Kronik spontan ve kronik uyarılabilir (indüklenebilir) ürtiker hastalarında serum SCCA2 düzeyinin değerlendirilmesi
Evaluation of serum SCCA2 levels in patients with chronic spontaneous and chronic inducible urticaria
- Tez No: 910738
- Danışmanlar: PROF. DR. ZAFER TÜRKOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Dermatoloji, Dermatology
- Anahtar Kelimeler: Ürtiker, spontan, indüklenebilir, SCCA2, Urticaria, spontaneous, inducible, SCCA2
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Hamidiye Uluslararası Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Ürtiker, dünya nüfusunun %20'sinin hayatının bir döneminde karşılaştığı inflamatuar bir deri hastalığıdır. Kronik ürtiker indüklenebilir ve spontan olmak üzere iki formdan oluşur. Kronik spontan ürtikerin (KSÜ) ve kronik indüklenebilir ürtikerin (KİÜ) etiyolojisi ve patogenezi tam olarak bilinmemektedir ve bu da anti-IgE tedavisi dışında hedefe yönelik tedavi seçeneklerinin eksikliğine neden olmaktadır. Bu hastalıkların tedavi stratejilerini daha da iyileştirmek için KÜ ile altta yatan potansiyel nedenler veya ortaya çıkaran faktörler arasındaki ilişkinin tam olarak anlaşılmasına büyük ihtiyaç vardır. Th2 tipi immünitenin anahtar sitokinleri olan IL-4 ve IL-13 SCCA2 üretiminde önemli etkilere sahiptir. Son zamanlarda yapılan çalışmalar SCCA2'nin astım, atopik dermatit ve psöriazis gibi çeşitli alerjik ve inflamatuar hastalıkların patogenezinde rol oynadığı gösterilmiştir. Bu bağlamda SCCA2'nin T helper-2 (Th2) immün yanıtının da rol oynadığı KÜ'nün patogenezinde yer alabilir. Araştırmada elde edilecek bulgularla; KSÜ ve KİÜ hastalarında SCCA2 değerlerinin kontrol grubuna göre anlamlı farklılığa sahip olup olmadığı ve hastalık şiddetinin bir belirteci olup olmadığını göstermeyi amaçlanmaktadır. Aynı zamanda KSÜ ve KİÜ'nün patogenezindeki farklılığı göstermek ve ayırımında bir belirteç olarak kullanıp kullanılamayacağının belirlenmesi hedeflenmektedir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Dermatoloji Polikliniği'ne başvuran KÜ tanılı veya KÜ tanısı konan, araştırmaya katılmayı kabul ettiğine dair yazılı onayı bulunan, dışlama kriterlerinin bulunmadığı 71 KÜ hastası (36 KSÜ hastası, 35 KİÜ hastası) ile 45 kontrol dahil edildi. Ayrıca öyküsünde KİÜ'ye neden olabileceği düşünülen olası bir tetikleyici mevcut olan hastalara uygun cihazlarla (FricTest, TempTest) provokasyon testleri yapılarak tanısı doğrulanan hastalar KİÜ grubuna alındı. KSÜ ve KİÜ beraberliği olan hastalar çalışmaya dahil edilmedi. Tüm katılımcıların sosyodemografik bilgileri (yaş, cinsiyet, sigara, alkol kullanımı) ve hastaların klinik verileri (aile öyküsü, hastalık başlangıç yaşı, tanı yaşı, hastalık süresi, tutulum bölgeleri, anjiyoödem öyküsü, eşlik eden belirti, olası tetikleyiciler, daha önce uygulanan tedaviler) kaydedildi. Hasta ve kontrol gruplarında hemogram, sedimentasyon, CRP, serum total immünglobülin E, LDH, xi anti-TPO, anti-TG, serbest T4, TSH değerleri ölçüldü. İnflamatuar indekslerden nötrofil lenfosit oranı (NLO), trombosit lenfosit oranı (PLO) hesaplandı. Serum SCCA2 değerleri Enzyme-Linked Immunosorbent Assay (ELİSA) yöntemiyle çalışıldı. Hasta gruplarında ürtiker kontrol testi (ÜKT) sonuçları ve dermatoloji yaşam kalite indeksi (DYKİ) skorları kaydedildi. Bulgular: KSÜ hastalarının ortalama SCCA2 değeri 0.08±0.04, KİÜ hastalarının 0.13±0.15 ve kontrol grubunun 0.19±0.24 olarak hesaplandı. KSÜ ve KİÜ hastalarında serum SCCA2 seviyesi anlamlı düzeyde düşük saptanmıştır (p<0.005). KİÜ hastalarında ise KSÜ hastalarına göre serum SCCA2 seviyesi anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır(p<0.001). Serum SCCA2 değerleri ile DYKİ değerleri ve ÜKT skorları arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Sonuç: Bu çalışma, KÜ hastalarında serum SCCA2 düzeylerini değerlendiren ilk çalışma olup, KİÜ ve KSÜ gruplarını demografik ve laboratuvar parametreleri açısından karşılaştırmaya yönelik önemli veriler sunmaktadır. Serum SCCA2 düzeyleri, kontrol grubuna kıyasla kronik ürtiker hastalarında anlamlı olarak düşük bulunmuş; KİÜ hastalarında ise KSÜ hastalarına göre anlamlı olarak daha yüksek saptanmıştır. Bu bulgular, serum SCCA2'nin KİÜ ve KSÜ ayrımında potansiyel bir biyobelirteç olarak kullanılabileceğini ve provokasyon testlerinden önce hastaların hangi alt tipe daha yakın olduğunu öngörmede yardımcı olabileceğini düşünmekteyiz.
