Geri Dön

Geriatrik populasyonda femur boyun kırıklarının hemiartoplasti ile tedavisinde protez açısının spinopelvik uyum ile ilişkisi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 911758
  2. Yazar: AHMET EFE AKKUŞ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. UĞUR TİFTİKÇİ, DR. ERALP ERDOĞAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 78

Özet

Femur boyun kırıkları yaşlı popülasyonda sık görülen kırıklardır ve tedavi edilmezlerse hastalarda kalıcı sakatlık durumu oluşturabilmekte ve yaşamı tehdit edici bir hale gelmektedir. Femur boyun kırığı olan yaşlı hastaların tedavisinde parsiyel kalça artroplastisi veya total kalça artroplastisi tercih edilmektedir. Bu tercih hastanın beklentisine, komorbid durumu gibi pek çok faktöre dikkat edilerek yapılmaktadır. Yaşlı popülasyonda sık görülen bir kırık olan femur boyun kırığı için yapılan artroplastilerde, dislokasyon korkulan bir komplikasyondur. Son yıllarda total kalça artroplastisi yapılırken spinopelvik parametrelerin dikkate alınması gerektiği görüşü yaygınlaşmaktadır. Literatürde parsiyel kalça protezi ile spinopelvik ilişkiyi araştıran bir çalışma yoktur. Çalışmamızda Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü'nde Ocak 2022- Ağustos 2024 yılları arasında femur boyun kırığı ve intertrokanterik kırık sonrası hemiartroplasti uygulanmış olan hastalar taranmış, 65-95 yaş arasında, komorbid durumu cerrahiye engel oluşturmayan, ilgili kalçadan daha önce cerrahi geçirmemiş olan, ek kemik ve organ yaralanması olmayıp protez yapılmasına engel bir enfeksiyon kaynağı olmayan 40 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların karşı kalça anteversiyonları budin grafisi ile ölçümleri kaydedildi. Cerrahi sırasında en az bu ölçüm kadar anteversiyon verilmesi hedeflendi. Cerrahi sonrası opere edilen kalçaya budin grafisi çekilerek cerrahi sırasında verilen anteversiyon değeri hesaplandı. Hastaların spinopelvik parametre ölçümleri 2D ve 3D BT görüntüleri üzerinden yapıldı. Hastaların spinopelvik değerleri ile cerrahi sonrası çıkık gelişimi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olup olmadığı Student T testi ve Pearson testleri kullanılarak araştırıldı. 5 hastada cerrahi sonrası dislokasyon geliştiği görüldü. Hastaların istatistiksel analizinde, pelvik insidans, sakral slop, posterior pelvik eğim ve spinopelvik tilt ile anterior pelvik eğim arasında anlamlı farklılık bulunamadı. Çıkık gelişimi ile spinopelvik parametreler karşılaştırıldığında, opere edilen kalça anteversiyonunun karşı kalçaya göre daha az verilmesinin çıkık gelişimi ile anlamlı ilişkisi olduğu görüldü. (p=0,001) Anterior ve posterior pelvik eğimin düşük olması ile çıkık gelişimi arasında anlamlı farklılık bulunamadı. Spinopelvik tilt ile çıkık gelişimi arasında fark bulunamadı. Sonuç olarak, hemiartroplastide spinopelvik parametrelerin değil anteversiyon değerinin öne çıktığını görmekteyiz. Preop budin grafisi ile cerrahi yapılmayacak olan kalçanın anteversiyon değeri ölçülmesinin cerrahi sırasında verilmesi gereken anteversiyon değeri açısından önemli olduğunu düşünüyoruz. Bulgularımız, cerrahi sırasında hedeflenen anteversiyon değerinin altında kalabildiğimizi göstermektedir. Cerrahi sırasında hastanın bowing'inin de göz önünde bulundurularak, intraop hedeflenen anteversiyonun en az karşı kalça anteversiyonu kadar olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu durumun anterior sıkışma yaratıp posterior çıkığa neden olmaması için intraop stabilite kontrolü yapılmasını ve gerekli durumlarda anterior kapsül gevşetmesi yapılmasını öneriyoruz.

