Seboreik dermatitli hastalarda algılanan stres düzeyi, sosyal görünüş kaygısı ve yaşam kalitesinin değerlendirilmesi
Evaluation of perceived stress level, social appearance anxiety, and quality of life in patients with seborrheic dermatitis
- Tez No: 908676
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ATİYE AKBAYRAK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Dermatoloji, Dermatology
- Anahtar Kelimeler: seboreik dermatit, stres, yaşam kalitesi, kaygı, seborrheic dermatitis, stress, quality of life, anxiety
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç Seboreik dermatit (SD), eritemli yama ve skuamlanma ile karakterize kronik tekrarlayıcı bir deri hastalığıdır. Dermatolojik hastalıkların sık görülenlerindendir. Hastalığın tutulum alanı ve şiddeti kişiden kişiye farklılık gösterir. Birçok deri hastalığında olduğu gibi SD'nin de yaşam kalitesini negatif yönde etkilendiğine dair veriler vardır. Bu hastaların psikososyal açıdan etkilenme düzeyinin ve etkileyen olası faktörlerin saptanması, tedavi stratejisininoluşturulması aşamasında hasta lehine maksimum fayda sağlanması açısından yol gösterici olabilir. Bu çalışmanın amacı, SD'li kişilerin psikososyal yakınmalarını değerlendirerek sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırmak ve aradaki farklılıkları araştırmaktır. Aynı zamanda, bu yakınmaların hastalığın klinik özellikleri ve şiddetiyle ilişkisini inceleyerek, tedavi planı oluşturma aşamasında dikkate alınacak öncelikli faktörlerin belirlenmesine yönelik destek sağlanması amaçlandı. Materyal ve Metod Dermatoloji polikliniğine başvuran 18-65 yaş arası 100 SD hastası ve 100 sağlıklı gönüllü çalışmaya dahil edildi. Hasta ve kontrol grubunun demografik özellikleri ve hasta grubunun hastalığına ilişkin bilgiler sorgulanarak kaydedildi. SD hastalık şiddeti ve aktivitesinin değerlendirilmesinde Seboreik Dermatit Alan ve Şiddet İndeksi (SAŞİ) kullanıldı. Her iki grubun yaşam kalitesi, stres ve kaygı düzeyinin değerlendirilmesi; Dermatolojik Yaşam Kalite Ölçeği (DYKÖ), Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ) ve Sosyal Görünüş Kaygı Ölçeği (SGKÖ) ile yapıldı. Bulgular Çalışmaya katılan 100 hastanın 51'i (%51) kadın, 49'u (%49) erkek olup, yaş ortalaması 29,11 ± 9,39 yıl iken; kontrol grubunun 61'i (%61) kadın, 39'u (%39) erkekti ve yaş ortalaması 29,19 ± 7,38 yıl olup, iki grubun cinsiyet ve yaş ortalaması benzerdi (p>0,05). Hastaların19'unda (%19) izole saçlı deri tutulumu, 59'unda (%59) yüz ve saçlı deri tutulumu, 22'sinde (%22) yüz, saçlı deri ve göğüs tutulumu varken, izole yüz veya göğüs tutulumu olan hasta yoktu. Dermatoloji yaşam kalite indeks (DYKİ) skor ortalaması hasta grubunda 7,66 ± 4,19 (minimum 0-maksimum 21) iken; kontrol grubunda 0,55 ± 1,01 (minimum 0-maksimum 4) olup, hasta grubunun yaşam kalite indeks skor ortalaması kontrol grubuna kıyasla anlamlı düzeyde yüksekti (p<0,001). SGKÖ skor ortalaması hasta grubunda 39,67 ± 12,44 (minimum 16-maksimum 65) iken; kontrol grubunda 24,34 ± 5,39 (minimum 15-maksimum 37) olup, hasta grubunda sosyal görünüş kaygısı kontrol grubuna kıyasla anlamlı düzeyde yüksekti (p<0,001).ASÖ skor ortalaması hasta grubunda 18,61 ± 6,23 (minimum 3-maksimum 29) iken; kontrol grubunda 9,43 ± 4,23 (minimum 0-maksimum 20) olup, hasta grubunda algılanan stres düzeyi kontrol grubuna kıyasla anlamlı düzeyde yüksekti (p<0,001).Hasta ve kontrol grubunda yaşam kalite indeksi, algılanan stres düzeyi ve SGKÖ skorları her iki cinsiyette de benzerdi (p>0,05). Hasta grubunda, hastanın yaşı,SD başlangıç yaşı, SD süresi ve SD atak sıklığı ile DYKİ, algılanan stres düzeyi ve sosyal görünüş kaygısı arasında anlamlı bir ilişki yoktu (p>0,05). SD lokalizasyonu ile DYKİ ve SGKÖ arasında anlamlı bir ilişki saptandı (p=0.015, p<0,001). Her üç bölgede de (saçlı deri, yüz ve göğüs) tutulumu olan hastaların daha az tutulum bölgesi olanlara kıyasla yaşam kalitesi etkilenme düzeyi daha yüksek olup, bu grupta yaşam kalitesi fazla veya çok fazla etkilenenlerin oranı az tutulumu olanlara kıyasla daha fazlaydı (p<0,001). Benzer şekilde, her üç bölgenin de tutulduğu hasta grubunun SGKÖ puan ortalaması üçten az bölge tutulumu olanlara kıyasla anlamlı düzeyde yüksekti (p<0,001). Hastalık tutulum bölgesine göre eritem, skuam ve pruritus şiddetleri ayrı ayrı değerlendirildiğinde; saçlı deride eritem, skuam ve prurıtus şiddeti medyan değerlerinin yüz ve gövdeye kıyasla anlamlı düzeyde yüksek olduğu gözlendi (p<0,001). Hastaların SAŞİ ortalaması 3,84 ± 1,38 (minimum 1,20-maksimum 7,00)idi. DYKİ'deki etkilenme düzeyi fazla ya da çok fazla olanların SAŞİ ortalama indeksi etkilenmemiş olanlara kıyasla anlamlı düzeyde yüksekti (p<0,001). Ayrıca SAŞİ ile DYKİ ve SGKÖ arasında pozitif yönlüyüksek düzeyde; ASÖ ile ise pozitif yönlü orta düzeyde korelasyon vardı (sırasıyla r:0,776; p:<0,001; r:0,804; p:<0,001; r:0,695; p:<0,001). Sonuç SD'li kişilerin yaşam kalitesi, sosyal hayatı ve stres düzeyi hastalık sürecinden etkilenmektedir. Bu etkilenim hastanın yaşı, hastalık başlangıç yaşı, SD süresi ve SD atak sıklığından bağımsızken; etkilenme düzeyi yaygın veya şiddetli tutulumu olan hastalarda daha fazladır. Saçlı deri tutulumu olan hastalarda kaşıntı şikayeti diğer alan tutulumlarına göre daha şiddetlidir.Yaygın / şiddetli hastalığı ya da saçlı deri tutulumu olan hastaların deriye yönelik tedavisi planlanırken, bu grup hastanın psikososyal etkilenimi daha fazla olduğundan hasta şikayetleri ve öncelikli taleplerinin dikkate alınarak tedavi planlanması faydalı olabilir.
Özet (Çeviri)
Objective Seborrheic dermatitis (SD) is a chronic, recurrent skin disease characterized by erythematous patches and scaling. It is among the most common dermatological conditions, and the areas affected and severity of the disease vary from person to person. Similar to many other skin diseases, there is evidence that SD negatively impacts quality of life. Identifying the psychosocial impact level on these patients and potential influencing factors can provide valuable guidance in creating treatment strategies to maximize benefit for the patient. The aim of this study is to evaluate the psychosocial complaints of individuals with SD, compare them with a healthy control group, and investigate the differences. Additionally, by examining the relationship between these complaints and the clinical features and severity of the disease, this study seeks to support the identification of priority factors to consider during treatment planning. Materials and Methods A total of 100 SD patients and 100 healthy volunteers, aged 18-65, who visited the dermatology outpatient clinic were included in the study. Demographic characteristics of both the patient and control groups, as well as information related to the disease for the patient group, were collected and recorded. The Seborrheic Dermatitis Area and Severity Index (SDASI) was used to assess SD disease severity and activity. Quality of life, stress, and anxiety levels in both groups were evaluated using the Dermatology Life Quality Index (DLQI), Perceived Stress Scale (PSS), and Social Appearance Anxiety Scale (SAAS). Results Of the 100 patients included in the study, 51% were female and 49% were male, with a mean age of 29.11 ± 9.39 years.The control group consisted of 61% females and 39% males, with a mean age of 29.19 ± 7.38 years. Both groups showed similar distributions in terms of age and gender (p>0.05). Among the patients, 19% had isolated scalp involvement, 59% had involvement of the face and scalp, and 22% had involvement of the face, scalp, and chest; there were no patients with isolated face or chest involvement. The mean Dermatology Life Quality Index (DLQI) score was 7.66 ± 4.19 (range: 0-21) in the patient group and 0.55 ± 1.01 (range: 0-4) in the control group, with a significantly higher DLQI score in the patient group compared to the control group (p<0.001). The mean Social Appearance Anxiety Scale (SAAS) score was 39.67 ± 12.44 (range: 16-65) in the patient group and 24.34 ± 5.39 (range: 15-37) in the control group, indicating significantly higher social appearance anxiety in the patient group (p<0.001). The mean Perceived Stress Scale (PSS) score was 18.61 ± 6.23 (range: 3-29) in the patient group and 9.43 ± 4.23 (range: 0-20) in the control group, with significantly higher perceived stress levels in the patient group (p<0.001). Both the patient and control groups showed