlığı üzerine etkileri
The effects of deep relaxation exercises on baby health in pregnant women with preterm birth (PB)
CANAN ÖRÜKLÜ
Doktora
Türkçe
2018
Hemşirelikİstanbul ÜniversitesiKadın Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GÜLAY RATHFISCH
- Doğumun birinci evresinde gebelere uygulanan doğum dansının doğum ağrısı, anksiyete, doğum süresi ve doğumda anne memnuniyeti üzerine etkisi: Randomize kontrollü çalışma
The effect of labor dance in the first stage of labor on labor pain, anxiety, duration of labor, and maternal satisfaction with birth: A randomized controlled study
DİLEK KALOĞLU BİNİCİ
Doktora
Türkçe
2022
HemşirelikKaradeniz Teknik ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SONGÜL AKTAŞ
- Gebelere dinletilen müziğin doğum endişesi ve mental iyi oluş üzerine etkisi
The effect of music played on pregnant women on birth anxiety and mental well-being
HÜMEYRA GÜLHAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
Kadın Hastalıkları ve DoğumSivas Cumhuriyet ÜniversitesiEbelik Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ MİNE BEKAR