Özet (Çeviri)
Introduction and Aim: Urticaria is an inflammatory skin disease that affects 20% of the world's population at some point in their lives. Chronic urticaria (CU) comprises two forms: inducible and spontaneous. The etiology and pathogenesis of chronic spontaneous urticaria (CSU) and chronic inducible urticaria (CIndU) remain incompletely understood, contributing to a lack of targeted treatment options other than anti-IgE therapy. There is a critical need to fully understand the relationship between CU and its underlying causes or triggers to further improve treatment strategies for these conditions. Interleukin-4 (IL-4) and interleukin-13 (IL-13), the key cytokines of type 2 helper T-cell (Th2) immunity, play significant roles in SCCA2 production. Recent studies have shown that SCCA2 is involved in the pathogenesis of various allergic and inflammatory diseases, including asthma, atopic dermatitis, and psoriasis. Within this context, SCCA2 may also contribute to the pathogenesis of CU, in which the Th2 immune response plays a role. This study aims to investigate whether SCCA2 levels differ significantly between CSU and CIndU patients and the control group and whether SCCA2 serves as a marker of disease severity. Additionally, the study seeks to explore differences in the pathogenesis of CSU and CIndU and evaluate the potential of SCCA2 as a diagnostic marker to distinguish between these two forms of CU. Materials and Methods: The study included 71 patients diagnosed with CU (36 with CSU and 35 with CIndU) who attended the Dermatology Outpatient Clinic of Başakşehir Çam and Sakura City Hospital and provided written informed consent to participate. Participants were required to meet inclusion criteria, with age- and sexmatched controls also enrolled. Provocation tests, such as FricTest and TempTest, were performed to identify potential triggers in patients suspected of CIndU, and those with positive test results were classified as CIndU patients. Patients with overlapping CSU and CIndU diagnoses were excluded. xiii Sociodemographic data (age, gender, smoking, and alcohol use) and clinical details (family history, age at disease onset, age at diagnosis, disease duration, affected areas, history of angioedema, associated symptoms, potential triggers, and previous treatments) were recorded for all participants. Laboratory tests, including complete blood count, erythrocyte sedimentation rate, CRP, serum total immunoglobulin E, LDH, anti-TPO, anti-TG, free T4, and TSH, were performed. Inflammatory indices such as the neutrophil-to-lymphocyte ratio (NLR) and platelet-to-lymphocyte ratio (PLR) were calculated. Serum SCCA2 levels were measured using the enzyme-linked immunosorbent assay (ELISA) method. Urticaria control test (UCT) results and dermatology life quality index (DLQI) scores were recorded for the patient groups. Results: The mean serum SCCA2 levels were 0.08±0.04 ng/mL in the CSU group, 0.13±0.15 ng/mL in the CIndU group, and 0.19±0.24 ng/mL in the control group. Serum SCCA2 levels were significantly lower in CSU and CIndU patients compared to the control group (p<0.005). Among CU patients, CIndU patients had significantly higher serum SCCA2 levels than CSU patients (p<0.001). No significant relationship was found between serum SCCA2 levels and DLQI scores or UCT results. Conclusion: This study is the first to evaluate serum SCCA2 levels in CU patients and provides valuable data comparing CSU and CIndU groups in terms of demographic and laboratory parameters. Serum SCCA2 levels were significantly lower in CU patients compared to controls, while CIndU patients exhibited significantly higher SCCA2 levels than CSU patients. These findings suggest that serum SCCA2 could serve as a potential biomarker for differentiating between CSU and CIndU. Moreover, it may help predict the subtype of CU prior to conducting provocation tests.
Benzer Tezler
- Kronik spontan ve kronik uyarılabilir (İndüklenebilir) ürtiker hastalarında serum TSLP düzeyinin değerlendirilmesi
Evaluation of serum TSLP levels in patients with chronic spontaneous and chronic inducible urticaria
BURAK YILDIZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
DermatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ZAFER TÜRKOĞLU
- Kronik ürtiker hastalarında uyku kalitesi
Sleep quality of chronic urticaria patients
ÖZLEM DEVRAN GEVHER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
DermatolojiDicle ÜniversitesiDermatoloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ BİLAL SULA
- Çocuklarda kronik ürtiker etiyolojisinin araştırılması
Investigation of the etiology of chronic urticaria in children
BEDRETTİN YEŞİLKAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. CELAL ÖZCAN
- Çocukluk çağında kronik ürtiker fenotipleri: Klinik ve etiyolojik özellikler ile prognoz ilişkisi
Chronic urticaria phenotypes in childhood: Clinical and etiological features and prognosis
FATMA BAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Allerji ve İmmünolojiHacettepe ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÜMİT MURAT ŞAHİNER
- Kronik ürtiker tanısıyla takip edilen hastalarda omalizumab kullanımı öncesi ve sonrası dermatografizm araştırılması
An investigation of dermatographism before and after the use of omalizumab in patients followed up with a diagnosis of chronic urticaria
BARAN ABUL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
DermatolojiSağlık BakanlığıDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SUZAN DEMİR PEKTAŞ