similar scores for DLQI, perceived stress levels, and SAAS across genders (p>0.05). No significant relationships were observed between patient age, age of SD onset, duration of SD, and frequency of SD flares with DLQI, perceived stress, and social appearance anxiety (p>0.05). There was a significant relationship between SD localization and both DLQI and SAAS (p=0.015 and p<0.001, respectively). Patients with involvement in all three regions (scalp, face, and chest) had higher levels of quality of lifeimpairment compared to those with fewer areas affected,with a higher proportion of these patients experiencing moderate or severe quality of life impairment (p<0.001). Similarly, patients with all three areas affected had significantly higher SAAS scores than those with fewer areas involved (p<0.001). When erythema, scaling, and pruritus severity were analyzed by affected area, it was observed that median severity levels for erythema, scaling, and pruritus were significantly higher in the scalp compared to the face and trunk (p<0.001). The mean Seborrheic Dermatitis Area and Severity Index (SDASI) score was 3.84 ± 1.38 (range: 1.20-7.00). Patients with moderate or severe impairment on the DLQI had significantly higher SDASI scores compared to those without impairment (p<0.001). Additionally, there was a strong positive correlation between SDASI and both DLQI and SAAS, and a moderate positive correlation with PSS (r=0.776, p<0.001; r=0.804, p<0.001; r=0.695, p<0.001, respectively). Conclusion The quality of life, social life, and stress levels of individuals with seborrheic dermatitis (SD) are impacted by the disease process. This impact is independent of patient age, age at disease onset, duration of SD, and frequency of SD flares; however, patients with widespread or severe involvement experience a higher degree of impairment. Patients with scalp involvement report more intense pruritus compared to other affected areas. When planning skin-targeted treatments for patients with extensive/severe disease or scalp involvement, it may be beneficial to consider these patients heightened psychosocial impact by addressing their complaints and prioritizing their treatment needs.
Benzer Tezler
- Seboreik dermatitli hastalarda benlik saygısı, algılanan stres düzeyi, kaygı, sosyal fobi, depresyon, anksiyete ve yaşam kalitesinin değerlendirilmesi
Evaluation of self respect, perceped stress level, anxiety, social fobi, depression, anxiety and quality of life in patients with seboreic dermatitis
NURSEL ALTIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
DermatolojiDokuz Eylül ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TURNA İLKNUR
- Seboreik dermatit hastalarında irritabl barsak sendromu sıklığının belirlenmesi ve psikojenik stres ölçekleriyle ilişkisi
Determination of the frequency of irritable bowel syndrome in seborrheic dermatitis patients and its relationship with psychogenic stress scales
DAMLA GÖK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
DermatolojiKırşehir Ahi Evran ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ZUHAL METİN
- Seboreik dermatitli hastalarda yaşam kalitesi, anksiyete ve depresyon düzeylerinin değerlendirilmesi
Evaluation of quality of life levels of anxiety and depression in patients with seborrheic dermatitis
MUSTAFA AKSOY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
DermatolojiKaradeniz Teknik ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEVGİ BAHADIR
- Seboreik dermatitli hastalarda metabolik sendrom parametrelerinin ve hormonal disfonksiyonun değerlendirilmesi
Evaluation of metabolic syndrome parameters and hormonal disfunction in patients with seborrheic dermatitis
FATMA BETÜL İMAMOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
DermatolojiCumhuriyet ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MELİH AKYOL
- Seboreik dermatitli hastalarda dış kulak yolu florası ve pH değişiminin incelenmesi
Investigation of external ear canal flora and pH changes in patients with seborrheic dermatitis
OLGUN TOPAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Kulak Burun ve BoğazAtatürk ÜniversitesiKulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HARUN ÜÇÜNCÜ