Özet (Çeviri)

Femoral neck fractures are common fractures in the elderly population and if left untreated, they can cause permanent disability and become life-threatening. Hemiarthroplasty or total hip arthroplasty is preferred in the treatment of elderly patients with femoral neck fractures. This choice is made by considering many factors such as the patient's expectation and comorbid status. Dislocation is a catastrophic complication in arthroplasty for femoral neck fracture, which is a common fracture in the elderly population. Recently, the consensus that spinopelvic parameters should be taken into consideration when performing total hip arthroplasty has become widespread. There is no study in the literature examining the spinopelvic relationship with hemiarthroplasty. In our study, patients who underwent hemiarthroplasty after femoral neck fracture and basicervical fracture between January 2022 and August 2024 in the Department of Orthopedics and Traumatology of Ankara Training and Research Hospital were evaluated. 40 patients between the ages of 65-95 years, whose comorbid conditions did not prevent surgery, who had not undergone previous surgery from the related hip, who did not have additional bone and organ injuries and who did not have an infectious source that prevented prosthesis were included in the study. The anteversion of the contralateral hip of the patients was measured by Budin radiography and it was aimed to give at least as much anteversion as this measurement during surgery. After surgery, Budin radiography was performed on the operated hip and the anteversion value given during surgery was calculated. Spinopelvic parameter measurements were performed on 2D and 3D CT images. Whether there was a statistically significant relationship between the spinopelvic values of the patients and the development of dislocation after surgery was evaluated using the Student T test and Pearson Tests. Dislocation occured in 5 patients after surgery. In the statistical analysis of the patients, no significant difference was found between pelvic incidence, sacral slope, posterior pelvic tilt, spinopelvic tilt and anterior pelvic tilt. When the dislocation incidence was compared with the spinopelvic parameters, it was seen that less anteversion of the operated hip compared to the contralateral hip was significantly associated with the development of dislocation (p=0.001). No significant difference was found between low angle of anterior and posterior pelvic tilt and dislocation. No significant difference was found between spinopelvic tilt and dislocation. In conclusion, it has been found the anteversion value, not the spinopelvic parameters, is emphasized in hemiarthroplasty. Measuring the anteversion value of the non-surgical hip with preoperative Budin radiography is important in terms of the anteversion value that should be given during surgery. The findings show that one can remain below the targeted anteversion value during surgery. Considering the bowing of the patient's femur during surgery, the intraop targeted anteversion should be at least as much as the contralateral hip anteversion. It is recommended that intraoperative stability should be checked and anterior capsular release must be performed when necessary to prevent anterior impingement and posterior dislocation.

Benzer Tezler

  1. Spinal anestezi altında opere edilen geriatrik kalça kırığı hastalarında kırılganlığın postoperatif morbidite ve mortaliteye etkisi; prospektif kohort çalışma

    The effect of frailty on postoperative morbidity and mortality in geriatric hip fracture patients operated under spinal anesthesia; prospective cohort study

    YALÇIN ŞENOL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Anestezi ve ReanimasyonEge Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NEZİH SERTÖZ

  2. Geriatrik popülasyonda pertrokanterik femur kırıklarında sefalomedüller çivi uygulaması sonrası lag vidası cut-out'ına neden olan risk faktörlerinin araştırılması

    To investigate the risk factors causing lag screw cut-out after cephalomedullary nail application in pertrochanteric femur fractures in the geriatric population

    MELİH ÇAĞRI ELÇİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALPER ÖZTÜRK

  3. Geriatrik popülasyonda APİ (aterojenik plazma indeksi) değerleri ve kmd (kemik mineral dansitometrisi) skorları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship between AIP (atherogenic index of plasma ) values and bmd (bone mineral density) scores in the geriatric population

    BESTE ATAHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    UZMAN İREP KARATAŞ ERAY

  4. Geriatrik KOAH hastalarında kemik demineralizasyon sıklığı ve topluma oranı

    Frequency of bone demineralization in geriatric COPD patients and its ratio to society

    BAŞAK İLKE ŞAHİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Göğüs HastalıklarıAkdeniz Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TÜLAY ÖZDEMİR

  5. Konya ilinde geriatrik yaş grubunda sarkopeni sıklığı çalışması

    Sarcopenia prevalence study in geriatric age group in Konya province

    BÜŞRA GÖKÇE KUMRU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıNecmettin Erbakan Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ HİLAL AKAY ÇİZMECİOĞLU